Alıştırılmakta toplum
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı siyaset türünce, moda türünce, medya türünce
Sanat türünce, ünlü türünce, tanıtımca(reklam) türünce, tüketim türünce, üretim türünce
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıya köleliğe
Batı 'Duygusal zeka' diyor, 'Başüstüne' deniliyor, Batı 'Empati' diyor, 'Başüstüne'
Batı 'Hijyen, etik, aktivite, misyon, vizyon, perfomans' diyor, 'Başüstüne'
Batı bikini, mini etek, mini şort, tayt pantolon, astroloji, eşcinsellik, eşcinsel evlilik
Zina, geneleve serbestliği' diyor, deniliyor 'Başüstüne'
Oysa Mustafa Kemal Atatürk Batıya boyuneğmeyi değil
Beyinin, insanlığın, akıl-ruh sağlığının, adaletin, özgürlüğün temel koşulları olan
'Önce ahlak ve bilim'i deyip özgürlüğü öğretti
Oysa Türkiye sanki pusula, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batı da Kuzey uçu(ucu)
Ortalıkta çok gezen testi kırılır,
Mustafa Kemal olmasaydı ne olurdu
Mondros utanç, onursuzluk, gurursuzluk, aptallık anlaşması ile Anadolu
Faşist, işgalci, sömürgeci devletlerce paylaşılırdı
Zamanla, paylaşılan bölgelerde ayaklanmalar çıkar, ve küçük küçük beylikler
Ya da küçük küçük devletçikler kurulurdu, ve Anadolu beylikler dönemine geri dönerdi
Ve belki bugün bile bu topraklarda en az yedi beylik ya da küçük devletçik olurdu
Mustafa Kemal hem vatanı ve halkını kurtarmıştır, hem tarihin geriye dönmesini önlemiştir
Hem bugün bile var olan tek bir devleti kurmuştur
Hem de 'Önce ahlak ve bilim
Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin
Türkiye'de barış, dünyada barış'ı öğremiştir
Ancak Türkiye'nin beylikler dönemine geri gitmesini çözüm sanan kafalar
Bunu da
Mustafa Kemal olmasaydı, 'İstanbul'un kurtuluşu' bile kutlayamayacaklarını
'İstanbul'un fetihi'nin kutlanmasının değil, 'İstanbul'un kurtuluşu'nun akıl, mantık, çağdaşlık
Gerçekçilik, doğru, akıl-ruh sağlığı olduğunu henüz anlayamadılar
Bugün var olan İstanbul' Osmanlı'nın fetih ettiği İstanbul değil
Mustafa Kemal'in kurtardığı İstanbul'dur
Çünkü Mustafa Kemal olmasaydı, bugün İngilizler 'İstanbul'un işgali'ni
Her yıl kutluyor olacaklardı
Ve İzmir'i işgal eden işgalci Yunanistan ile didişilirken
Ne yazık ki İstanbul'u işgal eden
Ve akıldışı-ahlakdışı bir insan dişisini, heykelini yapıp Türkiye'nin başına 'müzik' adı altında
'Rol model' olarak diken sömürgeci İngiltere'den faizle borç para alınmaktadır ki bu da
Mustafa Kemal'in ne yaptığının henüz anlaşılamadığını
Tıpkı evrimi anlamakta olduğu gibi Mustafa Kemal Atatürk'ü de anlamakta
Yalnızca nicel zeka(anlak) değil nitel zeka da gerektiğinin kanıtlarındandır,
Herkes seni unutsa da sen kendini
Ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dini unutma
Unutulmak değil, kendini, ve Din hadisileri'nin dediği dini unutmak kötü,
Zıplamak sağlık için en iyi çalışmadır çünkü zıplamada tüm kaslar çalışır
Üstelik beden denge, dayanıklılık, hız ve güç kazanır
İdam cezası isteyenler tuhaf ki zinanın, genelevlerin, ahlakdışı pılajların(plajların)
Ahlakdışı otellerin, eşcinselliğin, akıldışı-ahlakdışı moda türünün, astrolojinin, ve siyasetin
Yani ahlakdışılığın ve bilimdışılığın yasaklanmasını istemiyorlar
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı her ruh hastadır,
Evlilik yıldönümü kutlayanlara acıyorum çünkü evliliğin her günü kutlu olmalı
Ey insan, yaptıklarını kimse görmese de sen görüyorsun, ve yaptıkların beyinine
Egemen oluyor, eğer kötü-yanlış-çirkin şeyler yaparsan bil ki birgün mutlaka ya seni
Kötü biri yaparlar ya da yakalanmış bir suçlu
Yalnızken de kötü, yanlış şeyler yapma ki kötü, yanlış şeyler yapmak olasılığın
Ve olanağın olmasın
Ey insan, düşündüklerini kimse bilmese de sen biliyorsun, düşünceler birgün davranışlara
Bedene, beyine, ruha egemen olabilirler
Yanlış, kötü şeyler düşünme ki yanlışa, kötülüğe olasılığın ve olanağın olmasın
Bil ki bildiğin herşey birgün sana 'Yap' diye emir verebilir,
Herkesin hayatı(yaşamı) canlı iken bir iskeletin anılarından(hatıralarından) oluşuktur
Hayat canlı iken bir iskeletin anılarından oluşuktur,
İnsanların mutlu olupolmamaları(olup olmamaları) değil
Dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyupuymadıkları(uyup uymadıkları) önemli
