12 Haziran 2021 Cumartesi

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 242 (ŞİİR)

 Mantıksız dil doğru dil de değildir, bilimsel dil de olamaz, evrensel dil de olamaz

Bu nedenle ki yükselmek, ilerlemek isteyen bir ülke için

Mantık ve dil de en önemli şeylerdendir

Türkiye'deki Türkçeyi kolay(basit), anlamsız, gereksiz sananlar da

Türkiye'deki Türkçe ile felsefe, bilim yapılamayacağını sananlar da

Türkiye'deki Türkçenin gerçekte dünyanın en zor, en mantıklı

En evrensel dil olduğunu bilmeyenler de

Evrensel dil'in temelinin Türkiye'deki Türkçe olduğunu bilmeyenler de

Türkiye'deki Türkçesiz Evrensel dil olmayacağını bilmeyenler de olabilir

Öyle ki 'özgürlük' sözcüğünün anlamına, içeriğine yönelik tek doğru sözcük

Türkiye'deki Türkçedeki 'özgürlük' sözcüğüdür çünkü bu sözcük 'öz'ün gür

Yani doğru ve iyi varlığı ve gelişimini içerir ve insanın özü de beyinidir, ruhudur

Oysa örnek ki serbestlik, hürriyet

Bağımsızlık, freedom gibi sözcükler bedenle ilgili, mekanik sözcüklerdir

Örnek ki kuşun kafesten kaçması, bir kölenin zincirlerinin çözülmesi

Bir mahkumun hapishaneden çıkması 'serbestlik, hürriyet, freedom' içindedir

Ancak örnek ki bir muhabbet kuşu kafesinden kutupta bırakılırsa serbest kalır

Hür olur ancak özgür olmaz çünkü kısa sürede ölür

Gerçek ki yanlışa ya da kötüye ya da bilimdışılığa

Ya da ahlakdışılığa götüren şey serbestliktir ancak özgürlük değildir

Çünkü özgürlük yanlışa ve kötüye değil doğruya ve iyiye götürür

Ancak bu durumlar onları bilimsel ve ahlaklı yapmaz oysa hem doğrunun yolu

Hem de doğru beyinin, ruhun, kişiliğin, hayatın yolu bilimsellikten

Ve ahlaktan başlar, bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi

Çünkü bilim beyinin, doğanın, dünyanın, insanlığın, evrenin, maddenin nicel zirvesidir

Ahlak da nitel zirvesidir

Çünkü savım ki ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, özgürlüğün

Akıl-ruh sağlığının, insan olmanın, insanlığın soyut nitel zirvesidir

Yani durum ki Mustafa Kemal olmasa idi Türkiye olmayacaktı

Türkiye olmasaydı insanlık, beyin, ruh, dil, düşünce

Bilim, felsefe, mantık, demokrasi 'özgürlük'süz kalacaktı

Gerçek ki Atatürk düşmanlığı Türkiye'ye, demokrasiye, akıl-ruh sağlığına

Beyine, ruha, insanlığa, ahlaka, dine ve özgürlüğe de düşmanlıktır

Çünkü Atatürk de Muhammed gibi 'Önce bilim ve ahlak' dedi

Öyle ki Atatürk 'Benim sözüm bilime ve ahlaka aykırı ise sözümü değil

Bilimi ve ahlakı dinleyin' dedi

Ancak onlara da hak vermek gerekir

Çünkü Atatürk Türkçenin özgürleşmesi için çalıştı ancak

Atatürk'ü anlamayan Atatürkçüler yüzünden de

Atatürk düşmanıları(düşmanları) yüzünden de Türkçe geriledi,

İcatları var eden de, karmaşıklaştıran da insandır

Ve bir icat ne denli karmaşıksa o denli ileridir

Genel de dil de, özelde Türkçe de icattır

Savım ki Türkçede pekçok yanlış var

Yine savım ki dünyada da, Türkiye'de de henüz Türkçe diye bir dil yok

Türkçe sanılan, varsayılan bir dil var çünkü hem 'Türkçe' denilen dil İngilizce

Fıransızca, İtalyanca, Arabça, Farsça dililerine(dillerine) ait

Örnek ki üstelik de Türkçe karşılıkları var olmasına karşın

'Kıyafet, müsait, bahsetmek, ziyafet, zerafet, bariz, kadim, hijyen, etik, misyon

