12 Kasım 2022 Cumartesi

YÜREK YARASI FİLMİNDEKİ TOPLUMSAL TEMEL MANTIKSIZLIKLAR (ŞİİR)

 Tuhaf bir ülke olunmakta

Birileri mini etek, mini şort, tayt pantolon denilen külotlarla köylere gitmekte

Birileri horozla, tavukla, köpekle, koyunla, inekle, eşekle, beygirle illere(şehirlere) yerleşmekte

Birileri de 'Köy filimi' ya da 'Köylü dizisi' çekmek diye eline kamera, yanına birkaç ahlakdışı dişi alıp

Köy filimi ya da köy dizisi diye dişileri soymak

Topluma ahlakdışılık sunmak, topluma ahlakdışılık alıştırmak için köylere gidiyor,

Atatürk 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' dedi

Ancak Atatürk'ün dediği sanat ve sanatçı

'Önce ahlak ve bilim' diyen

Yani ahlakçı ve bilimsel insan türüdür

Çünkü Atatürk bile 'Önce ahlak ve bilim

Benim dediklerimi değil ahlakın ve bilimin dediklerini yapın'ı öğretti,

Neden filimlerde(filmlerde, filımlarda), sinema dünyasında

Ağalar, ağalık yanlış, kötü, zararlı, insanlıkdışı birşey olarak gösterilmeye çalışılmakta

Ancak ahlakdışılık, ahlakdışı giyim, ahlakdışı pilajlar(plajlar, pılajlar)

Ahlakdışı diskotekler, ahlakdışı sahneler

Ahlakdışı dişiler doğru, iyi, güzel, masum, medeni insan olarak gösterilmekte

Oysa 'Ağabey/Abi' sözcüğü toplumda iyi, doğru, güzel, insani bir anlama sahiptir

Ve 'Ağa'lı pekçok(pek çok) cami de var

Bu durum ya sinema dünyasındaki cehaletten

Ya sinema dünyasındaki delilikten

Ya sinemanın Türkiye'yi yıkmak farkındalıksızlığından

Ya da sinemanın Türkiye'yi yıkmak amaçından(amacından) kaynaklanmakta

Sonuç olarak da Türkiye'de 'Ünlü' denilen dünya akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı 

Türden insan türünün egemenliğine girmekte

Oysa 'Önce ahlak ve bilim' diyen Türkiye'nin ünlüleri ahlakçı ve bilimsel insanlar

Düşünürler(Filozoflar), alimler, alimeler, bilgeler, bilimciler olmalı

Oysa eşcinsel kişiler, ve ortalıkta sütyen-külot dolaşan kişiler bile 

'Ünlü' diye baştaçı edilmekte

Medya 'Magazin' adı altında onları övmekte, daha da ünlüleştirmekte

Ve onları topluma farkında olmadan da olsa örnek göstermekte,

'Önce ahlak ve bilim

Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin

Beni değil ahlakı ve bilimi örnek alın'ı öğreten evrensel nitel dahi

Atatürk'ün Türkiyesi'nin sırtına saplanan bıçaklardan biri de sinema sanatıdır,

'Sinema' diye

Sanki toplum meyhane, gazino, pavyon bağımlısı imiş gibi filimler(filmler, filımlar)

Meyhanesiz, gazinosuz, pavyonsuz olamadılar

Sanki sorunlar ahlak, bilim, hukuk, ve beyin ile değil de şiddet, saldırı, cinayet ile

Çözülebilirmiş gibi filımlar şiddet, barbarlık, vahşet, vurduluk-kırdılık 

Sanki toplum ahlakı umursamıyormuş gibi filımlar ahlaka aykırı sahneler

Ve ahlaka aykırı giyimler ile doldu

Sinema dünyasının akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı durumu da

'Önce ahlak' demek olan Türklüğe, dine, demokrasiye, laikliğe, adalete, ve özgürlüğe

Aykırı durumu da 'Sanatçı' diye ahlakdışı insanların baştaçı(baştacı) edilmesidir

Gerçek ki Türkiye'yi yanlış yola, yanlış yöne götüren şeylerden biri de sinema dünyasıdır

Bu öyle akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya olmakta ki ahlakdışı insanları bile

Evliya rolünde

Ve namuslu, ahlaklı köylü kızı/kadını ya da erkeği rolünde oynatmaktan çekinmez

Sömürülen toplumların temel özellikleri ya ahlaka ya bilime

Ya da ikisine birden aykırı durumda olmaları durumudur

Ortalıkta bikini diye sütyen-külot dolaşan insanlar giydirilip dindar-ahlaklı-namuslu insan

Rollerinde oynatılmakta

'Türk' demek 'Önce ahlak' demek olduğundan ahlakdışı rollerde ya Türk olmayanlardan

Ya da göçmenlerden kişiler oynatılmakta

Bu nedenle ki 'Türk sineması' denilen sinema türü Türk kökenli olmayan ahlakdışı kişilerin

