'Mantık' sözcüğüne Türk dil kurumu 'Arabça' diyorsa da
Bence Türkçe sözcük çünkü Türkçedeki 'İnsan' anlamına gelen 'Men/Man' sözcüğünden
Ve 'Tıkırtıkır/Tıkır tıkır' anlamına gelen Türkçe sözcükten türetilmiş
Yani savım ki 'Mantık' sözcüğü 'Tıkırtıkır çalışan beyin' anlamında sözcük
Yani 'Mantık' sözcüğü de Türk dil kurumu'nun yanıldığı sözcüklerden bence,
Mantık dikkatten sonraki en önemli şeydir çünkü dikkat olmazsa mantık da olmaz
Ve mantık olmazsa akıl-ruh sağlığı, felsefe, bilim, ahlak, din, adalet de olmaz
Bu nedenle okullarda okutulması gereken en önemli ders mantık dersi olmalıdır
Ancak durum ki üniversitelerde bile mantık öğretilmiyor ki üniversite mezunu insanlar bile
Mantıksızlık içindeler
Örnek ki kimisi sütyen-külot ortalıkta dolaşıyor
Kimisi sigara, içki içiyor
Kimisi astrolojiye, fala, büyüye inanıyor
Kimisi bozulan araçları, eşyaları, cihazları dua ile onarmaya çalışıyor
Kimisi hastalıkları tıp(tıb) bilimi ile değil dua ile iyileştirmeye çalışıyor
Kimisinin bedeni pirsing, dövme gibi ilkellik, vahşilik kültürüleri(kültürleri) ile dolu,
Her dilde her harf, nokta, virgül bile çok önemlidir
Bu nedenle ki sözcüklerde harf, nokta, virgül eksiltmek çok yanlıştır
Çünkü sözcüklerin anlamsızlaşmalarına da, anlaşılamamalarına da neden olabilir
Örnek ki Arabçadaki 'Kader, keder'
Türkçedeki 'Elek, yelek'
Bu nedenle ki ilerlemek, yükselmek, güçlenmek isteyen bir ülke ya da toplum
Önce kendi dilini geliştirmelidir, güçlendirmelidir
Yani el sözcükleri ile dil olmaz
Ancak görülmekte ki üstelik de Türkçeleri varken Türkiye'ye 'Hijyen, etik, vizyon, misyon
Performans, aktivite, aktivasyon, kıyafet, fikir, bariz, devasa, kadim, bahsetmek' gibi
Yabancı sözcükler katılmakta
Oysa bir ülkenin ya da toplumun gücünü önce dilindeki başarı belli eder
Gerçek ki 'Yabancı sözcük' sanılan pekçok sözcük gerçekte Türkçe kökenlidir,
'Kader' sözcüğünün yalnızca kullanılış biçimine bakılsa da
'Ben çok kaderliyim', 'Ben çok kadersizim'
'Kaderimde zengin olmak da varmış', 'Kaderimde yoksul olmak da varmış' gibi
Örneklerinde görüldüğü gibi
Hem olumlu, hem de olumsuz anlam içeren, öziçeriksiz ve dışsal bir sözcük olduğu anlaşılır,
Dil başka diller üzerine kurulursa sözcükleri zamanlar anlamsızlaşır, tuhaflaşır, anlaşılmazlaşır
Örnek ki 'Kader' denilen sözcüğün doğrusu, Arabçadaki 'Dehr' sözcüğünden
'Dehr' sözcüğü de birisinin başına birşey gelmesini anlatan 'Dehere' sözcüğünden
'Dehr' sözcüğü de Saba(Sebe) dilindeki 'Dhr' sözcüğünden geliyormuş
Sabaca 'Dhr' sözcüğü de 'Yok etmek' anlamına
Ancak eski bir Sami dili olan Ge'ez dilinde 'Dhr' sözcüğü 'Kutsamak' ve 'Lütufta bulunmak'
Anlamlarına geliyormuş
'Sami' ise 'Arap, İbrani, Süryani (Arami, Keldani, Asuri), Akad' gibi halkların ait olduğu kitle
Bu nedenle eski Arap şairleri başlarına gelen iyiliği hem de başlarına gelen kötülüğü de
'Dehr' olarak tanımlamışlar
Ancak dikkat edin, 'Kendilerinin yaptığı ya da kendilerine yapılan iyilikleri ve kötülükleri' değil
'Başlarına gelen' iyilikleri ve kötülükleri
Ancak Arabçadaki 'Keder, heder, ender' sözcüklerinin olumsuz anlamlarından da
Anlaşılacağı gibi Arabçada iki heceli sözcüklerde 'der' son eki olumsuzluk vermekte
Bu nedenle ki iki heceli olan 'Kader' sözcüğü de olumsuzluk demek olur
Yani bu durumda, olumlu, iyi, güzel, mutlu şeylere 'Kader' denilemez
Yani yalnızca kötü şeylere 'Kader' denilebilir
Dilfelsefesi, dilmantığı, ve dilbilimi gereği ,
Vikipedi'de diyor ki 'Kader ya da yazgı=Önceden ve değişmeyecek bir biçimde belirlenmiş
Olay akışı'
Ancak bu tanım 'Kader' sözcüğüne hem doğaüstü bir anlam vermeye çalışan
Hem 'Olay akışı' diyen yanlış bir tanımdır
Çünkü 'Kader' denilen şey 'Olay akışı' değil, 'Son, son durum'dur
