Onun sevdiğinin ona sevgisi ile ölçülür
Cehalet ve nefs içindeki bir toplumda
Cehalet ve nefs içinde olmayan bir insanın doğru yolda olduğu
Dostlarının, arkadaşlarının çokluğu ile değil azlığı ile ölçülür
Felsefeden, bilimden, ahlaktan, vicdandan, merhametten
Medenilikten, nefssizlikten yana olan herşeye yanayım
Bunlardan yana olmayan herşeye de karşıyım
İnsan arayan insan önce kendisinin insan olup olmadığına
Ve toplumunun nasıl bir toplum olduğuna bakmalı
Ve cehalet ve nefs içindeki bir toplumda insan
Dostlarının değil düşmanlarının sayısına bakmalı,
Korkuyu korku sanmayın
Korku cesaretin bir yay gibi gerilmesidir
Bu nedenle, daha çok korkanlardan daha çok korkun
Cesaret haksızlıkları köpekleştirir
Ancak doğrulara karşı ise kendini köpekleştirir,
Bir vatan bir tane değildir gerçekte
Atynı vatanın içinde sayısız vatan vardır
Devletin vatanı vatanın heryeridir
Bir halkın vatanı vatanda kapladığı yer kadar
İnsanın vatanı ise vatanın içindeki en sevdiği yerdir
Yani vatanlar gerçekte insanlardan çok devletlerin işine yarar
Ve devleti kimler ellerinde tutuyorlarsa
Yani bir devlet vatanı zorla herkesin vatanı yapar,
Yeni giysiler giyip
Ya da yeni takılar takıp
Ya da saçlarını yaptırıp
Ya da soyunup
'Güzel miyim?' diye sorarlar
Yahu içi kor, lav dünyanın üstünde
İçin bağırsak bok neyin güzel olacakki(olacak ki)
Kuşkusuz ki inziva, nefssizlik anlamaktan
Mutluluk anlamamaktan geçer
Anlaşılması zorunlu şeyleri,
Siyaset ve siyasetçi şuna benzer ki
Hasta olsan sana iyi birinin mi yemek getirmesini istersin
Yoksa kötü birinin mi
Kuşkusuz ki yemek iyidir, güzeldir, doğrudur da
Getiren de iyi, güzel, doğru olmalı
Oysa siyaset cehalet, yalan, anlamazlık ve nefs dünyası
Vay ki siyasetin, siyasetçinin ülkelerine yaptıkları ve yapacakları iyiliklere,
Bayan(Kadın) ancak giyinikken güzeldir
Bu yüzden evlilikleri bekleyen şey boşanmadır
Yani aşkı bitiren gerçekte evlilik değil
Bayanın soyunmasıdır
Çünkü bayanın soyunması bayanın ruhunu yok eder
Ve onu cinsel, organsal bir kütle, nicelik yapar
Aşk denilen şey de bedende değil
Yani bir bay(erkek) olarak düşünsenize aşk diye bir bayanı seviyorsunuz
Aşk yani ruh
Sonra soyunuyor ve karşınıza bir ruh olarak değil beden olarak seriyor kendisini
Aşk, ruh ve insanlık adına ne acı
Yani bakıyorsunuz ki gül gülü değil kökü, gövdesi, dalı, yaprağı, dikeniymiş
Yani aşkın yani ruhun arkasından 'Bööö!' ya da 'Ceee!' yapan bir beden,
Gerçekte bu dünyanın başına ne geldiyse namuslular yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes namusluydu
Bu dünyanın başına ne geldiyse ahlaklılar yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes ahlaklıydı
Belki dünya 'Bu dünyanın başına ne geldiyse namussuzlar, ahlaksızlar
Yüzünden geldi' dedirtmek için tersine dönüyordur
Oysa dünya şöyle de diyebilir
'Bu dünyanın başına ne geldiyse cahiller yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes cahildi
Bu dünyanın başına ne geldiyse kitap okumayanlar yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar hiçkimse kitap okumuyordu
Bu dünyanın başına ne geldiyse çıplaklar yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes çıplaktı
Bu dünyanın başına ne geldiyse barbarlar yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes barbardı
Bu dünyanın başına ne geldiyse felsefe bilmeyenler yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar hiçkimse felsefe bilmiyordu
Bu dünyanın başına ne geldiyse ilahlara tapanlar yüzünden geldi
Çünkü bir zamanlar herkes ilahlara tapıyordu'
Neden böyle demiyor acaba
Yoksa diyor da insanlık mı duymuyor
Dünyanın duyulmayan sesine kulak vermek gerek,
İlahınız size bu dünyayı parayla mı sattı da siz parayla satıyorsunuz
Hem 'Dünyayı ilahımız yarattı' diyorsunuz
Hem zengin olmayana bir karış toprak, bir göz ev
Parası olmayana bir tabak yemek
