31 Temmuz 2021 Cumartesi

KARADENİZ KANAL İSTANBUL ARABLAR VE İSRAİL

 Küçücük Japonya önce koskoca Çin'i elegeçirmeye çalıştı, sonra da tüm dünyayı; öyle ki Çin'in yarısını elegeçirmişti de.


Tarih; dünyayı elegeçirmeye çalışan hükümdarlar ile dolu.


Hitler de dünyayı elegeçirmeye çalıştı.


Yahudilerin Kutsal kitabında da 'Dünyayı elegeçir, ve Yahudi olmayan herkesi öldür çünkü dünya yalnızca Yahudilerindir' diyor.


Medyada haberler:

1- İsrailliler Gap'ı sevdi.

2- Arablar Kanal İstanbul'u sevdi.

3- Araplar Doğu Karadeniz'i sevdi!

4- Karadeniz tutkusu Araplara ev aldırıyor.


Yani durum ki ya Arablar doğu Karadeniz'de, ve Kanal istanbul çevresinde satın aldıkları yerleri yarınbirgün(yarın birgün) İsraillilere satarlarsa? Bakın, İsrail Türkiye'nin sağ alt köşesinden başlamış işe; sol üst köşesine de neden gitmesin?


İsrail'e Arab topraklarını yani kendi topraklarını bile satmışlar da; başkasının vatanını neden satmasınlar?


Nasılsa parayıverendüdüğüçalıyor(parayı veren, düdüğü çalıyor); bakın, 'özelleştirme' diye, parayı verene, devletin, vatanın, milletin, kamunun fabrikasıları(fabrikaları), şirketileri(şirketleri), madenleri bile satılmakta.


Sonra; 'Bir elinde Gap, bir elinde Kanal İstanbul, umurunda mı dünya?' olmasın?


Bence düşünülmeli, 'küçük' deyip geçmemeli; korona virüsü de küçücük ancak tüm dünyayı elegeçirdi; hükümdarların yapamadığını yaptı.



Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 1.8.21/03.07

OLİMPİYAT (ŞİİR)

 Barış diye, demokrasiye karşı savaşıyorlar bölücü ve düşman siyasi partiler ile

Moda diye, anlaşıyorlar fahişelik dünyası ile

Sanat diye, oynaşıyorlar cinsel utanmazlık ile

Ekonomi diye, ülkeleri paylaşıyorlar işgalci özel sektör ile

Olimpiyat diye, yarışıyorlar vahşi Romalılar ile

Sonra da düşünüyorlar 'Binlerce üniversite olan

Bilim ve teknoloji zirvesi 21. yüzyıl neden insanca değil?' diye,

'Bilimde ve ahlakta birleşin' dedi Atatürk

'Dinde birleşin' dedi Muhammed

O din ki 'Önce bilim ve ahlak' demek

Ne Atatürk'ü dinliyor insanlık, ne Muhammed'i

Atatürk de, Muhammed de değil, akıldışı-ahlakdışı ünlüler 21. yüzyılın önderi

Sonra da soruyorlar 'Milyonlarca üniversite mezunu olan 21. yüzyıl

Neden insanca değil de Romalılar gibi?' diye,

Birileri cinselliği sömürüyor moda diye, ve sanat diye

Birileri kası sömürüyor, sıpor(spor) diye, ve olimpiyat diye

Tümü de akıldışı, ahlakdışı, insanlıkdışı bir dünyanın egemenliğine

Tümü de vahşi Romalıların yarım bıraktığı yere,

İnsanlık beyine, ruha, felsefeye, mantığa, bilime, ahlaka, dine gitmeli artık

Vahşi Romalılar gibi kas köleliğine, kas hazzına, kas bağımlılığına, kas teşhirciliğine değil

İnsanlar alim, alime, bilge olmalı artık

Vahşi Romalılar gibi gıladyatör(gladyatör) değil

İnsanlık bilimsel ve ahlaklı insan olmakta yarışmalı artık

Vahşi Romalılar gibi vahşilikte değil,

Olimpiyatlara değil bilime ve ahlaka gitmeli insanlık

Vahşi Romalılara değil alimlere, alimelere, bilgelere özenmeli insanlık

Sağlam kafa sağlam bedenle değil bilim ve ahlak ile olur

Sağlam kafa ette, kemikde değil bilim ve ahlak döşeli beyinde bulunur

Sıporcular değil alimler, alimeler, bilgeler istiyor insanlık

Barbarlık değil bilimsellik ve ahlakçılık istiyor insanlık.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 1.8.21/02.20

EY MÜSLÜMAN NEREYESİN?

 Dini tanımlayan, anlatan, öğreten Din hadisileri

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık

Sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyor

Peki senin halin, durumun buna uygun mu

Din hadisileri 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' diyor

Sen ise öz bebek kardeşini, ve öz çocuk kardeşini öldürtmüş sultanları bile

Baştaçı ediyorsun

Öyle ki Ramazan ayı'na bile 'Sultan' diyorsun

Ey Müslüman nereyesin,

Dini tanımlayan, anlatan, öğreten Din hadisileri

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık

Sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyor

Peki senin halin, durumun buna uygun mu

Din hadisileri 'Çarşı Şeytan'ın mescididir', 'Tacirler günahkardırlar' 

Ve 'Kıyamet öncesi ticaret yaygınlaşacak öyle ki kadın bile kocasına 

Ticarette yardım edecek diyor, sen ise ticarete battıkça batıyorsun

Din hadisileri 'Ezanı makamsız okuyun' diyor

Sen ise Kuran'ı bile makamlı okuyorsun

Ey Müslüman nereyesin,

Dini tanımlayan, anlatan, öğreten Din hadisileri

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık

Sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyor

Sen ise takılmışsın toplumu bölmek, insanları birbirlerine düşman etmek, nefs, israf 

Ve yandaşlık demek olan siyaset denilen dünyanın peşine

Din hadisileri 'Kim insanların kalbini kazanmak için güzel konuşmayı öğrenirse 

Allah kıyamette onun hiçbirşeyini kabul etmez' 

Ve 'Kuran'ı ezbere okumayın' diyor

Sen ise Kuran'ı hem de makamlı hem ezbere güzel okuma yarışmasıları yapıyorsun

Din hadisileri 'Kim bir falcıya veya kahine gelip söylediklerini tasdik ederse 

Muhammed'e indirilene küfür etmiş olur

Kim kahine gelip de birşey sorarsa kırk gece tevbesi kabul olmaz

Söylediklerinde onu doğrularsa kafir olur' diyor

Ancak sen astroloji, burç, fal peşinde koşuyorsun

Din hadisileri 'Din ahlaktır' diyor ancak sen ahlakdışı sanatçıları

Ahlakdışı ünlüleri baştaçı ediyorsun

Din hadisileri 'Ziynetin terki imandandır' diyor, sen ise heryanını takı, ziynet

Pirsing, dövme, süs ile dolduruyorsun

Din hadisileri 'Kişinin girdiği en kötü yer düğün evidir' diyor

Oysa sen üstelik de ahlaka aykırı gelinliklerle, giysilerle

Üstelik de sokaklarda bile düğün yapıyorsun

Hem kendine 'Müslüman' deyip hem de ortalıkta bikini, mayo, mini şort, mini etek ile

Dolaşanları, ve buna 

Ve zinaya, eşcinselliğe, eşcinsel evliliğe, pılajlara(plajlara), sıtriptiz(striptiz) kulübülerine

Barlara, pavyonlara, gazinolara, sexshoplara, ahlakdışı otellere 

Akıldışı-ahlakdışı modaya hukuk adı altında izin veren siyasetçileri ve hukukçuları 

Ve din diye terör vahşeti, vicdansızlığı, merhametsizliği içine girmiş olanları saymıyorum bile,

Belli ki dini

Dini tanımlayan Din hadisileri'nden öğrenmiyorsun

Din hadisileri'ne aykırı tarikatlardan, cemaatlerden, siyasetçilerden öğreniyorsun

Öyle ise ey Müslüman sen nereyesin?


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 31.7.21/19.33


AHLAKSIZLIĞI DEMOKRASİ LAİKLİK ATATÜRKÇÜLÜK BARBARLIĞI DİN DİYE YUTTURMAYIN TOPLUMA (ŞİİR)

 Kimi; bedeninde ahlakdışı bikini, beyininde bilimdışı astroloji

Kendini demokrat, laik, özgür, Atatürkçü sanmakta

Kimi; öz bebek kardeşini, ve öz çocuk kardeşini bile öldürtmüş padişahları

Bebekleri, ve çocukları bile öldürtmüş sultanları baştaçı etmekte

Kendini dinli sanmakta

Kiminin elinde silah, kan, vahşet, terör

Dini barbarlık sanmakta

Belli ki mantıksızlığın dünyası da mantığın dünyası gibi sonsuz

Vicdansızlık da vicdan kadar, merhametsizlik de merhamet kadar hazza sahip

Delilik de özgüvenli akıl-ruh sağlığı kadar

Ve utanmazlık ahlaktan daha çok para, çıkar kazandırmakta,

Her varlığın özü, merkezi, dayanağı, temeli, ölçüsü, ölçütü vardır

Yüreğin(Kalbin), midenin, dünyanın, evrenin bile

Kafayagöre(Kafaya göre) takılmasın kafalar

Doğru kafanın da merkezi var,

Demokrasinin ve laikliğin özü, merkezi, dayanağı, temeli, ölçüsü, ölçütü

'Önce bilim ve ahlak'tır

Bu nedenle ki Türkiye'nin en büyük nitel dahisi Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi

Ortalıkta bikini diye sütyen-külotla, mini şort diye külotla

Tayt pantolon diye uzun ve daracık külotla gezmeyi

Zina serbestliğini, eşcinsellik serbestliğini

Ahlakdışı pılajları(plajları), ahlakdışılığı, utanmazlığı demokrasi ve laiklik sanmayın

Bilime ve ahlaka aykırılığı, akıldışı-ahlakdışı Batıya köleliği, uşaklığı

Dalkavukluğu, yalakalığı, ruhsal sömürgeliliği topluma

Demokrasi, laiklik, özgürlük, Atatürkçülük diye yutturmayın,

Her varlığın özü, merkezi, dayanağı, temeli, ölçüsü, ölçütü vardır

Yüreğin(Kalbin), midenin, dünyanın, evrenin bile

Dinin özünü, merkezini, dayanağını, temelini, ölçüsünü, ölçütünü de

İnsanlığın en büyük nitel dahisi Muhammed

'Din; mantık, bilim, ahlak, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık

Sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' olarak tanımladı,

Ey insanlık sana sözüdür bilimin ve ahlakın:

'Bilim ve ahlak yoksa demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, Atatürkçülük de

Din de yoktur

Ahlaksızlığı Atatürkçülük, demokrasi, laiklik, özgürlük diye

Barbarlığı din diye yutturmayın topluma

Her sözcüğün doğru bir merkezi, doğru bir anlamı vardır.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 31.7.21/11.49

30 Temmuz 2021 Cuma

ATEŞ YA DA ATAŞ DEĞİL ODAŞ SAVIM

 Türkçe zor, mantıklı, ve küresel bir dildir; öyle ki egemenlik olarak Afrika'dan, Avrupa'ya kadar uzanır ki örnek ki İngilizce sanılan pekçok sözcük gerçekte Türkçe kökenlidir, yani Türkçeyi küçümsemek ya cehalettir ya düşmanlık, öyle ki Türkçeyi küçümsemek akıl-ruh sağlığına da, bilimselliğe de aykırı bir durumdur; öyle ki felsefeyi, bilimi, ahlakı, dini, demokrasiyi, laikliği, özgürlüğü, insanlığı, insan ruhunu kurtaracak olan da Türkçedir ancak ne yazık ki Türkçe doğdu da henüz yetişkin duruma gelebilmiş değil çünkü durum ki siyaset dünyası dili de, Türkçeyi de önemsemiyor, bu nedenle ki üstelik de varsayımsal 'Türkçe' de olsa karşılıkları da varken, Türkçe, Türkiye örnek ki 'Kıyafet, müsait, bahsetmek, ziyafet, zerafet, bariz, kadim, hijyen, etik, misyon, vizyon, performans, lansman, aktivite, mükemmel, lazım, enteresan, mecbur, mecburiyet, kabiliyet, fikir, mütemadiyen, tecrübe, lisan, sosyal, liyakat, mülakat, medeni, imtihan, teyit, mümkün, tabiat, faal, fail, meçhul, meşhur, mesai, şeref, hayat, tahayyül etmek, maksimum, optimum, asgari, azami, ihtiyaç, tasarruf, nefes, sürat, şöför, istikamet, istikbal, detay, izah, izahat, asistan, ambulance(ambulans), tekrar, hadise, muhtemelen, misal, mesela, mesafe, tahayyül, netice, şarampol, pardon, mesul, vasıta, vasat, merasim, münasip, telafi, ihtiyaç, ihtiyar, program, tamam, hepsi, davet, faaliyet, faal, esas, sebep, tabiat, mesuliyet, izdivaç, maruz, mümkün, mükafat, ihtimal, liyakat, mülakat, imtihan, teneffüs, teşekkür, avantaj, tekabül, muazzam, çelınç(challenge), partner, feragat' gibi yabancı sözcüklerle dolmakta, doldurulmakta.


Biryan Arabça, biryan İngilizce, biryan Fıransızca(Fransızca), biryan Farsça, biryan İtalyanca, biryan Almanca, biryan Latince, böyle Türkiye de, böyle Türkçe de olmaz.


Savım ki dünyada ne felsefe doğru öğretilmekte, ne demokrasi, ne laiklik, ne ahlak, ne din, ne özgürlük, ne adalet, ne ne sanat, ne devlet, ne memurluk-memurelik; herşey ezebere, herşey algısal, herşey nefssel durumda.


Özetle savım ki bilime ve ahlaka aykırı şey demokrasi de, laiklik de, din de, özgürlük de, hukuk da, sanat da, devlet de, memurluk-memurelik de değildir; ahlak ise zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, beyinin, ve evrenin en nitel tek zirvesidir.


Yine savım ki ne dünyada 'Türkçe' diye bir dil vardır, ne de Türkiye'de 'Doğru Türkçe' öğretilmektedir; 'Türkçe' denilen dil gerçekte 'Türkçe varsayılan, sanılan' dildir.


