Dini tanımlayan Din hadisileri bilinmeden, öğrenilmeden din öğrenilmez
Her dini inançın(inancın) kutsal kitabı kendine aittir
Ancak dini tanımlayan Din hadisileri dinin evrensel tanımıdır
Yani dini inança(inanca) uymakla dinli olunmaz
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına uymak ile dinli olunur
Yoksa puta tapıcılık bile din olurdu
Ve hiçbir dini inanç öteki dini inançları suçlayamazdı, kötüleyemezdi, dışlayamazdı
Durum ki dünyada henüz dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına uygun ülke
Devlet, toplum, insan yok
Yani kendi dini inançına uyan herkes kendini dinli saymakta
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımı umursanmamakta ki ülkeleri
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din durumu değil
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalar olan yani dini tanımlayan
Din hadisileri'nin din tanımına aykırı dünyalar olan hükümdarlık, ve siyaset gibi
Şeyler yönetmekte
Hükümdarlık, ve siyaset de toplumlarının dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımını
Öğrenmelerini engellemekte, önlemekte
Çünkü örnek ki bir hükümdar toplumuna 'Sultanlarla(Hükümdarlarla) düşüpkalkan
Alim de hırsızdır' Din hadisi'ni nasıl öğretecek ki 'Sultan' yerine günümüzde 'Siyaset'
Sözcüğü gelir çünkü hükümdarlık da, siyaset de özde aynı şeydir
Yani devlet, ülke, toplum yönetmektir,
Durum ki İslamiyet dini inançı genelde son halife sonrası
Özelde de Osmanlı hanedanlığı ile
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına aykırı yöne götürülmeye çalışılmıştır
Örnek ki Osmanlı hanedanlığı yani Osmanlı sultanıları(sultanları) 'Sultanlarla düşüpkalkan
Alim de hırsızdır' Din hadisi'ni öğretemezlerdi çünkü kendileri de sultan idi
Yine örnek ki Din hadis'i 'Ramazan demeyin, Ramazan ayı deyin çünkü Ramazan
Allah'ın adlarından biridir' demesine karşın
Hem 'Ramazan' denilmekte, hem de çocuklara 'Ramazan' adı koyulmakta ki bu durum
Büyük olasılıkla Osmanlı hanedanlığı dönemi'nde başlamıştır
Yine örnek ki İslamiyet dini inançı fetihe karşı iken Osmanlı hanedanlığı varlığını
Öteki ülkelere fetih üzerine dayandırmıştır
Muhammed'in Mekke konusundaki 'Fetih' durumu ile Osmanlı hanedanlığı'nın 'Fetih'
Durumu arasında büyük bir fark ve büyük bir zıtlık vardır çünkü Mekke zaten Muhammed'in
Kendi vatanı, kendi ülkesi idi
Başkasının vatanı, ülkesi değil
Bu nedenle ki Osmanlı hanedanlığı 'fetih' yaptığı ülkeleri haraça(haraca) bağlamıştır
Ancak Muhammed Mekke'yi haraça bağlamamıştır
Bu nedenle ki bir Din hadisi de 'İstanbul'un fetihi Kıyamet alametidir' demektedir ki
İstanbul'un fetihinden sonra sultanlar kendi öz bebek kardeşlerini
Ve kendi öz çocuk kardeşlerini bile 'Taht kavgası' yüzünden öldürtmekten çekinmemişlerdir
Oysa İslamiyet'te de, Türklükte de bebek, çocuk öldürmek, öldürtmek yoktur
Durum ki Osmanlı hanedanlığı'nın durumu dine de, Türklüğe de aykırı durumdadır
Açık ki hükümdarlık da, siyaset de dini yanlış ya da eksik öğretmek durumu içindedir
Bu nedenle ki Osmanlıcılık da, siyasetçilik de, moda da, pılajlar(plajlar) da dine aykırıdır,
Türkiye'deki Müslümanlıkta bir sorun da ezan konusundadır
Açık ki 'Ezan' konusundaki Din hadisi de topluma öğretilmemiş durumdadır
Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'nden biri de 'Ezanı makamsız okuyun' demektedir
Yani 'Müzik gibi, notalı, besteli okumayın; düz okuyun' anlamında
Oysa Türkiye'de ezan da, Kuran da gazel gibi yani makamlı yani müzik gibi okunmakta
Söylenilmekte, öyle ki Trt bile 'Kuran'ı güzel okuma yarışması' gibi yarışmalar yapmakta
Ödüller vermekte,
Faiz konusunda da Müslümanlara yanlış şey öğretilmektedir