İşi olmayana eş bile yok
İlahınız sizi yaratmak için sizden para mı aldı da
Bir aşkı yaratmak için para istiyorsunuz,
Başbakan dedi ki Newyork'taki yalnızca sekiz kişinin öldüğü son terör saldırısı üzerine
'Terör açısından Newyork Ankara'dan daha güvenli değil'
Oysa 11 eylül 2011 saldırısı'ndan bu yana
Newyork'ta kaç terör eylemi olmuş, Ankara'da kaç
Bir bak
Ve bir televizyon kanalı bu saldırı için şöyle demiş
'Newyork'ta 11 eylülden bu yana en büyük terör saldırısı'
Yani yalnızca sekiz kişinin öldüğü bu terör saldırısı 11 eylül terör saldırısından bu yana
Newyork'taki en büyük terör saldırısı imiş
Oysa Ankara'da yalnızca 2016 martındaki terör saldırısında en az 34 kişi ölmüş
Belli ki siyasetçilere felsefe, mantık, Türkçe yanında bir de matematik öğretmek gerek
Yani bu durumda Ankara nasıl oluyor da Newyork kadar güvenli oluyor
Yani bir de Abd geneli ile Türkiye genelini karşılaştır
Kuşkusuz ki güvende olanlar için her ülke güvenlidir
Bak bıraksan Suriyeli mülteciler bile Avrupa'ya, Amerika'ya gidecekler
15 temmuz terör darbesi girişiminde de gördük
Hem Türkiye'nin hem Tbmm'nin ne kadar güvende olduğunu
Abd'de ve Avrupa birliği'nde böyle şeyler olmuyor bak
Kan nedense Batının doğusunu daha çok seviyor
Siyasetçileri bırakın felsefeyi, bilimi
Kitap okumayı bile sevmedikleri için mi acaba
Bir ilah olsaydı isteyeceğim ilk şey dünyayı siyasetten ve siyasetçilerden
Kurtarması olurdu
Bak Türkiye işçi ölümlerinde Avrupa'da birinci
Dünyada üçüncü sırada yer alıyor
Gerçekten çok güvenli bir ülkeyiz çok
Kanserojensiz yiyecek, içecek, giyecek bile bulmak zorlaşmış
Ve Amerika ne kadar güvenli ise Türkiye de o kadar güvenli öyle mi
Geçen akşam televizyonda bir haber vardı
'Lohusa şerbeti tozu ile tavuk etinden et döner yapıyorlar'
Dün akşam televizyonda bir haber vardı
'Yeni satın aldığınız giysileri sakın yıkamadan giymeyin çünkü kanser riski var'
Şu ülkedeki güveni yaşamak, tatmak için milletvekili mi olmak gerek acaba
Oysa 'Hayattaki tek en doğru bilimdir'
Ve 'Yurtta barış, dünyada barış' demişti Atatürk
Bilim ve barış olmayan yerde güven, huzur mu olur
Hem kitap okumayıp hem Atatürk'ten daha mı iyi bileceksiniz
Türkiye elinde bir ayna tutup
'Söyle bana dünyadaki en güzel kim?' diye soran cadı bir kıraliçe(kraliçe) değilki
Ey siyaset
Kuşkusuz ki savaşta kazanç, barışta güven ve huzur vardır
Ben sizlerle dost, arkadaş değil
Ben sizlerin gerçekleri, doğruları, felsefeyi, bilimselliği, Din hadisileri'ni
Öğrenmenizi istiyorum
Sanmayın peşinizde koşuyorum
Sanmayın elimde kandil, dost, arkadaş arıyorum
Ben felsefel, bilimsel, ahlakçı, vicdanlı, medeni, nefssiz
Bir insanlık ve dünya arıyorum
Yoksa kendim bile kendime fazlayım
Yalınızlık(Yalnızlık) yani yalınlık ne güzel birşey
Üstelik de felsefe, bilim, ahlak, vicdan, medenilik, nefssizlik
Düşünmek, yazmak ve kitaplar içinde olursa
Acıyorum yalnızlıktan şikayetçi olanlara
Demek ki yanlış yalnız yolun yalnızlığındalar
Bence 'Seviyor mu sevmiyor mu?' diye papatyaları koparmayın
Yazı-tura atın
Çünkü sevse de ilk seveceği şey paranızdır
Ve ilk sevmeyeceği şey işsizliğiniz, fakirliğiniz, parasızlığınız
Biliyorsunuz heykellerin ruhları yoktur ancak heykeller de sevilirler
Ve bazıları çok para bile eder
Bence ruhlu bir heykel gibi durmalı hayatta
Hiçkimseyi umursamayan
Ya yaz kış, gece gündüz tepesine kuşlar sıçar
Ya da yeri paha biçilemez, medeni, el bile sürülemez biryerdir
Geçenlerde küçücük bir oğlan çocuğu sokakta şöyle dedi annesine
'Bana annem de, ben senin annenim çünkü sen bana hep annem diyorsun'
Çocuklar mı zekileşiyor büyükler mi aptallaşıyor acaba
Hayat bu işte
Nereden ısıracağı, nereden tepeceği belli olmaz.
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 4.11.17/05.48
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.