Dil kolay birşey değildir; dil 'Özne, yüklem, tümleç, nesne, sıfat, edat' gibi şeyler değildir; dil halktan da; dil mantığı, dil felsefesi, dil bilimi, ve dil matematiği içermeyen dil öğreten okullardan da, üniversitelerden de öğrenilemez; onlar yalnızca ezbercilik yaparlar, ezbercilik yaparlar.


Dil de tek bir harf, tek bir nokta bile önemlidir; bu nedenle ki örnek ki 'hastahane' yerine 'hastane' yazılması, denilmesi yanlıştır; dil matematik gibidir de, örnek ki matematikte '3,05' yerine '3' yazamazsınız; dilde de harf, nokta, virgül atılamaz.


'Ateş' denilmekte. Savım ki doğrusu 'Ateş' de, 'Ataş' da değil 'Odaş'.


Neden? Çünkü 'Ateş' ya da 'Ataş' 'At' sözcüğünden gelir yani ya 'atmak' eyleminden ya da 'at' adlı hayvandan ancak açık ki 'ateş' sözcüğünün her iki durum ile de ilgisi yok.


'Ateş' sözcüğünün ne ile ilgisinin olduğunu anlamak için 'Ataş' sözcüğünün yazım açısından ikinci hecesine bakmak gerekir yani 'aş'a. 'Aş' yemek nesnesi demektir yani ateşte, ataşta pişirilen şey. Bu durumda açık ki 'ateş' ya da 'ataş' sözcüğünün yazım olarak ilk hecesi 'at' değil 'od' olmalıdır çünkü yemek pişiren şeyin Türkçesi 'od'tur ki 'odun' da buradan gelir.


Bu durumda açık ki sözcüğün doğrusu 'ateş' de, 'ataş' da değil 'odaş'tır yani 'Aş, yemek pişiren/pişirilen ateş/ataş'.


Önerim ki Türkçe bakanlığı, ve Türkçe üniversitesi kurulmalıdır; Türkçe sözcük üretme çalışmaları yapılmalarıdır, Türkçedeki tüm yabancı sözcüklerin yerine Türkçe karşılıkları üretilmelidir, Türkçedeki tüm yabancı sözcükler atılmalıdır. Bir toplumun gerçek zekası, gerçek başarısı kendi dilini, kendi sözcüklerini, mantık ile üretmesi ile başlar.



Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 31.7.21/05.08

HEKİMOĞLU DİZİSİNİN 20. BÖLÜMÜNDE SAĞLIĞA ÇOK AYKIRI SAHNE DURUMU

 177 bölümlük House dizisinden uyarlanan, başrolünde Timuçin Esen'in oynadığı Hekimoğlu dizisi nedense 51 bölümde bitirildi.


Dizi; House olarak da Hekimoğlu olarak da doktorluğun(hekimliğin, tabipliğin/tabibliğin) saygınlığı ile hiç bağdaşmayan bir durum için de olsa da tıp öğrenmek isteyenler için de, tıppı merak edenler için de, tıp zekası(anlağı) için de, bilim zekasını öğretmesi açısından da iyi bir dizi idi.


Ben yerli dizileri ya barbar ya ahlakdışı bulduğum ya da oyuncularını özel hayatlarında, özellikle ahlaka aykırı giyimleri ile ahlaka aykırı bulduğum için pek izlemem; özellikle, gerçek hayatında, özel hayatında ortalıkta bikini, mini şort gibi ahlaka, dine aykırı bir özel hayat içinde olup, dizilerde, filımlarda(filmlerde) ahlaklıca giydirilip ahlaklı insan rolü oynatılan dizileri, filımları hiç sevmem. Benim için; yalnızca sanat değil, sanatçının özel hayatı, ahlaksal durumu da önemlidir.


Arka sokaklar dizisini izlemeyi de şiddetsever, kaba, barbar tür polis tiplemeleri, ve ahlakdışı hayata yandaşlık göstermesi yani polise ve topluma yanlış ve kötü örnek olması nedeni ile izlemeyi bırakmıştım.


Hekimoğlu dizisini de baş oyuncusunun tipini beğenmediğim, ve iktidar yandaşı bir Tv kanalında yayınlandığı için izlemiyordum ancak iki bölümünü yani 19. ve 20. bölümünü, baş oyuncusunun rol yeteneği, ve senaryodaki başarı nedeni ile, ve diziyi tekrar(yine) yayınlayan başka bir Tv kanalında izledim; ve zaten onun dışındaki oyuncularda yetenek, başarı durumu görmedim ki başrol(baş rol) oyuncusunun başarısı da tiyatro üzerine yükseköğrenim görmüş olmaktan geliyor olmalı.


Ancak; bir tıp, sağlık dizisi olan bu dizi de, üstelik de başrol oyuncusunun yani Hekimoğlu'nun yaptığı, hem sağlık için, hem de sağlık konusunda topluma yanlış ve kötü örnek bir davranışını gördüm: İlaç hapını havaya atıyor, ağızını açıyor, ve hap ağızının içine düşüyor, öyle içiyor; bu davranış ölümlere neden olabilir ve olmakta da çünkü hap soluk borusuna kaçabilmekte. Corega'nın 17.12.2012 yılında, bu tür bir tanıtımı(reklamı) vardı, o tanıtımda hap yerine iç fındık vardı, ve o tanıtımı 'Corega reklamını Rtük görmüyor mu?' adlı yazımla, internette eleştirmiştim ancak 4 yıl sonra aynı tanıtımı televizyonda yine görmüştüm ki bu durum Türkiye'nin felsefel, bilimsel, ve ahlaksal açılardan sahipsizlik, korumasızlık, güvensizlik, keyfilik, denetimsizlik içinde olduğunu gösterir.


Evet; 2012'de Corega; 2021'de Hekimoğlu. Birinde fındık, birinde hap; görülmekte ki kafa yine aynı kafa oysa demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, Atatürk de, Türkiye de, din de 'Bilimsellik ve ahlakçılık' demektir ki ahlaka 'Topluma yalnızca ahlaksal açıdan değil bilimsel açından da doğru örnek olmak' da dahildir.


Görülmekte ki Türkiye ekonomi ve teknoloji olarak ilerlese de 'Önce bilim ve ahlak' demek olan demokrasi, laiklik, özgürlük, Atatürk, ve din açısından hiç ilerlemiyor, kafa hep aynı kafa; yani yalnızca nicelik, görünüm değişiyor ancak öz, ruh, içerik, amaç, durum hep aynı; üstelik de ülkede 200 üniversite varken.


Yani; House'ta böyle bir sahne olsa da senaryocunun da, yönetmenin de, oyuncunun da böyle bir sahneye karşı çıkmaları gerekirdi çünkü ne de olsa üniversite okumuş insanlardır. Gerçek ki üniversite; bitirilince sıvışılacak biryer değil hayat boyu beyinde, ruhta, kişilikte sürmesi gereken biryerdir.


Umarım öteki bölümlerde böyle yanlışlar yoktur.


Görülmekte ki sanatçı olmak kolay da 'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed'in de dediği gibi, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilimsel ve ahlakçı sanatçı olmak' zor yani 'Nitel mantık'lı sanatçı olmak zor. Durum ki eğer sanat 'Laylaylom' ise Türkiye'de sanat da, sanatçı da var ancak sanat Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce bilim ve ahlak' ise sanatçı bulmak için mumilearamak(mum ile aramak) gerekir.


Genelde üniversitelere, özelde ise sanat öğreten üniversitelere önerim; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi önce 'Önce bilim ve ahlak'ı öğretsinler. Türkiye'ye de, tüm dünyaya da 'Sanat için herşeyi yapan' değil 'Önce bilim ve ahlak' diyen, gerçek, doğru; topluma ve insanlığa doğru ve iyi örnek; sanatçı türü gerekli.



Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 31.7.21/03.51

SULTAN'LIK (ŞİİR)

 'Sultan' diyor sana cehalet, mantıksızlık, akıldışılık, yozluk

Sen de övünüyorsun, seviniyorsun, mutlu oluyorsun, havalaragiriyorsun(havalara giriyorsun)

Ah bir de 'Müslüman' olduğunu, Allah'a inandığını, dinli olduğunu söylersen

Kargalar bile gülmeli sana

İnsanlık ise utançından(utancından) yerindibine(yerin dibine) girmeli

Çünkü hadis 'Sultanlarla düşüpkalkan(düşüp kalkan) alim bile hırsızdır' diyor

Yani sultanla düşüpkalmak bile, alimi bile, hem dinden hem de alimlikten çıkarır

Çünkü sultanlık nefse kölelik, keyfilik, ve zalimliktir

Sen düşüpkalkmayı da aşmışsın, kendine 'Sultan' diyorsun

Üstelik bir de Ramazan ayı'na bile 'Sultan' diyorsun

Oysa istemez din sulta da, sultan da, sultanlık da

Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri diyor ki 'Din; bilim, ahlak, mantık, vicdan, merhamet

Adillik, dürüstlük, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, gösterişsizlik

İsrafsızlık, nefssizlik, ve bunlar ile inziva demektir',

Nedir sende bu 'Sultan'lık hevesi

Doğru ya da iyi bilmediğin çok belli

Hem en büyük cehalet olan, hem tüm kötülüklerin hem nedeni hem amaçı(amacı) olan

Hem de akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını, insan olmayı önleyen nefsi

Ve 'Sultan' sözcüğünün diktatörlük, zalimlik, barbarlık, vahşilik durumu olan

'Sulta'dan geldiğini,

Bu nasıl akıl-ruh sağlığı durumu ki, bu nefse nasıl bir kölelik ki

Gülüyorsun ağlanacak haline

Mutlu oluyorsun, övünüyorsun, utanılacak halinle

Oysa övünç değil hakaret sayılır 'Sultan' mantık, insanlık, akıl-ruh sağlığı

Demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet, bilim, felsefe, medenilik, ve din dilinde.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 30.7.21/10.29

29 Temmuz 2021 Perşembe

EVLİLİK (ŞİİR)

 Sarmakta akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda dünyayı

Cehalet demokrasiyi, laikliği, özgürlüğü

'Bilim ve ahlak' değil serseriliğin kardeşi serbestlik sanmakta

Hem en büyük cehalet hem kötülüklerin nedeni ve amaçı olan

Hem de akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını yok eden nefs ile

Değersizleşeceğini değil değerlileneceğini sanmakta,

Bay pekçok evlilik yaptı

Kimi seksomanyaktı, kimi firijid

Kimi orospukafalı(orospu kafalı) idi, kimi çocukkafalı(çocuk kafalı)

Kimi ortalıkta neredeyse çırılçıplak gezecekti, kimi neredeyse çuval içinde

Kimi dövme, ve pirsing içinde idi, kuyruk sokumu bile

Kimi konuşmayı, söyleşmeyi, tartışmayı bilmezdi, hemen öfkelenirdi

Kimi eleştirilmeyi bile hakaret sayardı, özeleştirisi ise hiç yoktu

Kimi sevişmeyi bilmezdi, yatakta kütük, odun, taş gibiydi

Kiminin akılı saçlarında idi, kiminin kirpiklerinde, kiminin tırnaklarında, kiminin midesinde

Kimi temizlik hastası idi, kimi gezmek hastası, kimi alışveriş

Kimi astrolojiye inanıyordu, kimi cinlere, perilere, medyumlara, fala

Kimi su bile içmezdi, kimi sigara ve içki içerdi

Kimi makyajdan, renkli böcek gibi idi, kimi sadeliğini orkide sanıyordu, ender bulunan

Kiminin akılı madenci gibi, maden mühendisi gibi değerli madenlerde

Ve değerli taşlarda idi

Kimi kitap okumuyordu, kimi okusa da anlamıyordu, kiminin okuduğu tek şey dua idi

Kimi üniversite mezunu idi, dünyanın döndüğünü bile bilmeyen

Kimi ilkokul mezunu idi, dünyanın döndüğünü bile bilmeyen

Kimi kozmetik diye en pahalı şeyler içinde idi, kimi sirke ve zeytin yağı içinde

Kimi Afrodit gibi utanmazdı, kimi Zeyna gibi barbar

Kiminin bir elinde moda, bir elinde mağaza

Ancak tümünde de akıl, beyin, ruh, beden; saplantı, takıntı, takı, fırıldaklık içinde

Bay dedi: 'Yok mu bunun normali?'.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 30.7.21/09.02



MODA=FAHİŞE SPOR=GLADYATÖR PLAJ=GENELEV DURUMU (ŞİİR)

 Nereden geliyor demeyin, bu barbarlık, vahşilik, insanlıkdışılık 21. yüzyılda bile

Ruhunuza çökmüş, dünyanıza çökertilmiş Roma imparatorluğu'ndan geliyor

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı siyaset ve özel sektör ile

Sanmayın 21. yüzyıldasınız

Roma imparatorluğu denilen barbarlıkta, vahşilikte, insanlıkdışılıktasınız gerçekte

Yalan bu, 21. yüzyıl diye gözlerinize sokulan cafcaflar,

Herşeyin içine etmekte akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-barbar-insanlıkdışı siyaset dünyası

Gerçek ki barbarlığın yerleşik zirvesi Roma'dır

Ve yine gerçek ki beyin ile beden arasında savaş vardır

Akıllı insan dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Sakinlik, medenilik, tarafsızlık, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin dediği gibi

Bedenin yanında değil beyinin yanında yer almalıdır

Kendini beden üzerine değil beyin üzerine kurmalıdır

Roma'nın yanında yer almak bedenin yanında yer almak

Din hadisileri'nin tanımladığı dinin yanında yer almak beyinin yanında yer almaktır,

Beden egemense insan milattan öncede de, milattan sonrada da

Körcahil olsa da, on üniversite mezunu olsa da

İşçi olsa da, siyasetçi olsa da, ünlü olsa da

Yoksul olsa da, zengin olsa da aynıdır

Ya midesinin kölesi olur ya paranın ya cinselliğin ya kasın

Dünyası da ya Romalı bir fahişenin ya Romalı bir gıladyatörün

Ya da Romalı bir soylunun yani Roma'nın yani barbarın dünyası olur

Beyin egemense insan, alim olur, alime olur, doğru insan olur, örnek insan olur,

Barbarlığın yerleşik zirvesi Roma imparatorluğu

Hayatlarının üç anlamı vardı: Yemek-içmek, seks, ve sıpor(spor)

