31 Temmuz 2020 Cuma

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 61 (ŞİİR)

Dişler sağlıklı da ruhlar sağlıklı mı diye sormaya gerek yok
Çünkü kimse dişleri ile hava atmaya çalışmaz
Oysa saçlar saç değil sanki örümcek ağları
İlgi çekmek avını açgözlülükle bekleyen
Şampuanlar var
Saçlar sağlıklı da ruhlar sağlıklı mı,
Arı değil ki insan, yalnızca balına bakayım
Tavuk değil ki insan, yalnızca yumurtasına bakayım
İnek değil ki insan, yalnızca sütüne bakayım
Öyle ki bunlarda bile arının, tavuğun, ineğin hastalıklı olup olmadığı
Sağlıklı olup olmadığı bile önemlidir,
Ben şiirinden önce yazanının kişiliğine bakarım
Yani felsefe bilip bilmediğine, bilimsel olup olmadığına
Ahlaklı olup olmadığına, nefssiz olup olmadığına
Ve sonra bakarım şiiri insanlığa bu yönlerden bir artı değer
Vermeye çalışıyor mu diye
Sanat ve sanatçıda da yaparım bunu
Herşeyde ve herkeste de
Yani ben heykele baktığımda yalnızca heykeli değil
Heykeli yapanın ruhunu, kişiliğini, özünü ve özel hayatını da görürüm
Ve şiiri şairine göre değerlendirdiğim gibi
Toplumsal, kültürel şeyleri de sahiplerine göre de değerlendiririm
Bıçak bile ekmek kesmek için de soygun yapmak için de kullanılabilir çünkü,
Ülkelerin yönetimlerini gençlere ya da gençliğe vermek
Ülkelerin insanlık önünde intiharı demektir
Üstelik bir de felsefe, bilim bilmiyorlarsa
Çünkü gençlik 'Gençlik özel ve geçici bir akıl hastalığıdır' hadisinin de dediği gibi
Cehalet, nefs ve dünyaya esirliktir
Çünkü ne yeterli felsefe bilgisi vardır ne bilimsel bir hayatı
Ne de yeterli ve gerekli deneyimi
Bu yüzden kolay av arayan siyasetin
Ve başka ülkeleri ele geçirmek isteyen devletlerin
En kolay ve en temel araçlarındandır
Ve moda da en başta gençler, gençlik üzerinden ülkeleri ele geçirmek savaşıdır
Bu yüzden diktatörlükler hemen gençlere, gençliğe yönelirler
Gençlik örgütleri kurarlar, gençliği avuçlarına almaya çalışırlar
Gerçek ki ülkeler felsefel, bilimsel ruhlu, ahlaklı, vicdanlı, nefssiz, inzivada
Dünyayı aşmış, elli yaş üstüne teslim, emanet edilmelidir
Unutmayın ülkelerin ve dünyanın çözümü gençlerde ve gençlikte değil
Felsefel, bilimsel, ahlaklı, vicdanlı, nefssiz, dünyayı aşmış yaşlılardadır
Ne acı felsefel, bilimsel, nefssiz, inziva, dünyayı aşmış yaşlılar yerine
Gençlere, gençliğe sarılan siyasetçilere
Gerçek ki onlar hayatı felsefe, bilim, nefssizlik, inziva, dünyayı aşmak olarak değil
İnşaat işi ya da savaş
Ya da beden işi gibi görmektedirler ki gençlere, gençliğe koşmaktadırlar
Gerçek ki siyaset özgürlük değil özgürlüğe engeldir cehaletiyle, nefsiyle
Ve dünyaya esirliği ile
Toplumlar ya akıl ve ruh sağlıklarını seçmeliler ya siyasetçileri,
Bir bayan üniversite öğrencisi yurdunda
Doğaüstü bir varlık şakası yapan
Ve buna inanıp korkudan tir tir tir
Yurdu terk eden bayan üniversite öğrnecisileri(öğrencileri) olmuş
Bence almayın o bayanları üniversiteye
Cinden, periden korkanların, cine periye inananların üniversitelerde yeri yok
Ordular da üniversiteler de korkak yeri değildir
Çünkü üniversite demek bilimdışı şeylere inanmak yeri değil
Bilim ve bilimsellik demek
Yani onlar üniversite okusalar ne okumasalar ne
Sonuçta ülkede bilimsellik değil bilimdışılık egemen ise
İşte 21. yüzyılda 200'den çok üniversite olan ülkemizde
Üniversitelerin, üniversiteliliğin ve eğitimin hali bu
Sanki üniversiteler bilim üniversitesi değil
Cin, peri, cadı, büyücü üniversitesi
Bunlara bilim üniversite demez
Bu üniversitelere bilim gitse de bilimsellik gitmez
Yahu cine, periye, fala, büyüye, cadıya
Bilimdışı şeylere inanıyorsan üniversitede ne işin var
Kim dedi sana 'Üniversitede okuma hakkı elde ettin' diye
Bence sen ilkokuldan yeniden başla
Ve öte yanda bacaklarını açmış bir bayan sözde sanatçı
Çevresinde kendisinden geçmiş çığlıklar
Dünya 21. yüzyılda sanki hala ilkel, barbar, vahşi çağ
Bence üniversiteye alınacak öğrencilerde sınav sonuçlarına değil
Akıl ve ruh sağlığına, kişiliğine, beyinine, ruhuna bakılmalı
Sınav ezberle olur da hayat ezberle olmaz
Yahu siyasetçiye ülke mi teslim edilir
Felsefe, bilim, nefssizlik içinde olmayan
Böyle siyasetin böyle öğrencileri olur işte
Ve böyle üniversiteleri
Sonra da derler işte 'Okumak cehaleti alır ancak eşekliği almaz' diye
Belli ki artık cehaleti bile alamıyor
Çünkü ülke felsefe, bilim, medenilik değil siyaset okuyor
Hiç sevinmeyin çocuklarınız üniversiteye gidiyor diye
Gerçekte onlar üniversiteye gitmiyor
Cehalete, nefse ve siyasete
Hiç sevinmeyin çocuklarınız üniversite okudu diye
Gerçekte onlar hiç üniversite okumadı
Cehalet, nefs ve siyaset okudu
Şunu anlamalı artık insanlık
Felsefe, bilimsellik, vicdan, merhamet, ahlak
Nefssizlik, medenilik, inziva öğretilmeyen üniversite üniversite değildir
Yalnızca siyasi bir kurum ya da şirkettir
İşte bu yüzden 21. yüzyılda, üniversite mezunu insanlar
İlkokul mezunu, ortaokul, lise mezunu insanların arkalarından
Din alimi, din önderi diye gidiyorlar
Çünkü 'Din bilimdir, bilim olmayan yerde din de olmaz' diyen
Din hadisileri'ni bile bilmiyorlar
Siyaset felsefe, bilim, Din hadisileri, alimlik değil
Cehalet, nefs, dünya esirliği ve yandaşlık ister
Sayın bakalım ülkenizde onca siyasetçi, bunca üniversite varken kaç bilge var
Evet felsefe de, bilim de, din de önce utanmakla başlar
Gerçek ki bu dünya akılın değil akılsızlığın dünyası
İnsanlığın değil insanlıkdışılığın dünyası
Öyleyse neyin demokrasisi neyin özgürlüğü bu
Anlamıyor musunuz dünya siyasetle yönetildikçe dünyada barış, huzur, güven
Akıl mantık, merhamet vicdan, medenilik, insancalık asla olmayacaktır
Öyleyse birleşin felsefel, bilimsel, ahlaklı, nefssiz, medeni üniversite öğrencisileri
Ve mezunuları tüm dünyanın
Kurtarın dünyayı, insanlığı siyasetten ve bilimdışı inançlardan
Yoksa on üniversite okusanız da gerçekten hiç üniversite okumamış olacaksınız
Öyleyse neden her isteyeni üniversite almak
Düşünür(Filozof), alim, alime, bilge, bilimsel, insanlığa örnek olmayacaksa
Yoksa utanmıyor musunuz baktığınızda üniversite duvarlarına
Üniversite kapısılarına(kapılarına), üniversite diplomasılarına baktığınızda
Ancak bilin ki utanmak olmayan yerde siyaset olur ancak felsefe, bilim, din
İnsanlık olmaz
Hangi akıla hizmettir üniversite bitirmiş insanların
Kitap bile okumayan siyasetçilerin arkalarına takılmaları
Ve üniversite bile bitirmemiş insanların arkalarına
Bilim ve teknoloji çağı 21. yüzyılda
Böyle şeyler ancak üniversiteler gerçek üniversite değilse olur
Okumaya gidip cehaleti de eşekliği de aldırmak gerekir
'Haydi çocuklar okula!' da okullar nereye.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 7.11.17/08.37

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 60 (ŞİİR)

Bir önceki bölümde sözünü ettiğim Güney Amerika'daki şu Çim kesen karıncalar' konusuna
Biraz daha dönmek istiyorum
Bu hayvanlar bence ya ilahçılığın yani inanç olarak dinin ya da köleciliğin
Başlangıcıdır bence
Çünkü yuvalarından yüzlerce metre uzaktan
Çimleri belirli uzunluklarda kesip getiriyorlar
Ve onlarla yuvalarındaki mantarları besliyorlar
Ve o mantarlar da kendilerini besliyorlar
Yani ya ilahları imiş gibi o mantarlara saygı duyuyorlar, onları besliyorlar
Ve ilahları da onları besliyor, onlara bakıyor, beslenme olarak onları koruyor
Yani bu açıdan bir ilahçılık havası var
Ya da o mantarları kendilerine besin üreten
Köleleri imişler gibi kullanıyorlar olabilirler
Evet gerçek ki bu karıncalar bu açılardan insanın atasılar
Ve belki insanın anavatanı Afrika değil Güney Amerika'dır,
Süleyman Demirel'e 12 darbesinde 'Şapkasını aldı gitti' diye küçümseyenler
Nasıl da cumhurbaşkanı buyurdu diye şapkalarını alıp gittiler
Belediye başkanlıklarından
Ve cumhurbaşkanına sormak gerekir:
'Dünya yani dünyadaki tüm ülke sayısı
Birleşmiş milletler'in Güvenlik konseyi'nin sürekli üye sayısı olan beşten büyüktür' diyen
Cumhurbaşkanı için bir tek kendisi
O belediye başkanlarının sayısından
Ve o belediye başkanlarına oy veren milyonlarca insanın sayısından büyük mü?'
Kuşkusuz ki siyaset felsefe, bilim, tutarlılık tanımaz
Kuşkusuz ki siyaset nasıl isterse öyle konuşur
Bu yüzden 'Keyifimin kahyası mısın?' sözü siyasete çok yakışır
Ve şöyle de demek yerinde olur: 'Keyifimin siyasetçisi misin?'
Ve sormak gerekir: Milletvekilleri siyasi partilerinin milletvekilleri iseler
Milletin vekilleri nasıl olabilirler
Ve İslamiyet'in dinderi(peygamberi) 'Din bilimdir, bilime aykırı herşey dine de aykırıdır' diye
Dini bilimle şifreledi ve bilimle mühürledi
Atatürk de 'Hayat bilimdir, ben bilimle çelişirsem beni bile dinlemeyin' deyip
Kendni ve Türkiye'yi bilimle şifreledi ve bilimle mühürledi
Gerçek ki bilim doğru herşeyin şifresi ve mühürüdür,
Atatürk heykellerine put diye yani ilah diye sadıranlar var
Ey cehalet, ey nefs, ey barbarlık, ey beyinsizlik
21. yüzyılda bile olsun düşün artık:
'Kendisi ilah olmayanın heykeli ilah olur mu?'
Ve evrende ilah olsaydı
Sodom'un, Gomora'yı, Pompei'yi bin kat aşmış dünyayı yok etmek yerine
Sizi mi koruyacaktı,
'Ne istediler de vermedik?' deyip duruyorlar
Fakire kız, işsizlere iş, sendika isteyen işçilere sendika
Demokrasi isteyenlere demokrasi vermiyorlar
Ben felsefe, bilimsel, ahlakçı, medeni, nefssiz bir dünya istiyorum
Vermiyorlar
Vermek bilinmezse
İstemesini bilmek işe yaramaz
Betonların yükseldiği ülkede
Bir sayfa dilekçe bile yazamayacak
Bir tek şiir bile yazamayacak
Bir tek öykü bile yazamayacak insanlar kitaplara, yazarlara saldırılıyor
Binalar heykel değil mi
Ve böyle bir ülke gelişmiş olsa ne olur, gelişmemiş olsa ne olur
Ve ne mutlular 'Kedi, medi' diye diye bikini ile İslamiyet dersi, ahlak dersi verenler
Din dersi veremezler de
Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği gibi:
'Din utanmaktır, utanmak yoksa din de olmaz'
Zalimleri, haksızlıkları, yanlışları, kötülükleri, diktatörlükleri eleştiren kitapların külleri
Demokrasiye değil diktatörlüğe savurulur ancak
Ve unutulmamalı ki asla
'Zulüm, zulüm kazandıkça
Zalim, zalim kazandıkça yenilir'
Görmüyor musunuz gökte ölü hiçbir kuş durmuyor
Yalnızca çalışmak, üretmek, emek değil
Arıda ar var, karıncada ar var
Sende çalışmaktan, üretmekten, emekten başka ne var ey insan
Yazarlara saldırmak, okuyanlara saldırmak, kitap yırtmak, kitap yakmak mı
Ancak bilin ki millet olmak da, devlet olmak da, ülke olmak da
Vatan olmak da, halk olmak da, insanlık da, özgürlük de
Başarı da, din de, ahlak da, vicdan da, medenilik de, adalet de, hukuk da, demokrasi de
Nefssizlik de
Türkiyeli olmak da, Türkiye olmak da betonlar kadar değil kitaplar kadardır
Bilinmeli ki din bilimdir, ahlaktır, vicdandır, merhamettir, medeniliktir
Tarafsızlıktır, nefssizliktir
Cehalet, ahlaksızlık, vicdansızlık, merhametsizlik, saldırmak, zulüm, eziyet
Düşmanlık, barbarlık değildir
Bilinmeli ki din kimseye uşaklık, kölelik, kulluk, hizmetçilik, yandaşlık etmek değildir
İlahlara bile
Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği gibi
Din bilimdir, ahlaktır, vicdandır, merhamettir, medeniliktir, tarafsızlıktır, nefssizliktir
Bu gerçekler, bu doğrular üzerinde yüksel ey Türkiye
Ey dünya, ey insanlık
Bu yüzden de ki 'İlahı olanın inancı olur ancak dini olmaz'
Zaten dinleri olsaydı medeni olurlardı
Onlar sanmasınlar ki din cehaletin ve nefsin kendini tatmin yeridir
Onlar sanmasınlar ki ne ayağa kalkanlar büyürler
Ne çok oy alanlar
Çünkü din büyümek değil bilimdir, ahlaktır, vicdandır, merhamettir, medeniliktir
Tarafsızlıktır, nefssizliktir
Hele ki taht için kundaklarındaki bebek kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını
Öz torunlarını, eşlerini bile öldürtmüş
Karılarından başka bir de çocuk yaşta yüzlerce kapatması olan Osmanlı'yı savunanlar
Dinden, dinlilikten asla söz edemezler
Herkes işine
Herkes haddine
Herkes özüne
Herkes istediği kadar
Herkes yandaşı kadar
Herkes zorbalığı kadar
Herkes öfkesi kadar değil bildiği kadar konuşsun.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 6.11.17/07.22






BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 59 (ŞİİR)

Roman yazmayı sevmem ben, üstelik de kalın kalın, koca koca
İnsanları kandırmak için bunca zamana ve emeğe de gerek yok
Bunca kağıt israfına da
Ben şiir ve kısa öykü türünde yazmayı severim
Amacım avutmak ya da dinlendirmek ya da kitaplık doldurmak değil öğretmek çünkü,
Aydın ve halk ilişkisi konusunda hem yanlış hem de abartı var bence
Öyle ki neredeyse aydını halkın kulu kölesi yapanlar ve sananlar var
Güneş yıldızları yalnızca aydınlatır, yıldız olmak istemez
Aydın insan halkı sırtında taşır da ancak halka sarılmaz
Hele halka kul köle asla olmaz
Çünkü amaç halk olmak değil aydın olmaktır
Amaç halk olmak ise aydın halk olmak yerine neden aydın olmuş
Siyasetçi ise halkı sırtında taşımaz, halka sarılır
Öyle ki halkın sırtına bile biner
Bu nedenle felsefe, bilim, din gibi aydın olmak da
Siyasete ve siyasetçi olmaya aykırıdır
Yani bazılarının dedikleri gibi hayatın kendisi
Ya da doğru hayatın kendisi siyaset değildir
Gerçek ki doğru hayat siyaset değil felsefe, bilim
Ve dini tanımlayan Din hadisiler'li dindir
Gerçek ki halkla yükselinmez, halk yükseltilir
Aydın hancı gibidir, yolcu gibi değil
Ve ne insanlığa yön vermiş ilahlar yeryüzünde
Ne insanlığa yön veren ölüler dünyada
Bence nefsi olan aydın olmaz
Aydın insan önce nefsi terk etmeli
Yoksa aydınların hoşlarına giden
Halkların nefsleri mi
Doktor halk oldukça değil
Doktor oldukça doktordur
Nedir bu halkı baştacı etmeler
Halka adeta tapmalar
Aydın ne kadar halk olursa değil
Aydın ne kadar aydın olursa yükselir halklar
Aydına zorunlu olan şey halkın içinde olmak değil
Halkın üstünde, ilerisinde olmaktır
Ve yazıklar olsun sigaranın, içkinin ve çıplaklığın dostu olan sözde aydınlara
Bak halklar nasıl da arıyorlar önlerine koyulan kitapları
Gerçekleri, doğruları aramazlarken
Issız ormanlarda odunları, mantarları
Kuşkusuz ki halklar ilim yanıbaşlarında olsa da gitmezler de
Nefs ayda olsa giderler
Ne yazık nefse batmış sözde aydınlara
Ne yazık halkları aydın yapmak yerine
Kendilerini halk yapan sözde aydınlara
Bakın halklar nasıl da değer veriyorlar cansız heykellere
Taşlarlarken aydınları,
Güney Amerika'da yaşayan Çim kesici karıncalar
Çimleri kesip yuvalarına taşırlar ve onlarla yuvalarındaki mantarları beslerler
Ve kendileri de o mantarlarla beslenirler
Yani onlar adeta tarım yani tüketmek için üretim yaparlar
Bu açıdan onlar insanın atası olmaya maymundan daha yakın ve hak sahibidirler bence
Hem zeka hem üretkenlik açısından
Sanırım doğada tarım yapan böyle bir başka hayvan daha yoktur
Yani karınca yalnızca çalışkanlık değil zekadır da
Ve belki de doğanın ilk zekası
Yani karıncanın yanında arı ve ipek böceği solda sıfır kalır
Çünkü bunlar tüketmek için, dış üretim, dışarıda üretim yapmazlar
Ve bu açılardan doğanın en gelişmiş karıncaları
Düşünürler(filozoflar), alimler ve bilgelerdir
Kendileri için değil başkaları yani tüm insanlık
Ve insanca bir insanlık ve insanca bir dünya için
Ve beyinsel, ruhsal, düşünsel üretim yapan
Belli ki insan maymun değil karıncadır
Yani maymun maymun değil çok gelişmiş karıncadır gerçekte
Ve insanlar da karıncalar gibi toprağın altını çok severler
Ölülerine
Ve çok tuhaf ki beyin olmadan karıncadaki adeta akıla benzeyen bu zeka
Demek ki asıl düşünme organı beyin değil
Ve beyin en gelişmiş düşünme organı
Belli ki insanın tarihi maymunla değil karıncayla başlar
Belki de bundan insanlık karınca gibi ürüyordur
Ve belli ki insan karıncanın iki ayak üstünde yürüyenidir,
Felsefe, bilim, mantık, ahlak, din ve insanlık açılarından anlaşılamayan şeylerden biri de şu:
Taht için kundaklarındaki bebek kardeşlerini
Öz annelerini, öz babalarını, öz torunlarını, eşlerini bile öldürtebilen
Karılarından başka bir de çocuk yaşta
Cariye denilen yüzlerce kapatması olan sultanları, padişahları, şahları, diktatörleri
Savunanların, baştacı edenlerin
Başka devletlere, başka milletlere, başka ülkelere
'Sizde demokrasi yok, sizde medenilik yok, sizde insanlık yok, sizde adalet yok'
Demeleri
Demek ki karıncanın bir de düşünür, alim, bilge olamayan türü var
Onlar da belki ticaretçileri, siyasetçileri, Osmanlıcıları
Ve demokrasi, laiklik, evrim, bilimsellik ve Atatürk düşmanlarını
Ve hem ortalıkta bikini, mayo, mini etek, mini şort
Daracık kapalı ya da açıksaçık
Cinsel sunumlu, cinsel tahrikçi giysilerle dolaşıp
Hem de dinlilik taslayanları oluşturuyor
Ey insanlar, ey insanlık
İnanç ya da din olarak öyle şeyleri savunun ki putatapıcılarda olmasın
Hele ki Sodom'da, Gomora'da, Pompei'de hiç olmasın
Var mı böyle şeyleriniz,
Anlaşılamayan birşey de bazı Osmanlı hükümdarlarına
Hem sultan hem han hem hazret hem kahraman gbi şeyler diyenler
Orta Asya'dan mı gelmiş onlar
Ve üstelik taht için Taht için kundaklarındaki bebek kardeşlerini
Öz annelerini, öz babalarını, öz torunlarını, eşlerini bile öldürtebilen
Karılarından başka bir de çocuk yaşta
Cariye denilen yüzlerce kapatması olanlar
Ve anneleri Batı yani yabancı kökenli olanlar
Nasıl Türk, Müslüman, hazret ve üstelik de halife olurlar
Belli ki dini tanımlayan Din hadisileri'ni bile bilmiyorlar
Sanırım bu işin altında Türk kökenli olmayanlar var
Ve üstelik de tuhaf Atatürk, demokrasi ve laiklik düşmanlıkları
Ve tuhaf hem Atatürk'e sigarası, içkisi var diye düşman olup
Eşcinsel evliliklere bile izin vermek, yandaş olmak
Her türlü çirkefliğin serbest olduğu abd ve Ab ile dost olmak için yarışmak
Ve sonra bir de dinden imandan dem vurmak
Belli ki Osmanlıcılığın arkasında
Atatürk Türkiye'ni yıkmak isteyen Batı var,
Bir de merak konusu olan şu var:
Üniversite mezunu cumhurbaşkanı
Meydanlarda uzun uzun siyasi nutukları ezberden söylerken
Cumhuriyet bayramı'nda Anıtkabir'de yarım sayfalık sözleri neden kağıttan
Başını hiç kağıttan kaldırmadan, önüne baka baka okudu acaba
Belli ki Atatürkçülüğün ve Atatürkçü Türkiye cumhuriyeti'nin
Demokrasinin ve laikliğin değil tarihi
Yarım sayfası, yarım sayfası bile çok zor halk oyuna, halk iradesine
Seçmene dayalı siyasetten de, seçmene dayalı demokrasiden de
Ah bir de siz felsefeyi ve evrimi düşünün
Alkışlamak gerek
Ve belli ki Osmanlı bilime değil ezbere dayalı bir düzen
Ve acaba 'Ezanı makamlı okumayın' ve
'İnsanları etkilemek için güzel konuşma öğrenenlerin yüzlerine
Allah ahirette bakmayacak' hadisi varken
Neden hem Kuran ve ezan makamlı, gazel gibi, şarkı gibi okunuyor
Hem de makamlı 'En güzel Kuran okuma', En güzel ezan okuma' yarışmaları düzenleniyor
Onlar yoksa dinderlerinin(peygamberlerinin) sözlerini(hadislerini) mi bilmiyorlar
Yoksa İslamiyet'i dinderlerinden daha mı iyi biliyorlar.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 6.11.17/04.11

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 58 (ŞİİR)