Mutluluk hayvanlarda da olan birşeydir ancak Din hadisileri'nin tanımladığı din
Yalnızca doğruinsanlarda(doğru insanlarda) olur,
Ortama, koşullara uymak demek olan
'IQ' da denilen nicel anlak(zeka) katsayısının en yükseği hayvanlarda bulunur
İnsanların hayvanlarda en zirvesi olan nicel zeka ile değil 'Ahlak ve bilim' birleşimi olan
Ve hayvanlarda bulunmayan nitel anlak ile övünmeleri, gururlanmaları, onurlanmaları
Saygınlaşmaları, tanımlanmaları, ölçülmeleri gerekir,
Duygusal anlak(zeka) övünülecek, baştaçı(baştacı) edilecek birşey değildir
Çünkü duygu da hayvanlarda olan, ilkel birşeydir
Ve duygu akıla(akla), mantığa göre ilkelliktir, geriliktir
İnsanlar, insanlık duygusal anlak ile değil ahlakın ve bilimin ürünü olan nitel anlak ile
Yetiştirilmeli, yetişmeli, övünmeli, onurlanmalı, gururlanmalı, tanımlanmalı,
'İyi insan' olmak yetmez çünkü 'İyi'yi insanlar belirler, insanlara yardım, iyilik, dalkavukluk
Yalakalık, uşaklık yaparsan, para-mal-yiyecek-içecek-giyecek verirsen
İnsanların işlerini parasız görürsen sana 'İyi insan' derler
Üstün olan şey 'Doğru insan' olmaktır, 'Doğruyu' da insanlar, toplumlar değil
'Doğrular' seçer, belirler
Ve 'Doğru insan' olmak 'İyi insan' olmaktır da ancak 'Doğru insan' olmadan da 'İyi insan'
Olunabilir, insanlara 'Gerçekler ve doğrular' yerine yiyecek, içecek, para verip
Bu nedenle ki hayvanlar da 'Doğru insan' değil 'İyi insan' ararlar, isterler, beslenebilmek için,
Ekonomide ve vatan savunmasında
İnsan dişisinin emeğine gereksinim duyan bir ekonomi de, ülke de
İsterse Mars'a gitsin, batmış demektir
Çünkü ekonomi insan gücü yerine bilim, teknoloji, makina(makine), robot, bilgisayar ile
Yapılmalı iken
Bir de insan dişisinin bedensel, kassal, nicel emeğine gerek duymak açık ki ilerleme değil
Geriliktir, övünç değil utançtır,
Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük
Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine ya da din tanımına
Sarılmak yerine
Türban takıp kendini dinli sanmak da
Bikini, mayo, mini etek, tay pantolon gibi ahlaka aykırı şeyler giyip
Kendini medeni, çağdaş, doğru insan sanmak da
Bedenine pirsing, dövme gibi ilkellik, barbarlık, vahşilik kültürü ile donatıp
Kendini özgür ya da mutlu sanmak da
Kas yapıp kendini güçlü, üstün, önder, lider, örnek sanmak da
Dine de, doğruya da yani ahlaka da, gerçeklere de yani bilime de aykırılıktır
Mutlu ya da şen olmanız doğru insan olmak da, doğruyolda(doğru yolda) olmak da
Değildir
İnsanlar ve toplumlar dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uyarlarsa
'Doğru' ve 'Doğruyol'da olurlar,
Eline mikrofon alıp hoplatıpzıplatan(hoplatıp zıplatan), eğlendiren, güldüren
Abuksubuk-saçmasapan sözler söyleyen
Kendini 'Sanatçı' sanıyor
Oysa sanatın ölçütü insanlar ve toplumlar değil
Gerçeğin ölçütü olan bilim, doğrunun ölçütü olan ahlaktır,
Din secde ile de, dua ile de, sünnet ile de, siyaset ile de olabilecek kadar kolay birşey değildir
Uyku dine aykırı değildir ancak aşırı uyku dine aykırıdır
Yemek yemek dine aykırı değildir ancak aşırı yemek yemek dine aykırıdır
Arabayı hızlı kullanmak dine aykırı değildir ancak arabayı aşırı hızlı kullanmak dine aykırıdır
Konuşmak dine aykırı değildir ancak kötülük için yalan söylemek dine aykırıdır
Dine aykırı olan şey faiz değil, riba yani aşırı faizdir ki herşeyin aşırısı dine aykırıdır zaten
Dini bilmek için önce dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik
Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni bilmek gerekir
Din mabedlerde, mezheplerde, tarikatlarda, cemaatlerde, siyasette, ticarette, yemeklerde
Sultanlıklarda, saraylarda, makamlarla, çalgılarla, müziklerle, dualarla, ilahilerle değil
Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük
Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nde öğrenilir,
Çok daldın uzaklara
Oysa uzaklar gökyüzü, dağlar, okyanuslar kadar çok uzaklarda değil
Evrenin en uzak yeri senin ruhunda
Herşey senin ruhunda, sana en uzaklarda
Hiçkimse seni, senin seni aynada gördüğün gibi görmez
Hiçkimse seni, senin seni duyduğun gibi duymaz
Dışın en kalabalıkta bile yapayalnızdır.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 16.8.22/08.50
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.