Vizyon, performans, lansman, aktivite, mükemmel, lazım, enteresan, mecbur, teyit

Kabiliyet, fikir, mütemadiyen, tecrübe, lisan, münasip, sosyal, liyakat, mülakat, imtihan'

Gibi pekçok yabancı sözcükle dolu

Hem de mantıklılıktan uzaklık durumu da göstermekte

Savım ki bu yanlışlardan bazıları şunlar:

1- Örnek ki 'Çocuğu' değil 'Çocuku' olmalı çünkü bir sözcük nasılsa hep öyle kalmalı.

2- Örnek ki 'İstanbullu' değil 'İstanbul'lu' olmalı çünkü bir sözcük özel ise hep özel kalmalı.

3- Örnek ki 'Alili' ve 'Alisiz' değil 'Ali'li' ve 'Ali'siz' olmalı

Çünkü bir sözcük özel ise hep belirtilmeli.

4- Örnek ki 'Pastane' değil 'Pastahane' olmalı çünkü sözcüklerde harf eksiltimi

Asla olmamalı çünkü yoksa sözcükler zamanla anlaşılmazlaşabilirler, anlamsızlaşabilirler

5- Örnek ki 'Çağırmak' değil 'Çaırmak' olmalı çünkü başa gelemeyen bir harf harf sayılmaz

'Ğ/ğ' başa gelemeyendir

Ve 'çağırmak' sözcüğünün kökeni Türkçede 'ses' anlamına gelen 'ır' sözcüğüdür

6- Örnek ki 'Atatürkçü' değil 'Atatürk'çü' olmalıdır çünkü özel hep özel kalmalıdır.

7- Örnek ki 'kent' değil 'il' olmalıdır çünkü 'kent' sözcüğü Türkçe değildir.

8- Türkçede 'am', 'yarak', 'sik', 'göt' ile yani ayıp şeyler ile başlayan sözcük de, biten

Ve ayıp olmayan, sayılmayan sözcük de olmaz

Çünkü dil demek yalnızca mantık değil ahlak da olmalıdır

Bu nedenle ki 'Yaşam, eksik, amele, okuyarak, götürmek' gibi sözcükler Türkçeye aykırıdır

9- Örnek ki sözcük 'Avuç' ise 'Avucuna, avucunda' değil 'Avuçuna, avuçunda' olmalıdır

Çünkü sözcükte harfin durumu nasılsa hep öyle olmalıdır

10- Örnek ki 'Geleceğiz' değil 'Gelcekiz'; 'Gelecek' değil 'Gelcek' olmalıdır

Çünkü gelecek zaman eki '-cek, -cak'tır, ve hep öyle kalmalıdır

11- Örnek ki 'Götürmek' değil 'Ötemek' olmalıdır

Çünkü hem 'göt' sözcüğü ile başlayan sözcük ayıp olur

Hem de Türkçede 'uzak' durumu bir de 'Öte' sözcüğü ile anlatılır

Yani Türkçede 'ötür' diye bir sözcük yok ki 'götür' diye bir sözcük olsun.

