Sakal deyip geçmeyin
Sakal bayan(kadın) kalçasına benzer
Kalçanın edeble yürüyeni vardır, bir de cinsellik denizinde
Bir gemi gibi sallatıla sallatıla götürüleni
Yalnızca bıyık ise zaten deniz,
Giysi, takı gibi sakal da çok şey anlatır
Sakalınla dünyaya meydan mı okuyorsun
Ya da hava mı atıyorsun yani takı olarak mı kullanıyorsun
Ne acı, kıllarla hava atmak
Ya da kendini mi tanımlıyorsun, ne acı kılla kendini tanımlamak
Ya da yüzünü mü saklıyorsun, ne acı kılların arkasına saklanmak
Ya da farkında bile değil misin, bu en azından iyi
Ya da dünyadan ve nefsten uzaklığının
Ve ilime batmışlığının kendiliğinden bir dışa vurumu mu
Bu çok iyi
Ne mutlu sonunculara
Ve onlar zaten saç baş, üst baş dağınıktır
Vay ki hem sakallı olup hem bakımlı, gösterişli olanlara
Onlar ki hem cehaletin hem nefsin pençesinde avlar,
Düşüncelerle, sözlerle yani gerçeklerle, doğrularla
Hem sağcıyı hem solcuyu
Ya da hem milliyetçiyi hem komünisti
Ya da hem dinliyi hem dinsizi mutlu etmek çok zordur
Ne mutlu onları felsefe ile mutsuz edenlere
Hiçbiryere çarpmadan ilerleyen gemi
En azından kayalıklar açısından
Yani tarafsızlık, dürüstlük açısından doğru yoldadır
Sağcılar da solcular da
Milliyetçiler de komünistler de
Ya da dinliler de dinsizler de senden yana değillerse
Doğru söyleme olasılığın çok yüksektir
Çünkü tümü nefse batmış
Ne acı yandaşlıklara
Ve ne mutlu sana
İlim ve nefssizlik, ya da ilim ve inziva içindeysen,
Bikini, mayo yani en dip iç çamaşırı ile yüzüyorlar, güneşleniyorlar
Sanma sağlık için
Çünkü hayatlarında içki, sigara
Ve saatlerce çen çen cep telefonu
Ve konu sağlıksa
Ahlak yani utanmak da dahildir sağlığa
Akıl ve ruh sağlığına
Belli ki bu sağlığı önemsemiyorlar
Haz vermediği ya da para etmediği için,
Kuşları kafeslere kapatmayın diyorlar
Kendilerini odalara, salonlara, mutfaklara, işyerilerine kapatanlar
Ve bir de kurtları köpekleştirip evlerine kapatanlar
Ve acaba kuşların insanlarla mutlu olma hakları yok mu
Özellikle de ekmek elden su gölden,
Ben sanattan önce sanatçıya, sanatçının hayatına, sanatçının özel hayatına bakarım
Ahlakdışı yaşayan, ahlakdışı giyinen, kötü alışkanlarıkları olan sanatçı
Ağızıyla balina tutsa yaranamaz bana
Derim önce ahlak ve nefssizlik
Sanat ve sanatçı sonra gelir
Zaten yanlış, kötü sanatçılı bir milletin hayat damarları
Çoktan kurumuş demektir
Değil aya, Mars'a bile gitse
Ya da dünyaya bile hüküm(hükm) etse
Yani ahlakdışı insanları hayatıma sokmuyorken
Ahlakdışı sanatçıları neden hayatıma sokayım ve ülkeme
Sanatın ve sanatçının en beceriklisi, en başarılısı, en üstünü
Ahlakı da dahil edendir
Yoksa sanat da sanatçı da toplumu toplumluğundan
İnsanı insanlığından atan guguk kuşuna benzer
Olduğu yer leşleriyle doludur, yuvalarından attıklarının, yuvalarından ettiklerinin
Ah şu tuhaf sanatçıya bak
Ağızında bir karga, bir bıldırcın bacak arasında
Sütyen külot ortada
Angut avına çıkmış
Ve kutlama para yığınları