Ölüme karşı savaşanlar felsefel, düşünsel, derinlik yaratamazlar
Çünkü dikkatlerinin en fazlasını bedenlerine, sağlıklarına
Bedensel varoluşlarına, beden kütlelerine verirler
Onlar bilimde, teknolojide ileri, üstün olabilirler
Ancak felsefede, bilimsel ruhta ve dinde en ileri ve en üstün olamazlar
İnsanlar ve toplumlar akıllarına en çok takılı olanlardır
Bu yüzden vatanları ölümü en çok göze alanlar kurtarabilir
Ancak felsefede, kişilikte bilimsellikte ve dinde onlar önde, ileri, üstün olamazlar
Çünkü ortaya koydukları şey felsefe, bilimsel ruh değil
Bedenleri, canları, kütleleridir
Bu yüzden beden, beden sağlığı, bedensel güçlülük olarak
En güçlü, en sağlıklı erkeklerle en iyi, en üstün, en ileri yeni nesil sağlamaya çalışanlar
Toplumlarının yok olmasına neden olurlar
Çünkü dişiler öyle olmadıkları için yeni nesil de erkekler ile dişilerin ortalaması olur
Ve her nesil bir yandan bedensel güç olarak yerinde sayarken
Bir yandan da düşünsel derinlikten uzaklaşır
Ve sonunda toplum kendi kütle gücü ile kendini yok eden bir kütleye dönüşür
Spartalılar'ı yok eden işte budur
Doğada hayvanların en güçlü erkekleri kalır
Ancak yavruları yalnızca erkekler yapmaz
Ve sonuçta hayvanlar beden olarak güçlü
Ancak yine de hayvan olarak kalırlar
Kuşkusuz ki maymunun iki ayak üstünde yaşamaya başlayıp
İnsanı yaratması
İnsanın hayat karşısında daha az güç kullanmasını da sağladı
Ve insan beyini daha güçlenmeye başladı
Gerçek ki maymunun iki ayak üstüne kalması
Yalnızca insanın başlangıcı değil medeniyetin ve medeniliğin de başlangıcıdır
Bu yüzden beden gücüne fazla kapılmayın
Beden güçlendikçe beyin, ruh zayıflar çünkü
Çünkü beyin ve beden birbirleri olmadan var olamasalar da
Birbirlerine zıttırlar
Tıpkı tahteravallinin iki ucu gibi
Bu yüzden sömüren ülkeler ve sömüren sınıflar
Sömürdükleri ülkelerde felsefeye, bilime, düşünmeye değil
Bedene, sıpora(spora), bedeni baştacı yapmaya yönlendirirler sömürülenleri
Ve vahşi, barbar, ilkel toplumlarda beden ve bedensel gösteri hep baştacıdır
Bu nedenle insanlar ve toplumlar var oluşlarını
Bir ucunda felsefe, bilim, düşünce, beyin, kitaplar olan
Bir ucunda beden olan bir tahterevalli gibi düşünmelidirler
Kendilerini ve hayatlarını
Bu yüzden herkes iki elinde beden, beden sağlığı, sıpor(spor) aleti olan değil
Bir elinde beden, beden sağlığı, sıpor aleti
Bir elinde de felsefe, bilim, kültür, kitaplar olan olarak düşünmelidir, sunmalıdır
Ve felsefeyi, bilimi, düşünceyi, beyini, kitabı öne
Bedeni, sıporu sona koymalıdır
Ve istemelidir kendisini kendisine ve hayata
Unutulmamalı ki iki elinde kılıç olanlar hükümdar
İki elinde de kitap olanlar alim olurlar
Sıradan ya da olağan insan ikisinin arasında olmalıdır
Kuşkusuz ki sıradan, olağan insanlar hükümdarlar gibi büyük bir koruma
Ve korunma
Alimler kadar tehlikeden, sorunlardan uzak bir dünya, hayat altında, içinde değillerdir,
İnsanlar saç uzatmak yerine akıl uzatmalı
Takından dövmeye
Saç modasından süse
Moda ilkellik kültürüdür
Mükemmelliğe göre geriliktir
Doğruya göre yanlıştır
Akıla göre aptallıktır
İnsanlar vücutlarını göstereceklerine erdemlerini göstermeli
Farklılık moda ile değil
Felsefeye, bilime, dine uygun insan olmakla olur
Farklılık hayvanlıktan insanlığa
İlkellikten, barbarlıktan medeniliğe, bilimselliğe doğru gitmekle olur,
Ticarette satıcının kazanması alıcının zararı ile oluyorsa
O ticaret dine aykırıdır,
Evliliğe, evlilik yüzüğüne 'Halkalı kölelik' diyenler anlamıyorlar mı
Bayana(Kadına) kölelik cinsel güzellik olarak sundukları kendi uzun saçları
Ve cinsel sunumlu giyimleridir asıl
Gerçek ki bayanları baylara(erkeklere) kölelik içine sokan asıl şey
Bayanların kendilerini baylar için cinsellik, güzellik içine sokmalarıdır
Hele ki bayların yanlarında adına bikini, mayo dedikleri sütyen-külot
Bayanları özgür yapmak yerine kuşkusuz ki baylar için daha çok köle yapıyor
Yoksa onlar kölelik dedikleri evlilik yüzüğü ve evlilik yerine
Bedenleriyle, utanmazlıkla ve genel bay bakışlarına
Genel bay nefsine mi köle olmak istiyorlar
Ya da onlar bir çift göze kölelik yerine sayısız göze
Bir nefse köle olmak yerine sayısız nefse köle olmayı mı özgürlük sayıyorlar,
'Halka inelim, halka gidelim' diyen siyasetçiler oluyor
Beceriksizler halka inerler ya da giderler ki onlar felsefe, bilimsellik bilmeyenlerdir
Becerikliler ise felsefe ve bilim ile halkı ilerletirler, yükseltirler
Ne acı demokrasiyi felsefe ve bilim yerine halk sananlara
Onlar ki felsefeyi, bilimi değil halkı çoban
Ve kendilerini sürü sanırlar
Öğretmenler bilimsel gerçekleri ve bilimsel doğruları öğrenmek ya da kanıtlamak için
Öğrencilerine mi giderler, öğrencilerini mi tanık ya da delil ya da hakem yaparlar
Kuşkusuz ki cehalet ve nefs içindeki toplumlarda karar verici olarak
Felsefeye, bilime, düşünürlere, alimlere, bilgelere değil de halka gitmez
Zaten büyük bir yalnızlığın, büyük bir cehaletin
Büyük bir nefsin ve büyük bir yanlışın itirafıdır
Onlar bilmiyorlar ki doğru karar da doğru halk olmak da
Felsefeye ve bilime gitmektir
Ve onlara dini tanımlayan Din hadisileri
'Din bilimdir, bilim yoksa din de yoktur'
Atatürk de 'Hayatta en doğru yol gösterici bilimdir' dedi
Bakın hiçbiri de 'Halktır, halkın beğendikleridir, halkın gelenekleridir
Halk iradesidir' dememiş
Öyleyken neden bu demokrasi diye halka gitmeler, halka sormalar
Halk alim mi olmuş
Ve siyasetçiler cahil
Yani hangi matematik akademisyenleri bir matematik sorununu
'Şunu bir de halka soralım, halk daha iyi bilir' der
İşte böyle felsefeden, bilimden anlamayan siyasetçiler ülke yönetirlerse
Gidecekleri yer felsefe ve bilim bilmeyen halktan başka yer olmayacaktır
Ne yazık o seçim sandıklarına
Halk ve seçim sandıkları bir araya gelince gerçekler ve doğrular
Açığa mı çıkıyor acaba
Öyleyse neden tüm dinderler(peygamberler)
Halklarının geleneklerine göreneklerine zıt kimselerdi
Yani hem halklarına zıt dinderleri savunup
Hem de siyaset, demokrasi, özgürlük diye halka gitmek niye
Yoksa siyasetçiler dinderler kadar bilgili, akıllı, zeki ve cesur olmaktan mı korkuyorlar
Yoksa korkuları koltukları mı
Dinderlerin koltukları yoktu da,
Terörün iyisi kötüsü, 'Benim terörüm iyi, senin terörün kötü olmaz' diyorlar
Devletler ve siyasi partiler
Peki felsefe, bilim ve ahlak karşısında
Hangi devlet ve hangi siyasi parti terör değilki(değil ki),
Bence patronların simgesi Nasrettin hoca olmalı
Çünkü hem 'Ya tutarsa'sı hem 'Peşin para'sı onun büyük ticari işler peşinde
Olduğunu ve gıda sanayisi ile dokuma sanayisine büyük ilgisi olduğunu gösteriyor
Yani koca göl yoğurt tutarsa şirket kurup yoğurt satacaktı sanırım,
Ve bilin ki insan maymundan gelmişse
Ya da en üstün maymun ise de
Maymunu yaratan, var eden de doğadaki her canlı
Ve evrendeki her cansızdır
Ve bilin ki normal(insanca) bir cinsel ilişki ve aşk yoktur insan dünyasında
Bu yüzden insancalık için gidilebilecek tek yer
Felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisiler'li dindir
Vay ki kendilerini bir halt sanan o hükümdarlara, siyasetçilere
Tüccarlara, sanatçılara ve zenginlere
Kuşkusuz ki felsefe, bilim ve din önünde onlardan yoksulu, onlardan hiçi yoktur
Olması gerekene ulaşabilme olanakları açısından
Çünkü kitapları onlar okumayacak da
Felsefe, bilim ve derin düşünmek ile onlar ilgilenmeyecek de
Fakirlikten, yoksulluktan, yokluktan, olanaksızlıktan
Yalnızca geçim savaşına, ekmek kavgasına esir edilmiş
Fakirler, yoksullar mı yapacak
Ve felsefe, bilim, din bu yüzden hep şunu soracak:
'Doğruları yapmaya olanağın varken neden yapmadın?'
Neden acaba dünyanın batısından doğusuna gidildikçe
İnsanda güzellik, duygu ve mantık azalır
Neden acaba felsefede, bilimde, teknolojide, sanatta, edebiyatta
Dünyanın en güzelleri hep Batıdadır
Belli ki Batılı olmak yalnızca batıda olmak
Doğulu olmak yalnızca doğuda olmak değildir
Belli ki evrimde ilerleme, ilerlemede de evrim vardır
Belli ki Batıyı Batı yapan ne yalnızca batı
Doğuyu Doğu yapan da yalnızca doğudur
Dünyanın dönüşünün var olan yönü bile bir ilerleme, evrimdir
'Yat, kalk, sürün, şınav çek, mekik çek' değil
Felsefe, bilim, teknoloji, Din hadisileri öğren
Kitap oku, düşün, araştır, incele, öğren, yaz, aydınlat' olmalı
İnsan, toplumlar ve insanlık
Yoksa örnek, amaç olunan dünya
Hayvanların ve barbarların düşünce, duygu, ruh, davranış, hayat biçimi olacaktır
Gerçek ki ölülerin bedenleri var ancak ruhları yoktur
Ne acı yalnızca bedensel işlerle, bedensel etkinliklerle, bedensel zevklerle yaşayanlara
Bilinmeli insan ve insanlık kitaplara yaklaştıkça aydınlanır
Kitaplardan uzaklaştıkça kararır
Onlara de ki 'Eğer evreni, dünyayı ve insanı bir ilah yaratmışsa
Neden kaplumbağayı en değer verdiği insandan 200 milyon yıl önce yaratmıştır
İnsanın kaplumbağayı yemesi için mi yoksa üstüne binmesi için mi
Ve sivrisineği neden insandan 100 milyon yıl önce
Ve maymunu insandan milyonlarca yıl önce yaratmış
Ortada sokabileceği insan da yoktu
Kuşkusuz ki evrime karşı çıkmak, evime inanmamak
Bilimsellik ve mantık değil ya cehalet ya keyif işidir
Ancak bilim de din de cehalet ve keyif üstünü kurulmaz
Bir siyasetçi ya da bir inanç istedi diye gerçekler, doğrular, bilim yasaklanamaz, yok olmaz
Onlar bir zamanlar 'Dünya dönüyor' demeyi bile yasaklamışlardı
Ve dünya hala dönüyor
Yoksa ilahları insanı bir rastlantı sonucu mu yaratmış.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 5.11.17/12.20

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 57 (ŞİİR)

Bir insana duyulan aşk ona aşıkların sayısı ile değil
Onun sevdiğinin ona sevgisi ile ölçülür
Cehalet ve nefs içindeki bir toplumda
Cehalet ve nefs içinde olmayan bir insanın doğru yolda olduğu
Dostlarının, arkadaşlarının çokluğu ile değil azlığı ile ölçülür
Felsefeden, bilimden, ahlaktan, vicdandan, merhametten
Medenilikten, nefssizlikten yana olan herşeye yanayım
Bunlardan yana olmayan herşeye de karşıyım
İnsan arayan insan önce kendisinin insan olup olmadığına
Ve toplumunun nasıl bir toplum olduğuna bakmalı
Ve cehalet ve nefs içindeki bir toplumda insan
Dostlarının değil düşmanlarının sayısına bakmalı,
Korkuyu korku sanmayın
Korku cesaretin bir yay gibi gerilmesidir
Bu nedenle, daha çok korkanlardan daha çok korkun
Cesaret haksızlıkları köpekleştirir
Ancak doğrulara karşı ise kendini köpekleştirir,
Bir vatan bir tane değildir gerçekte
Atynı vatanın içinde sayısız vatan vardır
Devletin vatanı vatanın heryeridir
Bir halkın vatanı vatanda kapladığı yer kadar
İnsanın vatanı ise vatanın içindeki en sevdiği yerdir
Yani vatanlar gerçekte insanlardan çok devletlerin işine yarar
Ve devleti kimler ellerinde tutuyorlarsa
Yani bir devlet vatanı zorla herkesin vatanı yapar,
Yeni giysiler giyip
Ya da yeni takılar takıp
Ya da saçlarını yaptırıp
Ya da soyunup
'Güzel miyim?' diye sorarlar
Yahu içi kor, lav dünyanın üstünde
İçin bağırsak bok neyin güzel olacakki(olacak ki)
Kuşkusuz ki inziva, nefssizlik anlamaktan
Mutluluk anlamamaktan geçer
Anlaşılması zorunlu şeyleri,
Siyaset ve siyasetçi şuna benzer ki
Hasta olsan sana iyi birinin mi yemek getirmesini istersin
Yoksa kötü birinin mi
Kuşkusuz ki yemek iyidir, güzeldir, doğrudur da
Getiren de iyi, güzel, doğru olmalı
Oysa siyaset cehalet, yalan, anlamazlık ve nefs dünyası
Vay ki siyasetin, siyasetçinin ülkelerine yaptıkları ve yapacakları iyiliklere,
Bayan(Kadın) ancak giyinikken güzeldir
Bu yüzden evlilikleri bekleyen şey boşanmadır
Yani aşkı bitiren gerçekte evlilik değil
Bayanın soyunmasıdır
Çünkü bayanın soyunması bayanın ruhunu yok eder
Ve onu cinsel, organsal bir kütle, nicelik yapar
Aşk denilen şey de bedende değil
Yani bir bay(erkek) olarak düşünsenize aşk diye bir bayanı seviyorsunuz
Aşk yani ruh
Sonra soyunuyor ve karşınıza bir ruh olarak değil beden olarak seriyor kendisini
Aşk, ruh ve insanlık adına ne acı
Yani bakıyorsunuz ki gül gülü değil kökü, gövdesi, dalı, yaprağı, dikeniymiş
Yani aşkın yani ruhun arkasından 'Bööö!' ya da 'Ceee!' yapan bir beden,
Gerçekte bu dünyanın başına ne geldiyse namuslular yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes namusluydu
Bu dünyanın başına ne geldiyse ahlaklılar yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes ahlaklıydı
Belki dünya 'Bu dünyanın başına ne geldiyse namussuzlar, ahlaksızlar
Yüzünden geldi' dedirtmek için tersine dönüyordur
Oysa dünya şöyle de diyebilir
'Bu dünyanın başına ne geldiyse cahiller yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes cahildi
Bu dünyanın başına ne geldiyse kitap okumayanlar yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar hiçkimse kitap okumuyordu
Bu dünyanın başına ne geldiyse çıplaklar yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes çıplaktı
Bu dünyanın başına ne geldiyse barbarlar yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes barbardı
Bu dünyanın başına ne geldiyse felsefe bilmeyenler yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar hiçkimse felsefe bilmiyordu
Bu dünyanın başına ne geldiyse ilahlara tapanlar yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes ilahlara tapıyordu'
Neden böyle demiyor acaba
Yoksa diyor da insanlık mı duymuyor
Dünyanın duyulmayan sesine kulak vermek gerek,
İlahınız size bu dünyayı parayla mı sattı da siz parayla satıyorsunuz
Hem 'Dünyayı ilahımız yarattı' diyorsunuz
Hem zengin olmayana bir karış toprak, bir göz ev
Parası olmayana bir tabak yemek
İşi olmayana eş bile yok
İlahınız sizi yaratmak için sizden para mı aldı da
Bir aşkı yaratmak için para istiyorsunuz,
Başbakan dedi ki Newyork'taki yalnızca sekiz kişinin öldüğü son terör saldırısı üzerine
'Terör açısından Newyork Ankara'dan daha güvenli değil'
Oysa 11 eylül 2011 saldırısı'ndan bu yana
Newyork'ta kaç terör eylemi olmuş, Ankara'da kaç
Bir bak
Ve bir televizyon kanalı bu saldırı için şöyle demiş
'Newyork'ta 11 eylülden bu yana en büyük terör saldırısı'
Yani yalnızca sekiz kişinin öldüğü bu terör saldırısı 11 eylül terör saldırısından bu yana
Newyork'taki en büyük terör saldırısı imiş
Oysa Ankara'da yalnızca 2016 martındaki terör saldırısında en az 34 kişi ölmüş
Belli ki siyasetçilere felsefe, mantık, Türkçe yanında bir de matematik öğretmek gerek
Yani bu durumda Ankara nasıl oluyor da Newyork kadar güvenli oluyor
Yani bir de Abd geneli ile Türkiye genelini karşılaştır
Kuşkusuz ki güvende olanlar için her ülke güvenlidir
Bak bıraksan Suriyeli mülteciler bile Avrupa'ya, Amerika'ya gidecekler
15 temmuz terör darbesi girişiminde de gördük
Hem Türkiye'nin hem Tbmm'nin ne kadar güvende olduğunu
Abd'de ve Avrupa birliği'nde böyle şeyler olmuyor bak
Kan nedense Batının doğusunu daha çok seviyor
Siyasetçileri bırakın felsefeyi, bilimi
Kitap okumayı bile sevmedikleri için mi acaba
Bir ilah olsaydı isteyeceğim ilk şey dünyayı siyasetten ve siyasetçilerden
Kurtarması olurdu
Bak Türkiye işçi ölümlerinde Avrupa'da birinci
Dünyada üçüncü sırada yer alıyor
Gerçekten çok güvenli bir ülkeyiz çok
Kanserojensiz yiyecek, içecek, giyecek bile bulmak zorlaşmış
Ve Amerika ne kadar güvenli ise Türkiye de o kadar güvenli öyle mi
Geçen akşam televizyonda bir haber vardı
'Lohusa şerbeti tozu ile tavuk etinden et döner yapıyorlar'
Dün akşam televizyonda bir haber vardı
'Yeni satın aldığınız giysileri sakın yıkamadan giymeyin çünkü kanser riski var'
Şu ülkedeki güveni yaşamak, tatmak için milletvekili mi olmak gerek acaba
Oysa 'Hayattaki tek en doğru bilimdir'
Ve 'Yurtta barış, dünyada barış' demişti Atatürk
Bilim ve barış olmayan yerde güven, huzur mu olur
Hem kitap okumayıp hem Atatürk'ten daha mı iyi bileceksiniz
Türkiye elinde bir ayna tutup
'Söyle bana dünyadaki en güzel kim?' diye soran cadı bir kıraliçe(kraliçe) değilki
Ey siyaset
Kuşkusuz ki savaşta kazanç, barışta güven ve huzur vardır
Ben sizlerle dost, arkadaş değil
Ben sizlerin gerçekleri, doğruları, felsefeyi, bilimselliği, Din hadisileri'ni
Öğrenmenizi istiyorum
Sanmayın peşinizde koşuyorum
Sanmayın elimde kandil, dost, arkadaş arıyorum
Ben felsefel, bilimsel, ahlakçı, vicdanlı, medeni, nefssiz
Bir insanlık ve dünya arıyorum
Yoksa kendim bile kendime fazlayım
Yalınızlık(Yalnızlık) yani yalınlık ne güzel birşey
Üstelik de felsefe, bilim, ahlak, vicdan, medenilik, nefssizlik
Düşünmek, yazmak ve kitaplar içinde olursa
Acıyorum yalnızlıktan şikayetçi olanlara
Demek ki yanlış yalnız yolun yalnızlığındalar
Bence 'Seviyor mu sevmiyor mu?' diye papatyaları koparmayın
Yazı-tura atın
Çünkü sevse de ilk seveceği şey paranızdır
Ve ilk sevmeyeceği şey işsizliğiniz, fakirliğiniz, parasızlığınız
Biliyorsunuz heykellerin ruhları yoktur ancak heykeller de sevilirler
Ve bazıları çok para bile eder
Bence ruhlu bir heykel gibi durmalı hayatta
Hiçkimseyi umursamayan
Ya yaz kış, gece gündüz tepesine kuşlar sıçar
Ya da yeri paha biçilemez, medeni, el bile sürülemez biryerdir
Geçenlerde küçücük bir oğlan çocuğu sokakta şöyle dedi annesine
'Bana annem de, ben senin annenim çünkü sen bana hep annem diyorsun'
Çocuklar mı zekileşiyor büyükler mi aptallaşıyor acaba
Hayat bu işte
Nereden ısıracağı, nereden tepeceği belli olmaz.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 4.11.17/05.48