12- Örnek ki deyimler ve mecazlar bitişik yazılmalıdır ki

Hem deyim ya da mecaz oldukları anlaşılsın yani gerçek olmadıkları anlaşılsın

Hem de Türkçe öğrenmek isteyen yabancılar şaşırmasın

Örnek ki 'Sakla samanı gelir zamanı' değil 'Saklasamanıgelirzamanı'

'Küçük düşmek' değil 'Küçükdüşmek' yazılmalıdır

13- Örnek ki 'Bilgisayar' sözcüğü hem 'computer' sözcüğünün karşılığı olarak yanlıştır

Hem de gerçeklik olarak yanlıştır

Çünkü 'bilgisayar' denilen şey bilgi saymaz yani bu durumda bu sözcük ancak deyim

Ya da benzetme(mecaz) olabilir

14- Örnek ki 'Oturgaçlı götürgeç' sözcüğünde 'gaç' denilmesi yanlıştır, mantıksızlıktır

Çünkü Türkçede '-gaç' eki hareketli şeyler için kullanılır

Örnek ki solungaç, patlangaç, duyargaç gibi

Örnek ki 'süzgeç' sözcüğü '-geç' ekinin sabitlikte kullanıldığını göstermekte

Bu durumda 'Oturgaçlı götürgeç' değil 'Oturgeçli götürgaç' olmalı

Ancak 'götürgeç' de, 'götürgaç' da 'göt' ile başladığı için ayıp olur

15- Örnek ki parantez içindeki sözcük küçük harfle de başlayabilir ki

Bu durum o sözcüğe dikkat çekmek içindir, sözcüğü tanımlamak için değil

Örnek ki 'Özgürlük' de olur, 'özgürlük' de

16- Örnek ki 'it' ile başlayan ancak olağan sayılan sözcük de, biten sözcük de olmaz

Çünkü Türkçede 'İt/İd' sözcüğü 'köpek' yani aşağılamak demektir

Bu nedenle örnek ki 'itiraz' sözcüğü de, 'git' sözcüğü de Türkçeye aykırıdır

17- Örnek ki 'TBMM' değil 'Tbmm' olmalıdır çünkü olağanda küçük harfle başlayan sözcükler

Hep küçük harfle başlamalıdır

Bu nedenle örnek ki 'Türkiye Büyük Millet Meclisi' değil

'Türkiye büyük millet meclisi' yazılmalıdır

18- Örnek ki 'Elma pastaları' değil 'Elma pastasıları' yazılmalıdır

Çünkü 'Elma pastası' ise 'Elma pastasıları' olur

Yani 'elma pastası'nın çok, çoğul olduğu belirtilir

Yine örnek ki 'Atatürk düşmanları' değil 'Atatürk düşmanıları' olmalıdır

19- Örnek ki 'trafik' değil 'tırafik' yazılmalıdır çünkü dilde her ses gösterilmelidir

20- Örnek ki 'bir arada' değil 'birarada' yazılmalıdır çünkü deyimdir

21- Örnek ki 'Bir evdeki eşyalar' değil 'Birevdeki eşyalar' yazılmalıdır çünkü buradaki 'Bir' sayı değildir, deyimdir

22- Örnek ki 'Bir şey' değil 'Birşey' yazılmalıdır çünkü burada söz konusu olan şey '1' sayısın değildir; 'herhangi bir şey' değil 'herhangibirşey' yazılmalıdır çünkü deyimdir

23- Örnek ki 'Pek çok şey' değil 'Pekçokşey' yazılmalıdır çünkü deyimdir

24- Örnek ki 'Bir gün gelecek' değil 'Birgün gelecek' yazılmalıdır çünkü sayı değil deyimdir

Ancak 'Bir gün daha katlanamam' yazılır çünkü vurgulanan şey sayıdır, '1'dir

Dilde önce mantık gerekir, sonra da ahlak

Ancak önce mantık

Demek ki doğru Türkiye'yi yaratmak bilimden, ahlaktan

Ve Türkçeyi mantık ile yaratmak'tan geçer,

İyilik; yapan insanı da, yapılan insanı da doğru insan da, iyi insan da yapmaz

Çünkü kötü insanlar da iyilik yapılabilirler, kötü insanlara da iyilik yapılabilir

Yani iyi insan olmak için önce 'doğru insan' olmak gerekir

Bu da ancak dini tanımlayan, 'Din bilim, mantık, ahlak, vicdan, merhamet

Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, gösterişsizlik

İsrafsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı

Dine uymak ile olur

Açık ki Hitler'in beslediği köpek de Hitler için 'Hitler çok iyi biri' diye düşünmüştür,