Yani mide, cinsel organ, ve kas

Bu nedenle haz 21. yüzyılda da özenmekte Roma'ya

Bu nedenle ki 21. yüzyılda bile ünlü sözler 'Roma'yı da yakarım', 'Her yol Roma'ya çıkar'

'Sezarın hakkı Sezar'a', 'Sen de mi Birütus'tür(Brutus'tur)

'Arena' sözcüğü bile medyadan, teknolojiye kadar çok ünlüdür

Jüpiter, Merkür, Pılüton(Plüton), Neptün bile Roma'ca

Hukuk bile Roma hukuku, demokrasi bile Roma demokrasisi

Yıkılsın artık Roma imparatorluğu, kurtulsun artık insanlık Roma'nın bedeninden

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile

Yoksa moda, fahişeliğe; sıpor, gıladyatörlüğe; pılajlar geneleve

Televizyon, yemeğe dönüşecek böyle giderse

Öyle ki bir Hitler gelir, bir Hitler giderse,

Beden egemen insan herşeyi düzenlemekte Roma'ya göre

Öyle idi Hitler de

Moda fahişeyi örnek almakta, sıpor(spor) gıladyatörü, pılajlar(plajlar) genelevi

Düzenlenmekte hayat, dünya 21. yüzyılda bile

İnsanlıkdışı, beden yücesi Roma'ya göre

Cinsellik, kas, ve bunlar üzerine kurulu haz, zevk, mutluluk ile

Dünyanın görünmeyen önderi Roma

Binlerce üniversitesi, milyonlarca üniversite mezunu olan

Ve Mars'a gidilen 21. yüzyılda bile

Çünkü insanlık barbarlar gibi bedensel haz üstüne kurulu 21. yüzyılda bile

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset, bunu isteyen de,

İnsanları fahişeleştiren modaya hayır

İnsanları gıladyatörleştiren sıpora hayır

Pılajların geneleve benzemesine hayır

Kahrolsun Roma mantığı

Yaşasın, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din

Birleşmeli tüm insanlık, tüm dünya, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinde

Yaşasın; mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, sakinlik, medenilik

Tarafsızlık, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inziva!


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 30.7.21/06.52

28 Temmuz 2021 Çarşamba

YANLIŞI KÖTÜYÜ İSLAM DİYE TANITMAK DURUMU (ŞİİR)

 Ey Müslüman Ömer'i öldüren Müslüman el, sen de Allah'a inanmıyor muydun

Ey Müslüman Ali'yi öldüren Müslüman el, sen de Allah'a inanmıyor muydun

Ey Muhammed'in torununu öldüren Müslüman el, sen de Allah'a inanmıyor muydun

Ey Müslüman Hallaç Mansur'u öldüren Müslüman el, sen de Allah'a inanmıyor muydun

Ey Müslüman Muhyiddini Arabi'yi öldüren Müslüman el, sen de Allah'a inanmıyor muydun

Ey öz bebek kardeşlerini, ve öz çocuk kardeşlerini öldürten Müslüman sultanlar

Siz de Allah'a inanmıyor muydunuz

Nedir bu, yanlışı, kötüyü İslam diye tanıtmaklar,

Ey Müslümanları öldüren Müslüman Işid, sen de Allah'a inanmıyor musun

Ey Müslümanları öldüren Müslüman Taliban, sen de Allah'a inanmıyor musun

Ey Müslümanları öldüren Müslüman Boko haram, sen de Allah'a inanmıyor musun

Nedir bu, yanlışı, kötüyü İslam diye tanıtmaklar,

Ey hem ortalıkta tayt pantolon diye dar ve uzun külotla, mini şort diye külotla

Bikini diye sütyen-külotla dolaşıp hem de Müslüman olduğunu söyleyen

Sen de Allah'a inanmıyor musun

Ey hem kendine Müslüman deyip hem de işi toplumları bölmek

İnsanları birbirlerine düşman etmek olan

Ve zina, eşcinsel evlilik, genelev, ahlakdışı moda

Bay-bayan masaj salonu, sıtriptiz(striptiz) kulübü

Bar, pavyon, sexshop gibi ahlaka, dine aykırı şeyleri serbest bırakan siyasetçi

Sen de Allah'a inanmıyor musun

Ey hem Müslüman olduğunu söyleyip hem de işçileri düşük ücretle

Ve güvencesiz olarak çalıştıran kapitalist

Sen de Allah'a inanmıyor musun

Ey hem Müslüman olduğunu söyleyip hem de ortalıkta ahlaksızca giysilerle dolaşan ünlü

Sen de Allah'a inanmıyor musun

Nedir bu, yanlışı, kötüyü İslam diye tanıtmaklar

Sonra da neden 'İslamofobi' var diye soruyorsunuz,

Anlatayım size dinin ne olduğunu

Dini tanımlayan Din hadisileri diyor ki:

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık

Sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır'

Öğrenin artık: Öldürmek, öldürtmek, kin, düşmanlık, şiddet, barbarlık değildir din

Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık

Sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır

Bırakın artık yanlışı, kötüyü İslam diye tanıtmayı

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dini tanıtın artık

Uyuyorsanız da, uyutuluyorsanız da uyanın artık

Dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyarsanız dünyanın ve insanlığın

Gerçek ve doğru önderisiniz.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 29.7.21/05.44

LAY'S 'BİZİM DEĞİL' DURUMU

 Devletler ya da siyasetçiler uyusalar da akıl uyumaz çünkü beyin kendikendine çalışan bir organdır tıpkı mide gibi.


Dünyada durum ki akıldışı-ahlakdışı moda, siyaset, akıldışı-ahlakdışı medya türü, akıldışı-ahlakdışı sanat türü, akıldışı-ahlakdışı ünlü türü, akıldışı-ahlakdışı bilgisayar oyunu, astroloji gibi şeylerden başka bir de reklam denilen şey akıl-ruh sağlığına, ahlaka, insanlığa akıl ve ahlak açısından saldırı ya da düşmanlık ya da aykırılık durumu olmakta. Bu durumda dikkat edilmeli ki reklamlar da artık masum değiller.


Bir ülke; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile yönetilmezse o ülke başıboşluk içine düşer; bilime aykırılık varsa diktatörlük, ahlaka aykırılık varsa Sodom, Gomora, Pompei durumu oluşur. Ve ülkenin önderi bilim ve ahlak değil, akıldışı-ahlakdışı dünyalar olan siyaset, özel sektör, akıldışı-ahlakdışı moda türü, ve akıldışı-ahlakdışı ünlü türü olur; 'Dur' diyen yok ya, bu duruma bir de reklamcılık dünyası da katılır, ve reklamcılık dünyası da ya bilime ve ahlaka aykırı ya da saçmasapan, abuksubuk sözler üretmeye başlar.


Yani bir ülke Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile yönetilmezse ya 'Ez sürünsün, altta kalanın canı çıksın' durumu ya da 'Vur patlasın, çal oynasın' durumu oluşur.


Vikipedi diyor ki 'Lay's (Birleşik Krallık'ta ve İrlanda'da Walkers, Mısır'da Chipsy, Vietnam'da Poca, İsrail'de Tapuchips, Meksika'da Sabritas adıyla bilinir) PepsiCo'nun Frito-Lay şirketinin sahibi olduğu bir cips markasıdır. 1932 yılında kuruldu. Lay's cipsleri 1965'ten bu yana PepsiCo'nun sahibi olduğu bir şirket olan Frito-Lay'in bir parçası olarak pazarlandı. Frito-Lay grubun diğer markaları arasında Fritos, Doritos, Ruffles, Cheetos, Rold Gold krakerleri ve Sun Chips vardır. Lays Türkiye'de en sevilen ve popüler markalardan biridir.[kime göre?] Klasik, Baharat çeşnili, Mevsim Yeşilliği-Yoğurtlu ve Zeytinyağlı çeşitleri vardır. Türkiye'de Kocaeli Suadiye ve Mersin Tarsus'taki fabrikalarında üretiliyor.'


Lay's reklamı(tanıtımı) diyor ki 'Patates bizim, Lay's bizim!'


Haydi canım!


Lay's'de(Lay'ste) kullanılan patatesler Türkiye'nin yani 'Bizim' olsalar da açık ki Lay's 'Bizim değil' çünkü Pepsi 'Bizim' değil; üstelik de 'Lay's' sözcüğü Türkçe de değil.


Açık ki 'Lay's bizim' sözü tüketiciyi, Türkiyeliyi yanıltma durumu içermekte.


Cipsini satıyorsan sat; ya nedir bu 'Bizden, sizden olmak' durumuları? Türkiye'yi kuran Atatürk 'Önce bilim ve ahlak' diyor; Türkiye'deki egemen dini inançın önderi Muhammed 'Önce bilim ve ahlak' diyor; peki Pepsi de, Pepsi'nin ülkesi akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Usa(Abd) de 'Önce bilim ve ahlak' diyor mu yoksa Pepsi Usa'daki akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı duruma karşı mı?


Sormak gerekir:

1- Reklamcılar mı üniversite mezunu değil?

2- Üniversitelerde akıl, mantık, bilimsellik öğretilmiyor mu?

3- Bu laubalilik durumu neden?


Bizde olmak kolay da 'Biz olmak' zor çünkü 'Önce bilim ve ahlak' ister. Bakmayın siz; siyasi partilerin, kendilerini Türkiye gibi göstermelerine; gerçekte hiçbiri 'Türkiye' yani 'Biz' değil çünkü kaçı 'Önce bilim ve ahlak' diyor?


Ey özel sektör, ey reklamcılar; toplumun parasını alıyorsunuz, bari topluma yanlış şeyler öğretmeyin; milletin parasını alıyorsunuz, bari kişiliğini, kimliğini, ruhunu almayın. Bu dürüstlüğü olsun yapın; ülkede Muhammed gibi, Atatürk gibi 'Önce bilim ve ahlak' diyen bir devlet, hukuk, siyasi iktidar yok diye vurpatlasınçaloynasın(vur patlasın, çal oynasın) yapmayın.


İngiltere'de, ve İrlanda'da Walkers; Mısır'da Chipsy; Vietnam'da Poca; İsrail'de Tapuchips; Meksika'da Sabritas olacaksın; sonra da Türkiye'de 'Lay's bizim' diyeceksin. Bu duruma bizde olsa olsa 'Binbir surat' denilir.


Evet, Lay's durum ki patateslerin, işçilerin, ve paraların 'Bizim' de, sen bizim değilsin.



Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 29.7.21/04.33

AHLAKA AYKIRI SİYASET MODA PLAJ ÜNLÜLER MEDYA HUKUK ELELE BÖYLE OLMAZ DOĞRU TÜRKİYE (ŞİİR)

 İyi insan dolmakta ortalık ancak doğru insan pek yok

Çünkü iyilik el ve maddiyat ile, doğruluk ise sözcüklerin doğru anlamları

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymak ile olur

Birilerine para vermekle iyi insan olunur da

Doğru insan olmak para ile olamayacak kadar zor

Bu nedenle ki kötü insanlar bile iyilik yapabilirler

Ancak kötü insanlar doğru insan değildirler

Yalnızca iyi insan olmak yetmez, Doğru insan da olmak gerekir, dini tanımlayan

Din hadisileri'nin tanımladığı dine uymak ile

Bu nedenle ki amaçım(amacım) sözcüklerin doğru anlamlarını

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dini öğretmek yalnızca,

Felsefe, bilim, ahlak, din, demokrasi, laiklik, özgürlük, ve adalet

Kimsenin keyifine, hazzına göre değişmeyen gerçekler ile ve doğrular ile ilgilenir

Felsefe savım ki 'Konularda tüm olasılıkları tarafsızca ve dürüstçe bulma bilimidir'

Ahlak savım ki 'Zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının

Özgürlüğün, demokrasinin, laikliğin, insan olmanın, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesidir

Din savım ki dini tanımlayan Din hadisileri'nin yani Muhammed'in dediği gibi 'Mantık, ahlak

Bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik

Gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır'

Demokrasi savım ki 'Bilimsellik ve ahlakçılıktır'

Laiklik savım ki 'Bilimsellik ve ahlakçılıktır'

Özgürlük savım ki 'Bilimsellik ve ahlakçılıktır'

Adalet savım ki 'Bilimsellik ve ahlakçılıktır'

Akıl-ruh sağlığı savım ki 'Bilimsellik ve ahlakçılıktır'

Doğru ülke, doğru vatan, doğru millet savım ki 'Bilimsellik ve ahlakçılıktır'

Doğru Türkiye savım ki Atatürk'ün dediği gibi 'Bilimsellik ve ahlakçılıktır',

Ancak ne görüyoruz:

Biryanda astroloji, medyumluk, falcılık, üfürükçülük

Biryanda mini şort diye insanları ortalıkta külotla

Bikini diye sütyen-külotla gezdiren akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı-barbar-vahşi-ilkellikçi

Fuhuş, zina, porno, seks, hayvan dünyası zevki özentili utanmaz bir moda

Biryanda çıplaklı pılajlar(plajlar), bay-bayan karışık masaj salonuları(salonları)

Sıtriptiz(Striptiz) kulübüleri(kulüpleri)

Biryanda ahlakdışı şirketlere devletin, milletin 'Milli' sıporcusularına(sporcularına)

Sponsorluk hakkı verilmesi

Biryanda mayo diye kısacık ve daracık külotlu bayan 'Millli' sıporcular

Biryanda akıldışı, ahlakdışı reklamlar(tanıtımlar)

Biryanda vatanın, milletin, devletin, kamunun fabrikasılarını(fabrikalarını)

Parayı verene satmalar

Biryanda zina serbestliği, biryanda eşcinsel evlilik serbestliği

Ve bu serbestlikleri veren hukuk, yasalar

Biryanda akıldışı-ahlakdışı ünlüler

Biryanda akıldışı-ahlakdışı ünlüleri baştaçı eden medya

Bilime ve ahlaka aykırı bir Türkiye' görüyoruz

Neden

Çünkü Türkiye'yi 'Bilimsellik ve ahlakçılık' değil

Toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kurulu

Ve sultanlık, hükümdarlık, padişahlık, diktatörlük, bilimdışılık, ahlakdışılık heveslisi

Öyle ki öz bebek kardeşlerini, ve öz çocuk kardeşlerini bile öldürtmüş sultanları baştaçı eden

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Avrupa birliği'ne Türkiye'yi katmak isteyen

Hukuk, yasa adı altında akıldışı, ahlakdışı, bilimdışı, insanlıkdışı şeylere serbestlik veren

Siyaset denilen akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya yönetiyor,

Ahlaka aykırı siyaset, ahlaka aykırı moda, ahlaka aykırı pılajlar, ahlaka aykırı ünlüler

Ahlaka aykırı medya, ahlaka aykırı hukuk elele

Böyle olmaz bağımsız, özgür, doğru, dünya merkezi, insanlık önderi, doğru Türkiye

Akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı siyaset dünyası ile gittiğin yol Doğru yol değil Türkiye

Doğru tek yol; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi ancak 'Bilim ve ahlak'

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi yalnızca 'Bilim ve ahlak'ta birleş ey Türkiye

Hey Türkiye

Vatan, millet, din, iman denile denile

Siyaset denilen akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı dünya ile bilime, ahlaka

Dine, ve Türklüğe aykırı bir dünyaya götürülmekte olan

Vay Türkiye!