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 56 (ŞİİR)

Dünyada kafası çalışan insan yok
Kafası çalışanlar hep ölü
Çünkü onlar anladılar artık dünyanın, bedenin, hayatın ve nefsin
Ne yalan şeyler olduklarını
Diriler ise anlamamakta ısrar ediyor
Diyor ki tarih diri insanlığın kafası çalışsaydı
Zalimlerden değil ölülerden akıl, ders alırlardı,
Sultan olmak isteyen sultan olur, alim değil
Zengin olmak isteyen zengin olur, alim değil
Aslanlar da günleri yaşar, kelebekler de
İnsanlığını yitirir yitiren olanı bebeklerin ellerinde ve gözlerinde,
Gerçek, doğru, güçlü demokrasi felsefeye, bilime, ahlaka, nefssizliğe
Sahte, yalan, çakma demokrasi ise siyasete ve siyasi partilere dayanır
Ve bunu 'Halk, halkın iradesi, halkın seçimi, seçilmişlik, seçilmişler' kılıfı ile kılıflar,
Kapitalızım(Kapitalizm, özel sektör(alan, bölüm, bölge), patronculuk) düzeni varken
Ailenin yok olması kaçınılmazdır
Çünkü patronlar kendi ailelerinin, kendi aile yapılarını korumak isterler ancak
Ekonomisel, ticari, parasal, servetsel, maddi çıkarları
Toplumun ailelerden değil bireylerden oluşmasıdır
Çünkü ailenin yok olup bireylerin bağımsızlaşması
Ailenin bireyleri üzerindeki baskısını yok eder
Ve bu da özel sektörün işine gelir,
Düşünün kızlarının bikini, mayo giymesine karşı çıkan aileler yok olursa
Bireyler ailelerine değil özel sektörün çağırısına uyarlar
Ve özel sektör ne verirse giyerler, ne isterse yaparlar
Yine örnek ki kızlarının yaşlı erkeklerle evlenmelerine izin vermeyen aileler
Yok olursa
Zengin ve yaşlı erkekler o kızlara kolayca ulaşabilirler
Yani aile kurumu yok olursa bireyler özel sektörün egemenliğine
Daha açık olurlar,
Hayatı(Yaşamı) değil ölümü dostunuz bilin çünkü o sizi asla bırakmaz
Evinizi değil dünyayı dostunuz bilin çünkü o sizi sonsuza kadar bırakmaz
Aşığınızı değil ölümü aşk bilin çünkü o sizi yalandan hiç sarmaz,
İnsanlık çıplaklık, takı, dövme derken barbarlığa doğru gidiyor
Et sorununu da yamyamlar gibi  mi çözecek yoksa,
Ölüler saygıdan sevgiden değil
Leş gibi kokacakları için çıkarılırlar evlerden
Uzaklaştırılırlar sevenlerinden
Ölüler kokmasa mezara yani sokağa atan olur muydu onları
Hani sevgi nerede
Demek ki insan sevgisi insan kokuşmadığı sürece
Öyleyse daha diri iken kokuşmuş insanları ve
Halkları, toplumları, milletleri, ülkeleri, devletleri niye sevmeliki(sevmeli ki),
'Önce Vatan' deyip duruyorlar, sonra ne
Yok mu acaba 'Önce vatanın' arkası, sonrası
Felsefe, bilim ve demokrasi acaba nerede
Yok mu acaba onlar için topraktan, maldan mülkten sonrası,
Hayatın içine karışanlar felsefeden, bilimden ve dinden uzaklaşırlar
Ve onların efendisi hayat olur
Ve hayat düşünür, alim, bilge değildir
Ve çocuklarının ellerine kağıt mendil tutuşturup sattıranlar gibi
İnsanların ellerine saçmasapan şeyler tutuşturup onlara özgürlük
Başarı ve üstünlük hissi(duygusu) verir ve onları kölesi yapar
Duyguların olsun ancak duygularına esir olma
Çünkü akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, merhameti, insanlığı yok eden
Bir duygudan daha kötü duygu yoktur,
Ne sen işin ol ne de işin sen ol
Sen felsefe, bilim, din ol
Sen beden, somutluk, nicelik değil beyin, ruh, nitelik, soyutluk ol
Hayata değil bilgiye, bedene değil beyine, ruha, kişiliğe sarıl
Hayata bir hayvan gibi, bir hayvan dikkatinde değil alimin bilgiye tutunuşu gibi tutun
Bedenle değil yani beyininle, ruhunla, kişiliğinle,
Cinsiyet açısından iki tür insan vardır
Biri cinsel organı cinsel organ kadar olan
Biri de cinsel organı tüm bedeni kadar yani kendisi olan
Kas açısından da iki tür insan var
Biri kasları yalnızca kasları kadar olan
Biri de kasları tüm bedeni yani kendisi olan
Ne acı kendisini felsefede, bilimde, dinde, beyinde, ruhta, kişilikte bulamayanlara
Kömürün bile kendisine benzemeyen koru ve ısısı varken,
Öfke miktara değil aptallığa bağlıdır
Üç kuruşluk şey için kızılır mı, öfkelenilir mi demeyin
Öfkelendiren şey üç kuruşluk şeyin zarar görmesi değil
Üç kuruşluk bile akılı ya da dikkati olmayan kafadır,
İnsanlar karar vermeyi seviyorlar
Kararları doğru mu yanlış mı diye hiç düşünmüyorlar
Araştırmıyorlar, incelemiyorlar
Kuşkusuz ki sizin için doğru ya da iyi
Ya da yanlış ya da kötü olan şeyi
Ancak iş işten geçtikten sonra
Ya da ölürken anlarsınız
Başkalarının işlerine gitmek için araba alanları tuhaf buluyorum ben
Kamusal ulaşımla ya da işyerinin ücretsiz taşımı ile gitmek yerine
Üstelik evleri bile yokken kendilerine ait
Yoksa çok mu maaş veriliyor onlara
Patron için, şirket için sokağa atacak kadar
Ancak nedense kend mezarlarına gitmek için
Caminin ya da belediyenin tabutunu çağırıyorlar
Ve ne patron ne şirket onlara özel tabut göndermiyor
Anlamadınız mı hala
Özel sektörün yani patronların işine gelene din
Siyasetin yani siyasetçilerin işine gelene demokrasi diyorlar
Ve bunların karışımına eğitim ve hukuk
Bilinmez mi din siyasete karşıdır çünkü din bilim ve nefssizlik iken
Siyaset cehalet ve nefstir
Bu yüzden siyasetçinin dinsel söylemlerde bulunması
Meyhanede din konuşmaya benzer,
Gerçek ki bazı insanlar hayvan olamadıkları için insan olurlar
Bazı insanlar da insan olmak istedikleri için insan olurlar
Haykırıyor felsefe, bilim, din ve insanlık
Düşünür, alim, bilge olmak isteyen yok mu
Ah bir de kediye köpeğe 'Evladım, çocuğum, canım benim' gibi şeyler söyleyenleri
Anlamak felsefe, bilim ve din açısından hiç olanaklı değil
Yoksa hayvanlar siyasete mi hazırlandırılıyorlar
İnsanlardan umut kesildi de
Belli ki ilahlar insanları değil
Kendilerini insanlardan korumaya çalışıyorlar olacaklardı
Eğer var olsalardı
Baksanız komşuluklar bile ölüyor artık binalar güzelleştikçe
İlahlar insanlarla ne yapsın
Anlayın artık
Nefsini yok etmeyen insan
Felsefeyi de, bilimi de, dini de hak etmez
Gerçek ki siyasetçinin evinde bulacağınız tek şey cehalet ve nefstir
Bulamayacağınız tek şey de felsefe, bilim ve dindir
Çünkü siyaset herşeyi söyler de
Felsefe, bilim, din herşeyi söylemez
Yalnızca gerçekleri ve doğruları söyler
Belki bu yüzden felsefenin, bilimin, dinin başı tenha
Seçim sandıklarının başı kalabalıktır
Anlaşılmalı artık 'Söz milletindir' gibi şeyler demek
Ülkeyi de, milleti de, dünyayı da, insanlığı da, tarihi de geriye götürmenin
Kurnazca ve sinsi yoludur
Çünkü dünyada hiçbir millet felsefe, bilim ve dini tanımlayan
Din hadisileri yolunda değildir
Ve düşünür, alim, bilge, nefssiz hiç değildir
Gerçek ki ucunda ölüm yoksa hastalandığında her insan kendini iyileştirebilmeli
Erbakan 'Mumya idik dirildik' demişti
Sanırım dirilikten pek hayır görülmemişki(görülmemiş ki)
Yine mumyalanmakta ülke
Ancak bu kez çok gösterişli, çok cafcaflı, daha havalı ve daha karmaşık bir şekilde
Ve bu kez bez yerine daha sağlam olsun diye betonla
Bilirsiniz mumyada önce beyin çıkarılır
Ondandır bu Atatürk'e, demokrasiye, laikliğe, bilimselliğe, muhalefete
Güçler ayrılığı'na ve evrime saldırı
Balığın bile denizdeki dirisi değil
Tezgahtaki ölüsü para eder
Para etmek değil hayat ve özgürlük isteniyorsa
Tezgaha gelmemek gerek.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 2.11.17/16.54






BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 55 (ŞİİR)

Sakal deyip geçmeyin
Sakal bayan(kadın) kalçasına benzer
Kalçanın edeble yürüyeni vardır, bir de cinsellik denizinde
Bir gemi gibi sallatıla sallatıla götürüleni
Yalnızca bıyık ise zaten deniz,
Giysi, takı gibi sakal da çok şey anlatır
Sakalınla dünyaya meydan mı okuyorsun
Ya da hava mı atıyorsun yani takı olarak mı kullanıyorsun
Ne acı, kıllarla hava atmak
Ya da kendini mi tanımlıyorsun, ne acı kılla kendini tanımlamak
Ya da yüzünü mü saklıyorsun, ne acı kılların arkasına saklanmak
Ya da farkında bile değil misin, bu en azından iyi
Ya da dünyadan ve nefsten uzaklığının
Ve ilime batmışlığının kendiliğinden bir dışa vurumu mu
Bu çok iyi
Ne mutlu sonunculara
Ve onlar zaten saç baş, üst baş dağınıktır
Vay ki hem sakallı olup hem bakımlı, gösterişli olanlara
Onlar ki hem cehaletin hem nefsin pençesinde avlar,
Düşüncelerle, sözlerle yani gerçeklerle, doğrularla
Hem sağcıyı hem solcuyu
Ya da hem milliyetçiyi hem komünisti
Ya da hem dinliyi hem dinsizi mutlu etmek çok zordur
Ne mutlu onları felsefe ile mutsuz edenlere
Hiçbiryere çarpmadan ilerleyen gemi
En azından kayalıklar açısından
Yani tarafsızlık, dürüstlük açısından doğru yoldadır
Sağcılar da solcular da
Milliyetçiler de komünistler de
Ya da dinliler de dinsizler de senden yana değillerse
Doğru söyleme olasılığın çok yüksektir
Çünkü tümü nefse batmış
Ne acı yandaşlıklara
Ve ne mutlu sana
İlim ve nefssizlik, ya da ilim ve inziva içindeysen,
Bikini, mayo yani en dip iç çamaşırı ile yüzüyorlar, güneşleniyorlar
Sanma sağlık için
Çünkü hayatlarında içki, sigara
Ve saatlerce çen çen cep telefonu
Ve konu sağlıksa
Ahlak yani utanmak da dahildir sağlığa
Akıl ve ruh sağlığına
Belli ki bu sağlığı önemsemiyorlar
Haz vermediği ya da para etmediği için,
Kuşları kafeslere kapatmayın diyorlar
Kendilerini odalara, salonlara, mutfaklara, işyerilerine kapatanlar
Ve bir de kurtları köpekleştirip evlerine kapatanlar
Ve acaba kuşların insanlarla mutlu olma hakları yok mu
Özellikle de ekmek elden su gölden,
Ben sanattan önce sanatçıya, sanatçının hayatına, sanatçının özel hayatına bakarım
Ahlakdışı yaşayan, ahlakdışı giyinen, kötü alışkanlarıkları olan sanatçı
Ağızıyla balina tutsa yaranamaz bana
Derim önce ahlak ve nefssizlik
Sanat ve sanatçı sonra gelir
Zaten yanlış, kötü sanatçılı bir milletin hayat damarları
Çoktan kurumuş demektir
Değil aya, Mars'a bile gitse
Ya da dünyaya bile hüküm(hükm) etse
Yani ahlakdışı insanları hayatıma sokmuyorken
Ahlakdışı sanatçıları neden hayatıma sokayım ve ülkeme
Sanatın ve sanatçının en beceriklisi, en başarılısı, en üstünü
Ahlakı da dahil edendir
Yoksa sanat da sanatçı da toplumu toplumluğundan
İnsanı insanlığından atan guguk kuşuna benzer
Olduğu yer leşleriyle doludur, yuvalarından attıklarının, yuvalarından ettiklerinin
Ah şu tuhaf sanatçıya bak
Ağızında bir karga, bir bıldırcın bacak arasında
Sütyen külot ortada
Angut avına çıkmış
Ve kutlama para yığınları
Ve yoz ve gösterişli binalarda ve gösterişli hayatlarda büyük keyif,
Ne yapıyorlar bu zenginler paraları
İki ağızları, iki mideleri ve iki dışkılıkları da yokken
Nerelere harcıyorlar paraları
İçkiye, kadına, kumara, gösterişli ve israf hayatlara mı
İnsanlar neden zengin olmak istiyorlar
İnsanca bir dünyaya hayırları yoksa
Ah bir de şu ilim başında yatıp kalkanlara
İnsanca bir dünya yaratmak için düşüp kalkanlara bakın
Ne zenginlik ne zenginler umurlarında
Demek ki zenginlerden daha zenginler
Ve demek ki gönül zenginliği daha güzel
Aşkın, sevdanın konduğu
Ve ruh zenginliği daha güzel
İlimin, ahlakın, insan olmanın olduğu,
Acıyorum yazıp çizenlere 'Ne yazıyorsun, kimse okumuyorki' diyenlere
Gökte de güneş var
Kimsenin gitmediği
Ah bir de çok acıyorum
Hem felsefenin f'sini yani felsefenin edebiyat değil bilim olduğunu bilmeyip
Hem de felsefe konusunda 'Nietzsche'yi okudun mu
Falanı okudun mu, filanı okudun mu diye soranlara
Tıp öğrencilerine hiçkimse 'Falanı okudun mu, filanı okudun mu?' diye sormazken
Yalnızca 'Oram ağrıyor, buram ağrıyor' diye sorarken
Ha bir de daha çok acıyorum
Hem dni tanımlayıp Din hadisileri'ni bilmeyip
Hem de dinli olduklarını sananlara
Çünkü onların sayısı daha çok
Okumak yalnızca öğrenmek için değildir
Beyinin bakıcısı, ruhun yapıcısıdır da
Gerçekten çok tuhaf
İnsanların hayvanlara birşeyler öğretmeye çalışırlarken
Kendilerine birşeyler öğrenmeye çalışmamaları
Gerçek ki öğrenmeyenlerden olmamak gerek
Yoksa birgün öğrendikçe hayvanlar
İnsanlara birşeyler öğretmeye başlayabilirler
Hayvan demişsem robotlar da olabilir kuşkusuz
Ne günlere kaldın hey insanlık
Bir de yaratılan yaratandan üstün değildir derler
Ne tuhaf
Oysa insanlık kendisinden daha üstünü yaratmak peşinde hep
Belki aşık olunanların da ilahların da üstünlüğü
Ve sahip olmak için peşlerinden koşulan evler, arabalar, yazlıklar da bu yüzden
Acaba ilahlara baş eğen kaç baş patronlara da boyun eğmemekte
Yoksa bu ilah işi hem insan işi hem patron işi mi
Bir zamanlar da derlerdi hükümdarlar
'Bana isyan, ilahımıza isyandır' diye
Herşeyin tortusu kalıyor demek
Bak patron 'Gel' diyor, gidiyorsun, 'Git' diyor gidiyorsun
Köpek sevgisi de bu kültürün ürünü mü acaba
Öyleyse ne mutlu kurdun memesinde uyuyanlara
Bence şöyle bağırmalı emekçiler patronlara
'Sen beni işe aldın, hayatımı almadın
Ben sana emeğimi sattım; kişiliğimi, ruhumu, hayatımı satmadım'
Evet emekçiler günde en çok 5 saat ve ancak 50 yaşına kadar çalışırlarsa
Ve bol bol kitap okurlarsa
Dünya ve hayat daha insanca olacak
Bir de insan topraktan yaratıldı diyorlar
Toprak bile toprağa zulüm etmez
Toprağa ancak ateş zulüm eder
Servet bile verseler bir patronun yanında çalışmaktansa hem de kendi vatanımda
Yoksul bir bilge olarak yaşamayı yeğlerim
İlahlara eğilmeyen başım
Bir patrona neden eğilsin.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 27.10.17/05.20




BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 54 (ŞİİR)

Felsefe sağcıları ya da solcuları
Dinlileri ya da dinsizleri mutlu etmek değildir
Felsefenin bilimden farklarından biri de
Bilimin insanları mutlu etmek gibi bir amacı da varken
Felsefenin insanları mutlu etmek diye bir amacı yoktur
Ve tam aksine olarak felsefenin hali insanları ve toplumları rahatsız etmek
Üzerine kuruludur,
Evrende ve dünyada hiçbirşey tüm yeteneklerini kulanmadan yok olmaz
Yani var olmak tüm yeteneklerin kullanılması üzerine kuruludur
Bu yüzden örnek köleci toplum, feodal topluma, feodal toplum kapitalist topluma
Dönüştüğünde önceki toplum biçimleri yok olsa da süren ve asıl olan şey
Sömürü, cehalet ve nefs düzenidir
Yani sömürü düzeni kendisini farklı ve türlü biçimlerle sürdürme yeteneğini kullanır,
Dünyada hiçbir yanlış, kötü düzen
Vicdanın, ahlakın ve mantığın önünde dayanamaz
Dolayısıyla dünyanın ve insanın halinin sonu bu durumadır
Gerçekte kötü, yanlış düzenleri yıkan şey vicdan, ahlak ve mantıktır
Tıpkı dinde olduğu gibi,
Bu açıdan Türkiye''nin halleri
Türkiye''ye Atatürk''ün ölümünden sonra bizzat sözde Atatürkçülerce
Ve Avrupa edebiyatı ile pompalanan yabancı kültür hayranlığıdır
O günden bu güne de Türkiye artık belini doğrultamamıştır
Ve yabancı hayranlığını terk etmezse de asla doğrultamayacaktır,
Hukuk Batıdan alındı ki felsefe, bilim, ahlak üzerine değil nicelik üzerine kurulu
Demokrasi Batıdan alındı ki felsefe, bilim, ahlak üzerine değil nicelik üzerine kurulu
Din Doğudan alındı ki içinden dini tanımlayan Din hadisileri sökülüp öyle alındı
Yani o da nicelik üzerine kurulu
İnsan hakları da öyle, Kadın hakları da öyle, eğitim de öyle
Felsefe de öyle,
İşte bu yüzden ki 200''den çok üniversitesi olan ülkemizde düşünür, alim, bilge yok
Kitapçıları dolaşın, yerli kitaptan çok yabancı kitap göreceksiniz,
Türkiye''ye Atatürk sonrası dönemde bizzat sözde Atatürkçülerce
''Benim aydınım Batı kılasikleri(klasikleri) okur, döner döner bida(bir daha) okur
Kafası yerleştirildi
İşte bugün Türkiye''de demokrasi, eğitim, medya, sanat ve adalet konularında
Mum satışları fazla ise bu yüzdendir,
Yani düşünün; felsefeden söz etseniz size hemen Batı düşünürlerini(filozoflarını) soruyorlar
Sanki felsefe Batının mazisi ve felsefe tarihi imiş gibi
Oysa bilmiyorlar ki felsefe tarih de mazi de değil bilim ve gelecektir
Ey laftan anlamazlar; tıp fakültesinde size tıp diye tıp tarihi mi öğretiliyor
Yoksa tıp bilimi mi,
Kime söylüyorsun
Edebiyattan sanata, modadan eğitime, dinden hayata kadar yabancı hayranlığı
Yerleşmiş bir kez,
Bu nedenle
Türkiye''nin üniversite mezunları başta olmak üzere
Türkiyelilerin yapması gereken birinci şey
Yabancı hayranlığına sırt dönmektir
Korkmayın felsefe, bilim, gerçekler, doğrular yalnızca önünüzde değil
Arkanızda da vardır,
Yabancı hayranlığı öylesine gizli, sinsi ve derin işlemiş ki
Pardon sözcüğü sağcısından solcusuna, dinlisinden dinsizine
Televizyonundan okuluna, cahilinden okumuşuna kadar ağızlarda
Saraylar kurmuş kendisine,
O, kafalarınıza sokulan Nietzsche''leri, Marx''ları, Platon''ları, Geothe''leri sökün atın
''Nietzsche şöyle demiş, Marx böyle demiş'' demeleri bırakın artık
Felsefe, bilim, din ve düşünmek ''Kim ne demiş?'' diye düşünmek değildir
Yerlerine felsefeyi, bilimi, gerçekleri, doğruları yerleştirin
Tıpkı size ''Fizik bilimi nedir?'' diye sorulduğunda
Einstein''dan sözler saçmalamadığınız gibi
Ağızlarınız yabancı hayranlığı ile beslenen gagalara benzemesin
Felsefe, bilim, din ve düşünmek hiçbir milletin
Hiçbir ülkenin, hiçbir devletin tekelinde değildir
Arıların kovanlarından bile aldığınız
Eski yılların değil bu yılın ballarıdır
Evet, ''Benim Türkiyelim Batı kılasikleri okur, döner döner bida okur''
Olmayı bırakın artık
Belli bir yaştan sonra okumaya değil
Okuduklarınızla, öğrendiklerinizle düşünmeye, yaratmaya yönelin
Bu ülkenin bostan beygiri gibi hep aynı yerde
Dönüp dönüp bir daha okuyanlara
Okuma çukuruna esir olmuş olanlara değil
Yeni, gerçek, doğru şeylere yaratacaklara gereksinimi var
Okumak cesaret ister ancak düşünmek daha büyük cesaret ister
Düşünemiyorsan, yaratamıyorsan okumak niye
Dünyayı kitap okuyanlar değil okduğundan yaratanlar kurtarır
Ayaklı kütüphane, bilgi küpü olmayın, bilimsel düşünme yöntemi olun.

Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 26.10.17/13.56

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 53 (ŞİİR)

Olağan akılın evrensel, temel, ortak, öz değerleri de vardır ki
Olağan, evrensel, temel, ortak ahlakı, vicdanı, merhameti, medeniliği, insanlığı
Adilliği oluştururlar
Yani örnek 'Sigara içme' diyenin kendisi de sigara içiyor demek değildir
Ve örnek 'Hırsızlık yapma'
Ancak olağan akılın da bazı soyut girdapları, dehlizleri, ayrıntıları, incelikleri vardır
Örnek 'Kimse kimsenin işine karışmasın' diyen
Gerçekte önce kendisinin işlerine karışılmasını istemiyordur
Ve 'Ahlak bekçiliği yapma' diyen de 'Ahlaksızlığın bekçisi'
Yani beyini herkes taşır da
Bedeni örnek cimnastik için kullanmayı nasıl herkes yapamazsa
Beyini de akıl olarak kullanmayı herkes başaramayabilir,
Utanmak hem felsefenin hem bilimin hem dinin başlangıçlarından
Temel ilkelerinden olmasına karşın
Hayat kurtaran utanmak vardır, bir de öldüren utanmak
Yani utanmak da doğru utanmak ve yanlış utanmak diye ikidir
Akıl ve ruh sağlığını da hayata katarsak utanmak herşeyden önce akıl ve ruh sağlığı
Hayatını kurtarır çünkü utanmayan insan herşeyi yapabilir
Öldüren utanmak ki bazı insanlar bazı hastalıklarda doktora gösterilmesi
Gereken yerlerini özellikle karşı cinsten doktorlara göstermekten utanırlar
Ve sonunda da tedavisizlikten ölürler
Bazı hastalıklarda ise hangi cinsten olursa olsun doktordan kaçılır
Örnek basur ve bağırsak kanseri
Ve doğumlarda bile bayan(doktor) olmaması yüzünden ölümü seçenler
Ya da ölüm seçtirenler vardır
Gerçek ki felsefeye, bilime, dine, insana, insanlığa hiç utanmamak değil
Doğru utanmak hem gereklidir hem zorunludur
Hiç utanmayan insanlara sık rastlanılan yerler
Genelde sanat, moda, siyaset, fuhuş, zina, uyuşturucu ticareti, mafya
Ve deniz, havuz gibi yerlerdir
Bu yüzden dini tanımlayan Din hadisileri
'Din utanmaktır, utanmak yoksa din de yoktur'
Ve 'Utanmıyorsan yap' yani 'Bunu ancak utanman yoksa yaparsın' der doğru ve haklı olarak,
Doğru ve yanlış yalnızca insan üretimi değildir
Bunlar insanın elinde olmadan da vardırlar
Örnek yüksek zeka, yüksek akıl, yüksek ev, yüksek mevki gibi şeyleri insanlar isterler
Ancak kimse yüksek tansiyon, yüksek şeker, yüksek kollestrol gibi
Hastalıkta yüksek şeyleri istemez
İşte bu ki hem doğrunun hem ahlakın hem dinin insan isteği dışından
Başlangıç noktasıdır
Yani herkesin doğru dediği yanlış
Herkesin yanlış dediği de doğru olabilir
Yani doğru konusunda söz sahibi olan insan değil gerçeklerdir
Yani insanlar insanları anlamadıkları için felsefe, bilim, din insanları anlamaya çalışıyor
İnsanlar kendi kendilerini düzeltemedikleri için
Felsefe, bilim, din insanları düzeltmeye çalışıyor
Yoksa yellenme üzerine eğitim almak gerekmiyor,
Daha da yozlaşmak, daha da kişiliksizleşmek, daha da cahilleşmek
Daha da yüzsüzleşmek, daha da mantıksızlaşmak için kullanılıyor felsefe
Oysa felsefe onursuzluğa da değil onura giden kapının ötesi
Çünkü bilmiyorlar ki felsefeye ahlak ve nefssizlik de dahildir
Şunu asla unutmayın hazlarınıza, zevklerinize, nefsinize, size
Boyun eğen, dalkavukluk yapan
Sizi acıtmayan, sizi aşağılamayan felsefe asla felsefe değildir
Siz felefeyi asla sizin hoşunuza giden
Ya da düşmanlarınıza saldıran bir olanak sanmayınız
Bilin ki bu cehalet ve nefs dünyasında felsefenin ilk saldırdığı kişi
Cehalete ya da nefse boğulmuş sizsiniz
Şunu iyice kafanıza sokun artık:
Sigara içki içilen yerde de, cinsel sunumlu olunan yerde de
Zevkin, keyifin, nefsin, ahlakdışılığın, dövmenin, takının, makyajın olduğu yerde de
Asla felsefe yoktur
Felsefe 'Önce dünyayı düzelt' demez
'Önce kendini düzelt' der
Bir insanın koca bir kayayı yerinden kaldırması
Kendisindeki zaafları kaldırmasından daha kolaydır
Bilin ki zaafın olduğu yerde felsefe olmaz tıpkı dinin de olmaması gibi
Bu yüzden felsefe ve din sanmayın birbirlerine düşmandırlar
Gerçek ki felsefe ve din birbirleri olmadan olmayanlardır
Yoksa dünyanın en cahil ya da en zalim insanları bile
Göze kulağa hoş gelen sözler söyleyebilirler
Yani felsefe ne mazidir ne melemek
Felsefe bilimdir ve olması gerekli ve zorunlu olandır
Tıpkı sağlık tahlilleri gibi
Ey siz koltuklarına yan gelip yatmış
Bir ellerinde sigara bir ellerinde içki önlerinde çerez, meze
Felsefe yaptığınızı mı sanıyorsunuz
Ya da felsefe bildiğinizi
Bilin ki gerçeklerin ve doğruların bilmediğiniz yanları
Bildiğiniz yanlarından daha güçlü ve daha etkindir
Öyleyken felsefe diye bu yan gelip yatmak, bu keyifler niye
Denizdeki balıklar mısınız da denizde olduğunuzdan eminsiniz
Felsefe size böyle bir güvence, söz mü verdi
Gökyüzü bile kendinde her olanı tutamazken
Kendinizi felsefeye gökyüzünden de mi üstün yaptınız
Marx'ı, Nietzsche'yi, felsefe mazisini okumakla felsefe öğrendiğinizi, bildiğinizi
Felsefeden anladığınızı mı sandınız
Felsefe balığa benzer, tutunca ölür
Kavanoza, akvaryuma koyulunca yalnızca süs olur
Felsefeyi hergün hayatı yeniden öğreniyormuşsunuz gibi
Hergün yeniden düşünmeniz, yeniden incelemeniz, yeniden öğrenmeniz
Hergün yeniden aramanız gerekmektedir
Bunu da size dünyanın hiçbir felsefecisi sağlayamaz
Felsefe 'Felsefe öğren' değil 'Felsefel yaşa' der çünkü tıpkı din gibi
Ey felsefe ne acı sana
Çünkü yozların ve yozlukların
Cehaletin ve nefsin toplandığı insanlıkdışı ve akıldışı bir ülke gibi olmuşsun
Dünyayı kurtarman için önce senin kurtulman gerek
Tıpkı insanlara öğrettiğin gibi.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 26.10.17/08.03






BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 51 (ŞİİR)

Utanmamanın bir yolu yüzsüzlük, sorumsuzluk, bencillik, umursamazlık
Bir yolu da 'Herkes' gibi yaşamak, 'Herkes'in yaptığını yapmak
'Herkes'in yapmadığını yapmamaktır, 'Herkes'in kuyruğuna takılmaktır
'Herkes'e benzemektir, 'Herkes'i taklit etmektir, 'Herkes'in uşağı olmaktır
'Herkes'in dalkavuğu olmaktır
Ancak bunlar bile utanç verici şeylerdir
Bu 'Herkes' gerçekte lanet birşeydir
Çünkü herşeyi 'Herkes' yapıyor diye yapar
Ya o 'Herkes' denilen şey yanlış yapıyorsa,
Gelişmiş, nitel insan geçmişinden utanan insandır
Her insanın geçmişinde utanılması gereken şeyler bulunur
Örnek yanlış insana aşık olmak, karışılıksız aşk ya da aşk için utanç verici hallere
Düşmüş olmak
Ya da nefse esir olup tıkınmacı olmuş olmak
Ya da bir tabak yemek yerine iki tabak yemiş olmak
Ya da sigara, içki içmiş olmak
Ya da kendisini felsefe, bilim ve din konusunda iyi yetiştirmemiş olmak
Ya da okulda derslerine iyi çalışmamış olmak, gereken ilgiyi göstermemiş olmak
Ya da kırmızı ışıkta geçmiş olmak ya da yerlere tükürmüş olmak
Ya da birilerinin güvenini zedelemiş olmak
Ya da yanlış şeylere inanmış olmak
Ya da öğrenmesi gereken gerçekleri ve doğruları öğrenmemiş olmak
Ya da yapması gereken birşeyleri yapmamış olmak gibi sayısız şey
Yani insan insan olmak istiyorsa kendisine mutlaka utanacak birşey bulmalı
Yani felsefe de, bilim de, din de, insan olmak da utanmakla başlar
İnsan utanacak hiçbirşeyi yoksa bile dünyanın, insanlığın şu insanlıkdışı halinden
Utanmıyorsa utanmalı,
Evin yoksa evinin olduğunu
Araban yoksa arabanın olduğunu
Yazlığın yoksa yazlığının olduğunu
İşin yoksa işinin olduğunu
Çocuğun yoksa çocuğunun olduğunu mu düşünüyorsun
Mutlu olmak ya da hayata sarılmak için
Ve doğru mu, çözüm mü bu
Hayatın anlamı yok diye hayata anlam katmak için
Yanlış şeylere inanmak yanlış ve kötü
Göğüslemek gerek oldukları gibi her yanlışı her kötüyü
Hayaller kurup yalan denizlerinde balık olmak yerine
Hayatın anlamı yoksa yok kardeşim
İçi lav, kor dünyaya ve içi bağırsak bok dolu dünyaya
Ne anlam vereceksin
Gerçekçi olmaktan başka,
Nedir bu çok yaşamak ölümsüzlük çabaları
İçi lav, kor dünyanın üstünde içi bağırsak bok ve çok yaşamak istemek
Akıla mantığa zaten aykırı
Hep dışınızı görüyorsunuz, içiniz bağırsak bok, içinizi gördüğünüz yok
Dünyanın hep dışına bakıyorsunuz, dünyanın içi lav, kor, içine baktığınız yok
Nedir bu ölümsüzlük çabaları
Ne güzel ölüyorlar işte sonsuza kadar öyle yaşamak yerine
Yaşasınlar mı içi lav kor dolu dünyanın üstünde içi bağırsak bok
Üstlerine güzel ciciler giydiler
Hayatı, kendilerini ve birbirlerini seviyorlar diye
Ya da siz yaşamalarını istiyorsunuz diye
Altları kirli bebekler gibi
Altları ve içleri sonsuz pislik içinde
Boka konmuş kelebekler gibi,
Yoksa içinizdeki bağırsakları, bokları, kanları, kemikleri, etleri, yağları
Kendiniz mi sanıyorsunuz
Ya da altı kanlı derinizi
Gözlerinizin içindekileri bile görseniz gözlerinizi görmek istemezdiniz,
Akıllı insan insanlık için görevleri, zorunlulukları için yaşar
Cahil insan nefsi için
İçi lav kor oldu üstünde, içi bağırsak bok, mutluluk ne demek
Yalana mı inanmak istiyor, kafayı mı yedi insanlık yoksa
İçiniz de dışınız gibi güzel olsa, yaşayın sonsuza kadar da
Ve toplumlarının ve dünyanın siyasetle değil de
Felsefe, bilim ve ahlak ile yönetilmesini istemeyen insanlar
Zaten utanmayan insanlar
Toplumlar utanmayan toplumlardır
Çünkü bu utanılacak birşeydir
İnsanın insan olması utanması ve utanılacak şeylerinin azalması ile başlar
Doğru yolu bulmak için içinizde en çok utananları bulun
Onlar ki yalnızca bir konuda değil her konuda en çok utananlardır
Ah ne acı ki o hem ortalıkta çıplak dolaşıp
Hem de 'Utanacak neyim varki?' diyenlerle
Hem insanlara, topluma, insanlığa yanlış, kötü örnek olup
Hem de 'Utanacak neyim varki?' diyenlere
Kuşkusuz ki düşünenler için utanılacak şey çoktur
Ne acı düşünmeyenlere.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 24.10.17/13.47

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 50 (ŞİİR)

Ah ne tuhaf bu demokrasi ve evrim düşmanları
Atatürk heykeline put deyip liderlerinin heykellerini dikiyorlar
Siyasetin egemen olduğu yerde akıl ya da mantık egemen değil demekki(demek ki)
Öyleyse neden siyaset
Ve üstelik de demokrasiyi dışlayıp
Ah ne de güzel haykırıyorlar dünyaya Müslüman olduklarını
'Gavur' dediklerinin mallarıyla
Oysa dini tanımlayan Din hadisileri
'Gavur'da da olsa bilimi alın' diyor
'Gavur'dan mal alın' değil
Ah bir de dinsizleri dinsiz olmakla suçlamazlar mı
Kendileri dini çok biliyorlarmış gibi
Zaten dini bilselerdi bugün İslam dünyası
Savaş merkezi değil bilim merkezi olurdu
Bak yine saldırmışlar yine bir kitap fuarında
Dini kendilerine doğru öğretmek isteyen üstelik de Müslüman
Yani dinli birine daha
Öyleyken doğru yolda olduklarını nasıl söyleyebiliyorlar hala
Var mı karga karga
İnsana içi kor dolu dünyada içi bağırsak bok
Üstelik de insanlıkdışı bir dünyada, insanlıkdışı bir halde gülmek biraz aykırı da
Kaza ve bela Allah'tan ise neden mabedlerine bile
'Gavur icadı' olan paratoner takıyorlar
Paratoner mi koruyacak onları Allah'ın gazabından ve belasından
Öyleyse Sodom'u, Gomora'yı, Pompei'yi yok eden şey sapkınlık değil
İcatsızlık, teknolojisizlik
Belki bu yüzden teknoloji merkezi Batı yönetiyordur dünyayı
'Gavur' dedikleri,
Siyasetçilerin arkasından gitmeyiniz
Çünkü siyasetçiler okumayı sevmezler, üniversite mezunu olsalar da
Çünkü diploma almak başkadır, eğitim almak başka
Diploma verilir de eğitim alınır,
Ülkelerini felsefe, bilim, Din hadisileri ve kitaplar yerine
Sinirle, öfkeyle yöneten yöneticiler
Kuşkusuz ki toplumlarını, insanlarını da sinirli öfkeli yaparlar
Öyleyse artan suçlar karşısında şaşırmak niye
Kuşkusuz ki bindiğin dalı kesersen düşersin
Yerçekimi olan yerde
Yani hem sinirli, öfkeli yöneticiler seçmek
Sonra da barış, huzur, güven beklemek neden
Kuşkusuz ki sinirlilik, öfke ilimin değil savaşın, kavganın kardeşidir
Öyleyse çocuklarından ve kardeşlerinden hiç kuşkulanmasın
Düşünürler(Alimler), bilgeler yerine
Sinirli, öfkeli siyasetçileri yönetici seçen insanlık
Ve kuşkusuz ki en büyük, en güçlü, en üstün çocuk ve kardeş de
Savaş olacaktır,
Siyasi iktidarların halleri
Çok iyi biryerde dükkanı olup da ne yapacağını bilmeyen insanların hallerine benzer
Milletten oy alıp başa gelirler
Ancak felsefe, bilim ve din hadisileri'ni bilmedikleri için
Doğruyu da bilemezler
Ne yapacaklarını şaşırırlar
Ve çözüm diye bir oraya bir buraya çarparlar
Ve sonunda toplumda birbirine çarpmaya başlar
Olan olmuşken haydi savaşa,
En iyi aşık, en iyi sevgili, en iyi eş
Sevdiğinin güzelliğine dayanamayan değil
Sevdiğinin hakaretlerine ve yumruklarına bile bana mısın demeyendir
Ne o, sevdiğinin en iğrenç yerlerini bile yalayıp yutup sonra da
Bir fiske vurdu diye bile hemen mahkemelere koşmalar
Bence hukuk yalnızca olaya değil kişiye ve miktara da bakmalı
Çünkü aşk ta bunlara bakar
Yoksa aşkta ve evlilikte cinsel ilişkiyi de yasaklamalı
Çünkü tecavüz suçuna bile giren bir olay,
Ah ne acı 'Atatürk içki içiyordu' deyip Atatürk'e düşman olanların
Hertürlü pisliğin yuvası olan Abd ile, Ab ile dost olamamaya üzülmeleri
Bence bu siyaset birgün zararlı diye beyini aldırmayı bile zorunlu yapar
İnsanlık şuna karar vermeli:
Peygamberleri taşlayanların torunları mı olmak ister
Yoksa peygamberleri savunanlar mı
Çünkü ilime ve düşünen insanlara saldırmak
Peygamberlere saldırmak gibidir
Çünkü onlar da ilim yolunda
Ve düşünen insanlardı
Ne de çok seviyor yoz insanlar
Ellerine kitap, kalem almak yerine
Taş, sopa, silah almanın kolaylığını
Kuşkusuz ki Cehennem olsaydı
Oraya önce
Dini siyasete alet eden siyasetçiler girerlerdi
Çünkü ülkelerini yönetenler nasıl iseler toplumları da onlara benzerler
Alimlerse alime
Zalimlerse zalime
Bazan heykeller değil de
Heykellere saldıranlar puttur
Ve özellikle Atatürk'e ve demokrasiye, laikliğe saldıranlar.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 23.10.17/11.15




BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 49 (ŞİİR)

