Tuhaf bir ülke olunmakta
Birileri mini etek, mini şort, tayt pantolon denilen külotlarla köylere gitmekte
Birileri horozla, tavukla, köpekle, koyunla, inekle, eşekle, beygirle illere(şehirlere) yerleşmekte
Birileri de 'Köy filimi' ya da 'Köylü dizisi' çekmek diye eline kamera, yanına birkaç ahlakdışı dişi alıp
Köy filimi ya da köy dizisi diye dişileri soymak
Topluma ahlakdışılık sunmak, topluma ahlakdışılık alıştırmak için köylere gidiyor,
Atatürk 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' dedi
Ancak Atatürk'ün dediği sanat ve sanatçı
'Önce ahlak ve bilim' diyen
Yani ahlakçı ve bilimsel insan türüdür
Çünkü Atatürk bile 'Önce ahlak ve bilim
Benim dediklerimi değil ahlakın ve bilimin dediklerini yapın'ı öğretti,
Neden filimlerde(filmlerde, filımlarda), sinema dünyasında
Ağalar, ağalık yanlış, kötü, zararlı, insanlıkdışı birşey olarak gösterilmeye çalışılmakta
Ancak ahlakdışılık, ahlakdışı giyim, ahlakdışı pilajlar(plajlar, pılajlar)
Ahlakdışı diskotekler, ahlakdışı sahneler
Ahlakdışı dişiler doğru, iyi, güzel, masum, medeni insan olarak gösterilmekte
Oysa 'Ağabey/Abi' sözcüğü toplumda iyi, doğru, güzel, insani bir anlama sahiptir
Ve 'Ağa'lı pekçok(pek çok) cami de var
Bu durum ya sinema dünyasındaki cehaletten
Ya sinema dünyasındaki delilikten
Ya sinemanın Türkiye'yi yıkmak farkındalıksızlığından
Ya da sinemanın Türkiye'yi yıkmak amaçından(amacından) kaynaklanmakta
Sonuç olarak da Türkiye'de 'Ünlü' denilen dünya akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı
Türden insan türünün egemenliğine girmekte
Oysa 'Önce ahlak ve bilim' diyen Türkiye'nin ünlüleri ahlakçı ve bilimsel insanlar
Düşünürler(Filozoflar), alimler, alimeler, bilgeler, bilimciler olmalı
Oysa eşcinsel kişiler, ve ortalıkta sütyen-külot dolaşan kişiler bile
'Ünlü' diye baştaçı edilmekte
Medya 'Magazin' adı altında onları övmekte, daha da ünlüleştirmekte
Ve onları topluma farkında olmadan da olsa örnek göstermekte,
'Önce ahlak ve bilim
Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin
Beni değil ahlakı ve bilimi örnek alın'ı öğreten evrensel nitel dahi
Atatürk'ün Türkiyesi'nin sırtına saplanan bıçaklardan biri de sinema sanatıdır,
'Sinema' diye
Sanki toplum meyhane, gazino, pavyon bağımlısı imiş gibi filimler(filmler, filımlar)
Meyhanesiz, gazinosuz, pavyonsuz olamadılar
Sanki sorunlar ahlak, bilim, hukuk, ve beyin ile değil de şiddet, saldırı, cinayet ile
Çözülebilirmiş gibi filımlar şiddet, barbarlık, vahşet, vurduluk-kırdılık
Sanki toplum ahlakı umursamıyormuş gibi filımlar ahlaka aykırı sahneler
Ve ahlaka aykırı giyimler ile doldu
Sinema dünyasının akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı durumu da
'Önce ahlak' demek olan Türklüğe, dine, demokrasiye, laikliğe, adalete, ve özgürlüğe
Aykırı durumu da 'Sanatçı' diye ahlakdışı insanların baştaçı(baştacı) edilmesidir
Gerçek ki Türkiye'yi yanlış yola, yanlış yöne götüren şeylerden biri de sinema dünyasıdır
Bu öyle akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya olmakta ki ahlakdışı insanları bile
Evliya rolünde
Ve namuslu, ahlaklı köylü kızı/kadını ya da erkeği rolünde oynatmaktan çekinmez
Sömürülen toplumların temel özellikleri ya ahlaka ya bilime
Ya da ikisine birden aykırı durumda olmaları durumudur
Ortalıkta bikini diye sütyen-külot dolaşan insanlar giydirilip dindar-ahlaklı-namuslu insan
Rollerinde oynatılmakta
'Türk' demek 'Önce ahlak' demek olduğundan ahlakdışı rollerde ya Türk olmayanlardan
Ya da göçmenlerden kişiler oynatılmakta
Bu nedenle ki 'Türk sineması' denilen sinema türü Türk kökenli olmayan ahlakdışı kişilerin
