1 Ekim 2022 Cumartesi

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 314 (ŞİİR)

 Özgürlük, demokrasi, laiklik, adalet, akıl-ruh sağlığı, insani mutluluk

Beyini olmayan doğanın, ahlakı olmayan hayvanların yaptıklarını yapmak değil

Beyinin, insanlığın, ve evrenin insani nitel zirveleri, insani nitel simgeleri olan

Ahlakın ve bilimin dediklerini yapmaktır

Çocuklarınızı önce pılaja(plaja), sonra da hayvanat bahçesine götürün

Ve onlara insan ile hayvan arasındaki en büyük iki farkı gösterin, öğretin:

'Ahlak'ı, ve 'Bilimsellik'i,

Çocuklarınızı ve kendinizi sevgi ile değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile büyütün, yetiştirin

İnsanı, toplumları, insanlığı, dünyayı sevgi değil

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı, açıkladığı, öğrettiği

Din kurtarır

Gerçek ki Hitler'i de annesi, babası çok seviyordu, sevgi ile büyüttü

Ancak ona, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dini öğretmediler

Kuşkusuz ki kötülük de sevgi ile doludur ancak dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din

İle dolu değildir,

Çokgezenti(Çok gezenti) değil çokoturantı ol

Çünkü düşünürlük, alimlik, alimelik, bilgelik, bilimcilik, okumak, düşünmek, akıl(us)

Oturmak gerektirir,

Doğayı, çevreyi, denizleri kirletmek yanlış ve kötü de ahlakı, toplumları, insanlığı kirletmek

Yanlış ve kötü değil mi

Çünkü ahlak beyinin, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesidir,

Türban bez parçası da, kıçındaki bikini, mini şort, tayt pantolon, mini etek

Bez parçası değil mi

Kim akıllı, kim aptal

Kim akıl-ruh sağlıklı, kim akıl-ruh sağlıksız

Kim doğruyolda(doğru yolda), kim yanlışyolda(yanlış yolda)

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dini bilmeden bilemezsiniz,

'Enerji içeceği' diye içecekler satılıyor

İnsanlar-toplumlar adrenaline, doğaya, çıplaklığa, sıpora(spora) yani hayvana

Ve enerjiye yani kasa, atoma, nesneye, maddeye, kütleye benzemeye yönlendiriliyor

Siyasetin oy sandıkıları(sandıkları), kapitalistlerin cepleri doldukça insanlığın anlakı(zekası)

Kişiliği, onuru, saygınlığı, insaniliği, akıl-ruh sağlığı düşüyor

İnsanlık bilmeli ki enerji değil ahlak ve bilim önemli çünkü beyinin, insanlığın

Ve evrenin zirveleri ahlak ve bilimdir,

Yazlık, pılaj(plaj), otel, turizım(turizm), moda insanları, toplumları, ve insanlığı

Sosyopatlaştırmakta çünkü yaz mevsimi geldiğinde, havalar ısındığında

Hemen 'Havanın sıcaklığından şikayet' saplantısı, takıntısı aşılamaktalar

Kılima(Klima), vantilatör gibi şeyler var olmasına karşın

Çünkü insanlar, toplumlar havanın sıcaklığından ne kadar çok şikayetçi olurlarsa

Kendilerini o kadar çok akıl-ruh sağlıklı, medeni, insani sanmaktalar

Ve oteller, plajlar da, yazlık ekonomisi, ve güneş ekonomisi de o kadar çok para kazanmakta,

Erkeklik organı olmasaydı da cinsel suçlar olurdu

Mia geni'ne, adrenalin hormonuna, ve Mutluluk hormonu'na kölelik varsa

Cinsel suçların nedeni erkeklik organı ya da penis değil

Mia geni, adrenalin hormonu, Mutluluk hormonu

Ve ülkelerin ahlak ve bilim ile değil

Ahlaksızlıklara ve bilimdışılıklara serbestlik veren

Ahlaka ve bilime aykırı dünya olan

İnsanların, toplumların, insanlığın cehaletinden

Mia geni'nden, adrenalin hormonundan, Mutluluk hormonu'ndan beslenen siyaset ile

Yönetilmesi

Ve insanlara dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinin öğretilmemesidir