Ve yoz ve gösterişli binalarda ve gösterişli hayatlarda büyük keyif,
Ne yapıyorlar bu zenginler paraları
İki ağızları, iki mideleri ve iki dışkılıkları da yokken
Nerelere harcıyorlar paraları
İçkiye, kadına, kumara, gösterişli ve israf hayatlara mı
İnsanlar neden zengin olmak istiyorlar
İnsanca bir dünyaya hayırları yoksa
Ah bir de şu ilim başında yatıp kalkanlara
İnsanca bir dünya yaratmak için düşüp kalkanlara bakın
Ne zenginlik ne zenginler umurlarında
Demek ki zenginlerden daha zenginler
Ve demek ki gönül zenginliği daha güzel
Aşkın, sevdanın konduğu
Ve ruh zenginliği daha güzel
İlimin, ahlakın, insan olmanın olduğu,
Acıyorum yazıp çizenlere 'Ne yazıyorsun, kimse okumuyorki' diyenlere
Gökte de güneş var
Kimsenin gitmediği
Ah bir de çok acıyorum
Hem felsefenin f'sini yani felsefenin edebiyat değil bilim olduğunu bilmeyip
Hem de felsefe konusunda 'Nietzsche'yi okudun mu
Falanı okudun mu, filanı okudun mu diye soranlara
Tıp öğrencilerine hiçkimse 'Falanı okudun mu, filanı okudun mu?' diye sormazken
Yalnızca 'Oram ağrıyor, buram ağrıyor' diye sorarken
Ha bir de daha çok acıyorum
Hem dni tanımlayıp Din hadisileri'ni bilmeyip
Hem de dinli olduklarını sananlara
Çünkü onların sayısı daha çok
Okumak yalnızca öğrenmek için değildir
Beyinin bakıcısı, ruhun yapıcısıdır da
Gerçekten çok tuhaf
İnsanların hayvanlara birşeyler öğretmeye çalışırlarken
Kendilerine birşeyler öğrenmeye çalışmamaları
Gerçek ki öğrenmeyenlerden olmamak gerek
Yoksa birgün öğrendikçe hayvanlar
İnsanlara birşeyler öğretmeye başlayabilirler
Hayvan demişsem robotlar da olabilir kuşkusuz
Ne günlere kaldın hey insanlık
Bir de yaratılan yaratandan üstün değildir derler
Ne tuhaf
Oysa insanlık kendisinden daha üstünü yaratmak peşinde hep
Belki aşık olunanların da ilahların da üstünlüğü
Ve sahip olmak için peşlerinden koşulan evler, arabalar, yazlıklar da bu yüzden
Acaba ilahlara baş eğen kaç baş patronlara da boyun eğmemekte
Yoksa bu ilah işi hem insan işi hem patron işi mi
Bir zamanlar da derlerdi hükümdarlar
'Bana isyan, ilahımıza isyandır' diye
Herşeyin tortusu kalıyor demek
Bak patron 'Gel' diyor, gidiyorsun, 'Git' diyor gidiyorsun
Köpek sevgisi de bu kültürün ürünü mü acaba
Öyleyse ne mutlu kurdun memesinde uyuyanlara
Bence şöyle bağırmalı emekçiler patronlara
'Sen beni işe aldın, hayatımı almadın
Ben sana emeğimi sattım; kişiliğimi, ruhumu, hayatımı satmadım'
Evet emekçiler günde en çok 5 saat ve ancak 50 yaşına kadar çalışırlarsa
Ve bol bol kitap okurlarsa
Dünya ve hayat daha insanca olacak
Bir de insan topraktan yaratıldı diyorlar
Toprak bile toprağa zulüm etmez
Toprağa ancak ateş zulüm eder
Servet bile verseler bir patronun yanında çalışmaktansa hem de kendi vatanımda
Yoksul bir bilge olarak yaşamayı yeğlerim
İlahlara eğilmeyen başım
Bir patrona neden eğilsin.
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 27.10.17/05.20
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.