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 28.7.21/10.03

27 Temmuz 2021 Salı

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE DEMEK BU MU?

 Hem sayın, hem saygın; dahi kahraman Mustafa Kemal Atatürk 'Ne mutlu Türküm diyene' demiş de acaba durum öyle mi?


16 yaşında, Aleyna Tilki isimli; ahlaka, 'Önce ahlak' demek olan akıl-ruh sağlığı bilimine, 'Önce ahlak' demek olan dine, ve 'Önce ahlak' demek olan Türklüğe aykırı, akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batı kültürü etkisinde kalmış ya da yetiştirilmiş yoz bir kız çocuğu televizyonda, internette yarıçıplak erotik, cinsel tahrik edici, şehvet dolu danslar ediyor, ve bu yasaklanmıyor, alkışlanıyor, zevkle hazla izleniyor.


Ve bu kız bir de okulda, lisede okuyor. Belki de devletin, milletin okulunda.


Sanırım, Mustafa Kemal Atatürk 'Ne mutlu Türküm diyene' derken bunu kastetmemişti çünkü Atatürk 'Önce ahlak' demişti çünkü 'Türk' demek 'Önce ahlak' demektir.


Ben şahsen bundan mutluluk değil utanç, acı, üzüntü duyuyorum.




Necdet Gürçiftçi

İnternette yayınlandığı zaman: 25.2.17/12.15

NECİP ALSAN'A BİLİMSEL FELSEFEL SAYGILARIMLA

 Bu gün size önemli, değerli, saygın, ulusal nitellikli, bilimsel nitelikli bir insandan söz edeceğim: Necip Alsan.


Bu iki yazıyı yazmaya bir yıl önce karar vermişdim(vermiştim) ancak zamanın çöl bölgesinden ancak bugün gelebildim.


Necip Alsan 1918, İstanbul doğumlu; 1939 yılında İstanbul Hukuk fakültesi'ni bitirmiş, yazar ve 1950 yılından başlayıp Varlık dergisi'nde, Yeditepe dergisi'nde, Beş sanat dergisi'nde, Esi dergisi'nde, Yelken dergisi'nde yazmış.


Onun ile ilk kez 'Eylem ve düşünce açısından çağımız- 20. yüzyıl' adlı, Varlık yayınları'ndan çıkmış, 16.5X12 santimetre boyutundaki, yazıma da fotoğrafını koyduğum kitabı ile bir kitapçıda tanışmışdım(tanışmıştım), üniversite yıllarımda. Önce bir tane almışdım(almıştım) ve okudukça büyük bir hayranlık duymuşdum(duymuştum) kitapa(kitaba) ve ertesi günü o kitapçıya gidip 5-6 tane daha almış arkadaşlarıma ve bir doçente armağan etmişdim(etmiştim). O kitapın(kitabın) artık kalmadığını sanıyor ve çok üzülüyordum ancak internetde(internette), başka bir yayınevinden de olsa yenibaskısını(yeni baskısını) görünce gerçekten çok sevindim ve öğrendim ki bir de aynı kitapın 19. yüzyıl olanı da ve 'Çağımızı hazırlayan düşünce ' adlı bir kitapı daha varmış. Bu açıdan onu örnek bir hukukçu ya da avukat olarak da övmek isterim; felsefeyle ilgilenen, felsefeye meraklı, felsefel kitap yazan hukukçulara, avukatlara pek rastlanmıyor doğrusu ve ne acıki(acı ki) yani hukukun, hukukçunun felsefeye gerek duymaması, gerek görmemesi en acı olan, birşey yazıp yazmamalarından çok. Onun bu iki kitapının da okunmasını gerçekten çok öneririm ki 10-12 Tl mi neymiş fiyatları, yani ne fazla ne de böyle kitaplar için fazla. Tam bir başuçu(başucu) ve arşiv kitapıları(kitapları). Necip Alsan gerçekten büyük mutluluk ve onur verici felsefe, hukuk ve ülkemiz adına. Kitapları 19. yüzyıl'ı ve 20. yüzyıl'ı yalnızca felsefe değil, bilimler, teknoloji, siyaset, tarih, toplumbilimi gibi değişik açılardan da irdeliyor, inceliyor, yorumluyor, anlatıyor.


Necip Alsan'ı felsefe, bilim, demokrasi, Türkiye, insanlık, üniversite kavramı ve uygarlık adına saygı ile anarım ve kitaplarını herkese öneririm. Bence O'nun kitapları her evde bulunmalı ki özellikle üniversite öğrencilerinin, üniversite okumuşların, hukukçuların, öğretmenlerin ve siyasetçilerin.


Yazık ki tek bir fotoğrafı bile yok internetde(internette).


Bu toplum, bu ülke; vefayı ve yoz sanatçılara, mankenlere, dansözlere, köçeklere, çıplaklara değil de düşünür, alim, bilge insanlara daha çok dikkat etmeyi ne zaman öğrenecek acaba?


Necdet Gürçiftçi

İnternetde yayınlandığı zaman: 22.1.15/07.08

KİBARİYE'NİN YUVASI

 Bir toplumu eğitmenin yarısı; o ülkenin siyasetçilerini, ve ünlülerini 'Bilim ve ahlak' ile eğitmekten geçer çünkü hem bilim ve ahlak evrenin en doğru şeyleridir, hem de toplumlar siyasetçilerinin, ve ünlülerinin arkasından gider.


Durum ki akıldışı, ahlakdışı, barbar, vahşi, utanmaz, küresel, ve derin bir merkez dünyaya akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık, barbarlık, vahşilik yaymak, ve egemenleştirmek için çırpınmakta; bunun için de moda, sıpor(spor), medya, siyaset, turizım(turizm), ünlü, ve sanat gibi araçları kullanmakta; birileri de, toplumlar da farkında olmadan bu eylemin etkisine girmek durumu göstermekte oysa Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' demiş yani Müslümanlık için de, Türklük için de 'Önce bilim ve ahlak' gelir ancak Türkiye'nin durumuna bakıldığında görülmekte ki zina, eşcinsellik, eşcinsel evlilik, bay-bayan masaj salonu; ortalıkta bikini diye sütyen-külot, mini şort diye külotla dolaşmak yani ahlakdışılık da; astroloji denilen bilimdışılık da serbest. Peki, o zaman, Muhammedçi olmanın da, Atatürkçü olmanın da ne anlamı kalıyor? Görülmekte ki birileri Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'ı değil de hem en büyük cehalet olan, hem tüm kötülüklerin hem nedeni hem amaçı olan hem de akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını önleyen ya da yok eden nefsi pusula edinmiş durum göstermekte.


internethaber adlı haber sitesinde Kibariye konusunda şöyle bir haber: 'Koca defalarca aldattı! Kibariye o görüntüleri yalanladı'.


Görülmekte ki Kibariye'nin kocası kişi konusunda bu tür haberler var.


Peki, Kibariye bu konuda ne demiş? 'Kimse için yuvamı dağıtmam' demiş; 'Her Erkek Aldatır, Yuvamı Yıkmam' demiş.


Adalet, demokrasi, laiklik, ve özgürlük 'Önce bilim ve ahlak' demektir; hukuk, ve serbestlik ise ne bilimsellik, akıl-mantık ister, ne ahlak-edeb.


Eğer; Kibariye'nin 'yuva' dediği şey Türklükteki ya da Müslümanlıktaki yuva türü ise bu yuva türü 'Önce ahlak' gerektiren bir yuva türüdür; Batıdaki gibi 'Heryol(Her yol) serbest' türü yuva değil.


Türk dünyasında da, Müslüman dünyasında da kadın da, erkek de; karı da, koca da 'Önce ahlak' demektir çünkü bilim beyinin, ve evrenin nicel zirvesidir oysa ahlak beyinin, ve evrenin nitel zirvesidir.


Kibariye'nin internette bikinili, mayolu, ahlaka aykırı giyimli görüntülerini bulamadım; bu açıdan sorun görünmemekte, umarım da yoktur; Türklük açısından da, ve Müslümanlık açısından da 'yuva' konusunda.


Gelelim, Kibariye'nin sözlerine:

1- 'Kimse için yuvamı dağıtmam' sözü: Türklükte de, Müslümanlıkta da 'yuva' demek 'Önce ahlak' demektir, bu nedenle ki hangi eş için olursa olsun 'zina' Türklüğe de, Müslümanlığa da aykırıdır. Bu durumda açık ki Türklükte de, Müslümanlıkta da zina içeren ya da zina üzerine kurulu bir yuva, aile olmaz çünkü ahlak Türklükte de, Müslümanlıkta da herkes için geçerlidir. Yani; Türklük açısından da, Müslümanlık açısından da bir 'yuva' olması için önce ahlaka uygunluk zorunluluğu bulunmakta yani Türklüğe göre de, Müslümanlığa göre de, ahlaka aykırı bir duruma 'yuva, aile' denilemez.

2- 'Her Erkek Aldatır' sözü: Böyle bir genelleme yanlıştır; ve Türklere de, Müslümanlara da saygısızlıktır çünkü eğer 'Önce ahlak' demek Türk ise, ya da 'Önce ahlak' demek Müslüman ise eş eşini asla aldatmaz. Bu söz ancak ya da belki; akıldışı-ahlakdışı bir dünya olan Batıda geçerli olabilir ya da Kibariye kendini Türk olarak da, Müslüman olarak da tanımlamıyor olabilir yani başka bir milletten ya da başka bir dini inançtan olmak hakkı kuşkusuz ki vardır ancak 'Her erkek' derken bu genellemeye Türkleri de, ve Müslümanları da, her erkeği de katmamak zorundadır. Açık ki biraz matematik mantığı ile 'Her erkek aldatır' sözünü, 'Kadın-Erkek eşitliği'ne eşitlersek sonuç 'Her kadın aldatır' biçiminde bir başka mantıksızlık, yanlış genelleme olur yani demek ki 'Her erkek aldatır' genellemesi yanlıştır ki 'Her erkek aldatıyorsa' ve 'Her kadın aldatıyorsa' vatan, millet, devlet, adalet, insan, aile, yuva, ve sanat olmaya ne gerek var?


Yani; çocuğu yaşındaki görünümlü biri ile, ve zinaya hoşgörü ile; Kibariye'nin 'yuva' anlayışı nasıl bir 'yuva' anlayışıdır acaba ki bu türlü saçmalıklar oluşmakta; üstelik de toplumuna akıl, mantık, ahlak, kültür olarak da örnek olması gereken bir sanatçıda ya da sözde sanatçıda.


Gerçek ki sanat önce 'Ruh güzelliği' ile başlamalıdır ki o da önce, Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile olur. Yani, sesi güzel olan herkes ortaya 'sanatçı' diye çıkarsa bu toplumun da, bu ülkenin de işi var. 'Sanatçı' denilecek kişi herşeyden önce öznel görünümü yani giyimi-kuşamı, ahlakı, sözleri, ve mantığı ile; Muhammed'i de, Atatürk'ü de utandıracak bir kişi olmamalıdır.


Atatürk de 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' sözünü 'Önce bilim ve ahlak' sözü ile koşullamıştır, sınırlamıştır.


Ünlüler; akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Usa'nın(Abd)'nin akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı ünlülerini değil Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'ı örnek almalıdır, amaç edinmelidir.



Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 27.7.21/10.42

26 Temmuz 2021 Pazartesi

BOŞANMA MAHKEMELERİ AİLEYİ AHLAKI TOPLUMU VE TÜRKİYE'Yİ TEHDİT EDİYOR DURUMU

Önce mantık. Adalet başkadır, hukuk başkadır; adalet bilime, ahlaka, ve vicdana uygunluktur oysa hukuk hükümdarın ya da siyasi iktidarın emirleridir. Bu nedenle ki ülkelerdeki Adalet bakanlığı bakanlıkları adalet değil hukuktur yani adalete aykırılıktır; bu nedenle ki 21. yüzyılda bile dünya, ve insanlık bilimdışı, ahlakdışı, barbar, vahşi, insanlıkdışı durum göstermekte. Örnek ki Türkiye'de bakanlığın adı Adalet bakanlığı iken hukuk fakültesinin adı neden hukuk fakültesi oysa üniversite demek bilim, ahlak, vicdan, tarafsızlık, evrensellik demek oysa hukuk demek düzenin kurallarına uymak demektir, adalete yani bilime, mantığa, ahlaka, ve vicdana uymak değil; yani adalet tutarlılıktır, hukuk ise keyfilik; bu nedenle ki adalet bilgelik ile olur, hukuk ise diktatörlük ile bile olur. Adalet yerine hukuk olunca da adalet değil saçmalık gerçekleşir. Örnek ki Aile mahkemesi denilen boşanma mahkemesinin durumu aileyi, ahlakı, toplumu, Türkiye'yi, adaleti, ve insanlığı tehdit eder özellik göstermekte. Çünkü: 1- Bu mahkemelerde, 'boşanma' diye, eşlerin tüm kirliçamaşırları(kirli çamaşırları) ortalığaserilmekte(ortalığa serilmekte), ortalığadökülmekte(ortalığa dökülmekte); bu durum da onura, gurura, ahlaka, vicdana, ve insanlığa aykırıdır. 2- Bu mahkemelerde bolca yalan, iftira, ve yalancı tanık da olmaktadır. Bu mahkemelerde yalanla, iftirayla, yalancı tanıkla başarıya ulaşanlar bu durumu hayatlarının her alanında da, gelecekte yaşayabilecekleri başka davalarda da kullanırlar çünkü mahkemelerde yalanla, iftirayla başarıya ulaşılabildiğini görmüşlerdir, bu sahte, kalleş, utanmaz, ahlaksız zaferlerini bir de kahkahalarla çevrelerindeki kişilere anlatırlar, onlar da mahkemeyedüştüklerinde(mahkemeye düşerlerse aynı yolu kullanırlar ki bu durum adaletin geleceğini de tehdit eder. Bu durum; kopya ile sınav geçmek, kopya ile okul bitirmek durumu gibi bir durumdur. 3- Bu mahkemelerdeki bu durumu gören insanlar evlenmekten bile vazgeçebilirler, yarınbirgün kendi başlarına da bu durumla gelebilir diye. Bu durum da evlilikdışılığı da, resmi nikahsız yaşamayı da, fuhuşu da yayabilir. Çözüm savım ki şudur: Boşanmak isteyenler durumlarını anlatan dilekçelerini adliyeye verirler. Yalan söyleyip söylemediklerini anlamak için de Yalan makinası kullanılır; tanık, sağlık raporu gibi şeyler istenmez çünkü bunlar uyduruk olabilmekteler, örnek ki eş kendini yaralayıp sağlık raporu alıp 'Beni eşim yaraladı' deyip boşanma davası açabilmekte, iki de yalancı tanık bulmuşsa değmeyin keyifine; masum eş istediği kadar masumluğu konusunda zırlayıpdursun boşa; daha somut bir örnek ki eşlerden biri ötekine bıçakla saldırsın, saldırıya uğrayan eş de kendini korumak için eşinin bileklerini tutup, bıçağı elinden düşürmek için bileklerinı tırnaklarını bastırıp acıtsın, saldıran eş hemen karakola koşup 'Eşim bana şiddet uyguladı, bakın bileklerimde de tırnak izileri var' desin, polis onu hemen hastahaneye götürüp bileklerindeki tırnak izileri(izleri) konusunda bir sağlık raporu aldırır, ve saldırıya uğrayan eş hakkında 'Basit yaralama suçu'ndan ceza davası açılır, saldırıya uğrayan eş de 'Ben ona saldırmadım, o bana bıçakla saldırdı, ben de kendimi korumak için bileklerini tutup tırnaklarımla sıktım' dediğinde eşine şiddet uyguladığını itiraf etmiş sayılır çünkü asıl saldıran eş 'Ben ona saldırmadım, o bana saldırdı, bakın sağlık raporum da var.' demiştir, eğer saldırıya uğrayan eş yoksulluktan ya da adalete güvenip avukattutmamışsa(avukat tutmamışsa) da büyük olasılıkla yerel mahkeme saldırıya uğrayan eşi suçlu bulur, ceza verir, eğer saldırıya uğrayan eş temyize gitmezse kabakbaşınapatlar(kabak başına patlar); dikkat edin, yalancı tanık bile yok. Görülmekte ki bu durum daha çok kadınlarca kullanılmakta; bu da kadına şiddete, ve kadın cinayetilerine(cinayetlerine) de neden olabilir bir durumdur. Durum ki: 1- Hukuku siyaset değil bilim ve ahlak yapmalıdır. 2- Boşanma davası, ceza davası gibi davalarda Yalan makinası(makinesi) kullanılmalıdır. 3- Hukuk fakültesinde felsefe ve mantık da öğretilmelidir. 4- Hukuk fakültesinin adı Adalet fakültesi; Adalet bakanlığı'nın adı Hukuk bakanlığı olmalıdır. Durum ki Yalan makinasız yargılama durumu tombala, loto, toto, piyango, şans oyunu gibi birşey olmak durumu ile yüzyüze kalmakta oysa adalet öncelikle bilim ve ahlak olmalı; bu nedenle de ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi; peki hani nerede; zina, ortalıkta sütyen-külot dolaşmak, eşcinsel evlilik bile serbest, bu mu ahlak? İki davaya tanık oldum. İkisinde de yalancılar, iftiracılar, düzenbazlar kazandılar 'Adalet' diye. Durum ki 'Hukuk var ancak adalet yok durumu'. Yalan makinası olsun, başkaşeye(başka şeye) gerek kalmaz. Necdet Gürçiftçi Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 27.7.21/09.22


BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 247 (ŞİİR)

 Suç işlemek çözüm değilse çözüm değildir, çözüm olmaz

İnsan suç işlemeden önce şunu düşünmeli: 'Bu suçu işlemek çözüm mü

Bu suçu işlersem sorunu çözmüş mü olacağım

Yoksa daha büyük sorunlar ya da daha başka sorunlar daha mı çıkarmış olacağım?'

Çözüm dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymaktır

Bilime ve ahlaka uygun olarak yiyin, için, gezin ancak kölesi, esiri, bağımlısı olmayın,

Hayat bir deniz gibidir

Para, ve nefs insanın ayaklarına bağlı ağırlıklar gibidir, insanı dibe çeken

Bu denizde ancak dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din insanı yukarı çeker,

Zenginlik de, yüksek maaş da katil gibi, cinayet gibi demektir

Önce sahibinin, sahibesinin, ruhunu, sonra da bedenini öldüren

Din insanı kasap gibi değil doktor gibi, terörcü gibi değil öğretmen gibi

Diktatör gibi değil avukat gibi yetiştirir

Durum ki hayatı çok seveni ölüm de çok sevmekte

Zafer herşey demek değildir; önce ahlak; insanlar soyundukça değil

Bilimsel ve ahlaklı oldukça özgür olurlar

Rahatlamak, mutlu olmak, keyif için, zevk için sokağa çıkıyorsan

Kendini evde köle, sokaklarda özgür gibi duyumsuyorsan sokak insanısın demektir

Çünkü ev insanı evde mutlu olur, sokağa ancak iş, alışveriş

Sağlık, eğitim gibi zorunlu durumlarda çıkar,

Yediğiniz şeyler gerçekten lezzetli olsalardı bokunuz da lezzetli olurdu

İçtiğiniz şeyler gerçekten lezzetli olsalardı sidiğiniz de lezzetli olurdu

Gerçek ki sanı yenilen, içilen şeyler lezzetli göstermekte

Lezzet açık ki yalnızca aldanış, sanı

Uyaklı(Kafiyeli) şiirler gönüleğlendirmek(gönül eğlendirmek), tatmin olmak

Mutlu olmak, keyif yapmak, nefs içindir

Bu nedenle ki ben uyaklı şiir yazmamaya özen gösteririm

Benim için, şiirde uyak değil düşüncenin doğruluğu önemlidir,

'Devlet' demek 'En büyük ev' demektir

'Ev' demek 'Aile, ahlak, namus, onur, gurur, birlik, beraberlik, dayanışma, güven

Huzur, dürüstlük, mutluluk, sevinç, güvence, içtenlik' demektir ki

'Doğru devlet'in doğru tanımı savım ki budur

Ancak görülmekte ki kendilerine 'devlet' denilenler bu tanıma aykırı şeyler

Çünkü gerçekte onlar 'devlet' değil 'siyasi parti' denilen şirketler

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset ile yönetilen şeyler

Bu nedenle ki ülkeler de, toplumlar da, insanlık da, dünya da insanca bir duruma değil

Akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı, barbar, vahşi, insanlıkdışı birduruma(bir duruma) gitmekteler,

Sevdiğim üç şey var:

Biri, düşünmek; biri, yazmak; biri uyumak

Aşk ne ki aşk diye içi, bağırsak, bok, iğrenç, tiksinç

Mide bulandırıcı, insanlıkdışı, hayvansal, akıldışı, mantıksız, leş bir bedene sarılmak

Göğün güneşi, gemilerin pusulaları varsa benim de dini tanımlayan

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık

Sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' diyen

Din hadisileri'nin tanımladığı din var,

İnsanlar çalışmak için dünyayagelmezler(dünyaya gelmezler)

Dünyayı çalıştırmak için dünyayagelirler

Hayat ne ki içi lav, kor, ateş dolu birdünya üzerinde oynaşmak

İş denilen şey ya birkapitaliste(bir kapitaliste) uşaklık

Ya da akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı-barbar kapitalistliğe kölelikten yana

Bir devlete çalışmak oysa iş bilim, ahlak, ve insanlık için çalışmak olmalı

Mutluluk ne ki içi bağırsak, bok, pislik, tiksinç, iğrenç birbedenle içi lav

Kor, ateş dolu birdünyada kendini kandırmak

Din değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırılık

Din değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinden başkasına inanmak

Mezarda dönüşeceğiniz iskelet her gün, her an, her solukta, her bakışta

Her lokmada, her yudumda içinizde,

Moda akıldışılıkla, ahlakdışılıkla, utanmazlıkla, mantıksızlıkla

Pısikopatlıkla(Psikopatlıkla), sosyopatlıkla, akıl-ruh sağlıksızlığı ile

İnsana benzememekle, barbarlıkla, vahşilikle, teşhircilikle mutlu olan

İnsan türü kitlesi yaratmaya, oluşturmaya çalışmakta

Peki 'Ben devletim' diyen devletler neredeler,

Beden sağlığına aşırı takılmak akıl-ruh sağlığını önler ya da bozar

Bu da mantıksız birtoplum ve dünya isteyenlerin işinegelir(işine gelir)

Bu nedenle ki toplumlar ve insanlık 'Şifalı', 'Sağlık' adı altında

Pılajlara(Plajlara), sıpora(spora), takılara, taşlara, dualara

Mideye, nefse yönlendirilmekte

Birşeyde başarılı olmak demek akıllı, mantıklı, başarılı, doğru insan olmak değildir

Geçmişi hiç özleme çünkü her gün yeni doğru şeyler öğrenen insan için, geçmiş

Ancak cehalet ya da utanç ya da zaaf ya da yenilgi ya da gerilik olur,

Birülkede(Bir ülkede) yalnızca doğru insanlar olmalı

Bunun için de önce devlet bilim ve ahlak üzerine kurulu doğru birvarlık(bir varlık) olmalı

Ve toplumu bilim ve ahlak ile doğru eğitmeli

Ve devleti, ülkeyi, toplumu, hayatı akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı birdünya olan

Siyaset değil Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği, istediği gibi bilim ve ahlak yönetmeli

Hem kötülüksüz, suçsuz, insanca bir ülke isteyip hem de ülkeyi

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı birdünya olan siyasete yönettirmek

Mantıksızlıktır, tutarsızlıktır, saçmalıktır, gülünçlüktür,

Demokrasi ki 'Önce bilim ve ahlak' demektir, yalnızca topluma değil

İnsana da yararlı olmalı ki bu da dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile olur

Yalnızca devletin ya da toplumun değil insanların da bilimsel, ve ahlaklı olmaları

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uygun olmaları gerekir örnek ki

Cinsel birliktelik evliliğe, ailekurmaya(aile kurmaya), bilime, ahlaka yönelirse doğrudur

Yoksa nicel, tikel, ve hayvansı birdurum, birdünya olarak kalır

Peki bay-bayan karışık masaj salonuları

Ahlaka aykırı giyimli bay-bayan karışık sıpor salonuları

Sütyen-külot pılajlar

Toplumsal alanlarda ahlaka aykırı giyimler bu amaça ya da işleve uygun mudur,

Birülkede ahlaka aykırı insan sayısı çoğalıyorsa gereksiz insan sayısı da çoğalıyor demektir

Çünkü işsizlik, yoksulluk, yokluk, çaresizlik bile ahlak ile de yapılabilir

Yani bunlar ahlaka aykırı işler için gerekçe, neden olamazlar

Akıldışı-ahlakdışı moda, ve ahlaka aykırı pılaj gibi mekanlar

Ve akıldışı-ahlakdışı ünlülük dünyası para, keyif, zevk, haz, mutluluk içindeki insanlarla dolu

Ancak bilime ve ahlaka aykırılık demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe

Ve akıl-ruh sağlığına da aykırılık demektir çünkü bunlar 'Önce bilim ve ahlak' demektir

Çünkü bilim niceliğin doğru yoludur, ahlak da niteliğin doğru yoludur

Bilim bedenin doğru yoludur, ahlak da ruhun doğru yoludur,

Durum ki Atatürk düşmanlığının herzaman, hep, sürekli

Akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık, vicdansızlık, merhametsizlik, barbarlık, vahşilik

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırılık, mantıksızlık, delilik

Gibi şeylere gereksinimi olduğu görülmekte

Çünkü Atatürk de Muhammed gibi 'Önce bilim ve ahlak' demiş insandır

Yani, Atatürk'e düşmanlık gerçekte bilime, bilimselliğe, mantığa, ahlaka, vicdana

Medeniliğe, akıl-ruh sağlığına, ve insancalığa düşmanlıktır, saldırıdır,

Türkiye'de, 21. yüzyılda, 200 üniversite olan bu ülkede

Üniversite mezunuları Türkçe 'Giysi, giyecek' yerine Arabça 'Kıyafet' diyorlarsa eğitimde de

Üniversitelerde de, devleti yönetenlerde de sorun var demektir

Yani bu kadarı da olmamalı,

Para harcadıkça ya da gezdikçe ya da modaya uydukça ya da yiyipiçtikçe(yiyip içtikçe)