Ya da yabancı kültürle yetişmiş göçmen kökenli ahlakdışı kişilerin 

Ya da onların çocuklarının egemenliğine girmekte

Bu nedenle ki özellikle sinema dünyasında 'Ünlü' denilen dünyada 

Öteki ülkelerden Türkiye'ye gelmiş ailelerin çocuklarının yoğun oldukları görülür

Durum ki 'Sinema' diye topluma ya ahlakdışılık ya bilimdışılık ya akıldışılık

Ya sosyopatlık yani akıl-ruh sağlıksızlığı öğretilmekte, aşılanmakta farkında olunmasa da,

Köy filimi denilen filimlerde bile köylü dişiler ahlakdışı görüntülerle sunulmakta topluma,

Şimdi bu durumun örneklerinden biri olan

Ve Kadir İnanır ile Serpil Çakmaklı'nın başrollerde oynadığı 'Yürek yarası' adlı 

Filimdeki toplumu da yanlış yöne götürebilecek olan üç temel mantıksızlıktan söz edeceğim,

1- Filimde çaçanın adına 'Cennet', kerhanesinin adı da 'Cennet'in evi' denilmiş

Bu durum cehalet değil

Ahlaka, İslamiyet'e, Türk toplumuna, Müslüman Türklere kasıtlı saldırı durumudur

2- Zeynep(Serpil Çakmaklı) köyde dışlanınca kerhanede(genelevde) çalışmak yerine 

Kendisini kaçırıp köyde dışlanmasına neden olan Davut'un yanına gidip

'Beni bu duruma sen düşürdün, benimle evlen' diyebilirdi ki Davut zaten buna

Dündenrazı(Dünden razı) idi

Yani filimde bir köylü kızı evlenmek yerine genelevde çalışmaya razı olmuş 

Genelevde çalışmak ya da fuhuş ya da zina ya da ahlaksızlık sorun değilmiş gibi görünmekte

Ki Davut'un Zeynep ile evlenmesi de bu yönde kanıt olmakta

3- Filimde Zeynep bir gölde çırılçıplak yıkanmakta olarak görülmekte ki hiçbir Türk dişi 

Bunu ne yapayalnızken ne para için ne de sanat için yapmaz

Çünkü 'Türk' demek de, Türkçede 'Kadın' demek de, 'Dinli' demek de 'Önce ahlak' demektir

Bu köy nasıl köydür, nasıl bir ülkededir, Zeynep nasıl bir Türk, dinli, ve köylüdür, anlamak zor

4- Davut ağanın oğulunu(oğlunu) öldürmek yerine arabasının tekerleklerine ateş edip

Arabayı durdurabilirdi ya da ağanın oğlunu alınından(alnından) vurup öldürmek yerine

Yalnızca yaralayabilirdi yani Davut ağanın oğlunu öldürmek zorunda değildi

Davut'un yaptığı şey yasal(meşru) savunma(müdafa) durumu değil kasıtlı cinayettir

Filimde ise bu durum 'Yasal savunma' olarak gösterilmekte

Ve toplum da bu duruma yönlenebilir

5- Filim saçmasapan birşeyi kendine konu edinmiş görünmekte

Ve toplumu akıldışılığa ve ahlakdışılığa uyumlu duruma getirmeye yöneliklik durumunda,

Durum ki bu filim de toplum mantıksızlığa, ve şiddete yönlendirilmektedir,

Durum ki Türkiye'nin düşmanları yalnızca siyaset denilen ahlakdışılık-bilimdışılık

Dünyası değil 

Bir de ahlakı ve mantığı dışlamış, ve şiddete yönelmiş sinema türü, ve Tv dizisi türüdür,

Durum ki Türkiye'de gerçek, doğru, topluma örnek, insanlığa örnek

Sinema dünyası henüz başlamamış

Durum ki Türkiye'yi yanlış, kötü bir dünyaya doğru götürmekte olan şey

Yalnızca siyaset, moda, ve turizım değil genelde sanat, özelde de sinemadır

Yani durum ki Türkiye'de 'Önce ekmekler bozuldu' değil

'Önce siyaset, sonra sinema, sonra moda, sonra pilajlar bozuldu' durumu görünmekte

Ve sinema dünyası da, Tv dizisi dünyası da adeta

'Ünlü yapılmak için ahlakdışı herşeyi yapabilecek ahlakdışı kişiler aranılmakta' demektedir

Oysa Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Öyle ise kendisine 'Muhammedçi' diyen siyaset türü de

Kendisine 'Atatürkçü' diyen siyaset türü de neden ahlaka ve bilime aykırı şeyleri

Yasaklamıyor

Bakın ne kadar ahlakdışılık-akıldışılık-insanlıkdışılık varsa 'Ünlü' diye  toplumun

Tepesine çıkarılmakta

Nerede bu duruma 'Dur' diyecek Atatürkçüler, Muhammedçiler.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 12.11.22/12.11


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.