1 Ekim 2022 Cumartesi

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 315 (ŞİİR)

 Alıştırılmakta toplum

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı siyaset türünce, moda türünce, medya türünce

Sanat türünce, ünlü türünce, tanıtımca(reklam) türünce, tüketim türünce, üretim türünce

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıya köleliğe

Batı 'Duygusal zeka' diyor, 'Başüstüne' deniliyor, Batı 'Empati' diyor, 'Başüstüne'

Batı 'Hijyen, etik, aktivite, misyon, vizyon, perfomans' diyor, 'Başüstüne'

Batı bikini, mini etek, mini şort, tayt pantolon, astroloji, eşcinsellik, eşcinsel evlilik

Zina, geneleve serbestliği' diyor, deniliyor 'Başüstüne'

Oysa Mustafa Kemal Atatürk Batıya boyuneğmeyi değil

Beyinin, insanlığın, akıl-ruh sağlığının, adaletin, özgürlüğün temel koşulları olan

'Önce ahlak ve bilim'i deyip özgürlüğü öğretti

Oysa Türkiye sanki pusula, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batı da Kuzey uçu(ucu)

Ortalıkta çok gezen testi kırılır,

Mustafa Kemal olmasaydı ne olurdu

Mondros utanç, onursuzluk, gurursuzluk, aptallık anlaşması ile Anadolu

Faşist, işgalci, sömürgeci devletlerce paylaşılırdı

Zamanla, paylaşılan bölgelerde ayaklanmalar çıkar, ve küçük küçük beylikler

Ya da küçük küçük devletçikler kurulurdu, ve Anadolu beylikler dönemine geri dönerdi

Ve belki bugün bile bu topraklarda en az yedi beylik ya da küçük devletçik olurdu

Mustafa Kemal hem vatanı ve halkını kurtarmıştır, hem tarihin geriye dönmesini önlemiştir

Hem bugün bile var olan tek bir devleti kurmuştur

Hem de 'Önce ahlak ve bilim

Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin

Türkiye'de barış, dünyada barış'ı öğremiştir

Ancak Türkiye'nin beylikler dönemine geri gitmesini çözüm sanan kafalar

Bunu da

Mustafa Kemal olmasaydı, 'İstanbul'un kurtuluşu' bile kutlayamayacaklarını

'İstanbul'un fetihi'nin kutlanmasının değil, 'İstanbul'un kurtuluşu'nun akıl, mantık, çağdaşlık

Gerçekçilik, doğru, akıl-ruh sağlığı olduğunu henüz anlayamadılar

Bugün var olan İstanbul' Osmanlı'nın fetih ettiği İstanbul değil

Mustafa Kemal'in kurtardığı İstanbul'dur

Çünkü Mustafa Kemal olmasaydı, bugün İngilizler 'İstanbul'un işgali'ni

Her yıl kutluyor olacaklardı

Ve İzmir'i işgal eden işgalci Yunanistan ile didişilirken

Ne yazık ki İstanbul'u işgal eden

Ve akıldışı-ahlakdışı bir insan dişisini, heykelini yapıp Türkiye'nin başına 'müzik' adı altında

'Rol model' olarak diken sömürgeci İngiltere'den faizle borç para alınmaktadır ki bu da

Mustafa Kemal'in ne yaptığının henüz anlaşılamadığını

Tıpkı evrimi anlamakta olduğu gibi Mustafa Kemal Atatürk'ü de anlamakta

Yalnızca nicel zeka(anlak) değil nitel zeka da gerektiğinin kanıtlarındandır,

Herkes seni unutsa da sen kendini

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dini unutma

Unutulmak değil, kendini, ve Din hadisileri'nin dediği dini unutmak kötü,

Zıplamak sağlık için en iyi çalışmadır çünkü zıplamada tüm kaslar çalışır

Üstelik beden denge, dayanıklılık, hız ve güç kazanır

İdam cezası isteyenler tuhaf ki zinanın, genelevlerin, ahlakdışı pılajların(plajların)

Ahlakdışı otellerin, eşcinselliğin, akıldışı-ahlakdışı moda türünün, astrolojinin, ve siyasetin

Yani ahlakdışılığın ve bilimdışılığın yasaklanmasını istemiyorlar

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı her ruh hastadır,

Evlilik yıldönümü kutlayanlara acıyorum çünkü evliliğin her günü kutlu olmalı

Ey insan, yaptıklarını kimse görmese de sen görüyorsun, ve yaptıkların beyinine

Egemen oluyor, eğer kötü-yanlış-çirkin şeyler yaparsan bil ki birgün mutlaka ya seni

Kötü biri yaparlar ya da yakalanmış bir suçlu

Yalnızken de kötü, yanlış şeyler yapma ki kötü, yanlış şeyler yapmak olasılığın

Ve olanağın olmasın

Ey insan, düşündüklerini kimse bilmese de sen biliyorsun, düşünceler birgün davranışlara

Bedene, beyine, ruha egemen olabilirler

Yanlış, kötü şeyler düşünme ki yanlışa, kötülüğe olasılığın ve olanağın olmasın

Bil ki bildiğin herşey birgün sana 'Yap' diye emir verebilir,

Herkesin hayatı(yaşamı) canlı iken bir iskeletin anılarından(hatıralarından) oluşuktur