Mutlu olan

Ya da para, mal, servet sahibi olmakla mutlu olunabileceğini sanan insanlar var

İçi lav, kor, ateş dünyada; içi bağırsak, bok, iğrenç birbeden ile mutlu olmak

Hem mantıksızca, hem utanmazca, hem de gülünççe

Dışında sanmakta insan dışını, ve dışındakileri

Oysa dışında sandığı herşey insanın gözbebeklerinin arkasında bir zerrede

Dokunduğunu sanır insan, dokunduğu şeylere oysa dokunduğu şeyler

Beyininde, dokunamadığı biryerde,

Siyaset ile dost, ya da siyasetin koruması altındaki din de

Hükümdarlık ile dost, ya da hükümdarlığın koruması altındaki din de

Din değildir çünkü dini tanımlayan Din hadisileri 'Sultanlarla düşüpkalkan

Alim bile hırsızdır' diyor ki siyaset de hükümdarlık ile özel sektör hükümdarlığı arasındaki

Aracı hükümdarlık türüdür

Siyasetle ya da hükümdarlıkla dost ya da siyasetin ya da hükümdarlığın koruması altındaki

Demokrasi de demokrasi, laiklik de laiklik, özgürlük de özgürlük

Adalet de adalet değildir

Çünkü demokrasi, laiklik, özgürlük, ve adalet 'Bilime ve ahlaka uygunluk'tur

Oysa siyaset de, hükümdarlık da, özel sektör de, bilimin ve ahlakın değil

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-vicdansız-insanlıkdışı dünya olan siyasetin yaptığı hukuk da

Akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı, insanlıkdışı dünyadır

Yediğiniz, içtiğiniz gerçekten güzel şeyler olsalardı dışkılarınız da

Kusmuklarınız da güzel olurdu

Gerçek ki sanı, nefs yediklerinizi, içtiklerinizi size güzel göstermekte

Bakın, arı güzel şeyler yediğiiçtiği için kusmuğu da bal denilen güzel birşey olmakta,

Penisin, vaginanın, makatın, analın, oralın, seksin Türkçe karşılıklarını kullanmaktan

Yani kendi dilinden utanan ancak mini etekle, tayt pantolonla, mini şortla

Bikini ile, mayo ile, pirsing ile, dövme ile, tuhaf saç biçimileri ile

Tuhaf makyajlarla ortalıktadolaşmaktan(ortalıkta dolaşmaktan)

Zina, eşcinsellik, eşcinsel evlilik, porno serbestliğinden

Ahlakdışı Batıdan utanmayan

Üstelik de mutlu olan, övülen, baştaçı edilen tuhaf birtoplum oluşmakta

Ölüler çürür, diriler ise içi lav, kor, ateş dolu birdünyada

İçi bağırsak, bok, pislik, iğrençlik, tiksinçlik, mide bulandırıcılık dolu, insanlıkdışı

Birbeden(Bir beden) ile mutlu mutlu yaşarlar

Üstelik de bu durumu ilahların üstüneatıp(üstüne atıp)

Acaba kimler ölü gerçekte: Ölüler mi yoksa diriler mi

İlahlar neden böyle saçma insanları yaratsınlar ki

Böyle birsaçmalığı(bir saçmalığı) olsa olsa, akılı, beyini, ahlakı

Ve vicdanı olmayan doğa yapabilir,

Bir çocuk ya da genç felsefeye, mantığa, bilime, toplumuna, insanlığa, evrene ilgisiz

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı ise

Tüm sınav sonuçları çok iyi de olsa, kitapkurdu(kitap kurdu) da olsa

Zeka katsayısı 200 de olsa kafasıçalışmıyor(kafası çalışmıyor) demektir

Kalıtımsal, ezberci birbeyini(bir beyini) var demektir

Gerçek ki din de, akıl-ruh sağlığı da felsefesiz, ve ahlaksız olmaz

Çünkü felsefe tüm olasılıkları tarafsızca ve dürüstçe araştırmak bilimidir

Ahlak da beyinin, ve evrenin en nitel zirvesidir

Felsefe yanlışlardan, ahlak da kötülüklerden korur

Çin herşeyi taklit eder ancak sağlam birbinayı(bir binayı) taklit etmez

Çünkü depreme karşı sağlam bine gerçekten çok para haracamayı

Ve dürüstlüğü gerektirir

Bu nedenle ki genelde taklitçilik, özelde ise taklitçi Çin var olduğu sürece ekonominin

Yönü inşaata olacaktır,

İlahlara ya da hükümdarlıklara ya da diktatörlüklere 'zalimlik' diye karşıçıkan(karşı çıkan)

Ya da ilahları zalim olmak ile eleştiren insanlık acaba 'devlet' diye başına neden

Siyaset denilen zalimliği, diktatörlüğü seçmekte

Dini inanç dua eder, bilim ve din ise çalışır, didinir, uğraşır, üretir

Oysa ilahlar var olsalardı uğraşmaya gerek kalmazdı çünkü ilahlar

Sorunları hemen çözerlerdi, üstelik de bunca dua varken,

Görülmekte ki insan dişisinde ünlü olmaya giden yol

Önce memeleri, sonra da herşeyi, heryeri açmaktan geçmekte

Açık ki insan dişisine 'Özgürlük, demokrasi, laiklik' diye sunulan şey insan dişisini

Erkek egemenliğine zina, fuhuş, porno, akıldışı-ahlakdışı moda

Akıldışı-ahlakdışı pılaj, ve çıplaklık serbestliği ile

Daha da en utanmazca biçimde köle etmek

Oysa demokrasi, laiklik, ve özgürlük 'Önce bilim ve ahlak' demek

Ayrılık da, sevda da, sabır da dikiştutmaz(dikiş tutmaz), kanar birgün,

Ruha değil bedene alışmak, eve değil dışarıya alışmak

Mantığa değil hazza alışmak, utanmaya değil utanmamaya alışmak

Bilimselliğe değil bilimdışılığa alışmak, giyinikliliğe değil çıplaklığa alışmak

Nefssizliğe değil nefse alışmak, vicdana değil vicdansızlığa alışmak

Yani dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uygunluğa değil aykırılığa alışmak

Nefsi daha da büyütür, azgınlaştırır, hayvanlaştırır, insanlıkdışılaştırır

Canavarlaştırır, korkunçlaştırır

Ruhunuzu dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine, ve evinize alıştırın

Din hadisileri'ne aykırılığa, ve ev dışına, dışarıya, sokaklara değil

Ev akıllı insan için doğru vatan türünün küçük bir örneğidir

Üniversite, evren ve beyin gibidir

Evdışı hayat ise özel sektör, siyaset, moda, beden, ve nefs denilen akıldışı-bilimdışı

Ahlakdışı, insanlıkdışı bir dünyanın egemenliğine, üstelik de zevkle, hazla köleliktir

İnsan; evinde yiyipiçmeye değil de dışarıda yiyipiçmeye alışırsa

Ya da evinde değil dışarıda mutlu olmaya alışırsa

Evinde yiyipiçmeyi, evinde yaşamayı, evinde mutlu olmayı, evinde var olmayı sevmez olur

Ev dışı akıldışı, ahlakdışı, beden köleliği, nefs köleliği, kas köleliği

Teşhircilik köleliği dünyanın kölesi olur,

Önce ağlar bebek, sonra güler

Bu, ölümlü, ve yalan dünyaya

Bu durum, insanın kolay kanmaya ya da kolay kandırılmaya yatkınlığının ilk kanıtıdır belki de

Demek ki insan yaşadıkça akılını yitirmekte, akıldışı bedene ve dünyaya alışıp

Bu durumda koruyacak da, kurtaracak da tekyol(tek yol) dini tanımlayan

Din hadisileri'nin dediği dine uymaktır,

Dünyadaki siyasetçilerin saçmasapan durumlarına bakılırsa

Durum ki

Siyaset üniversite olsaydı, öğrenci alması için sınava gerek olmazdı

Saçmalamak yeterli olurdu,

İstek, başarmak için önemlidir, gereklidir ancak

Yapılmak istenilen şeyin yani 'amaç'ın ne olduğunu bilmek, anlamak da önemli, gerekli

Yoksa durum kaşyapayımderkengözçıkarmak/kaş yapayım derken göz çıkarmak

Pireiçinyorganyakmak/Pire için yorgan yakmak

Noktakadarçıkariçinvirgülkadareğilmek/Nokta kadar çıkar için virgül kadar eğilmek

Üçkuruşlukişionkuruşaçıkarmak/Üç kuruşluk işi on kuruşa çıkarmak

Birsözle(Bir sözle) ya da birrica(bir rica) ile olacak işi savaşa çevirmek

Gibi durumlar oluşabilir

Önce amaçını belirle, sonra da araçları ve alman gereken durumu, yapman gerekenleri

Sınırsızlık sonsuzluk demektir ki bu da işlerin

Daha da sarpasarmasına(sarpa sarmasına) neden olabilir

Unutma, akıl zamandan da, paradan da, emekten de kazandırabilir

Makinalar(Makineler) de, öğütler de bunun için var,

Ülkeniz ahlak olarak yanlış ya da kötü durumda ise

Hem ülkeniz dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı bir ülke

Hem siz dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı insansınız

Hem de çocuklarınızı doğru yetiştirmemiş, yanlış ya da kötü yetiştirmişsiniz demektir

Çünkü ülkenizi yönetenler sizin yetiştirdiğiniz çocuklardır

Akademisyenlerin, öğretmenlerin, siyasetçilerin, ve hukukçuların bile sigara, içki içtiği

Akıldışı-ahlakdışı moda kölesi olduğu

Bikini diye sütyen-külot ortalıkta dolaştığı ülkelerde açık ki öğrenciler de yanlış

Ya da kötü yetişir çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı olmak zaten

Daha en baştan yanlış ya da kötü olmak demektir

Gerçek ki doğu ülke de, doğru devlet de, doğru insan da ancak dini tanımlayan

Din hadisileri'nin tanımladığı din ile yetişir

Akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı ünlüler, akıldışı-ahlakdışı siyaset

Akıldışı-ahlakdışı özel sektör, akıldışı-ahlakdışı medya, akıldışı-ahlakdışı pılajlar ile

Çocuklar da yanlış ve kötü yetişmekte

Demokrasi, laiklik, özgürlük akıldışılık-bilimdışılık-ahlakdışılık serbestliği değil

Bilimsellik, ve ahlak serbestliğidir; bilime ve ahlaka aykırılığa yasaklıktır

Akıldışı-ahlakdışı moda da, akıldışı-ahlakdışı siyaset türünde de ahlak, onur, gurur

Mantık, din, akıl-ruh sağlığı olmaz yani tıpkı terör gibidirler ki zaten akıldışı-ahlakdışı moda

21. yüzyılda, dünyadaki en küresel ve en büyük kitle imha silahıdır

Aşk sevgilinin, evlilik de eşin ve çocukların saçmalıklarına, deliliklerine

Manyaklıklarına katlanma sanatıdır da,

Durum ki insan dünyasında, erkek olmak dişi olmaktan nitelik yani ruh

Yani kişilik olarak daha zor, daha zahmetli, daha emek isteyen, daha üstün birşeydir

Çünkü dişi olmak duruma boyuneğmek iken erkek olmak

Hem dişiye ait meme uçlarına sahip olup

Hem de erkek gibi davranmayı, erkek olmayı, erkek kişiliğine sahip olmayı gerektirir

Yani insan dünyasında, dişi olmaya boyuneğilir, alışılır; erkek olmak ise öğrenilir

Dişi olmak biyolojik yapıya, doğaya boyuneğmek, erkek olmak ise direnmektir

Oysa örnek ki havyan dünyasında erkek hayvan için böyle birdurum yoktur

O, olduğu durumu ile var olmak ile yetinir

Cinsel taciz, cinsel şiddet suç ise bu suça neden olabilecek biçimde giyimli olmak da

Suç olmalıdır ki ben buna 'Pozitif negatif ayırımcılık(ayrımcılık)' diyorum

Ülke akıldışılığın ve ahlakdışılığın ülkesi

Devlet de akıldışılığın-ahlakdışılığın devleti olmamalıdır

Hukuk da akıldışılığın, bilimdışılığın, ve ahlakdışılığın savunucusu, koruyucusu olmamalıdır.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 26.7.21/13.06



25 Temmuz 2021 Pazar

İLAHİYATÇI İHSAN ŞENOCAK'TAKİ İSLAMİ YETERSİZLİK DURUMU

 Sarık takanın, türban takanın, kendini dinli sandığı; içki içenin, bikini giyenin, kendini Atatürkçü sandığı tuhaf bir ülke olduk oysa din dini tanımlayan Din hadisileri'nin 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inziva demektir' dediğidir; Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' demektir.


Durum ki akıldışı-ahlakdışı, küresel, ve derin bir güç dünyaya akıldışılık ve ahlakdışılık egemenleştirmek için çırpınmakta; bunun için de öncelikle akıldışı-ahlakdışı moda türünü, astrolojiyi, sıporu(sporu), ve yetişkin insan dişisini kullanmakta. Bu nedenle ki ortalık yetişkin insan dişisine yönelik ahlakdışı moda reklamıları(tanıtımları), astroloji, ve insan dişisini sıpora yönlendirme yayınıları(yayınları) ile dolmakta, yani bu güç yetişkin insan dişisini 'özgürleştirmek' diye erkek egemenliğine, üstelik de en edebsizce(edepsizce), en ahlaka aykırı biçimde köle yapmaya çalışmakta.


Binlerce üniversite, milyonlarca üniversite mezunu olan dünya 21. yüzyılda da akıllı, mantıklı, bilimsel, insanca olmayı başaramamakta çünkü dünya akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalar olan siyaset, özel sektör, pılaj(plaj), moda; ve akıldışı-ahlakdışı ünlülerce yönlendirilmekte. Bu durumda eğitim de meslek öğretmekten, işe sokmaktan, gelir sağlamaktan başka bir işe yaramamakta yani mantıklı, bilimsel, alim, alime, bilge insanlar yetiştirememekte. Bu durum da örnek ki hem dinli olduklarını söyleyen, hem de ortalıkta bikini diye sütyen-külot gezen tuhaf insanlarla da; hem medeni olduklarını söyleyen hem de pirsing, ve dövme gibi şeylerle dolu tuhaf insanlarla dolmakta.