Ve 'Son'lar insanların kendilerince de, başka insanlarca da yapılabilir
Örnek ki başka bir ülkeye giden insan da 'Kaderimde buralara da gelmek varmış' diyebilir
Ki kendi isteği ile oraya gitmiş olmakta
Örnek ki kendisine atılan iftira yüzünden hapisedüşen(hapise düşen) insan da
'Kaderimde hapisedüşmek de varmış' diyebilir
Örnek ki sivrisinekten bulaşan sıtma sonuçu(sonucu) ölen insanın son sözü de
'Kaderimde bu da varmış' diyebilir
Örnek ki kafasını direğe vurup ölen insanın son sözü de 'Kaderimde bu da varmış' diyebilir
Örnek ki deprem ile evi yıkılan insan da 'Kaderimde bu da varmış' diyebilir
Demek ki 'Kader' sözcüğü öncelikle 'Birşey yapmaya gücü olan birşeyi' içerir
Yani dünyadaki ve evrendeki, insanlara yönelik birşey yapmaya, oluşturmaya yönelik herşey
'Kader' yapabilir
Dini inançlarda ilah var olduğundan ilah da insanlara yönelik birşeyler yapma olanaklıdır
Bu durumda 'Kader' genelde beşe ayırılır(ayrılır):
1- İnsanın kendisinin yaptığı kader
2- Öteki insanların yaptığı kader
3- İnsan olmayan canlı varlıkların yaptığı kader
4- Cansız varlıkların yaptığı kader
5- İlahların yaptığı kader,
Bu durumda örnek ki gerekli bilimsel, teknolojik, ve insani önlemlerin alınmadığı
Kömür ocaklarındaki gırizu(grizu) gibi nesnel nedenli kazalar da
Göçük gibi öznel nedenli kazalar da 'İnsani kader'lerdendir yani 'İnsan nedenli kader'lerdir
Yani bu kaderlerde örnek ki ilahların etkisi yoktur
Oysa deprem insanların yaptığı birşey değildir ancak depreme karşı dayanıklı
Yapılar yapmamak yani depreme karşı bilimsel, teknolojik, ve insani önlemlere uymamak
İnsani etkidir
Ancak bu durumda da ya 'İnsanların önlemleri ilahların yaptıklarını yenebiliyor' durumu
Ya da 'İlahlar kendi yaptıklarına karşı insanların savaşmasını, mücadele etmesini
Önlem almasını istiyor' durumu oluşur ki bilimde ve teknolojide ilerleme
İkinci durumun geçerli olduğunu göstermekte ki durum ki Hıristiyan(Hristiyan) Batı
Bunu anladığı için bilim ve teknoloji ile sorunlara karşı önde,
Bu durumda açık ki bilimsel ve teknolojik önlemler alınmadığı için oluşan kazalar
'İlahi kader' olarak tanımlamazlar, yorumlanamazlar
Yani insanlar yaptıklarını ya da yapmadıklarını 'İnsani kader' olarak tanımlayabilirler
'İlahi kader' olarak değil
Çünkü bilimin ve teknolojinin sorunlara karşı başarısı ilahların yapacaklarına karşı
İlahların önlem alınmasını istedikleri açıktır yoksa bilim ve teknoloji hiçbir sorunu çözemezdi
Bu durumda dinsel inançlar açısında yalnızca ölüm 'İlahi kader' olarak tanımlanabilir
Ölümlerin nedenleri değil
Bu nedenle örnek ki hiçbir maden ocağı kazası 'İlahi kader' olarak tanımlanamaz
Çünkü ya insan hatasıdır(yanlışıdır)
Ya da Allah vermiş olsa da önlem alınması gerekir çünkü durum ki Allah böyle istiyor
Çünkü Muhammed de 'Din bilimdir, Çin'de de olsa gidip öğrenin'
Ve 'Devenizi önce sağlam kazığa bağlayın, sonra Allah'a emanet edin' diyor
Ve bilim, teknoloji, medenilik ilerlerse sorunlar ya azalmakta ya yok olmakta
Bu nedenle ki pekçok hastalık, en azından pekçok ülkede artık yok olmuş durumda
Yoksa asla yok olmazlardı
Bu nedenle ki İslamiyet dini inançında(inancında) 'Doğal ölüm'den
Yani, Allah'ın kendisinin doğrudan verdiği 'Ölüm'den başka
Boyuneğilecek(Boyun eğilecek) kader yoktur
Batı dünyası bunu anlamış ki bilimde ve teknolojide ilerlemekte
İslamcı dünya bunu anlamamış olmalı ki bilimde ve teknolojide gerikalmakta(geri kalmakta)
Bu durumda açık ki Allah verdiği sorunları 'Boyuneğilsin' diye değil
Çözülsün, insanlığın zekası(anlakı) ilerlesin diye vermekte
Bu nedenle ki hadis 'Bilim Çin'de de olsa gidin öğrenin' diyor.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 18.10.22/05.15
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.