Bir ülke ya Batıya benzer ya Doğuya
Batıya benzedikçe ahlaksızlaşır
Doğuya benzedikçe barbarlaşır
En doğrusu doğruya benzemektir
Doğru ise yalnızca felsefede, bilim ve Din hadisileri'nde,
Batıya medeni, ahlaklı, insanca değil diyenlerin kendileri
Medeni, ahlaklı, insanca mı acaba
Her aynaya 'Güzel miyim?' diye bakılır da
Hiçbir ayna güzelliğine bakmaz,
Siyaset siyasi partiler için uygun olan değil
Bilim için doğru olan olur ise doğrudur
Sanat ahlaksızlar için uygun olan değil
Ahlaklılar için uygun olan ise doğrudur
Ve din insanlar, milletler için uygun olan değil
Din için doğru olandır
Ve bilim de insanlar için uygun olan değil
Bilim için doğru olandır
Hayat insan için uygun olan olsa da
Boşuna dememiş din
'Bilime aykırı olan şey dine de aykırıdır' diye,
Arkadaş, dost ya da eş ya da hayat ya da devlet ya da ülke ya da vatan
Ya da aşk ya da eğitim ya da mutluluk ya da zevk ya da özgürlük
Ya da demokrasi ya da din ya da inanç ya da lider ya da sanat
Ya da ekmek kapısı diye sarıldığın
Dikkat et bir engereğin yumurtaları olmasın,
İnsan sokağa ne kadar çok çıkarsa kazaya ve belaya uğrama olasılığı
O kadar çok artar
Demek ki kaza ve bela ilahlardan değil insanlardandır
Ah ne yazık
Kaza ve bela ilahlardan diyenlere
Ve çünkü din güzel, iyi, doğru şeylerdir de,
Dün Nasrettin hoca'ya gülenler
Bugün ne kadar da çok vahşileştiler
Demek ki gülmek ya ahlakdışı bir dünyaya ait
Ya vahşi bir dünyaya
Bence gülünen yerlerden de gülenlerin olduğu yerlerden de uzaklaşılmalıdır
Çünkü büyük olasılıkla orayı ya ahlak ya vicdan terk etmiştir
Yani akıl
Bu yüzden belki de
Sanatçılara her kötü yerde rastlanır da
Özünde en büyük utanmak olan
Ve dine bile temel olan bilimde rastlanılmaz
Belki bu yüzden ağlamak üzerine kurulu kötü yerler yoktur
Kötü yerler bu yüzden belki hep gülmek üzerine kuruludur
Yani insana 'Gülen hayvan' demek yanlış gibi
Çünkü gülmekle insanlıktan uzaklaşılıyor gibi
Hiç ağlamak üzerine kurulu ticari bir mekan gördünüz mü
Ticaret de dinin sevmediği şeylerdendir
Bu yüzden hiçbir dinin Öte dünya'sında patron, şirket, ticarethane yoktur ,
İnsanlara ve toplumlara din diye
Dini öğreten Din hadisileri değil de
Saplantılar, takıntılar, koşullanmalar öğretiliyor
Çünkü siyasetin ve ticaretin işine gelen bu
Ve cehaletin ve nefsin
Anlamıyorlar mı ilahlarına en yakın dedikleri ölüler neden nefs yok
Çünkü nefse yaklaşıldıkça din gider
Çünkü nefs her kötülüğün başıdır
Öyle iken ölüler için neden yiyecek içecek dağıtılırki(dağıtılır ki),
Çevrenize ya da dünyaya bir bakın hele
21. yüzyıl olmasına ve sayısız üniversite olmasına karşın
Alim ve alime mi çok
Yoksa gıladyatörlere(gladyatörlere) ve fahişelere benzeyen
Ya da özenmiş gibi görünen insanlar mı
Öyleyse insanlık eğitim, din ve doğru diye nereye gidiyor
Sodom'un, Gomora'nın ve Pompei'nin kaderi öncesi,
Aşkı neden abartıyorsunuz ki
Cinsel organlar olmasa aşk da olmazdı
Mide olmayınca da damak tadı
Yani her güzellik rezalet üstüne kurulu
İnsan olmaktan bile biraz olsun utanmak gerekli
Hiç insan olmamaya göre
Acaba insanlar dünyaya neden Yalan dünya diyorlar
Kendilerini yalancı çıkardığı
Kendi yalanlarını ortaya çıkardığı için mi yoksa
Bayanlara çiçek vermek
Çiçekleri bayanlardan daha güzel görmek demektir
Ve arıların, kelebeklerin işine yaramasın diye
Çiçekleri çalmak
Bence çiçek vermek yerine çiçek resimi vermek
En azından doğaya saygı, bayana pek saygı olmasa da
Bence en güzel hediye
Felsefe, bilim ve din üzerine kitaplardır
Çünkü zaten hem hiçbir bayan
Hem de hiçbir insan onlardan zaten güzel değildir
Vay ki bir de değerli diye taş verenlere
Kim kitap yerine ışıl ışıl da olsa
Çok değerli de olsa taştan bir kafası, beyini olsun isterki(ister ki)
Peki ya o devletlerin insanları öldürmek için
Koca koca bombalar yapıp
Sonra da çocuk sevgisinden söz etmelerine ne demeli
Hangi çocuk annesiz ve babasız almak ister ki hayatı
Ya devlet başa ya kuzgun leşe, dedikleri ne acaba
Bombalar zaten leş demektir
Hem de insan leşi.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 23.10.17/10.22




BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 48 (ŞİİR)

Demokrasi diyor siyaset kendi çirkefliğine
Medya özgürlüğü diyor medya kendi çirkefliğine
Demokrasi diyor herkes kendi çirkefliğine
Oysa demokrasi felsefe, bilim ve ahlaktır
Kapatmak değil demokrasiyi kendi hayvan çiftliğine,
Uyku aşka da benzer
Geldiğinde güzeldir gittiğinde değil
Uyku mahkuma hiç benzemez
Çünkü mahkum kaldığında değil gittiğinde güzeldir
Oysa aşk kaldığında güzeldir bir mahkum gibi
Bu yüzden Uyku mahkumları yoktur da
Aşk mahkumları vardır
Aşk esirlikse uyku özgürlüktür
Haydi herkes uyumaya
Ancak hayvanlar gibi değil
Felsefe, bilim, din ve kitaplar ile,
Neden toplumun temeli ailedir diyorsunuz
Binaların temelleri bile temelleri değil doğru akıldır
Bilmez misiniz doğru bir birey
Yanlış bir aileden ve yanlış bir toplumdan üstündür
Bence aile olmaya değil doğru olmaya çalışın
Felsefeyle, bilimle, dinle
Sonra herşeyin doğru, iyi, güzel olduğunu göreceksiniz,
Sanat ahlaksızlardan, siyaset de siyasetten temizlenmelidir
Yoksa herşeyin kötüsüne iyi, herşeyin iyisine kötü diyen
Tuhaf şeyler olursunuz
Var olmak adına,
Siyaset cehaletin ve nefsin egemenliğidir
Bu yüzden siyaset demokrasi ve özgürlük değildir
Bu yüzden siyaset cahil toplumlara
Cahil toplumlar da cahil siyasetçilere gereksinim duyarlar
Demokrasi ve özgürlük diye
Sonra da 21. yüzyılda bile insanlığın iki yakası bir araya gelmez
Rezalet ve savaş dışında,
İşçilere ücret verilmiyor gerçekte
İşçiler gerçekte bedavaya çalıştırılıyorlar
Çünkü onlara ücret diye verilen şeyler
Gerçekte vatanlarının yıllık getirilerinin az bir payı
Yani düşünün ki bir dükkanı işleten kiracı
Dükkan sahibini dükkanında çalıştırıyor
Ve dükkan sahibine kira diye bir para veriyor
Peki ya dükkan sahibinin emeği,
Siyaset toplumları demokrasiye ya da özgürlüğe
Ya da insanca bir dünyaya değil
Savaşa hazırlamaktır gerçekte
Sinsi sinsi, hileli hileli
Bu yüzden her iktidarın yanında
Bir de apolet bulunur,
İnsanlık ne akıllanmak istiyor ne kıllanmak
Bu yüzden kıllarını aldıran aldırana
Akıl için ise böyle birşeye gerek yok
Beyinler zaten kel,
Bayanlar baylarla değil
Kendi vücutlarıyla çıkmak istiyorlar gerçekte
Çünkü nereye baksan
Bayandan önce vücudu ortada
Bayı bile gölgede bırakan
Bence bayanların asıl sahipleri bayları değil
Kendi vücutları
Sonra da boşanmalar neden artıyormuş
Gerçekte boşananlar eşler değil vücutlar
Çünkü dünyaya henüz felsefe, bilim ve Din hadisileri'li din değil
Barbarlık egemen,
Gerçekte evliliği cinsellik üzerine kuran hukuklar
'Bir ömür boyu bir yastıkta kocamayı kabul ediyor musunuz?' diye değil
'Bir ömür boyu düzüşmeyi kabul ediyor musunuz?' diye sormalılar
Evlenecek kişilere
Ben olsam yalnızca şunu sorardım:
'Felsefe biliyor musunuz, bilimsel misiniz, ahlaklı mısınız
Akıllı mısınız, mantıklı mısınız, vicdanlı mısınız, merhametli misiniz
Akıl ve ruh sağlığınız yerinde mi, nefse esir misiniz, takıntılarınız saplantılarınız var mı
Medeni misiniz, kitap okuyor musunuz
Birbirinize kazık atarsanız dünyanın tüm kazıkları size ...... mi?'
Biraz uzun oldu ancak yine de tek bir soru
Evlilik hara değil ki insanlık
Yani aileleri eğitemeyen toplumu nasıl eğitir
Bireyleri eğitemeyen aileleri nasıl eğitir
Eğer mahkemelerde yalan söyleyenleri açığa çıkaran bir makina olsaydı
Mahkemelerde şu sözlere sıkça rastlanırdı:
'Evet bir sürü yalancı tanığım, yalanım, iftiram ve uyduruk raporum var, yeminle bak'
Demek ki hukuk artık bilim ve teknoloji ile birleşmeli
Elini eteğini siyasetten kurtarıp,
Evet patronlar işçileri az uyutmak isterler
Oysa insanlar çok uyumalıdır
Sekiz satten de çok, en az 12 saat
Sekiz saatlik uyku beyinlerine ve ruhlarına önem vermeyenler için yeterlidir ancak
Çünkü beyin ve ruh da uyku ister
Oysa sekiz saatlik uyku ancak bedene yeter
Köle bedenlere
Dünyaya ve patronlara esir bedenlere,
Düşenin dostu olmaz diyorlar
Ah en kötüsü ayakta dimdik iken aldatılmaktır, aldanmaktır
Düşen zaten düştüğünü bilir
Ve acının elindedir,
Siyasetçiler gibi düşünmeyin dini
Yunus gibi düşünün, alimler, evliyalar, dervişler gibi düşünün
Arablar gibi de Osmanlıcılar gibi de düşünmeyin dini
Dini tanımlayan Din hadisileri gibi düşünün
Yoksa haliniz haraptır
Ve süt de içseniz şarap
Yaz gelince güneş görmek için denizlere koşanlara ne acı
Çünkü onlar ne ruhlarındaki güneşi görürler
Ne felsefedeki, bilimdeki, dindeki
Çıplak bedenlerin beyin ve ruh pencereleri sımsıkı kapalıdır
Felsefeye, bilimselliğe ve dine
Onların tek avukatı nefs ve öfkedir
Demokrasyi felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne değil de
Siyasete ve halka verirseniz
Demokrasi ya ahlaksızlığa kaçar ya barbarlığa
Halkların ya da milletlerin uyumasından ise insanların uyuması yeğdir
Kuşkusuz ki hayatında felsefe, bilim ve Din hadisileri olmayanlar için
İkinci beyin bağırsaklardır
Birinciyi bulmuşlar da
Ve beyinden ne anladıkları ortada.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 23.10.17/08.34



BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 47 (ŞİİR)

İnsanları sevmek gerek diyorlar
Neden bu dayatma
Felsefel, bilimsel, ahlaklı, vicdanlı, merhametli, onurlu, medeni, nefssiz
Oldular da sevmedik mi
Felsefenin, bilimin, dinin amacı ne vatan kurtarmak ne millet ne toplum ne halk ne insanlığı
Çünkü vatan altı lav kor, insan içi bağırsak bok ve ölümlü
Amaç kurtarmak değil doğrunun egemenliğini kurmak
Kurtulmak isteyenler doğruya gelirlerse kurtulmuş olurlar zaten,
Neden sevmeli insanları
Bencil, sorumsuz
Cehalet ve nefs içinde
Ve üstelik ahlaka aykırılar ise
Ve akıla aykırı
Çözüm sevmek değil doğrular
Doğrularla olmak istemeyenleri kurtarmak boşuna
Kütleleri dışında
Ve ruhlarını ayıplayıp,
Aşk güzel şey diyorlar
İnsanlar aşık olmak zorunda değiller aşk güzeş şey diye
Felsefe, bilim, ahlak, vicdan, nefssizlik, kitap okumak, bilge olmak da güzel şeyler
Hani insanlar nerede
Güzelliği ye, iç, seviş, eğlen yapmak ne büyük çirkinlik,
Romalılarla Osmanlıcılar ne çok benziyorlar birbirlerine
Dünyaya yayılmak isteyen
Ya da dünyayı ele geçirmek
Ancak birinin sonu ötekinden saklı değilken
Neden bu çığlıklara zafer demek,
Siyaset siyasetçilerin her söylediklerinin
Yandaşlarınca alkışlanmasıdır
'Dünya dönüyor', şak şak şak
'Ay dünyanın uydusudur', şak şak şak
'Bir üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir', şak şak şak
Şak şak şak, tuh ya, adam karısının alışveriş listesini okuyormuş,
Zafer yoktur insana, toplumlara ve insanlığa
Kendi kişilikleri dışında
Ve ona da gidilir felsefe, bilim, din ile
Ancak görülen ki bikinili din vaazları başlamış bulunmakta
Demek aynı şeyi farklı insanlar farklı algılıyorlar, farklı anlıyorlar
Bazılarının yüzlerine tükürükleri yağmur yapıyor sanmaları
Büyük bir üretkenlik bu açıdan,
Üniversitelerden utanıyorum artık
Üniversite demek felsefe, bilim, ahlak, vicdan, medenilik, utanmak demek iken
İpini koparan üniversitelerde
Öyle ki bazı fahişelerin sanal alemdeki bilgilerinde 'Üniversitede okuyor' bile yazıyor
Bu kafa korkarım ki birgün genelevlerin bahçelerine mabed ve üniversite bile açabilir
Siyaset maya gibidir, yanlışı mayalayan, çoğaltan
İçki bile siyaset kadar zararlı değildir insanlığa
Bikini ise bir uyuşturucu türü
Çünkü ikisi de utanmayı yok eder
Ve utanmayan kafada akıl mantık, dürüstlük, güvenilirlik kalmaz
Bu yüzden Atatürk 'Ben insanın utanmalısını severim' der
Ve dini tanımlayan Din hadisileri de 'Din utanmaktır, utanmak yoksa din de yoktur' der
Yahu bakın bir çevrenize ve dünyaya
Kim kimden utanıyor
Öyleyse bu mabedler ve üniversiteler niye
Mafyaya mı özenmiş yoksa insanlık
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlarmış
Hala yerinizde iseniz yazık demektir size
Belki de kovmanın yerini yalanlar, iftiralar almıştır
Yargıçları bile yanıltan
Ancak utanan bir adaletin heykeli
Utanmaz bir heykel zaten olmaz,
Komünist Karl Marx fabrikasını işçilere bağışlamış
Peki kaç kapitalist bunu yaptı
Baba parası ile okurlarken, baba parası yerlerken solcu olanları gördüm
Fabrika sahibi olup işçilerine bağışlayacaklardı
Ancak şimdi görüyorum ki
Ağızlarında yandaşlık ve düzen hunisi
Oysa kafalarına daha çok yakışırdı
Gerçekleri, doğruları istiyorsanız neden ülke yönetimleri için siyasetçileri seçiyorsunuz
Siyasetçinin gerçekle, doğruyla asla işi olmazki(olmaz ki)
Bakın bu yüzden zaten ipini koparan siyasetçi olmuş
Oysa bir tamirci dükkanı açmak için bile Ustalık belgesi aranıyor
Belki bu yüzden genelde her siyasetçinin arkasında bir medyum
Ya da bir falcı ya da bir üfürükçü de vardır
Felsefenin, bilimin ve dinin olmadığı kesin de
Dünya ne güzel bir adillik içinde
Akıllılar ile aptallar, ahlaklılar ile ahlaksızlar
İyiler ile kötüler arasında bir ayırım(ayrım) yapmıyor
Belki de zaten bu yüzden dünyaya 'Yalan dünya' deniyordur
Öyleyse hangi ülkede adalet yalan olmazki(olmaz ki)
Çünkü hangi ülke böyle bir ayırım yapıyor,
Sanat için herşeyi yaparım diyenleri hapise atmalı bence ülkeler
Çünkü suçlular zaten herşeyi yapabilen insanlardır
Ahlakı temiz, ruhu temiz, hayatı temiz kaç sanatçı bulunur acaba dünyada
Siyaset ve sanat ne kadar çok birbirlerine benziyorlar
Belki bu yüzden demokrasi olan yerlerde temiz bir dünya yoktur,
Neden çok çalışıyorsun, dedim karıncaya
Dedi ki kitap okumayı kafam almıyor
Ve atalarımdan böyle gördüm
Belli ki bir ülke çalışanları kadar alçalır
Tembelleri kadar yükselir
İnsanlar artık kendilerine çok çalışan karıncaları, arıları değil
Tembel alimleri örnek almalı
Çünkü karıncaların ve arıların kışları yapabilecekleri yoktur
Öyle ki doğada ve Batıda bulunmayan tek şey utanmaktır
Yani felsefenin, bilimin, medeniliğin, insan olmanın ve dinin temel direği
Uzaya füzeleri mafya da gönderebilir
Satılık bilimci de çok
Bilge olmayı kolay sanıyor insanlar
Oysa bilgenin her hücresinde cennet değil cehennem vardır kendisine
Kim her hücresi acı çeken biri olmak isterki
İnsanlıktan çıkmış, incir çekirdeğine girmiş
Sözde sanatçıları ve siyasetçileri alkışlamak varken
Hayatın insana verebileceği şey helaya gidecek birşeyden başka şey değildir
Oysa felsefe, bilim, din, kitap okumak insanlığa gidecek şeyler verir
Ancak her evde hela varken insanlık nerede
Kandırmayın ya kimseyi 'Dinliyim' diye
Nefse esir iseniz dinli değilsinizdir
Çünkü nefs utanmaz, ancak din utanır
Giymiş bikini denilen sütyen külotu
'Dinin kimde olduğu belli olmaz, ilahım beni bağışlar' diyor
Seni ilahın bağışlasa da 'Din utanmaktır, utanmak yoksa din de yoktur' diyen din bağışlamaz
Ve utanması olmayanda din olduğunu kargalar bile gülemiyor artık
Birgün hastahanelerden 'Acele kirli kan aranıyor' diye duyarsanız
Büyük olasılıkla bir siyasetçiye aittir
Ve hemen bir siyasetçi götürün
Siyasetçilerin yüzlerinde bile meymenet kalmadı artık
İnsan tedirgin oluyor
Mağara dönemi'ne mi dönmek istiyor yoksa insanlık
Taş baltalar yerine tam otomatik silahlar
Zeka borsaya benzer, ilerleyemeyince geriler
Yükselemeyince düşer
Felsefede, bilimsellikte, ahlakta, medenilikte, insanlıkta yükselemeyen insanlığın hali bu işte
Yani insan olmak da pek gururlu birşey değil artık
Belki çare artık insanüstü yani ilahlığa yakın olmak.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 22.10.17/18.02




BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 46 (ŞİİR)

Şöyle dedi Türk bilgesi insanlığa:
Bu ülkeyi de, bu dünyayı da ben kötü hala getirmedim, insanlar getirdiler
Öyleyse daha ne konuşuyorlar
Ve üstelik de doğru, iyi, bilimsel, ahlaklı, insanca bir ülke
Ve dünya yaratmaya çalışan beni neden kötülüyorlar
Neden suçluyorlar
Demek ki ülkeyi ve dünyayı kötü hale getirmeleri devam ediyor
Öyleyken neden hala konuşuyorlar
Yeter artık bıktım iyi insanların kötülenmesinden
İyi insanları kötüleyenlerden daha kötü kim olabilir
İnsanca bir ülke ve insanca için çalışan insanları kötüleyeceğinize
Kendinizden başka şey düşünmeyen kendinizi neden kötülemiyorsunuz
İnsanca bir dünya, insanca bir ülke için ne yaptınız ki iyi, doğru
İnsanlar oluyorsunuz
Ne acı ki ağızları ilimleşmek yerine işkembeleşmiş
Bedenleri insanlaşmak yerine makinalaşmış insanlara
Kuşkusuz ki onların işi ülkesine, dünyaya, insanlığa
Bilimsel ve ahlaklı bir var oluş getirmek beyin, düşünce, kişilik, tarih insanlarını
Kötülemekten başka şey olmayacaktır
Ben sizden ne bir ücret isteyen kişiyim ne makam mevki
Tek yaptığım insanlığa felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden ışık tutmak
Yoksa cehaletin ve nefsin karanlığına alışmış ruhlarınız bundan mı rahatsız oluyor
Bilmez misiniz ben bu cehalet, mantıksızlık, tutarsızlık ve nefs içindeki insanların içinde
'En acıdığım insanlar cahiller içindeki alimlerdir' hadisinin de dediği gibi
Cehennem azabı çekiyorum
Şimdi ise değnekleri yılana çevirmekle değil
Sözlerdeki mantığı, tutarlılığı, gerçekçiliği, doğruyu yarıştırmak zamanı
İşte benim sözlerim burada, sizin sözleriniz orada
Havaya boşuna konuşmayın da arkasında durduğumuz sözlerimizi yarıştıralım
Kuşkusuz ki cehaletinizi ve nefsinizi okşasam beni kötülemezdiniz,
Siz düşünmeyi bir beyinle yapılabilecek kolay birşey mi sanıyorsunuz
Siz felsefeyi, bilimi, akılı, mantığı, dini, insan olmayı bir beyinle yapılabilecek
Basit birşey mi sanıyorsunuz
Kuşkusuz ki bunlar için on beyin gerekir
Yoksa hayvanlara haz gelen şeyler insanlara da haz gelmektedir
Ve hayvanların yalnızca bir beyini vardır
Öyleyken daha çok beyininiz olması için neden uğraşmıyorsunuz
Felsefe, bilim, Din hadisileri'ni öğrenip
Konuşmak için bir ağız yeter ancak düşünmek için on beyin gerekir
Çünkü her sözcüğün birçok anlatmak istediği vardır
Gerçek ki düşünce kendinize güvenmeniz, kendinizi mutlu hissetmeniz değil
Felsefenin, bilimin ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin getirdiği doğrulardır
Peki öyleyse o doğrular sizde nerede de iyi, doğru insanları bile kötüleme
Düşüklüğüne düşüyorsunuz,
Bir alime şöyle denildi: 'Falan kişi seni suçluyor'
Alim ona dedi ki: 'O kişi sigara içiyor mu?'
- İçiyor.
- İçki içiyor mu?
- İçiyor.
- Felsefe biliyor mu?
- Bilmiyor.
- Kitap okuyor mu?
- Okumuyor.
- İnsanlık için çalışıyor mu?
- Çalışmıyor. Yalnızca kendi geçimi için çalışıyor.
- Öyleyse ona güvenme çünkü onda olanlar bende yok, bende olanlar onda yok. Öyleyse yapacağın şey bende olanlar mı üstün yoksa onda olanlar mı yüksek diye düşünmek. Kuşkusuz ki bu sana gerçeği, doğruyu gösterecektir. Gerçekleri ve doğruları aramıyorsan sormanın ne anlamı var? Hiç doğru yolda gidenle doğru yolda gitmeyen bir olur mu? Daha en başta doğru ile yanlışı ayırt edemeyen kafalar için adaletin ne önemi var? Altının değeri kuyumcuya sormadan önce vardır. Kuşkusuz ki Firavun'un karısı ile Josef'i(Yusuf'u) eşit tutan, Josef'i Firavun'un karısı ile ölçen adalet sonuçta doğru olsa da yanlış adalettir.

Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 22.10.17/11.54

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 45 (ŞİİR)

Hayat gençleri hiç sevmez gerçekte
O yüzden gençler yaşlanırlar
Aşk da gençleri hiç sevmez gerçekte
O yüzden iyi aşklar yaşlıdırlar,
Ey damarlarda dolaşan
Tepeden tırnağa heryeri dolaşan kan
Girip çıkmadığın yer yok senin
Öyleyken insanlar neden
Kendilerini asil, soylu gibi sanırlar,
Hiçkimsenin evi güzel değil
Evi yerine sokaklarda sürtmeyi seven
Hiçkimsenin saygısı yok kendine
Hem yüz hem cinsel organ taşıyan
Hiçbir ilah böyle hata yapmazdı
Bu yüzden iskelet yalnızca iskelettir
Ölüm gerçekte insana onur,
Kimi türban takar kimi bikini
Din değnek değil ki iki ucu olsun
Yunus size 'Cennet Cennet dedikleri, birkaç köşkle birkaç huri' demedi mi
Öyleyse neden huriye benzetirsiniz güzelleri
Ve köşke benzeyen evler istersiniz
Yoksa Yunus dinsiz mi
Yunus'u gördünüz mü güneş istiyorsunuz
Kaza ve kader Allah'tandır diyor Din hadisileri'ni bilmeyen çokbilmişler
Bilimsel olmak, bilimle yaşamak yerine yerine
Öyleyse katilleri neden yargılıyorsunuz
Ve deveyi önce sağlam kazığa bağlıyorsunuz,
Sonsuzluk varsa rastlantı da vardır
Ve rastlantı egemendir zorunluluğa
Çünkü rastlantıdır sonsuzluğu yaratan
Ve Batının başaramayacağı tek şey utanmaktır
Çünkü evrene zorunluluk egemen değildir,
Ben sizi yalnızca aydınlatabilirim
Güneşi elinize veremem
Mumun değerini bilmeyenlerin
Güneş neyine
Hele kitap sayfalarının ışığını göremeyenlerin.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 21.10.17/18.38


BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 44 (ŞİİR)

Yemek içmek olsun, çıplaklık olsun, moda olsun
Nefsi terk etmemiş insan da toplum da insanlık da
Bilim, teknoloji ve demokrasi içinde yüzse de
Mağara çağı'nı terk etmemiş demektir
İşte bu yüzden ki insanlık 21. yüzyılda bile hala barbarlık, insanlıkdışılık içinde
İnsanın maddeye hüküm(hükm) etmesi zor da olsa bilim ve teknoloji ile olur da
İnsanın kendisine hüküm etmesi felsefe ve din gerektirdiği için
Maddeye hüküm etmekten çok daha zordur
İşte bu yüzden ki dünya 21. yüzyılda bile hala barbarlık, insanlıkdışılık içindedir
Ve bundan ilk çıkar sağlayanlar ticaretçiler ve siyasetçilerdir
Çünkü ekonomi yani ülke bilimsel olursa ticaretçiler
Devlet yani düzen bilimsel olursa siyasetçiler yok olurlar
Farkında değiller mi özel sektör yalnızca işçilerin değil
Üniversite mezunlarının da uşaklığıdır
Demek ki henüz üniversiteler de üniversite değil
Ki bilimsel olmak gibi bir ruha sahip olmayanlar neden üniversitelerin
Düşünür, alim, bilge yetiştirmesini istesinler,
İyi devlet mi güçlü devlet mi istersin, deseler iyi devlet derim
Çünkü iyi devlet dost, güçlü devlet güçlü insan gibidir
Ve iyilik güçten üstündür
Öyle iken neden hala 'Güçlü devlet, güçlü devlet' diye tuturuluyor
İyi olmak zor geldiği için mi,
Sanat müziği pavyon müziği olmaya başladı
Sanatın merkezi ya da amacı pavyonlar mı acaba
Ya da pavyondan başka yerde ekmek yok mu
Dinli olduğunu söyleyen bir ülkede
Genelevler, zina, kumarhaneler, eşcinsellik, çıplaklık dine hakaret değil mi acaba
Dinsizliği ya da dini eleştirmeyi dine hakaret saymak yerine
Yoksa çıkarların olduğu yerde yalnızca din değil akıl da mı rafa kalkıyor
Patronlar sanıyorlar ki din patronları korumak içindir
İşçiler sanıyorlar ki din patronlara boyun eğmektir
Oysa hiçbir inançta ilahlara patron denilmez
Kelebekler yenilebilecek kadar büyük olsalardı
Görünüşlerinin değil etlerinin güzelliği ile anılacaklardı
Cehaletin ya da nefsin güzellik kavramına kim inanırki(inanır ki)
Mars'da ölümsüzlük olsaydı kim vatanına ihanet etmezdi acaba
Dünyada hayat kalmazsa üstündeki vatanlarda da hayat kalmaz
Öyleyse neden bu ahımşahım(ahım şahım) vatanseverlik çığırtıları
Bakın çok yararlı diye eşek sütü bile içilmeye başlanıldı
Ancak bir sorun var
Çiğ tüketilen yiyeceklerde, çiğ tüketilen içeceklerde
Genler ölmez
Yani inek sütü ineklik yapmaz da
Aynı şey eşek sütü için geçerli değil
Duydum ki eşek sütü çiğ içilmeli imiş
Aman ha dikkat
Yeterince eşek var zaten dünyada
Sayıyı arttırmayalım
Bence en azından kaynatmadan içilmesin
Medeniyete kurt ulumalarından başka bir de eşek anırmaları karışmasın,
Felsefe ciddi birşeydir
O yüzden felsefeye ilgi az
Çünkü ciddi insan az
Ve düşünmek ciddi birşeydir
Bu yüzden ki dünyada insanlık da az,
Ne acı ki kendi işinden başka iş bilmeyenlere
Çünkü zekaları, akılları, kafaları yalnızca bir işe yetiyor demektir
İnsan herşeyle ilgilenmeli
Öncelikle herşeyle ilgilenen felsefeyle, bilimle, kitaplarla
Herşeyle ilgilenen insan sayısı azaldığı için dünyada pek düşünüre, alime, bilgeye
Rastlanılmıyor artık
Çok zeka bir zekadan üstündür
Ancak çok insan için aynı şey söylenilemez
İnsan düşünür, alim, bilge olmadıktan sonra
Çok olsa ne olur az olsa ne olur
Evlerde birden çok buzdolabı olması evlerdekileri düşünür, alim, bilge yapar mı
Ancak tek bir kitap bile mum ışığı gibi parıldar
Demek ki insan ruhu henüz karanlığa sevdalı
Gittikçe barbarlaşıyor insanlık
Barbarlık hayat ve mutluluk hakkını taş baltadan sonra bir de
Cep telefonuyla, bilgisayarla denemek istiyor olmalı
Çıkmamış candan umut kesilmez derler
Bitmemiş barbarlık her zaman tehlikelidir
Sanat değil sanki gergedanlar geçidi
Ahlak olmayan sanat türünden umudu kesmek gerekir
Kelebek denilen hayvan çıplağa da konar giyiniğe de
Nefs ne güzel bir kelebektir
Kozadan kozaya koşan
Demokrasi ve özel sektör meğer kıralların(kralların) yeni hayat tarzı imiş
Köleler yine köle
Kölelik gerçekte insanın dışından değil içinden doğar
Bu yüzden insanların, toplumların içlerine din diye kölelik koyulur
Devletlerin içleri de özel sektörle oyulur
İnsanlığa kalan ise kendini leşini kaldırmaktır
Patronlara ve devletlerine duyurmadan
Patronların ve devletlerinin keyiflerini bozmadan
İşçiye verilen tek şey ise moda, deniz ve özel nefsler
Düşünmeyi değil konuşmayı seven insan siyasetçi olur
Ve çalışmayı değil konuşmayı seven insan patron.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 20.10.17/12.49