Türkiye'de durum benzeri olmakta; örnek ki Atatürk 'Önce bilim ve ahlak' demiş olmasına karşın Atatürkçülük çözümü bilimsel ve ahlakçı olmakta değil 'Ahlaka aykırı olan şey dostumuzdur', 'Akp'ye aykırı olan herşey dostumuzdur' durumu göstermekte, bu nedenle de zina, eşcinsellik, eşcinsel evlilik, akıldışı-ahlakdışı moda, ahlakdışı pılaj gibi ahlakdışı yerleri desteklemekte oysa ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, özgürlüğün, demokrasinin, laikliğin, insan olmanın, insanlığın temelidir. İslamcılar ise dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmemenin verdiği cehalet ve mantıksızlık içine girmekteler; yani biri ahlaksızlığı, biri de bilgisizliği çözüm görmekte.


İlahiyatçı İhsan Şenocak 'Milli' ve 'kadın' denilen voleybol takımına 'Filenin sultanları' denilmesine haklı olarak karşı çıkmış ancak bunu yanlış yapmış görünmekte.


Öncelikle 'Milli' yani 'Türk' demek 'Önce ahlak' demektir, ve bayan sıporculara(sporculara) 'mayo' diye giydirilen kısa ve dar şey hem ahlaka aykırıdır, hem de Türkiye'de 'külot' denilen şeydir. Yani böyle 'milli'lik olmaz. Öteyandan; Türklükte ve Müslümanlıkta 'kadın' demek 'Önce ahlak' demektir, bekaretsizlik yanında; ortalıkta 'mayo' diye külotla gezmek açık ki ahlaka aykırılıktır çünkü ahlak ahlaka uygun giyimle başlar; ahlaka aykırı dişi durumuna da Türklükte ve Müslümanlıkta 'kadınlık' denilmez; ve o bayanların bakire olmadıkları kesin mi, nitel açıdan 'kadın' olmaktan önce nicel açıdan 'kadın' olmak için?


İhsan Şenocak demiş ki:

1- 'İslamın kızı! Sen oyun alanlarının değil, imanın, iffetin, ahlakın, hayanın, edebin sultanısın.'. Sorun sözün başında değil sonunda, 'sultanısın'ında, çünkü 'sultanlık' denilen diktatörlük İslamiyet'e, dine aykırıdır ki bunu şu hadisten anlıyoruz: 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır'.

2- 'Kızları üniversiteye giden, cehennemliktir.'. Oysa dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin.' demekte. Bilim eskiden Çin'de de olsa açık ki şimdi üniversitede de ancak akıldışı-ahlakdışı bir dünya olan siyasetin ülkeyi ve eğitimi yönetmesi yüzünden öğrencilerde ahlaka aykırı giyimler görülmekte. Yani, kötü, yanlış olan; dine aykırı olan şey 'Üniversiteye gitmek, üniversite okumak' değildir, ahlaka/dine aykırı giyimli olmaktır. Unutulmasın ki Hıristiyanların(Hristiyanların) da, Yahudilerin de, dinsizlerin de, fahişelerin de soluduğu hava solunmakta.


Yani durum ki 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'ü doğru bilmeyen Atatürkçüler; ve dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmeyen İslamcılar; ve akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı-dine aykırı siyaset dünyası yüzünden, toplum 'Bilim ve ahlak'ta birleşmek yerine karşıtlık, düşmanlık, gerilim, çatışma içine girmekte; bundan da hem Atatürk düşmanıları(düşmanları), hem İslam düşmanıları, hem Türkiye düşmanıları yarar sağlamakta.


Evet; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'ta birleşin, ve birbirinizi düşman ilan etmeyi bırakın yoksa bu ülke için de, İslam dünyası için de, insanlık için de en büyük düşmanlardan biri de siz olursunuz.


İnsanlığın siyasetçilere değil bilgelere gereksinimi var.



Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 26.7.21/00.24

HİÇBİR DİNİ İNANÇTAN VE SİYASİ PARTİDEN DEĞİLİM (ŞİİR)

 Hiçbir dini inançtan, ve siyasi partiden yana değilim

Çünkü ben dini tanımlayan,  'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet

Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık

Sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' diyen

Din hadisileri'nin tanımladığı dinden yanayım,

Oysa dini inançlar bilime aykırılık ve nefsçilik dolu

Nefs ki hem en büyük cehalet, hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçı

Hem de yok eder akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını

Bu nedenle ki nefs dinin, din nefsin en büyük düşmanıdır,

Siyaset ise toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek

Yani bölücülük, düşmanlık

Bilimdışılık, ahlakdışılık, vicdansızlık, dürüst olmamak, ve yandaşlık demek

Oysa din bilimsellik, ahlakçılık, ve tarafsızlık demektir

Oysa Din hadisileri 'Sultanlarla düşüpkalkan alimler bile hırsızdır'

Ve 'Din vicdan, merhamet, medenilik' demesine karşın

Öz bebek kardeşlerini, ve öz çocuk kardeşlerini bile öldürtmüş

Sultanları baştaçı etmekte siyaset

Bu nedenle ki dine aykırıdır siyaset,

Bu nedenle ki dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyup

Hiçbir dini inançtan değilim ancak dinliyim, dindenim

Dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyup

Hiçbir siyasi partiden yana değilim çünkü dinliyim, dindenim

Bunun için ki ben dinli, gerçek, doğru bir bilgeyim.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.7.21/11.03


BAYAN CİNAYETİLERİ (ŞİİR)

 Türk sanat müziği medenilik öğretir ki ahlak da medeniliktir

Türk halk müziği yiğitlik ki ahlak da yiğitliktir

Türk kadını demek de, Müslüman kadın demek de

Türk dünyasında da, Müslüman dünyasında da aile demek 'Önce ahlak' demektir

Oysa akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı medya, akıldışı-ahlakdışı pılajlar(plajlar)

Akıldışı-ahlakdışı ünlüler ahlaksızlık öğretir,

Akıldışı-ahlakdışı, küresel, ve derin bir merkez

Akıldışılık ve ahlakdışılık yaymakta insanlığa

Ana silahı da akıldışı-ahlakdışı moda

Yetişkin insan dişisi ana yoldaşı da,

Kadınlara özgürlük diye cinsel utanmazlık getiriliyor

Kadın-Erkek eşitliği diye pısikopat-sosyopat erkek türü öğretiliyor

Kadın hakları diye erkek egemenliğine köleliğin en cinsel utanmazı veriliyor

Oysa demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, akıl-ruh sağlığı da

Önce ahlak ile başlar,

Kadın cinayetileri demek pek doğru olmuyor

Bayan cinayetileri denilmeli durum ki

Çünkü öldürülen her kadın benzemiyor kadına

Çünkü kadın demek de, adam demek önce ahlaklı giyim demek

Türklük ve Müslümanlık dünyasında,

Bayan cinayetilerini önlemek için

'Analara kıymayın efendiler, sizi de bir ana doğurmadı mı' müziği çalınsa

Ortalıkta sütyen-külot gezen ana olmaz Türk ve Müslümansa,

Nedir ortalıkta sütyen-külot dolaşmalar

Bilinmez mi ahlak beyinin de, evrenin de, akıl-ruh sağlığının da

İnsan olmanın da zirvesidir

Fahişeler mi kadınların yaptığını yapmak istiyor fuhuş diye

Yoksa kadınlar mı fahişelerin yaptığını, moda diye

Çünkü fahişe hayatı gibi akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda,

Sizi gerçekte erkekler değil akıldışı-ahlakdışı dünyalar olan

Siyaset, moda, pılajlar, ve bunlara izin veren hukuk öldürüyor

Sizi öldüren erkekleri de gerçekte bunlar öldürüyor

Çünkü öldürmek ölmek de demektir,

Ahlakın ve bilimin simgesi, temsilcisi, dünyası, savunucusu olmalı bay da, bayan da

Toplumlar da, devletler de, ekonomiler de, eğitim de, hukuk da 

İnsan hakları akıldışı-ahlakdışı Batıya, akıldışı-ahlakdışı siyasete, akıldışı-ahlakdışı modaya

Akıldışı-ahlakdışı ünlülere, akıldışı-ahlakdışı medyaya değil

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'a uymakta,

Çözüm Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'ta

Çünkü bilim beyinin ve evrenin nicel zirvesi

Ahlak da beyinin ve evrenin nitel zirvesi

'Utanmak yoksa din de yoktur' diyor Muhammed bak

'Mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Tarafsızlık, sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inziva demektir'

Diyor dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı, açıkladığı, öğrettiği din.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.7.21/10.16


24 Temmuz 2021 Cumartesi

ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK SALGINI KORONA DEĞİL (ŞİİR)

 Sodom'dan, Gomora'dan, Pompei'den daha beter hal yayılmakta dünyaya

Akıldışı-ahlakdışı serbestliğe özgürlük, akıldışı-ahlakdışı siyasete demokrasi diyor

Akıldışılık-ahlakdışılık birincilerine ünlü diyor

Adalet demek bilim ve ahlak demek oysa hukuk akıldışı-ahlakdışı siyasete adalet diyor

Batıda zinadan, fuhuştan, pornodan, çıplaklıktan sonra

Ensestlik ve uyuşturucu da serbest oldu

Çünkü bu kadar mantıksızlık, delilik, insanlıkdışılık, saçmalık uyuşturucusuz çekilmez,

Korona değil ahlaksızlık çağımızın en büyük küresel salgını

Çünkü hem korona da ahlaksızlığın, utanmazlığın, hazcılığın, nefsin virüssel zirvesi

Hem de ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının zirvesi

Ahlakı kötülemek hayvanlara özenmenin zırvası,

Akıldışı-ahlakdışı moda türü, akıldışı-ahlakdışı ünlü türü, akıldışı-ahlakdışı medya türü

Pılaj(Plaj) gibi ahlakdışı mekanlar ile yayılmakta ahlaksızlık

Tüm bunlara izin veren ise siyaset denilen akıldışılık, ahlakdışılık, insanlıkdışılık, saygısızlık,

Ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının nitel zirvesidir

Ahlak yoksa beyinin nitel zirvesi de yoktur

Ahlak önce ahlaka uygun giyimlilikle başlar toplumsal alanda

Ahlaka aykırı giyim varsa ahlak daha en baştan yoktur,

Ahlaksızlık nefsin zirvesidir

Nefs de hem en büyük cehalet, hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçı

Hem de yok eder nitel akılı, nitel mantığı, nitel ahlakı, nitel vicdanı, nitel akıl-ruh sağlığını

Korona itirafıdır, 21. yüzyılda bile insanlığın, bunca üniversiteye karşın insanlıkdışılığını,

Koronayı yayan, virüs değil

İnsanlığın ahlaksızlığı, utanmazlığı

Çünkü yayılmaz hiçbir kötülük

Sarmışsa eğer 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık

Sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inziva demektir' diyen

Din hadisileri'nin dediği din akılı,

İnsanlık azdıkça virüsler de azacaktır

Eğer 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık

Sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inziva demektir' diyen

Din hadisileri'nin dediği din varsa insanlık insanca kalacaktır,

Türk demek de, din demek de, demokrasi demek de, özgürlük demek de

Önce ahlak demektir

Ahlaksız bilim bile alimlik değil zalimlik demektir

Yasaklanmalı ahlaka aykırı herşey

Ahlak diktatörlük değil özgürlüktür bilime ve ahlaka dayalı

Ahlak bilime de, dine de, özgürlüğe de giden yol

Ya ahlak egemen olacak dünyaya ya ahlaksızlık

Budur insanlığın temel savaşı utanmazlık denilen delilikle değil

Ahlak denilen mantıkla dol.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.7.21/04.22




BATIDA SERBEST DİYE DOĞRU SANMA (ŞİİR)

 Herşeyin yönü var, kendince doğru

İnsanın, toplumların, ve insanlığın doğru yönü

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilimsellik ve ahlakçılıktır'

Gemilerin pusulası var, doğru yön için

İnsanın, toplumların, ve insanlığın doğru pusulası da 'Bilimsellik ve ahlakçılık'tır

Ülkelerin haritaları var, bulunmak için

İnsanın, toplumların, ve insanlığın doğru haritası da 'Bilimsellik ve ahlakçılık'tır,

Sözcüklerin doğru anlamlarını bilmiyor insanlık

Çünkü yanlış şeyler öğretiyor, siyaset denilen delilik

Bir elinde akıldışı-ahlakdışı özel sektör, bir elinde akıldışı-ahlakdışı moda

Özgürlük diye saçıyor serserilik,

Demokrasi 'Bilimsellik ve ahlakçılık' demek

Laiklik 'Bilimsellik ve ahlakçılık' demek

Özgürlük 'Bilimsellik ve ahlakçılık' demek

Din 'Bilimsellik ve ahlakçılık' demek

Ahlak beyinin ve evrenin nitel zirvesi demek

Adalet hukuk değil 'Bilimsellik ve ahlakçılık' demek

Nefs hem en büyük cehalet, hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçı

Hem de mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını yok eden demek

Akıl-ruh sağlığı bilimsellik ve ahlakçılık demek

Doğru eğitim bilimsellik ve ahlakçılık demek

Öğretmiyor toplumu bölmek ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kurulu siyaset,

Akıldışı-ahlakdışı dünya siyasetin pusulası bilimsellik ve ahlakçılık değil

Akıldışı-ahlakdışı Batı

Bu nedenle toplum da sanıyor ki Batı ne yaparsa doğru

Zinayı, fuhuşu, pornoyu, eşcinselliği, eşcinsel evliliği, çıplaklığı serbest bıraktı Batı

Şimdi de ensestliği ve uyuşturucuyu

Batı bilimsellik ve ahlakçılık üzerine kurulu Doğru devlet değil Çete devlet

Sen bilimselliğe ve ahlakçılığa sarıl

Ölçütün akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batı değil bilimsellik ve ahlakçılık olsun

Batıda birşey serbest diye doğru sanma

Batıdaki hayatı diye doğru hayat o sanma

Akıl-ruh sağlığını yitirmiş Batıyı pusulan da, haritan da yapma

'Önce bilimsellik ve ahlakçılık' diyen Muhammed'i, Atatürk'ü dinle

Nefse köle olup delirmiş Batıyı insanca dünya sanma.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.7.21/02.59

ÜNLÜ DEĞİL ÖNCE İNSAN OL (ŞİİR)

