Yaşamak mı istiyor dünya
Öyleyse insandan önce var olan kayalar neden kaya
Dünya var olmak istiyor, yaşamak değil
O yüzden ki yaşamak için hiçbir ölü geri gelmez
Ayaklarımın altındaki dünyayı neden başıma taç yapayım
Güzel olan gül değil kokusudur
O yüzden ki kokusuz gülü takmaz da sevgili
Gül kokuları sürünüp gül olur
Ya sevdanın kokusu nedir
Sevdasını kokusuz bir gül gibi atıp da kendini taşıtan
Hangi toprağı açsan, açan asker var
Ama Mustafa kemal Atatürk göklerde aranır neden
Ben Atatürk’çü olmanızı değil
Atatürk olmanızı istiyorum
İsterken,
Batıya, Arab’a yani yabancılara dalkavukluğa, bağlılığa mutluluk
Başkaldırıya kendini beğenmişlik diyen sürüler
Solumakta keçiler gibi sekerek yanılsamanın yamaçlarında
Göğe çıkacaklarını sanmanın umuduyla
Görmemeye ve göstermemeye çalışarak
Arta kalan , yağlı eti yutulmuş kemiklerini
Aynı yolun yolcularının
O yüzden ki gözlerindeki gözlükler
En hızlı atlarından çalınma yozluğun ve nicelikçiliğin
Ve saygı koymuşlar adını, bu köleliğe saygıya
Oysa bilmezler ki bu bilge
Üzümü üzüm olarak ister
Ruhunu zamana satmışların bağından
Üzümden önce kendi kişiliklerini ezdikleri
Yoz emek katılmış şarap olarak değil
Ama hep deseler de kuş beyinli diye kuşlara
Kuşlardan geçmiştir insanca olan herşey insanda
Örneğin angut kuşundan, geriye dönük belleği, bağlılığı ve ölümüne aşkı
Penguenlerden, ata erkilliği,önlemciliği ve ileriye dönük usu
Kuğudan kıskançlığı ve pilanlı cinayeti,
Guguk kuşundan acımasızlığı, onursuzluğu, pisikopatlığı
Kartaldan saldırganlığı, bülbülden güzel sesi
Kargadan uzun yaşama özelliğini
Papağandan konuşma özelliğini
Deve kuşundan aptallığı, yarasadan düş gücünü
Baykuştan irdeleme özelliğini almıştır
O yüzden ki yalnızca kendi bağının insanına
Kuşlar cik cikten başka pek çok birşey demezler
Çünkü insanca gerçek insan kendi bağının
Yeşil yapraklarında bitten özentili değil
İnsanlık ve insanca ülkesinin kordan sönmüş küllerinde yaşar
Yankı sesin ses ikizidir
Ama varsa da her insanın ses ikizi
Hiç olmayabilir insanca bir gerçeği
En çok onlara acı
Eşek arısının balı,
İlginç ve üzülün ki
Tarih koyununun postunu yine bir Türk yüzecek
Giydirmek için insanlığın
Yoz ruhunu ve iki yüzlü ruhunu taşıyan çıplak gövdesine
Aşağılamaya çalışmayın beni hiç boşuna
Çünkü ben liğme liğme aşağılana aşağılana
Tekmelene tekmelene, itile kakıla , düşe kalka tırmandım
İnsanlık merdiveninin son basamağına
Boş kendini beğenmişlikle yan gelip yatarak, para sayarak
Ve bir sevgilinin yüzüne
Büyülü bir geleceğin aynası gibi bakarak değil
Tek dostum bilim, felsefe, mantık, onur
İnsanca bir ülke ve dünya için didinmekti
Ve büyük, acı bir yalnızlık ama sorun değil
Bir güvercin, bin kartalın arasında hep yapayalnızdır
Tek sorunum beni kilitsiz kapıyla uyutan
Büyük içtenliğimdi
İlginç ki bazı şeyler aşağılandıkça yükselir
Örneğin onur, gurur, öfke, özgürlük, bağımsızlık
Başkaldırı ve bilgelik
Oy ne büyük bir kötülük etmişsinizi kendinize değil mi
Bana büyük bir iyilik ederken
Şimdi ürün kaldırmaya geldi çalışkan
Paspal üst başlı, güneş yüzlü çiftçi
Evet şimdi ürün zamanıdır
Ve bu ürün biraz can acıtacak
Çünkü içinde kara çalı çok
Ağızlarındaki köpüklerden ancak kardan adam olur artık
Gözlerindeki kıvılcımlardan ancak ateş böceği