Kuran'da 'Riba haram' yazıyor, 'Faiz haram' değil
Riba demek faizin aşırısı, haksızı demektir
Örnek ki yemek yemek dine aykırı değildir ancak aşırı yemek dine aykırıdır
Örnek ki gülmek dine aykırı değildir ancak kahkahalarla, başkalarını rahatsız edecek
Biçimde gülmek dine aykırıdır
Örnek ki giyinmek dine aykırı değildir ancak fahişeler gibi giyinmek dine aykırıdır
Örnek ki para kazanmak dine aykırı değildir ancak kendini para kazanmaya adamak
Dine aykırıdır
Örnek ki öksürmek dine aykırı değildir ancak insanların yüzlerine öksürmek dine aykırıdır,
Ezan konusundaki bu duruma şu Din hadisi de destek vermekte, eşlik etmektedir:
'Kim insanların kalbini kazanmak için güzel konuşmayı öğrenirse Allah Kıyamet'te onun
Hiçbirşeyini kabul etmez'
Açık ki ezan da, Kuran da 'İnsanların kalbini kazanmak' için makamlı okunulmaktadır
Makamlı okunulamayacağı için de ezanın ve Kuran'ın Türkçesine olumsuz bakılmaktadır
Yani dinin en büyük düşmanı olan nefs öne geçirilmekte, baştaçı(baştacı) edilmekte
Din nefse karşıdır, dinin en büyük düşmanı nefstir çünkü nefs hem 'Alimleri bile alimlikten
Çıkaracak' kadar en büyük cehalettir
Hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçıdır(amacıdır),
Hem de mantığı önler,
Ezanın bir de hem 'gavur icadı' olan, hem de gürültü araçı(aracı) olan hoparlörle okunması da
'Gürültü yapan, bizden değildir.' Din hadisi'ne aykırılık durumu göstermektedir,
Durum ki yalnızca kutsal kitapları okumakla, öğrenmekle dinli olunamıyor
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına da uymak gerekiyor
Bu durum 'Yalnızca Anayasaya uymak yetmez, Ceza kanunu(yasasına) da uymak gerekir'
Durumu gibidir
Ya da 'Yalnızca okula gitmek yetmez, dersleri de öğrenmek gerekir' durumu gibi,
Gerçek ki ezan İslamiyet'e yani dini tanımlayan Din hadisileri'ne öyle büyük bir aykırılık içinde
Okunulmakta, söylenilmekte ki
Din hadisileri'ne yani dine aykırı bir durumu ve dünyası olan sözde sanatçı, sözde ünlü
Bülent Ersoy bile utanmak yerine
'Ben de ezan okumak istiyorum' demek cesaretini utanmadan gösterebilmiştir,
Bu nedenle
Dini tanımlayan, ve Din hadisileri adını verdiğim, ve internette yıllar önce yayınladığım
Din hadisileri'nin birazını buraya da yazıyorum,
DİN HADİSİLERİ:
'Din ilimdir, ilimin olmadığı yerde din de olmaz, ilim yoksa din de yoktur
İlim Çin'de de olsa gidip öğrenin
Alimin uykusu bile cahilin ibadetinden hayrlıdır
Alimler peygamberlerin varisleridir
İlim öğrenmenin sevabı kırk yıl ibadetin sevabıdır
Dünyada en acıdığım insan cahiller içindeki alimlerdir
Dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennet'tir
İlim yolunda çalışmaktan çoluğa çocuğa karışamamış kişinin yeri Cennet'tir
Din utanmaktır
Edeb giderse din de gider
Gürültü yapan bizden değildir
Sultanlarla düşüpkalkan alim hırsızdır
Vahiyleri(Kuran'ı) dinlerken ağlamıyorsanız İslam'ı(Kuran'ı) dinlemiş sayılmazsınız
Din öğüttür, layıkıyla taşırsan sevaba girersin, zayi edersen azabın olur
Kötü insanı herkes tanıyacak diye anmaktan korkuyor musunuz, kötü insanda bulunan kötü
Şeyi teşhir ediniz ki insanlar ondan çekinme imkanı bulsunlar
Gerçek insan ikidir: Alim ve öğrenci, bunların arasında(dışında) olan insanda hayr yoktur
Allah'ın en hoşlanmadığı helal kadın boşamaktır
Gizli hallerinde aleni hallerinde davrandığın gibi davranman tam bir fazilettir
Güçlü kimseye dünyalık elde etmek için eğilen kimsenin yüzüne Allah dünyada da
Ahirette de bakmaz
İnsanların Allah'tan af edilmesini dilemedikleri büyük bir günah vardır, o da dünya sevgisidir
Kılıç çekmeden, mızrak vurmadan, ok atmadan Allah yolunda bir saat durmak göz ucu kadar