 'Roma'yı da yakarım, dünyayı da yıkarım' deme

Müzik diye, sanat diye, içi bağırsak-bok-pislik-iğrençlik-leş bir sevgili için

Roma'yı da yakma, dünyayı da yıkma

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi

'Bilimsel ve ahlaklı ol', insanca ol

Sanatçı olmaktan önce insan ol insan,

Akıl-ruh sağlığının temeli mantıktır

Doğru sanatın temeli bilim ve ahlaktır

Demokrasi de, laiklik de, özgürlük de önce bilim ve ahlaktır

Sanatçı olmak kolay, aşık olmak kolay

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık

Sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inziva demektir'

Diyen Din hadisileri'ne sarılıp

Önce insan ol insan,

Müzik diye abuksubuk, saçsamapan sözler

Müzik kılibi(klibi) diye ahlakdışı, insanlıkdışı, iğrenç, akıldışı şeyler

Ünlü olmak için akıldışı-ahlakdışı herşey yapılıyor

Ünlü değil önce insan ol insan,

Sanat diye ahlaksızlığın, utanmazlığın bini bir para

Beyini de, bedeni de kölesi yapmış akıldışı-ahlakdışı moda

Bilime ve ahlaka aykırı sanatın hayat damarı kopmuş demektir

Sanat değil bu, deliliğin rezillik pazarı

Sanatçı değil önce insan ol insan,

Moda diye akıldışı-ahlakdışı şeyler

Pılaj(Plaj) diye, tatil diye, turizım(turizm) diye akıldışı-ahlakdışı giyimler

Medya diye akıldışı-ahlakdışı ünlülerden utanmazca görüntüler

Siyaset diye akıldışı-ahlakdışı serbestlikler

Kadınlara özgürlük diye erkek egemenliğine en utanmazca kölelikler

Hukuk diye adalete değil siyasete boyuneğmeler

Ünlülük diye çirkeflik üstüne çirkeflikler

Ünlü değil önce dini tanımlayan Din hadisileri'ne sarılıp insan ol insan.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.7.21/02.15

BÖYLE TÜRKİYE OLMAZ (ŞİİR)

 Duymadınız mı

'Önce bilim ve ahlak' dedi Muhammed

'Önce bilim ve ahlak' dedi Atatürk

'Önce bilim ve ahlak' dedi demokrasi

'Önce bilim ve ahlak' dedi laiklik

'Önce bilim ve ahlak' dedi özgürlük

'Önce bilim ve ahlak' dedi akıl-ruh sağlığı,

Ekonomi amaçları kendileri olan ve bilimdışılık içindeki kapitalistlere, köylülere, esnafa 

Ve siyasi partilere teslim edilmiş 

Oysa devletin elinde, devletin yönetiminde, devletin egemenliğinde olmalı

Devlet de bilimin ve ahlakın egemenliğinde

Moda akıldışılığın, ahlakdışılığın, insanlıkdışılığın elinde 

Oysa bilimin ve ahlakın egemenliğinde olmalı

Sanat akıldışı, ahlakdışı ünlülerin eline teslim edilmiş

Oysa bilimin ve ahlakın egemenliğinde olmalı

Din eğitimi Arabça, Arab tarihi, Arab hayranlığı, Osmanlıcılık, gelenek, görenek, töre

Siyasi yandaşlık, tarikatçılık, cemaatçilik, cehalet, ve nefs öğretmek olmuş

Oysa din 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık, sakinlik

Medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inziva demektir' diyen

Din hadisileri'nin öğrettiği açıklamadır

Hukuk akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı, insanlıkdışı bir dünya olan siyasetin eline geçmiş

Oysa hukuk demek 'Önce bilim ve ahlak' demek olmalı

Eğitim akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı, insanlıkdışı bir dünya olan siyasetin eline geçmiş

Oysa eğitim demek 'Önce bilim ve ahlak' demek olmalı

Turizım(Turizm) akıldışı, ahlakdışı, insanlıkdışı bir dünya olmuş

Oysa 'Bilim ve ahlak' demek olmalı

Medya yandaşlığın eline geçmiş

Oysa 'Önce bilim ve ahlak' olmalı

Böyle ekonomi, böyle moda, böyle sanat, böyle hukuk, böyle eğitim, böyle turizım

Böyle medya, böyle devlet, böyle vatan, böyle ülke

Böyle Türkiye olmaz

Çünkü 'Türkiye' demek 'Önce bilim ve ahlak' demek,

Laylaylom, kim kime dum duma

Ne bilimsellik ne ahlak umurda

Yoksa duyulmuyor mu

'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed'in

'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'ün sesi

Akıldışı-bilimdışı bir dünya olan siyasetin

Akıldışı-ahlakdışı pılajların

Akıldışı-ahlakdışı müzikçilerin 

Akıldışı-ahlakdışı medyanın gösterilerinden

Ve akıldışı-ahlakdışı hayatın gürültüsünden

Oysa yer, gök duyuyor: 'Böyle, bilimdışı, ahlakdışı, Türkiye olmaz!'

Birleşin öyle ise Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce ahlak ve bilim'de

Yaşasın devlet, ancak 'Bilim ve ahlak' içindeki devlet.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 24.7.21/18.28


23 Temmuz 2021 Cuma

PORÇÖZ VE HELAL

 Siyasetçilerden, akıldışı-ahlakdışı ünlülerden sonra şimdi de reklamcılar, ve kapitalistler hem akıla, mantığa, ahlaka, dine aykırı olmalarına karşın hem de kendilerini birhalt(bir halt) sanmaya yani topluma akılhocası, önder, lider, toplum mühendisi, öğretmen görmeye başladılar; üstelik de 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'ün ülkesinde; oysa para ancak zengin yapar, alim, alime değil. Anlaşılan ki dünya zaferi ruhta tuhaf bir uçuşa neden olmakta çünkü nefs hem en büyük cehalettir, hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçıdır(amacıdır), hem de akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını önler, bu nedenle ki nefs hem dine aykırıdır, hem dinin en büyük düşmanıdır, hem de akıl-ruh sağlığının en büyük düşmanıdır.


Türkiye'de durum büyük bir mantıksızlık yani çelişki yani tutarsızlık yani keyfilik yani bilimdışılık olarak görünmekte.


Örnek ki biryanda camiler, biryanda bay-bayan-çocuk-ahlakdışı pılajlar; biryanda camilere bakan Diyanet başkanlığı, biryanda ahlakdışı pılajlara bakan Turizm(Turizım) bakanlığı ki ikisi de devletin yani devlet biryandan ahlaka bakmakta, sahip çıkmakta, biryandan da ahlaka aykırılığa, ahlakdışılığa. Tuhaf bir durum, mantık, bilim, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan demokrasi, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan laiklik, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan özgürlük, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan Atatürkçülük, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan adalet, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan akıl-ruh sağlığı, 'Önce ahlak' demek olan Türklük açısından, ve 'Önce bilim ve ahlak' demek olan din açısından. Bu durumda şunu da sormak gerekiyor: Sağlık bakanlığı, Gençlik bakanlığı, Aile bakanlığı, Milli savunma bakanlığı, Eğitim bakanlığı, Yök, ve Tbmm ne yapıyor çünkü akıl-ruh sağlığına da, doğru gençliğe de, doğru milli savunmaya da, doğru eğitime de, doğru Tbmm'ye de, doğru Türkiye'ye de yalnızca bilim değil ahlak da dahil çünkü bilim beyinin ve evrenin en nitel zirvesi, ahlak da beyinin ve evrenin en nitel zirvesidir, bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi ancak astroloji denilen bilimdışılıktan, zina denilen ahlakdışılığa kadar pekçok şeyin serbestliği bu duruma aykırı bir durum oluşturmakta.


Bu nedenle tuhaf ki kısacık ve daracık tayt mayolu(külotlu) bayan milli takımılarının(takımlarının) neresi milli çünkü Türk, Türklük, Türkiye demek 'Önce ahlak' demektir, ahlak da önce ahlaka giyime uygun giyimle başlar.


Bunca mantıksızlık durum ki pekçok saçmalığa da neden olmakta; reklamcılık da, ve kapitalistlerde bile; öyle ise bu ülkedeki 200 üniversite, üniversite mezunuları(mezunları), ve devlet bile mantıksızlık içinde olacaksa ne işe yarıyor, neden var? Gösteriş için mi, para kazanmak için mi, ancak belli ki düşünür, alim, alime, bilge olmak için değil.


Yani, Türkiye'de durum 'Bir elinde nefs, bir elinde para, umurunda mı mantık' durumu oluşturmakta.


Türkiye voleybol federasyonu Porçöz ile Milli takımlar sponsorluk anlaşması imzalamış, 2021 martında ancak belli ki ahlak, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan din, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan Atatürk, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan demokrasi, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan laiklik, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan özgürlük, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan adalet, 'Önce bilim ve ahlak' demek olan akıl-ruh sağlığı bilimi, ve 'Önce ahlak' demek olan Türklük ile imzalamamış çünkü bayan millilere kısacık ve daracık yani ahlaka, ve dine aykırı, mayo diye, Türkiye'de külot, iç donu, iç çamaşırı, kısa don diye bilinen birşey giydirilmekte.


Porçöz de böyle giyimli bir dişi kitlesine 'Kazansak da kaybetsek de bizdeki destek hep destek. Yolun açık olsun, helal olsun ' demiş; üstelik de yerli bir şirket yani Türkün ve Müslümanın malı.


Öncelikle şu ki 'helal' değil 'halal' çünkü 'helal' sözcüğü 'hela'dan gelir; yani ne Türkçe iyi biliniyor, ne Arabça ancak laylaylom keyifler yine de yerinde. Hiçdeğilse, olduğun şeyi doğru olacaksın, taklit ettiğin şeyi doğru taklit edeceksin.


Anlaşılan ki kapitalistlik parayı, para kazanmayı iyi biliyor da mantığı, ve İslamiyet'i pek iyi bilmiyor çünkü İslamiyet'te hem ahlaka aykırı giyimle toplum içine çıkmak yasaktır, hem de hem Müslümanlık taslayıp hem ahlaka, ve İslam'a aykırı giyimli insanlara 'Helal olsun' demek mantıksızlıktır, yanlıştır. Türk dil kurumu sözlüğü de 'helal' için 'Dinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtı.' demiş; öyle ise Porçöz'e sormak gerekiyor: Ahlaka aykırı giysi, giyecek ile toplum karşısına çıkmak dine, İslamiyet'e aykırı mıdır, değil midir? Kuşkusuz ki aykırıdır.


Anlaşılan ki Porçöz mini şortlu bayan milli takımına verdiği ve vereceği parayı helal etmekte ancak önce mantık gerekir çünkü dine, ahlaka, İslam'a aykırı giyimli kişilere verilen para, destek İslamiyet'te asla helal olmaz, dine asla uygun olmaz. Yani bu neyin kafasıdır? Porçöz sahibi kapitalistler acaba üniversite okumamış insanlar mıdır ya da İslamiyet'i, dini bilmeyen insanlar mıdır; ancak en azından, mantıklı olmadıkları açık.


Öteyandan; Voleybol federasyonu'nun ve ülkeyi yönetenlerin durumu da mantığa, İslam'a, dine, ve Türklüğe aykırı görünmekte çünkü Türkiye'de, Türklerde, Müslümanlarda, dinlilerde 'Milli' demek 'Önce ahlak' demektir, 'Önce ahlak' da 'Önce ahlaklı giyim' demektir.


Tüm bunların temel nedeni ne? Türkiye'yi Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce bilim ve ahlak'ın değil akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı bir dünya olan siyasetin yönetmesi çünkü hukuku, yasaları da siyaset yapıyor, tüm serbest bilimdışılıklara ve ahlakdışılıklara da siyaset 'hukuk, yasa' adı altında izin veriyor; sonra bir de 'Türküm, Müslümanım, dinliyim' diyor. Belli oluyor ne kadar ahlaklı, dinli, Türk olunduğu.


Porçöz; İslam'a aykırı birşeyi helal edemezsin çünkü ahlaka aykırı birşeye yandaşlık İslam'a aykırılık demektir.


Evet, ne mutlu sana, mini külotlu bayan voleybol milli takımı; Porçöz sana hakkını helal etmiş; peki ya mantık, ahlak, din, İslamiyet, Müslümanlık, Türklük, akıl-ruh sağlığı, demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet, ve Allah helal edecek mi? Evet, asıl sorun burada; bu nedenle ki bazı zaferler gölgedekalırlar(gölgede kalırlar), özellikle de 'Önce ahlak' demeyen zaferler.


Durum ki akılsızlık çalıyor, mantıksızlık oynuyor durumu görünmekte; üstelik de 21. yüzyılda, ve 200 üniversitesi olan ülkede; çünkü ülkeyi bilim ve ahlak değil toplumu bölmek, insanları birbirlerine düşman etmek, akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık, insanlıkdışılık, ve mantıksızlık üzerine kurulu siyaset dünyası yönetmekte.


Her zafer sevindirmez doğru insanı, ve doğru toplumu; ahlaka ve vicdana aykırı zaferler ise hiç sevindirmez; durum ki ne ahlaka uygun, ne vicdana çünkü ahlaka aykırılık da vicdansızlıktır, ahlaka aykırı övmek de.


Ve; Türkiye sıporla yani bedenle yani kasla yani nefsle değil ahlak, bilim, teknoloji, düşünürler, alimler, alimeler, bilgeler, bilimciler, mucitler ile övünmeli, ve dünyaya yayılmalı tıpkı 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'ün de, Muhammed'in de dediği gibi.


Evet; ahlaka aykırı giyim ne Türklüktür, ne milliliktir, ne dinliliktir.


Evet, nefs mantığı yok eder. Mantık da insani açıdan doğru herşeyin temelidir.


Batı ile, ahlaka aykırılıkta değil ahlakta yarışın çünkü ahlak yoksa bilim bile insanlıkdışı olur. Ben; Türkiye'ye de, hiçbir ülkeye de ahlaka, dine aykırı zaferler, ve haller(durumlar) dileyemem çünkü mantıksızlık olur en azından ki bu da üniversite mezunu insana hiç yakışmaz. Toplum sözleşmesi önce, Atatürk'ün de, Muhammed'in de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile imzalanmalı.


Zafer herşey demek değildir; önce ahlak. İnsanlar soyundukça değil bilimsel ve ahlaklı oldukça özgür olurlar.



Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 24.7.21/07.59