Aşağılan ki yükselesin demiş
Kendine atılan taşlardan insanlık için korunak yapan bilge
İnsanlar ne zaman yoz, yıkıntı dünyalarını yıkmak
Yeni yapılar kurmak için gelen
Yapıcılara hoş geldin demişler ki
Bir yandan elma şekerini yalayarak
Ve dondürerek ruhunu Platon’a, Voltaire’e, Nietzsche’ye tapınağa
Daha Platon, Voltaire, Nietzsche mi okuyorsun güzelim
Oh ne güzel sigaran yanık, içkin de dumanlı, çerez de kıyak
Gel seninle felsefede, insan ruhunda, bilimsellikte
Türkçe’likde şöyle bir gezelim
Korkma ısırsa da kudurtmaz sözcüklerim
Aşılıdır tümü
O sözcüklerle ki Atatürk’ten bu yana yabancılara uşaklığa değil
Yoz, çürük ruhları yabancılığa getirdik
Anlatmaya çalıştık hep alçaktaki insanın kanıtları
Hep alçaktan olur
Uğraşma hiç yoz yönetimlere gelmek için
Ne anlamı var ki basılmış yumurtaya basmanın
Külü atacaksın ki ocakta yeni ateş yakasın
Korkma her sava en az bir kanıt iste
Bacadan duman tütüyorsa ya yanmaktadır ocak
Ya sönüktür çünkü
Ya da hohlamaktadır bir şom ağız
Sen en yükseğinde dur ruhun
Kanıtların en yüksekten olsun
Güneşi savlarına kanıt gösterseler
Güneş dedikleri sen ol
Der ki bu bilge, bana değil saygı duyduklarıma saygı duy ki
Bana saygısızlık duymuş olmayasın
Merdivenler küçük ayaklar içindir
Kimse büyük düşler için merdiven yapamaz
Tüm gününü ve yaşamını cebini doldurmak, ekmek parası kazanmak
Mal üstüne mal koymak için geçirenlere
Ülkenin ve dünyanın nasıl yönetileceği sorulmaz
Der ki bu bilge
Sorumsuz demokrasiler, sorumlu diktatörlükleri
Sorumsuz diktatörlükler de sorumlu demokrasileri yaratır
Ama ilginç bir şey daha var
Der ki bu bilge
Ben Atatürk’çülerin gerçekte gerçekten Türkiye’yi kurtarmak
İstediklerine inanmıyorum
Bencil, sorumsuz, nicel, tikel, yoz, özel yaşamlarını
Kurtarmak istediklerine inanıyorum yalnızca
Şeriat yanlılarının anayasaya ve yasalara uymadıkları yerde
Karşıtları yasalara uymakta zorlanırlar
Ha denirse ki yasaları ayı gibi oynatmak
Keyfince yasalar çıkarmak yasalara uygunluktur
Öyleyse o yasalara uymakta zorlanmak da yasalara uygunluktur
Kim der ki gölgem benim değil diye
Çok seviyorum felsefeyi
Gül olsa diken olamam ona
Şeker olsa erir diye çayıma katamam.
Aman beni övmeyin üzülürüm
Bana her övgüde, övgümü çalmaya çalışan
Dünya için çok çalışan bir karınca görürüm
Ha unuttum; Platon’dan, Voltaire’den, Nietzsche’den başka
Vardır onların ruhu ve bilimi bilmeyen
Her baktığı şeyde şeyini gören Freud adlı bir de ruhbilimcisi
Beyinleri dört köşelidir
Her köşesinde bir yabancı oturur, kendini beğenmişi yoz birer sömürge valisi
İş çok zor bu yurtta
Her yan yabancılardan gelen ya selde ya çığda
Gülene sırtımı döndüm, yüzüm ağlayanda
Düşünce ara sözlerimde, gerçeğe ve doğruya götüren
Arama hiç kaygan bakışların gibi uyak muyak
Benim işim yükseklerde ve yükseklerle
Ne ışık gözlük ister
Ne fırtınalar eyer, kayak
Ne anlayan beyin uyak muyak
Batı ile doğu ile kuzey ile güney ile Arab ile İslam ile Osmanlı ile yabancı ile değil
Türkçe’dir, bilimledir, felsefeyledir, Türklük’ledir, Türkiye iledir, bilgelikledir, Atatürk'ledir
Birlik iledir
Bu ülkede kurtulmak ...
Necdet Gürçiftçi
2010-Ekim tarihinde internette yayınlandı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.