İnsanlığı doğru sözcükler yani sözcüklerin doğru anlamları kurtaracak
Çünkü akıl-ruh sağlığının, felsefenin, bilimin, ahlakın, dinin, özgürlüğün, demokrasinin
Laikliğin temeli olan mantık doğru sözcükler ile başlar
Ancak binlerce üniversite olan 21. yüzyılda bile insanlık sözcüklerin doğru anlamlarını
Bilmemekte
Örnek ki özgürlük serbestlik değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur
Demokrasi siyaset değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur
Adalet hukuk değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur
Akıl-ruh sağlığı sorunsuz olmak değil ahlaka ve bilime uygunluktur
Din inanç, gelenek, görenek, töre değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur
Bu nedenle ki Muhammed 'Din ahlak ve bilimdir, bunlar yoksa din de olmaz' dedi
İnsancalığın temel özellikleri ahlak ve bilimdir
Çünkü beyinin, insanlığın, evrimin, ve evrenin nitel zirvesi ahlak, nicel zirvesi bilimdir,
Türkiye'de 'Ekonomist' deniliyor ancak 'İktisatçı' da deniliyor
Ancak 'Ekonomi' deniliyor, 'İktisat' denilmiyor
'Ekonomi bakanlığı' denildi ancak 'İktisat bakanlığı' denilmedi
Ancak 'Ekonomi' de, 'İktisat' da Türkçe olmayan sözcükler yani yabancı sözcükler
Acaba Türklerde ekonomi, ve iktisat denilen iş yok mu,
İnsanlığı sözcükler kurtaracak
Sözcüklerin anlamları da dilfelsefesi(dil felsefesi), dilmantığı(dil mantığı)
Dilbilimi(Dil bilimi), ve dilgeometrisi(dil geometrisi) işidir
'Dil felsefesi' yerine 'Dilfelsefesi' yazmam da bu nedenledir
Ancak siyaset felsefeyi, mantığı, bilimi, ahlakı, sözcükleri umursamayan
Bilimdışı bir dünyadır da,
'Ekonomi' sözcüğünün doğrusu 'Economy'dir
'Eco' yansıma demektir, 'nomy' kendiliğinden demektir
Yani 'Ekonomi' kendiliğinden üretim, kendiliğinden üreyen demektir ki bu durumda da
Tarımsal döneme ait bir sözcük olduğu açıktır
'İktisat' sözcüğü de 'İklim' sözcüğünün 'İk'inden gelmektedir ki bu sözcüğün de tarıma
Yani iklime bağlı bir sözcük olduğu anlaşılır
Yani ekonomi sözcüğü de, iktisat sözcüğü de sanayi üretimini içermez, kapsamaz
İkisi de toprağa ve güneşe yani toprağa ve havaya bağlı üretimi içerir
İkisi de sanayide olduğu gibi baştan sona, tümden emeğe bağlı durum değildir,
Türklerin öğrenmesi gereken sözcüklerden biri de hem 'Büyüme' sözcüğüdür
Hem de 'Ekonomik büyüme' sözcüğüdür
Çünkü 'Büyümek' sözcüğünün kökeni, temeli 'Büyü' sözcüğü görünmektedir
Yani bu durumda 'Büyümek' sözcüğü 'Büyülü' birşey olmaktadır
Oysa örnek ki bebeğin büyümesinin de, ekonominin büyümesinin de büyü ile ilgisi yok
Demek ki 'Büyümek' sözcüğünde bir yanlışlık var
Ancak 'Büyümek' sözcüğü ile aynı kökene, aynı temele sahip olan 'Bütün' sözcüğünün
Anlamı 'Tam, eksiksiz' demek, bu durumda demek ki 'Büyümek' sözcüğü
'Tam ve eksiksiz' olmak demek,
'Ekonomik büyüme' sözcüğü demek ki 'Ekonominin tam ve eksiksiz büyümesi' demektir
Ancak durum ki bu sözcüğü siyaset toplumlarını aldatmak, yanıltmak için kullanmaktadır
'Ekonomi şu kadar büyüdü', 'Ekonomi bu kadar büyüdü' denilmekte, övünülmektedir
Oysa demek ki 'Ekonomik büyüme' ile denilen şey 'Ekonominin tam ve eksiksiz büyümesi'
Olmalıdır, yani bu durumda demek ki enflasyon varsa, işsizlik varsa ekonomi tam ve eksiksiz
Büyümüş olmaz yani 'Büyümüş' olmaz
Düşünün ki bir kuzu büyümekte ancak bir bacağı yok, bir gözü yok, bir kulağı yok
Bu büyüme doğru, iyi, ve güzel büyüme olmaz
