8 Şubat 2021 Pazartesi

EBRU GÜNDEŞ'TE TOPLUMA ZARARLI VE DİNE AYKIRI MÜZİK ANLAYIŞI DURUMU

 Atatürk 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' dedi ancak önce de 'Önce bilim(ilim) ve ahlak' dedi. Bilim demek de, ahlak demek de 'Önce mantık' demektir çünkü bilim somut nicel mantığın zirvesidir, ahlak da soyut nitel mantığın zirvesidir, yani önce mantık.


Savım ki bir toplumun siyasetçilerini ve ünlülerini eğitmek o toplumu eğitmektir çünkü toplumlar bu tür insanların arkasından gider. Yani bir toplumun siyasetçileri ve ünlüleri ne kadar bilimsel, mantıklı, ahlaklı olursa o toplum da en az o kadar öyle olur. Bu durum açık ki genelde siyaseti, sanatı, ve ünlülüğü, özelde ise müziği eğitmek için de geçerlidir.


Açık ki müzik dünyası öteki ülkelerde de, Türkiye'de de akıldışılığın, mantıksızlığın, cehaletin, ahlaka aykırılığın, insanlığa aykırılığın ve yozluğun meslek olarak akın etmekte olduğu bir alan durumuna gelmektedir; öyle ki müzik dünyası sanki akıldışılığın ve ahlakdışılığın önderi, lideri özelliği içine girmekte.


'Ruhun gıdası' olmakla başlayan müzik neden böyle bir duruma gitmekte? Çünkü hem müzik akıldışı-ahlakdışı modanın egemenliğine girmekte, hem de cehaletin en gösterişli, en kolay ve en ünlüleştirici geçim kaynağı olmakta.


Türkiye'de de Ebru Gündeş isimli bir bayan var, müzikçi. Ancak müzikleri hem mantık açısından tuhaf, hem de topluma zarar verici, kötülük edici özellikler içine girmekte.


Önce, toplum yönünü anlatayım: Örnek ki 'Yıkıla yıkıla'sının sözleri şöyle:

'Yıkıla yıkıla yaşayan benim

Geceler boyunca kahrolan benim

Ah edip inleyen yıpranan benim

Kötüysem düşkünsem kime ne bundan?

Hayatım karanlık yerlerde geçer

Yüreğim kırılmış kadehe benzer

Yüzüme nefretle bakmayın yeter

Kötüysem düşkünsem kime ne bundan?

Çektiğim çileler kendime benim

Tutup da birine vurmaz ki elim

Çekilin üstüme varmayın benim

Kötüysem düşkünsem kime ne bundan?'.


Sözde 'Kime ne?', 'Kötüysem kime ne?' denilmekte. 'Kime ne, sana ne, bana ne, size ne?' türü sözler bencillik, sorumsuzluk sözleri olup felsefeye, mantığa, bilime, ahlaka, toplumsallığa, sanata, dine, medeniliğe yani insanlığa aykırıdır. Üstelik bir de 'Kötüysem size ne?' denilmekte; yani kötülük adeta onurlandırılmakta, gururlandırılmakta, korunmakta, savunulmakta durumu oluşmakta bu sözde oysa kötü olmak felsefeye de, bilime de, ahlaka da, dine de, medeniliğe de, sanata da yani insanlığa aykırıdır. Yani, 'Kötüysem, düşkünsem üzgünüm, özür dilerim' demek yerine 'Size ne bundan?' demek hem kötülüktür, hem barbarlıktır, hem de küstahlıktır.


'Gidiniz'in sözleri de benzer durumda. Bu müzikte de

'Ne yordunuz yoruldunuz

Bilip bilmeden her şeyi kötüye yordunuz

Siz kimdiniz neciydiniz

Bunca dert varken gelip beni mi buldunuz

Ne yaptıysam hep kendime

Benim bir canım var onu da siz mi verdiniz

Sevaplarım var günahlarım

Takılıp düştüğümde bir el mi verdiniz

Gidiniz Allah aşkına

Gidiniz benim yanımda olmasın varsın yeriniz

Hepiniz aşkı unuttunuz

Sevmek değil mi aslında en büyük mucizemiz

Bırakın Allah aşkına

Sevmek değil mi aslında en büyük mucizemiz' denilmekte. Bu sözler de 'Size ne, kime ne, bana ne?' yoz kültürünün uzantıları durumunda; üstelik de 'Ne yaptıysam hep kendime, bir canım var onu da siz mi verdiniz, benim yanımda olmasın yeriniz' sözleri 'Kendine kötülük yaparsan kimseyi ilgilendirmez' anlamı da içerip topluma yanlış yönlendirim içermekte, ve üstelik de bu yanlış yaklaşımları İslamiyet'in 'Allah, sevap, günah' kavramlarını kullanıp yapmakta yani durumu İslamiyet'e aykırı görmemekte, ve durumun İslamiyet'e aykırı görülmemesini de sağlamaya çalışmakta oysa İslamiyet bencilliğe ve sorumsuzluğa karşıdır.


Sanatçının çelişkili, mantığa aykırı durumu ise hem 'Kötüysem size ne?'yi söyleyip, hem de 'Bilip bilmeden her şeyi kötüye yordunuz'u söylemesi ile; ve hem 'Allah, sevap, günah' gibi İslamiyet'e ait kavramları kullanıp hem 'Kötüysem size ne?' gibi, İslamiyet'e aykırı bir sözü kullanması ile, hem 'Tanrım' adlı müziğin sözlerinde geçen 'Tanrı' ve 'Allah' kavramları yani dini inanç kavramları kullanması ile; hem de hem İslami kavramlar kullanması yani kendini Müslüman inançlı göstermesi durumu hem de internette örnekleri olduğu gibi ahlaka, İslam'a, dine aykırı moda giyimli durumları ile görülmekte.



Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 9.2.21/02.26

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.