Sözcükler çok önemlidir çünkü akıl-ruh sağlığının temeli olan mantık sözcüklerle var olur
Dil matematik gibidir, yanlış matematik işlerin bozulmasına
Yanlış dil, yanlış sözcükler de ruhun, mantığın, ülkelerin, devletlerin, toplumların
Ve akıl-ruh sağlığının bozulmasına neden olur,
Ülke yönetimlerinde mantıksızlık yani bozulma ya da kokuşma
Yalnızca ekonomiye, sanata, modaya, siyasete, medyaya değil dile de yansır
Ahlaka ve bilime aykırılık mantıksızlık getirir
Çünkü ahlak mantığın nitel koşuludur, bilim de nicel koşulu
İnsanlık hem ahlaklı hem bilimsel olursa doğru düşünür, doğru seçer, doğru var olur
Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi,
Türkiye'nin ahlakçılık ve bilimsellik ile değil de
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya olan siyaset ile yönetilmesinin olumsuz etkisi
Yalnızca ekonomiye, modaya, sanata, turizıma(turizme), medyaya, eğitime, hukuka değil
Dile de yansımakta
Yalnızca ekonomide, modada, sanatta, turizımda(turizmde), medyada, eğitimde, hukukta değil
Dilde de mantıksızlıklar, tutarsızlıklar, yanlışlar, olumsuzluklar oluşmakta
Örnek ki Türkçe karşılıkları var olmasına karşın 'Hijyen, etik, misyon, vizyon, aktivite'
'Kıyafet, fikir, mühim, muhtemel, ihtimal' denilmekte
Mantıksızlık dile de yansır, dildeki mantıksızlık beyine de yansır
Çünkü mantık sözcüklerle düşünür, doğru mantık için de doğru sözcüklerin
Doğru anlamları gerekir,
Türkiye'nin temel sorunlarından biri de Orta Asya'dan gelmekte olan 'Yabancı hayranlığı'dır
Örnek ki anlatıma göre bir Türk hükümdarı kendi ülkesinde Türk dişisi yokmuş gibi
Çinli bir dişi ile evlenebilmek için
Yağmur dağı adlı bir dağı Çin'e vermiş, ve ülkesinin yağmursuz kalmasına
Ve kuraklıktan dolayı ülkesinden öteki ülkelere göçlerin başlamasına neden olmuştur
Atatürk yalnızca ahlaka ve bilime aykırılığın değil yabancı hayranlığının da kötü olduğunu
Anladığı için yabancı hayranlığını önlemek için 'Ne mutlu Türküm diyene'
Ve 'Bir Türk dünyaya bedeldir' gibi sözler söyledi
Ancak zaten kendisi Batı hayranlığı olan siyaset Atatürk'ün bu didinmesini etkisizleştirdi
Gerçek ki siyasetin Türkiye'ye ilk ihaneti Türkiye'de yabancı hayranlığını geliştirmektir,
Siyaset akıldışı-bilimdışı dünya da olduğu için mantıkta olumsuzluğa neden olur
Ancak mantık akıl-ruh sağlığının da temeli, koşulu olduğundan
Siyaset ile yönetilen toplumlarda akıl-ruh sağlığı da kötüleşir
Ve örnek ki 'Moda' adı altında hertürlü(her türlü) ahlakdışılık ve akıldışılık egemenleşir,
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türü olan siyaset
Akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı, insanlıkdışı durumda olmasına karşın kendini birhalt(bir halt)
Sanmakta
Ve ekonomiden ve hukuktan başka bir de dili değiştirmeye çalışmakta
Bu nedenle ekonomiden ve hukuktan başka bir de dil de bozulmakta
Çünkü siyaset düşünür(filozof), alim, alime, bilge, bilimci olmak isteyenlerin değil
İktidar olmak yani hükümdar yani diktatör olmak isteyenlerin dünyasıdır,
Türkiye'deki 'Yabancı hayranlığı' Türkçe sözcükler yerine yabancı sözcükler kullanmak dışında
Bir de Türkçe sözcükleri 'Yabancıların dünyalarına göre tanımlamak' durumu getirmekte
Örnek ki 'İşçi'ye İngilizcede 'Workman' denilmekte ki Türkçesi 'İş insanı' demek
Yani İngilizcede 'İşçi' yerine 'İş insanı' denilmekte çünkü iş makinası(makinesi)
Ve iş hayvanı da var işlerde kullanılan
İngilizcede 'Worker' ise 'Çalışan' demek oysa 'Work' sözcüğü 'İş' de demek
Yani bu durumda 'Worker' da 'İşçi' demek olur
Durum ki İngilizce kendi içindeki mantıksızlıkları çözmek için çözümler üretmeye çalışmakta
Oysa Türkçede 'İşçi' sözcüğü var işçileri tanımlayan
Ancak Türkçede kapitaliste 'Yatırımcı, girişimci, iş adamı, iş kadını'
Gibi sözcükler de denilmekte iken 'İş insanı' denilmeye başlanıldı
Açık ki kapitalistlik çağa uygun şımarmak, böbürlenmek de istiyor
Açık ki bunun nedeni İngilizceye yani Batıya özenmek yani Yabancı hayranlığı durumu
Bu nedenle de mantıksızlık durumu
Çünkü işçi insan değil mi de işçiye yalnızca 'İşçi' denilmekte de
Kapitaliste 'İş insanı' denilmekte
Sanki demirciye 'Demir insanı', marangoza 'Tahta insanı', sütçüye 'Süt insanı'
Kasaba 'Et insanı', yağcıya 'Yağ insanı', peynirciye 'Peynir insanı' denilmekte
Gerçek ki işi yapanlar, çalışanlar kapitalistler değil işçidir
Gerçek ki iş yapan herkes insandır, bunu söylemenin anlamı yok
Durum ki kapitaliste 'İş insanı' değil 'Sömürgen' denilebilir ancak
Çünkü zaten kapitalist demek
Vatanı ve toplumu sömürmek demek
Durum ki Batının ahlaktaki mantıksızlığı Türkiye'de şimdi dile de yansımakta, yansıtılmakta
Gerçek ki siyaset akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya durumunda olduğundan
Ahlakta ve mantıkta yani akıl-ruh sağlığında deliliğe neden olur
Yani demokrasi siyasetle de, ahlakdışı-akıldışı Batı ile de değil ahlak ve bilim ile olur
Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi
Dilde deliliğe diren.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 12.11.22/08.03
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.