Yine örnek ki apartman büyümekte ancak zemini çürük ya da kolonları çürük
Bu durumda bu durum da 'Büyüme' olmaz
Yani 'Büyüme' denilen şey 'Tamlık, ve eksiksizlik' içerir,
'Büyümek' felsefel olarak düşünülmesi gereken bir sözcüktür
Örnek ki 5 Tl'lik kağıt paranın kağıt büyüklüğü büyüse 5 Tl kağıt olarak büyümüş olur
Ancak değer olarak yine aynıdır
Örnek ki bir insanın evinin alanı ya da kat sayısı artsa evi büyümüş olur
Ancak ev yine birtek(bir tek) kişinindir
Örnek ki penis sertleşince büyür ancak sonra yine küçülür yani kütlesi değişmez,
Büyümenin bir de şu durumu vardır
Örnek ki deli de büyür ancak yine delidir
Örnek ki kanser hücresileri(hücreleri) de büyür, çoğalır ancak sağlığa zararlıdır
Örnek ki yağ hücresileri de çoğalır, ve çoğalmaları durmazsa şişmanlığa neden olurlar
Örnek ki insanlar köle gibi ya da köle olarak çalıştırılıp da ekonomi 'büyütülebilir'
Örnek ki yangın, büyümesi istenilmeyen birşeydir,
Türkiye ekonomisinin büyüdüğünden söz edilmekte
Ancak enflasyon, ve döviz kuru almışlar başlarını gitmişler
Bu duruma bir de yoksulluk, ve işsizlik ekli
Demek ki durum 'Büyüme' değil, başka birşey, örnek ki 'Çoğalma'
Yani demek ki 'Ulusal/Milli gelir ya da yatırımlar çoğalmış ancak ekonomi büyümemiş',
Türkiye'de 'Ekonomi büyüdü'deki 'Büyüme' durum ki hem büyüme değil
Hem de 'Zoraki büyüme' denilebilecek bir büyüme
Çünkü Türkiye'de yatırımlar devlet/hükümet desteği ya da zorlaması ile olmakta
Yani kapitalistler gönüllü olarak yatırım yapmamakta
Örnek ki 'Yap-İşlet-Devlet modeli' denilen şey ile de, Toki ile de, Toki işbirliği ile de
Yapılan beton işileri(işleri)
Devlet/Hükümet zoru ile yapılan birşey durumundadır
Bu modelin işlemesi için devlet/hükümet birçok ödünler vermektedir
Yani Türkiye'deki 'Yap-İşlet-Devret'li sözde büyüme bile zorlama, zoraki bir büyümedir
Çünkü eğer Türkiye'de gerçekten gerçek büyüme olsa idi enflasyon da, döviz kuru da
Hayat(Yaşam) pahalılığı da göklerde olmazdı,
Durum ki Türkiye'de siyasi iktidar kendini başarılı, güçlü göstermek, sandırtmak için
Zoraki bir 'büyüme' yaptırmaktadır
Yani ekonomi çoğalmakta ancak büyümemektedir
Zaten ekonomide gerçek, doğru büyüme olsa ülkede demokrasi olur
Ancak zoraki 'büyüme' türü mutlaka diktatörlük türü yönetim yaratır, demokrasi değil
Hitler Almanyası da 'büyümek'te idi ancak olan şey 'büyüme' değil çoğalma idi
Bu nedenle ki demokrasi değil diktatörlük idi
Yani bir ülkenin gerçekten büyüyüp büyümediği demokrasi durumundan da anlaşılabilir
Bu nedenle ki 'Ekonomideki/İktisattaki' büyüme konusunda lafa, ve verilere değil
Demokrasiye bakılmalıdır,
Bu nedenle ki ülkeler siyaset ile değil
Beyinin, ruhun, insanlığın, evrimin, ve evrenin insani nitel zirvesi olan
Ve insanı hayvandan ayıran, nitel en üstün fark olan ahlak
Ve beyinin, ruhun, insanlığın, evrimin, ve evrenin insani nicel zirvesi olan
Ve insanı hayvandan ayıran, nicel en üstün fark olan bilim ile yönetilmelidir
Bu nedenle ki dahi Muhammed de, dahi Atatürk de 'ÖNCE AHLAK VE BİLİM' dedi
Ancak gerçek ki siyaset 'Gerçekleri ve doğruları bilmeme, ve toplumları yanıltma sanatı'dır
İnsanca bir hayat için, 'SİYASETE HAYIR, AHLAKA VE BİLİME EVET'
Ekonomi büyümeli ancak ahlak ve bilim ile, insanca, akıl-ruh sağlıklı, demokrasi ile büyümeli.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 12.10.22/04.27
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.