Ya da yabancı kültürle yetişmiş göçmen kökenli ahlakdışı kişilerin
Ya da onların çocuklarının egemenliğine girmekte
Bu nedenle ki özellikle sinema dünyasında 'Ünlü' denilen dünyada
Öteki ülkelerden Türkiye'ye gelmiş ailelerin çocuklarının yoğun oldukları görülür
Durum ki 'Sinema' diye topluma ya ahlakdışılık ya bilimdışılık ya akıldışılık
Ya sosyopatlık yani akıl-ruh sağlıksızlığı öğretilmekte, aşılanmakta farkında olunmasa da,
Köy filimi denilen filimlerde bile köylü dişiler ahlakdışı görüntülerle sunulmakta topluma,
Şimdi bu durumun örneklerinden biri olan
Ve Kadir İnanır ile Serpil Çakmaklı'nın başrollerde oynadığı 'Yürek yarası' adlı
Filimdeki toplumu da yanlış yöne götürebilecek olan üç temel mantıksızlıktan söz edeceğim,
1- Filimde çaçanın adına 'Cennet', kerhanesinin adı da 'Cennet'in evi' denilmiş
Bu durum cehalet değil
Ahlaka, İslamiyet'e, Türk toplumuna, Müslüman Türklere kasıtlı saldırı durumudur
2- Zeynep(Serpil Çakmaklı) köyde dışlanınca kerhanede(genelevde) çalışmak yerine
Kendisini kaçırıp köyde dışlanmasına neden olan Davut'un yanına gidip
'Beni bu duruma sen düşürdün, benimle evlen' diyebilirdi ki Davut zaten buna
Dündenrazı(Dünden razı) idi
Yani filimde bir köylü kızı evlenmek yerine genelevde çalışmaya razı olmuş
Genelevde çalışmak ya da fuhuş ya da zina ya da ahlaksızlık sorun değilmiş gibi görünmekte
Ki Davut'un Zeynep ile evlenmesi de bu yönde kanıt olmakta
3- Filimde Zeynep bir gölde çırılçıplak yıkanmakta olarak görülmekte ki hiçbir Türk dişi
Bunu ne yapayalnızken ne para için ne de sanat için yapmaz
Çünkü 'Türk' demek de, Türkçede 'Kadın' demek de, 'Dinli' demek de 'Önce ahlak' demektir
Bu köy nasıl köydür, nasıl bir ülkededir, Zeynep nasıl bir Türk, dinli, ve köylüdür, anlamak zor
4- Davut ağanın oğulunu(oğlunu) öldürmek yerine arabasının tekerleklerine ateş edip
Arabayı durdurabilirdi ya da ağanın oğlunu alınından(alnından) vurup öldürmek yerine
Yalnızca yaralayabilirdi yani Davut ağanın oğlunu öldürmek zorunda değildi
Davut'un yaptığı şey yasal(meşru) savunma(müdafa) durumu değil kasıtlı cinayettir
Filimde ise bu durum 'Yasal savunma' olarak gösterilmekte
Ve toplum da bu duruma yönlenebilir
5- Filim saçmasapan birşeyi kendine konu edinmiş görünmekte
Ve toplumu akıldışılığa ve ahlakdışılığa uyumlu duruma getirmeye yöneliklik durumunda,
Durum ki bu filim de toplum mantıksızlığa, ve şiddete yönlendirilmektedir,
Durum ki Türkiye'nin düşmanları yalnızca siyaset denilen ahlakdışılık-bilimdışılık
Dünyası değil
Bir de ahlakı ve mantığı dışlamış, ve şiddete yönelmiş sinema türü, ve Tv dizisi türüdür,
Durum ki Türkiye'de gerçek, doğru, topluma örnek, insanlığa örnek
Sinema dünyası henüz başlamamış
Durum ki Türkiye'yi yanlış, kötü bir dünyaya doğru götürmekte olan şey
Yalnızca siyaset, moda, ve turizım değil genelde sanat, özelde de sinemadır
Yani durum ki Türkiye'de 'Önce ekmekler bozuldu' değil
'Önce siyaset, sonra sinema, sonra moda, sonra pilajlar bozuldu' durumu görünmekte
Ve sinema dünyası da, Tv dizisi dünyası da adeta
'Ünlü yapılmak için ahlakdışı herşeyi yapabilecek ahlakdışı kişiler aranılmakta' demektedir
Oysa Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi
Öyle ise kendisine 'Muhammedçi' diyen siyaset türü de
Kendisine 'Atatürkçü' diyen siyaset türü de neden ahlaka ve bilime aykırı şeyleri
Yasaklamıyor
Bakın ne kadar ahlakdışılık-akıldışılık-insanlıkdışılık varsa 'Ünlü' diye toplumun
Tepesine çıkarılmakta
Nerede bu duruma 'Dur' diyecek Atatürkçüler, Muhammedçiler.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 12.11.22/12.11
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.