İnsanlar bebek yani melek olarak doğarlar ancak siyaset kelek yapar,

İlginç birşey ki 'Birine kırk kez deli dersen deli olur' sözü var da

'Birine kırk kez akıllı dersen akıllı olur' sözü yok

Oysa üzüm bile üzüme bakabaka(baka baka) kararırmış

İnsan dişisinin çıplağına 'Cesurluk' diyorlar, insan erkeğinin çıplağına 'Sapıklık'

Belli ki birileri insan dişisini hem emek, hem para, hem çıplaklık olarak sömürmek istiyor

Hep armut gibi dibine düşme, biraz da hıyar gibi ötelere uza

Doğrular belki yanında, dibinde değil de çok uzaklarda,

Durum ki 'Osmanlıcılık', 'Atatürk düşmanlığı', 'Lozan anlaşması düşmanlığı'

'Kurtuluş savaşı düşmanlığı', 'Türkçe düşmanlığı' gibi adlar altında

Gerçekte 'Türk düşmanlığı' yapılıyor

Türkler Arablaştırılmak yani yok edilmek isteniyor

Bu nedenle durum ki bu düşmanlıkların yanında, altında toplananlar büyük olasılık ki

Türk olmayanlar, Türk kökenli olmayanlar, Türkiye'ye dışarıdan gelenler

Türkiye düşmanı ajanlar, ve akıl-ruh sağlıksız kişiler

Öyle ise Türkler Atatürk'ün de istediği gibi 'Ahlak, bilim, ve Türkçe' altında

Yeniden toplanmalı

Mantıklı bir düzenliliği mantıksız bir düzene yeğlerim,

'Hep benimlesin rüyalarımda ancak beni görmüyorsun' gibidir

Hayatın(Yaşamın) altındaki ölüm ve iskelet

Ölüm ve iskeletin içindeki hayat

Olmayan birşeyi almaz ölüm canlıdan,

İnsanı üniversiteli yapan şey üniversite binası değil ahlak ve bilimdir

Çünkü ahlak beyinin, insanlığın, evrimin, ve insanlığın insani nitel zirvesidir

Bilim de insani nicel zirvesi

Hukukçular ahlakdışı, bilimdışı yasalara boyuneğmemeli, tepki göstermeli

Hukuk boyuneğmek de, yanlışa boyun eğmek de değildir çünkü

Doğanın dengesi savı evrim karşıtılarının(karşıtlarının) savıdır

Çünkü var oluştaki mantıksızlığa ve insanlıkdışılığa bir açıklama yapmaları gerekmektedir

Örnek ki aslanlar olmasa, ceylanları yemeseler, otlar büyür, otlar büyüyünce yılanlar çoğalır

Yılanlar çoğalınca tarlalara, ürünlere, ürünlere zarar veren fareler azalır

Ancak gerçek ki bu hayvanların hiçbiri olmasa insanlık birşey yitirmez,

Hukuk ahlaka ve bilime uygun olmadıkça adalet olmaz çünkü ahlak beyinin

İnsanlığın, ve evrenin insani nitel zirvesidir, bilim de insani nicel zirvesi oysa hukuku

Ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset yapmakta,

Gülmek de, duygu da, sıpor da sınırlandırılmazsa aptallığa neden olabilir

Çünkü gülmek düşünmeyi önler

Bu nedenle ki güldürü(komedi), fıkra gibi şey ya aptallara ya aptallıklara gülmek

Üzerine kuruludur

Müzik de aptallık yaratır çünkü müzik de duyguya yöneliktir

Bu nedenle ki müzik dünyası da, sıpor dünyası da, moda dünyası da

Barbarlığa, vahşiliğe, insanlıkdışılığa

Barbarlığı, vahşiliği, akıldışılığı, bilimdışılığı, ahlakdışılığı, insanlıkdışılığı mut etmeye

Doğru gitmekte

Bu nedenle ki diktatörlükler sıporsuz ve müziksiz yapamazlar

Duygu, mutluluk hayvanlarda da olan hormonlarla olur

Sıpor da aptallığa neden olan adrenalin bağımlılığı oluşturur

Duygu da, kas da aptallığa neden olur, bu nedenle beyinde kas yoktur

Duygunun kökeni de hayvansal organ olan duyargalardır

Hormonlar Mia(Maoa) geni ile birleştiklerinde daha da barbarlığa, vahşiliğe neden olabilirler