Hayat canlı iken bir iskeletin anılarından oluşuktur,

İnsanların mutlu olupolmamaları(olup olmamaları) değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyupuymadıkları(uyup uymadıkları) önemli

Mutluluk hayvanlarda da olan birşeydir ancak Din hadisileri'nin tanımladığı din

Yalnızca doğruinsanlarda(doğru insanlarda) olur,

Ortama, koşullara uymak demek olan

'IQ' da denilen nicel anlak(zeka) katsayısının en yükseği hayvanlarda bulunur

İnsanların hayvanlarda en zirvesi olan nicel zeka ile değil 'Ahlak ve bilim' birleşimi olan

Ve hayvanlarda bulunmayan nitel anlak ile övünmeleri, gururlanmaları, onurlanmaları

Saygınlaşmaları, tanımlanmaları, ölçülmeleri gerekir,

Duygusal anlak(zeka) övünülecek, baştaçı(baştacı) edilecek birşey değildir

Çünkü duygu da hayvanlarda olan, ilkel birşeydir

Ve duygu akıla(akla), mantığa göre ilkelliktir, geriliktir

İnsanlar, insanlık duygusal anlak ile değil ahlakın ve bilimin ürünü olan nitel anlak ile

Yetiştirilmeli, yetişmeli, övünmeli, onurlanmalı, gururlanmalı, tanımlanmalı,

'İyi insan' olmak yetmez çünkü 'İyi'yi insanlar belirler, insanlara yardım, iyilik, dalkavukluk

Yalakalık, uşaklık yaparsan, para-mal-yiyecek-içecek-giyecek verirsen

İnsanların işlerini parasız görürsen sana 'İyi insan' derler

Üstün olan şey 'Doğru insan' olmaktır, 'Doğruyu' da insanlar, toplumlar değil

'Doğrular' seçer, belirler

Ve 'Doğru insan' olmak 'İyi insan' olmaktır da ancak 'Doğru insan' olmadan da 'İyi insan'

Olunabilir, insanlara 'Gerçekler ve doğrular' yerine yiyecek, içecek, para verip

Bu nedenle ki hayvanlar da 'Doğru insan' değil 'İyi insan' ararlar, isterler, beslenebilmek için,

Ekonomide ve vatan savunmasında

İnsan dişisinin emeğine gereksinim duyan bir ekonomi de, ülke de

İsterse Mars'a gitsin, batmış demektir

Çünkü ekonomi insan gücü yerine bilim, teknoloji, makina(makine), robot, bilgisayar ile

Yapılmalı iken

Bir de insan dişisinin bedensel, kassal, nicel emeğine gerek duymak açık ki ilerleme değil

Geriliktir, övünç değil utançtır,

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine ya da din tanımına

Sarılmak yerine

Türban takıp kendini dinli sanmak da

Bikini, mayo, mini etek, tay pantolon gibi ahlaka aykırı şeyler giyip

Kendini medeni, çağdaş, doğru insan sanmak da

Bedenine pirsing, dövme gibi ilkellik, barbarlık, vahşilik kültürü ile donatıp

Kendini özgür ya da mutlu sanmak da

Kas yapıp kendini güçlü, üstün, önder, lider, örnek sanmak da

Dine de, doğruya da yani ahlaka da, gerçeklere de yani bilime de aykırılıktır

Mutlu ya da şen olmanız doğru insan olmak da, doğruyolda(doğru yolda) olmak da

Değildir

İnsanlar ve toplumlar dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uyarlarsa

'Doğru' ve 'Doğruyol'da olurlar,

Eline mikrofon alıp hoplatıpzıplatan(hoplatıp zıplatan), eğlendiren, güldüren

Abuksubuk-saçmasapan sözler söyleyen

Kendini 'Sanatçı' sanıyor

Oysa sanatın ölçütü insanlar ve toplumlar değil

Gerçeğin ölçütü olan bilim, doğrunun ölçütü olan ahlaktır,

Din secde ile de, dua ile de, sünnet ile de, siyaset ile de olabilecek kadar kolay birşey değildir

Uyku dine aykırı değildir ancak aşırı uyku dine aykırıdır

Yemek yemek dine aykırı değildir ancak aşırı yemek yemek dine aykırıdır

Arabayı hızlı kullanmak dine aykırı değildir ancak arabayı aşırı hızlı kullanmak dine aykırıdır

Konuşmak dine aykırı değildir ancak kötülük için yalan söylemek dine aykırıdır

Dine aykırı olan şey faiz değil, riba yani aşırı faizdir ki herşeyin aşırısı dine aykırıdır zaten

Dini bilmek için önce dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni bilmek gerekir

Din mabedlerde, mezheplerde, tarikatlarda, cemaatlerde, siyasette, ticarette, yemeklerde

Sultanlıklarda, saraylarda, makamlarla, çalgılarla, müziklerle, dualarla, ilahilerle değil

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nde öğrenilir,

Çok daldın uzaklara

Oysa uzaklar gökyüzü, dağlar, okyanuslar kadar çok uzaklarda değil

Evrenin en uzak yeri senin ruhunda

Herşey senin ruhunda, sana en uzaklarda

Hiçkimse seni, senin seni aynada gördüğün gibi görmez

Hiçkimse seni, senin seni duyduğun gibi duymaz

Dışın en kalabalıkta bile yapayalnızdır.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 16.8.22/08.50

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.