Mantık yalnızca gerçeklere ve doğrulara giden yol değildir
Mantık 'Ben dürüst, vicdanlı, mantıklı, tutarlı, gerçekçi, doğrucu olmak istiyorum' da
Demektir
Yani mantık yalnızca 'Yol' değil, 'Mantıklı olmak' da demektir
Bu nedenle mantık çok önemlidir, ve çok değerlidir
Mantığa giden yol ise sözcüklerden
Sözcüklerin doğru anlamlarından, sözcüklerin doğru kullanılmasından geçer
Bu nedenle mantıkta sözcükler de, ayrıntılar da çok önemlidir
Yani sözcükleri, sözcüklerin doğru anlamlarını önemsememek mantığı önemsememektir
Bu nedenle ki sözcüklerin doğru anlamlarını bilmek
Ve sözcükleri doğru kullanmak gereklidir
Ancak siyaset doğruların da, gerçeklerin de önemsenmediği bir dünya durumunda,
Siyaset kıravatlı(kravatlı) hükümdarlık durumudur
Siyaset motorlu hükümdarlık durumudur
Siyaset teknolojik hükümdarlık durumudur
Bu nedenle ki siyaset olan heryerde(her yerde) hükümdarcılık da bulunmakta
Hükümdarlık da feodalliktir
Yani siyaset bilime ve teknolojiye hükümdarlığın egemenliği durumudur
Bu nedenle ki siyaset gericiliktir
Bu nedenle ki siyasetten insanlığa hayr(hayır) değil şer gelir
Hükümdarlık savaşsız duramaz
Bu nedenle ki siyasetle barış içinde değil savaş içinde dünya olur
Bu nedenle ki dini tanımlayan Din hadisileri 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' demiş
Ve sultanlığı, hükümdarlığı yani diktatörlüğü dışlamıştır
Yani sultanlık, hükümdarlık yani diktatörlük dine aykırıdır
Bunu 'Din halkın afyonudur' diyen din düşmanlarının da
Kendilerine 'Dinli' diyenlerin de öğrenmeleri gerekir
Yani siyaset bu açıdan da dine aykırıdır,
Siyaset cehaletin dünyasıdır
Bu nedenle ki siyaset seçmenlerin alim, alime, bilge olma koşulu içermez
Yani okuma-yazma bilmeyenler bile siyasette oy kullanabilir
Oysa okuma yazma bilmeyenlere ilkokul diploması bile verilmez
Durum ki siyaset seçme-seçilme yaşını 8'e bile indirebilir
Çünkü siyasetin ölçütü ahlak ve bilim değil
Yani mantık değil seçim sandıkılarıdır(sandıklarıdır),
Siyaset mantıksızlık ve tutarsızlık dünyasıdır
Çünkü hükümdarlık dünyasıdır
Cehalet dünyasıdır
Keyfilik dünyasıdır
Oysa Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' diyor
Yani siyaset dine de, demokrasiye de, laikliğe de aykırı dünyadır,
Akp diyor ki 'Faiz haramdır'
Oysa durum ki Kuran 'Faiz haram' değil, 'Riba haram' diyor
'Riba' faizin aşırı durumudur(halidir)
Yani 'Aşırılık' durumudur
Tıpkı aşırı yemek yemek gibi, aşırı konuşmak gibi
Aşırı gülmek gibi, aşırı uyumak gibi, aşırı çalışmak, aşırı terlemek, aşırı susamak gibi
Çünkü bir de enflasyon varsa faize karşı olmak mantıksızlıktır
Oysa dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir' yani din mantıktır da diyor,
Muhammed'in zamanında ve ülkesinde enflasyon yoktu
Dolayısı ise insanlar birbirlerinden yalnızca dostluk, komşuluk içinde borç isteyebilirlerdi
Yani 'Riba' ile borç verenler dostlar, komşular değil tefecilerdi ki tefecilik zaten
Dine aykırı, çağımızda hukuka da aykırı,
Bu durumda açık ki 'Riba' tefecinin tüccardan kar(kâr) alması durumudur
Ve bilinir ki tefeci faizi çok yüksek faizlerdir
Bu durumda riba tefecinin tüccarın karına, kazançına(kazancına) ortak olması durumudur
Bu durumda açık ki dine aykırı olan şey faiz değil ribadır, tefeciliktir
Ve şimdilerde 'Kar payı' denilmeye çalışılan şeydir
Yani durum ki dine aykırı olan şey faiz değildir
Ancak riba, ve üretmeyenin üretenden
Ya da üretmeyenin üretmeyenden yani asalaklıktan 'kar/kazanç payı' adı altında aldığı şeydir
Oysa faiz enflasyon oranına göre olan, ve biraz da geçime katkısı olan şeydir
Oysa kar payı denilen şey de, riba da üretimin büyük bir payını almaktır
Çünkü üretim arttıkça üretimden pay da artar
Yani tefeci faizinin de, gelirden payın da sınırı yoktur
Oysa faizin yasal sınırı vardır, örnek ki hiçbir tefeci aylık %5 faiz ile borç vermez
Yani düşünün ki 100 bin Tl'ye ayda %5 yasal faiz almak mı aşırılıktır
Yoksa tefecinin ayda %40 faiz alması ya da ayda %40 kar payı almak mı,
Din mantıktır da
Bu nedenle ki dini tanımlayan Din hadisileri
'Din bilimdir
Bilim olmayan yerde din de olmaz
Bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' diyor
Ancak durum ki siyaset bilime de aykırı dünya durumu,
Enflasyon oranı %50 ya da %100 olan bir ülkede
İnsanlar borç verdikleri paralarına faiz almayacaklar mı
İnsanlar zarar mı edecekler
Din insanların kötülük, zarar görmelerini istemez
Ve gerçek ki faiz değil gerçekte siyasetin kendisi dine aykırıdır
Çünkü siyaset toplumlarını bölmek, ve insanları birbirlerine düşman(muhalif)
Etmek üzerine kurulu
Ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı-akıldışı bir dünya türü durumundadır
Yani mantık açısından durum ki siyaset ciğercinin kediyi değil, kedinin ciğerciyi suçlaması
Durumu gibidir
Yani hem cehalet içinde olmak, hem de cehalette ısrar etmek, direnmek durumudur,
Gerçek ki en doğru yönetim biçimi
Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük
Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı din ile yönetimdir
Zaten, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim
Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyor,
Herşeyin +(Artı) aşırısı da, -(Eksi) aşırısı da dine aykırıdır
Yani aşırı faiz almak da, enflasyon ya da geçim sıkıntısı karşısında hiç faizsizlik de
Yetersiz faizsizlik de
Yani insanların paralarını enflasyon karşısında çarçur ettirmek de
Dine aykırıdır.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 30.10.22/04.58
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.