Bilgelik insanlara şöyle seslendi onlardan çok uzaklarda
Benim derdim ben kaynamış patates yerken sizin et yemeniz
Ben kulübede yaşarken sizin saraylarda yaşamanız
Ben meteliğe kurşun atarken sizin para içinde yüzmeniz
Ben yaya giderken sizin güzel, pahalı arabalara binmeniz
Benim yalnızlığım, sizin kalabalıklığınız
Ben kimsesiz iken sizin çoluk çocuğunuzun olması
Benim mutsuzluğum, sizin mutlu olmanız değil
Benim derdim hem yanlış hem kötü yolda olmanız
Aldanış içinde olmanız,
Şöyle ki
Aynı yerde
Biri zenginlerin ve gençlerin gittiği ve pahalı bir lokanta
Biri de yaşlı, fakir ve üstübaşı perişan kimselerin gittiği ve ucuz iki lokanta vardı
Yaşlı, fakir ve üstübaşı perişan kimselerin gittiği lokantacı
Zenginlerin ve gençlerin gittiği lokantaya bakar bakar
Ve içinden
'Şu halime bak
Zenginlere ve gençlere hizmet varken
Bu yaşlı, fakir, üstübaşı perişan
Ne oldukları bile belirsiz
Beş para etmez kimselere hizmet vermek zorundayım'
Diye söylenir üzülür dururdu
Bir gece tuhaf bir rüya gördü
Her zamanki gibi lokantasındaydı
Ve yine o yaşlı, fakir, üstübaşı perişan kimselere istemeye istemeye hizmet veriyordu
Saçı sakalı birbirine karışmış ak saçlı, ak sakallı biri geldi
Şimdi dedi lokantana gelen bu insanların senin hakkında ne düşündüklerini
Düşüncelerini gösteren düşünce balonları ile sana göstereceğim
Lokantadaki her yaşlı, fakir, üstübaşı perişan kimsenin başlarında
Düşünce balonları belirdi birden
Ve lokantacı onları okumaya başladı
Birinde şu yazıyordu: 'Ben ki fizik alimiyim, sırf fakir olduğum için
Karınımı(Karnımı) doyurabilmek için
Bu beş para etmez lokantacıya katlanmak zorundayım, bağışla beni ilim'
Bir başkasının düşünce balonunda şu yazıyordu:
'Ben ki kimya alimiyim, sırf fakir olduğum için bu beş para etmez
Lokantacının yerinde karın doyurmak zorundayım, bağışla beni ilim'
Bir başka balonda şu yazıyordu:
'Ben ki matematik alimiyim, sırf fakir olduğum için
Bu beş para etmez lokantacıya karınımı doyurabilmek için katlanmak zorundayım
Bağışla beni ilim'
Böyle böyle, her düşünce balonunda bir dalda alimlik yazıyordu
Ve tümünün de kederleyici ana nokta
'Şu beş para etmez lokantacı' ve 'Bağışla beni ilim' idi
Lokantacı sabah uyanır uyanmaz lokantasına koştu
Ve her masaya şu yazılı güzel kağıtlar koydu:
'Hoşgeldiniz sayın alimlerim'
Ve bir daha hiç öteki lokantacıya özenmedi
O artık paranın içinde var olan bir güzellik değil
Parasızlığın içinde bir güzellik idi
Ve şöyle dedi
'Ey para sen ne de kolay şeylerin güzelliğisin'
Ve lokantaya gelen yaşlı, fakir, üstleribaşları perişan kişiler
Lokantacıya şöyle dediler:
'Biz hiçkimseye alim olduğumuzu söylememişken
Ve alimmişiz gibi davranmamışken
Alim olduğumuzu nereden bildin?'
Ve bilgelik paraya şöyle seslendi:
'Sen kuşkusuz ki yalnızca kolay, değersiz ve yalan şeyleri
Değerli gösteren bir ayna gibisin.',
Dünyada iki yol vardır:
İlimin yolu ve paranın yolu
İlimin yolunda alimlere rastlanırken
Paranın yolunda her türlü cahile ve zalime rastlanır
Ve bilgelik insanlığa şöyle dedi:
'Ey paranın yoluna esir olmuş insanlar
Ben sizi neden kıskanayım
Ben size neden özeneyim
Esirlik altın zincirlerle
Cehalet altın bardaklarda diye üstünlük
Aldanış servet veriyor diye diye doğru mu olur
Baksanıza içi kor dolu dünyanın üstünde
İçi bağırsak bok dolu hallerinize
Baksanıza mezarlardaki hallerinize
Mezarlarınızdan çıkarıp sizi kim evine götürmek ister
Kuşkusuz ki bokun dolu olmadığı tek yer ruhtur
Ve o da ancak ilimle yükselir
Saray kapısında diye çürük kapıya özenilmez
Zengin ayağında diye altın ayakkabıya özenilmez
Felsefeyi, bilimi ve dini masal mı sandınız
Ruhu değil de kendinize
Neden bedeni taht
İlimi değil de
Neden kendinize cehaleti hükümdar
Nefssizliği değil de
Neden kendinize nefsi onur yaptınız
Neden kebabı şiirden üstün tutarsınız
Neden mideyi beyinden üstün tutarsınız
Neden maddeyi kendinizden üstün tutarsınız
Ve sonra da nasıl kendinize insan dersiniz
Hayvanlar insanlardan üstün değilki
Mide dolmadan
Nefs doymadan insan olmak
İnsan olmak değilki
İnsan olmak hayvanlarla yarışmak değilki
Siz hiç mezarlarda hayal gördünüz mü?'.
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 2.9.17/14.58
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.