Bu nedenle duygu, sevgi, mutluluk, haz, nefs, sıpor, müzik üzerine asla doğru

İnsanca bir ülke, toplum, insanlık, dünya kurulamaz

Beyinde dini tanımlayan Din hadisileri yoksa, insanın yaşaması

İnsan yaşaması değil, içi lav, kor, ateş dolu dünya üzerinde

İçi bağırsak-bok-iğrençlik-tiksinçlik-insanlıkdışılık-hayvanlık dolu bir kütlenin yaşaması olur,

İşsizlikte, yoksullukta ahlakdışı yollara sapan insanlar gereksiz nüfusu, gereksiz kitleyi

Oluştururlar, hele ki bolluk, varlık içinde olmalarına karşın ahlakdışılık içinde olan insan türü

Hepten gereksiz insan türüdür

Gerekli insanlar hertürlü koşulda ahlaktan ayrılmayan insan türüdür

Yaşamak insancalığı temel almışsa insanca yaşamaktır

Bu nedenle ki hertürlü ahlakdışılığın serbest olduğu Batıda ne demokrasi, ne laiklik

Ne özgürlük, ne adalet, ne akıl-ruh sağlığı, ne din, ne insanca bir dünya vardır

Çünkü tüm bunlar 'Önce ahlak' demektir çünkü ahlak beyinin, akıl-ruh sağlığının

İnsanlığın, ve evrenin insani nitel zirvesidir, öyle ki bilimden önce bile 'Önce ahlak' gelir

Bu nedenle ki Muhammed 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır'

Atatürk de 'Ben sıporcunun da ahlaklısını' severim' dedi

Ahlakın olmadığı yerde Batı olsa da demokrasi, laiklik, özgürlük, doğru hukuk

Doğru mutluluk, doğru sıpor, doğru sanat, doğru medya

Akıl-ruh sağlığı, doğru eğitim, doğru üniversite, doğru bilim, ve din yoktur,

Gülseren Budayıcıoğlu'nun bir kitabında 'O beni sevmezse susuz kalmış çiçeklere dönüyorum

Kuruyorum yaşam gücüm kalmıyor' deniliyor

Bu durum duyguda bağımlılık, ve hem en büyük cehalet olan, hem tüm kötülüklerin

Nedeni ve amaçı olan

Hem de akılı, mantığı, ahlakı, akıl-ruh sağlığını önleyen bir nefsin yarattığı sonuçtur

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına aykırılık insanı incirçekirdeği bir dünyada

Kafasını kuma gömmüş devekuşu gibi yapar

İnsan varlık amaçını(amacını) bedeninden ya da başka bedenlerden ya da dünyadan değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinden almalıdır

Gülseren Budayıcıoğlu'nun yine bir kitabında 'Duygularımız bizim kontrolümüzde değildir

İrademizle onları durduramayız' denilmiş

Oysa hem duygu hayvanda da olan ilkelliktir, duygu insanı ilkelleştirir, öyle ki hayvanlaştırır

Hem duygu mantıksız insanlarda egemendir

Hem de duygular da kaslar gibi durdurulabilir, önlenebilir

Ya ahlak ve bilim ile

Ya da dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile

Duygu 'Duyarga' demektir ki insanda duyarganın yerini duyu organıları(organları) almıştır

Duygu duyu organılarına köleliktir

Bu nedenle ki duygu beyine karşıttır, beyinin duyu organılarına gereksinimi vardır ancak

Duyu organılarının yani duygunun kölesi olması beyini insan beyini olmaktan uzaklaştırır

Hayvan beyini çevirir

Bu nedenle ki Hitler'de de güzel yağlıboya resimler yapacak kadar çok duygu vardı

Ancak insanlık yoktu

Gerçek ki duyguyu ve duygunun zirvesi olan sanatı diktatörler ve diktatörlükler de severler

Ancak onlar insanlığı

Yani dini tanımlayan Din hadisileri'ni sevmezler

Çocuklara duyguyu değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dini öğretin ki

Zaten bu din duygunun da, insanlığın da tek doğru durumudur,

Türkiye'de 'Türk' doğulmaz, 'Önce ahlak', Türkçe, ve Atatürk'e saygı ile Türk olunur

Hiçbiryerde(Hiçbir yerde) dinli doğulmaz

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile dinli olunur

İnsan doğulmaz, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile insan olunur

Aşk ne ararsın insanda, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din yoksa insanda.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 13.8.22/13.45

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.