Cahil olmamak için üniversiteler kuruldu
Ancak görülmekte ki üniversite mezunuları(mezunları) da üniversiteye gitmeyenler kadar
Hem cehalet hem mantıksızlık içinde bulunabilmekte
Öyle ki yer fıstığının ağaçda(ağaçta) yetiştiğini sanan
Budha'nın bayan olduğunu sanan
Doğruların herkese göre değiştiğini sanan
Dünyanın dönmediği sanan
Etek tıraşını(traşını) kuaföre yaptıran
Boyalar, pirsingler ve dövmeler içinde
Ortalıkta bikini diye sütyen-külotla, mini şort diye külotla
Tayt pantolon diye daracık ve uzun külotla gezen
Sigara bağımlısı, alkol bağımlısı, uyuşturucu bağımlısı
Ve sümüğünü yiyen
Bilgiden de, mantıktan da, ahlaktan da, vicdan da yoksun
Üniversite mezunuları bile görülmekte
Demek ki eğitimden önce akıl-ruh sağlığı şart
Üniversite sınavından önce akıl-ruh sağlığı sınavı
Öyle ise önce eğitime değil önce tedaviye
Yoksa barlar, pavyonlar, genelevler, gece kulübüleri de birleşip üniversite açabilirler
Ancak akıl-ruh sağlığının birinci ölçütü ahlaktır, ahlakın birinci ölçütü de ahlaklı giyimdir
Yani okullara ve üniversitelere, akıldışı-ahlakdışı moda-görünüm içindeki kimseleri
Öğretmen, akademisyen olarak da, öğrenci olarak da, işçi/memur olarak da
Konuk(Ziyaretçi), veli olarak da almamak ile işe başlanılabilir
Yani biryerden başlamak gerekli artık yoksa durum Sodom, Gomora, Pompei gibi bir durum
Öyle ise eğitime ne gerek var, eğitim alim, alime yetiştirmek yerine
Sisteme, düzene, siyasete, özel sektöre civata, somun yetiştirmek değil ise
Böyle giderse liselere ve üniversitelere, bebek emzirme odası yanında bir de
Seks odası isteyenler de olabilir, 'İnsani hak' olarak
Ancak bilinmeli ki 'İnsan olmak' Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce ahlak'
İle başlar çünkü utanmak, ahlak ancak hayvanlarda yoktur
Yani insan, biraçıdan(bir açıdan) 'Düşünen hayvan' değil 'Ahlaklı olan hayvandır' ki
Ahlak da zaten düşünmek demektir ancak nicel değil nitel, somut değil soyut düşünmek
Bireysel değil genel düşünmek,
Durum ki Atatürkçüler de, Osmanlıcılar da hem Türkiye'ye, hem topluma
Hem de insanlığa zararlı olacaklar, kötülük edecekler
Bu nedenle ki bilim de, din de, insanlık da ikisini dışlayacak,
Önce Atatürkçülerin durumuna bakalım çünkü onların durumu daha kısa:
Atatürk dedi ki 'Önce bilim ve ahlak'
Öyle ki 'Benim yaptıklarımla bilimin ya da ahlakın dedikleri çelişirse
Benim yaptıklarımı değil bilimin ve ahlakın dediklerini yapın' dedi
Yani Atatürk'ün sigara, içki içmesi, denize girmesi kanıt da, öneri de, çözüm de değildir
Oysa ortalık astroloji, medyumluk, fal gibi bilimdışı şeylere inanan Atatürkçüler ile de
Bikini diye sütyen-külotlu, mini şort diye külotlu
Tayt pantolon diye daracık ve uzun külotlu, mini etek diye apışarasız külotlu dişi dolmakta
Bir de yamyamlar, barbarlar, vahşiler gibi pirsingler, dövmeler falan
Durum ki hem bilime ve ahlaka aykırı olunup hem Atatürkçü olunmaz
Hem akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıya göbekatıp Atatürkçü olunmaz
Çünkü bilim beyinin, insanın, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesidir
Ahlak da zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, özgürlüğün
Demokrasinin, laikliğin, medeniliğin, insanlığın, evrimin, ve evrenin nitel zirvesidir
Ve nitelik nicelikten nitelik olarak üstündür
Yani ahlaka zararlılık, ahlaka aykırılık akıl-ruh sağlığına da aykırılık olduğu için Türkiye'ye de
Topluma da, insanlığa da zararlılık, kötülük durumudur
