11 Kasım 2022 Cuma

İŞ İNSANI DEĞİL SÖMÜRGEN (ŞİİR)

 Sözcükler çok önemlidir çünkü akıl-ruh sağlığının temeli olan mantık sözcüklerle var olur

Dil matematik gibidir, yanlış matematik işlerin bozulmasına

Yanlış dil, yanlış sözcükler de ruhun, mantığın, ülkelerin, devletlerin, toplumların

Ve akıl-ruh sağlığının bozulmasına neden olur,

Ülke yönetimlerinde mantıksızlık yani bozulma ya da kokuşma

Yalnızca ekonomiye, sanata, modaya, siyasete, medyaya değil dile de yansır

Ahlaka ve bilime aykırılık mantıksızlık getirir

Çünkü ahlak mantığın nitel koşuludur, bilim de nicel koşulu

İnsanlık hem ahlaklı hem bilimsel olursa doğru düşünür, doğru seçer, doğru var olur

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi,

Türkiye'nin ahlakçılık ve bilimsellik ile değil de

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya olan siyaset ile yönetilmesinin olumsuz etkisi

Yalnızca ekonomiye, modaya, sanata, turizıma(turizme), medyaya, eğitime, hukuka değil

Dile de yansımakta

Yalnızca ekonomide, modada, sanatta, turizımda(turizmde), medyada, eğitimde, hukukta değil

Dilde de mantıksızlıklar, tutarsızlıklar, yanlışlar, olumsuzluklar oluşmakta

Örnek ki Türkçe karşılıkları var olmasına karşın 'Hijyen, etik, misyon, vizyon, aktivite'

'Kıyafet, fikir, mühim, muhtemel, ihtimal' denilmekte

Mantıksızlık dile de yansır, dildeki mantıksızlık beyine de yansır

Çünkü mantık sözcüklerle düşünür, doğru mantık için de doğru sözcüklerin

Doğru anlamları gerekir,

Türkiye'nin temel sorunlarından biri de Orta Asya'dan gelmekte olan 'Yabancı hayranlığı'dır

Örnek ki anlatıma göre bir Türk hükümdarı kendi ülkesinde Türk dişisi yokmuş gibi

Çinli bir dişi ile evlenebilmek için

Yağmur dağı adlı bir dağı Çin'e vermiş, ve ülkesinin yağmursuz kalmasına

Ve kuraklıktan dolayı ülkesinden öteki ülkelere göçlerin başlamasına neden olmuştur

Atatürk yalnızca ahlaka ve bilime aykırılığın değil yabancı hayranlığının da kötü olduğunu

Anladığı için yabancı hayranlığını önlemek için 'Ne mutlu Türküm diyene'

Ve 'Bir Türk dünyaya bedeldir' gibi sözler söyledi

Ancak zaten kendisi Batı hayranlığı olan siyaset Atatürk'ün bu didinmesini etkisizleştirdi

Gerçek ki siyasetin Türkiye'ye ilk ihaneti Türkiye'de yabancı hayranlığını geliştirmektir,

Siyaset akıldışı-bilimdışı dünya da olduğu için mantıkta olumsuzluğa neden olur

Ancak mantık akıl-ruh sağlığının da temeli, koşulu olduğundan

Siyaset ile yönetilen toplumlarda akıl-ruh sağlığı da kötüleşir

Ve örnek ki 'Moda' adı altında hertürlü(her türlü) ahlakdışılık ve akıldışılık egemenleşir,

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türü olan siyaset

Akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı, insanlıkdışı durumda olmasına karşın kendini birhalt(bir halt)

Sanmakta

Ve ekonomiden ve hukuktan başka bir de dili değiştirmeye çalışmakta

Bu nedenle ekonomiden ve hukuktan başka bir de dil de bozulmakta

Çünkü siyaset düşünür(filozof), alim, alime, bilge, bilimci olmak isteyenlerin değil

İktidar olmak yani hükümdar yani diktatör olmak isteyenlerin dünyasıdır,

Türkiye'deki 'Yabancı hayranlığı' Türkçe sözcükler yerine yabancı sözcükler kullanmak dışında

Bir de Türkçe sözcükleri 'Yabancıların dünyalarına göre tanımlamak' durumu getirmekte

Örnek ki 'İşçi'ye İngilizcede 'Workman' denilmekte ki Türkçesi 'İş insanı' demek

Yani İngilizcede 'İşçi' yerine 'İş insanı' denilmekte çünkü iş makinası(makinesi)

Ve iş hayvanı da var işlerde kullanılan

İngilizcede 'Worker' ise 'Çalışan' demek oysa 'Work' sözcüğü 'İş' de demek

Yani bu durumda 'Worker' da 'İşçi' demek olur

Durum ki İngilizce kendi içindeki mantıksızlıkları çözmek için çözümler üretmeye çalışmakta

Oysa Türkçede 'İşçi' sözcüğü var işçileri tanımlayan

Ancak Türkçede kapitaliste 'Yatırımcı, girişimci, iş adamı, iş kadını'

Gibi sözcükler de denilmekte iken 'İş insanı' denilmeye başlanıldı

Açık ki kapitalistlik çağa uygun şımarmak, böbürlenmek de istiyor

Açık ki bunun nedeni İngilizceye yani Batıya özenmek yani Yabancı hayranlığı durumu

Bu nedenle de mantıksızlık durumu

Çünkü işçi insan değil mi de işçiye yalnızca 'İşçi' denilmekte de

Kapitaliste 'İş insanı' denilmekte

Sanki demirciye 'Demir insanı', marangoza 'Tahta insanı', sütçüye 'Süt insanı'

Kasaba 'Et insanı', yağcıya 'Yağ insanı', peynirciye 'Peynir insanı' denilmekte

Gerçek ki işi yapanlar, çalışanlar kapitalistler değil işçidir

Gerçek ki iş yapan herkes insandır, bunu söylemenin anlamı yok

Durum ki kapitaliste 'İş insanı' değil 'Sömürgen' denilebilir ancak

Çünkü zaten kapitalist demek

Vatanı ve toplumu sömürmek demek

Durum ki Batının ahlaktaki mantıksızlığı Türkiye'de şimdi dile de yansımakta, yansıtılmakta

Gerçek ki siyaset akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya durumunda olduğundan

Ahlakta ve mantıkta yani akıl-ruh sağlığında deliliğe neden olur

Yani demokrasi siyasetle de, ahlakdışı-akıldışı Batı ile de değil ahlak ve bilim ile olur

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Dilde deliliğe diren.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 12.11.22/08.03

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.