İsyansız altmış senelik ibadetten üstündür
Kin tutmayın ki kirlenmeyin
Kim ne ile ilgilenirse ona muhtaç kılınır
Kim insanların kalbini kazanmak için güzel konuşmayı öğrenirse Allah Kıyamet'te onun
Hiçbirşeyini kabul etmez
Kıyamet öncesi ticaret yaygınlaşacak öyle ki kadın bile kocasına ticarette yardım edecek
Kişinin girdiği en güzel yer hamam, en kötü yer düğün evidir
Müminin evi kamıştandır, yemeği bir parça ekmektir, başı tozlanmıştır
Bir hükümdar ya da vali ihtiyaç sahiplerinin yüzüne kapıyı kapatırsa Allah da gök kapılarını
Onun yüzüne kapatır
Bina sahipliği sahibinin başına beladır
İyilik insanlar arasında inkar edilebilir ancak onu yapanla Allah arasında kesinlikle kaybolmaz
Kadının en iyi örtüsü kabirdir
Kıskançlık kıyamet alametidir
Komşuların ne derse osun
Kötü kişinin namuslu kişiye cüretkarlığı kıyamet alametidir
Kuran'ı ezbere okumayın
Lakap takmayın
Peygamberler insanlar içinde en ağır sınava çekilenlerdir
Ramazan demeyin Ramazan ayı deyin çünkü Ramazan Allah'ın isimlerinden biridir
Sarhoşlara kız ya da kadın vermeyin
Secdede gözler yumulmaz
Elle, başla, işaretle selam vermeyin
Selamı ilk veren kibirden beridir
Süratli yürümek müminin heybetini giderir
Sükut ahlakın efendisidir
Söz taşımak kabir azabına yol açar
Şiddetli esnemek, şiddetli aksırmak Şeytan'dandır
Allah yolunda didinmekten çoluk çocuğa karışamamış olanların yeri Cennet'tir
Yemeği soğutup da yiyin çünkü bu bereketi çoğaltır
Beni güçsüz olanlarınızın yanında arayınız çünkü siz güçsüzleriniz sayesinde zafere
Kavuşturulup rızıklandırılıyorsunuz
Borçlu ölen müminin borcu benimdir
Camide ticaret yapanlara 'Allah sana kazanç vermesin' de
Cennet güç amelleri istemekle elde edilir
Çarşıya ilk giren, son çıkan kişi olma
Dinde kıyas yapmayın
Doğru sözden daha üstün bir sadaka olmaz
Ev namus yurdudur
Km bir falcıya veya kahine gelip söylediklerini tasdik ederse Muhammed'e indirilene küfür
Etmiş olur
Kim kahine gelip de birşey sorarsa kırk gece tevbesi kabul olmaz, söylediklerinde onu
Doğrularsa kafir olur
İstanbul'un fethi kıyamet alametidir
Kim gülerek günah işlerse ağlayarak Cehennem'e gider
Toprağınızı kiraya vermeyin
Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde tutmaz, güvenilmez
Emanete ihanet eder
Şüpheli olan herşey haramdır
Pazara erken girin, pazardan erken çıkın
Kişiye günah olarak her duyduğunu başkalarına anlatması yeter
Çarşı Şeytan'ın(Şeytan'ın) mescididir
Fakirlik müminin süsüdür
Dünyayı ehline bırakın
Dünyadan yeterinden çoğunu alan helakinden almış olur
İnsan erkekten de kadından da yaratılır
Mallarınız ve çocuklarınız fitnedir
Dünya ne Muhammed'e ne de onun aline yaraşmaz
Dünyadan bana ne
Allah zalimlerin bile beddualarını dinler
Dünyanın azını alın
Ziynetin terki imandandır
Zulüme uğrayanları, aşağılananları savunun',
Atatürk'ü din önünde koruyan şey ise dini tanımlayan Din hadisileri gibi 'Önce ahlak ve bilim
Beni değil ahlakı ve bilimi örnek alın
Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin'i öğretmiş olmasıdır
Bu sözleri hiçbir hükümdar, hiçbir siyasetçi henüz söylemedi
Atatürk'ün asıl, temel büyüklüğü, evrenselliği, dine uygunluğu bu sözlerinden dolayıdır
Bu nedenle ki Atatürk'ü kötülemeye çalışanlar önce kendilerine
Ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne bakmalı,
Kuran harita, Din hadisileri pusula gibidir
Din hadisileri'ni öğren, kendinegel(kendine gel), şaşırma, şaşırtılma
Siyasete değil Din hadisileri'ne uy
Bil ki zaten siyaset dine aykırıdır.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 17.9.22/10.43
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.