Yani laylaylom, Atatürkçü olunmaz
Akıldışı-ahlakdışı moda ile, akıldışı-ahlakdışı pılajlar(plajlar) ile, akıldışı-ahlakdışı ünlüler ile
Atatürkçü olunmaz, akıl-ruh sağlığı da olmaz
Yani, Atatürkçüler dünyadan Mars'a deniz yolu yapsalar da ahlaka aykırılık durumu
Bir çuval inciri berbat etmek durumu oluşturur
Yani hiçkimsenin iyi şeyler yapıp kötü ya da yanlış ya da zararlı şeyler yapmaya hakkı yok
Hukuk, devlet, hükümet, sistem izin verse de,
Gelelim Osmanlıcılara
Osmanlıcılık'ı önce ikiye ayırmak gerekir:
1- Mimar Sinan, Mevlana, Yunus Emre yönlü ruhsal, kültürel yani Niteliksel Osmanlıcılık
2- Padişah, sultan, dünyayı işgal etmek hayranlığı biçimindeki
Sultansal, bedensel yani nicel Osmanlıcılık
Yani Ruhsal Osmanlıcı'lara sözümüz yok,
Osmanlıcılara önce, dini tanımlayan Din hadisileri'ni öğretmek gerekir:
Din hadisileri'nin 1. bölümü: 'Din; ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük
Tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' hadisileridir
2. bölümü ise 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' gibi hadislerdir
Osmanlıcılık'ın sultanlık bölümünü yakan şey de hem 1. bölümdür, hem de 2. bölümdür
Yani 1. bölümdeki 'Din vicdan ve merhamettir' bölümü oysa Osmanlı'da
Öz bebek kardeşlerini, ve öz çocuk kardeşlerini bile öldürtmekten çekinmemiş
Sultanlar bulunmakta, ve Sultanlı Osmanlıcılık onları baştaçı etmekte
Yani vicdansızlık ve merhametsizlik durumu var
Din hadisileri'nin 2. bölümü ise Sultanlı Osmanlıcılık'ın dine aykırı olduğunu
Daha kesin, daha açıkseçik olarak göstermekte: 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır'
Neden, çünkü sultanlık demek hem sultalık yani diktatörlük demektir
Hem de nefs köleliği demektir
Nefs de hem akıl-ruh sağlığının, hem insanlığın, hem ahlakın, hem özgürlüğün
Hem dinin en büyük düşmanıdır çünkü nefs hem alimi bile alimlikten çıkaracak kadar
En büyük cehalettir
Hem tüm kötülüklerin hem nedeni ve hem amaçıdır(amacıdır) yani nefs olmasaydı
Kötülükler de, suçlar da olmazdı
Hem de akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, ve akıl-ruh sağlığını önler ya da yok eder
Yani Sultanlı Osmanlıcılık dünyadan Mars'a yürüyen merdiven koysa yine de bir çuval inciri
Berbat etmek durumudur çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı bir durumdur,
Siyaset ise toplumu bölen, insanları birbirlerine düşman eden
Parayı devletten ve patronlardan istetmek yerine ilahlardan isteten
Hükümdarlık heveslisi, kibir içinde, barbar, vahşi bir nefs dünyasıdır
Bu nedenle ki siyaset Sultanlı Osmanlıcılık'sız olamıyor,
Yani çözüm
Ne Atatürkçülük, ne Osmanlıcılık
Çözüm; Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'
Muhammed'in de dediği gibi 'Ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük
Tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inziva'
Seç, beğen, al, bedava
Hiçbirini beğenmiyorsan, istemiyorsan, almıyorsan ya Neron'un ya Hitler'in
Ya Sodom'un, Gomora'nın, Pompei'nin yanına
Ancak bilin ki Nuh'un gemisi gerçekte tahtadan değil 'Bilim ve ahlak'tan idi,
Yani bilin ki akıldışı-ahlakdışı modanın, giyimin olduğu yerde Atatürkçülük
Sultan hayranlığının olduğu yerde de Muhammedçilik, din, İslamiyet, Müslümanlık yoktur
Yunus Emre'yi modaya da, sultanlara da yeğlemiyorsanız işiniz bitmiş demektir.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 16.9.21/09.15
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.