Düşman kazanmak istemenin yollarından biri de insanlara iyilik yapmaktır

Çünkü iyilik almak küçükdüşmek(küçük düşmek), zayıflık, başarısızlık

Utandırıcı bir durum demektir de,

Akıldışı-ahlakdışı moda türü de, akıldışı-ahlakdışı ünlü türü de

Akıldışı-ahlakdışı özel sektör türü de, akıldışı-ahlakdışı sanat türü de

Akıldışı-ahlakdışı medya türü de, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm) türü de

Akıldışı-ahlakdışı ekonomi türü de, akıldışı-ahlakdışı ticaret türü de

Akıldışı-ahlakdışı hukuk türü de, akıldışı-ahlakdışı eğitim türü de

Akıldışı-ahlakdışı siyaset türü de, akıldışı-ahlakdışı serbestlik türü de

Akıldışı-ahlakdışı toplum türü de, akıldışı-ahlakdışı devlet türü de

İnsanlara, toplumlara, insanlığa utanmazlık öğretiyor, utanmazlık aşılıyor

Oysa utanmak insani, doğru, ve insanca olmak için zorunlu bir özelliktir

Çünkü utanmak demek düşünmek, kıyaslamak, karşılaştırmak, sorumluluk, onur, gurur

İlerigörüşlülük(İleri görüşlülük), duygu, demokrasi, laiklik, özgürlük, doğruculuk, saygınlık

Duyarlılık, dikkat, zeka, akıl, mantık, beyin, ruh, soyutluk, nitelik, evrim demektir

Bu nedenle ki hayvanlarda utanmak yok

Yani yalnızca bilim değil ahlak olmazsa da insanca olunmaz

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi,

Atatürkçüler

Atatürk düşmanılarından değil kendilerinden korkmalılar

Çünkü 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'e düşmanlık hem zaten hem insanlığa

Hem akıl-ruh sağlığına aykırılıktır

Hem de Atatürk düşmanlığı bu nedenle önüne önder olarak

Zaten hep delileri, dünya olarak da deliliği

Yani akıl-ruh sağlıksızlığını önder bulmak zorundadır ki bu duruma akıl

Sonsuza kadar katlanamaz

Ki tarih böyle bir duruma asla sonsuzluk vermez çünkü doğru insan da

Doğru insanlık da akıl-ruh sağlıklı yani 'Önce bilim ve ahlak' diyen insan ve insanlıktır

Atatürkçüler kendilerinden korkmalıdır çünkü Atatürkçülük

'Önce bilim ve ahlak' demiş olan Atatürk'e aykırı

Astrolojiye inanan; toplum içine bikini diye sütyen-külotla, mini şort diye külotla

Tayt pantolon diye dar ve uzun külotla çıkan

Sigara, içki gibi sağlığa aykırı şeyler bağımlısı

Zina, eşcinsellik serbestliği gibi ahlaka aykırı şeyleri savunan

Akıldışı-ahlakdışı Batı peşinde koşan

Bilime ve ahlaka aykırı bir dünya ve amaç içine girmekte görünmekte

'Bilim ve ahlak'a aykırı Atatürk'çülük durumu hem Atatürk'e, hem Atatürk'çülüğe

Hem Türkiye'ye, hem dünyaya, hem insanlığa, hem geleceğe

Hem akıl-ruh sağlığına kötülük, zarar, yanlışlık içindedir

En büyük kötülüğü yapmaktadır

Atatürkçülük, Atatürkçüler bilime ve ahlaka aykırılığa, doğruya ve iyiye aykırılığa değil

Bilimselliğe ve ahlaka önderlik, öncülük, simgelilik etmelidirler

Yoksa koyunpostundakikurt(koyun postundaki kurt) durumu oluşur

Bilime ve ahlaka aykırı insanlara Atatürkçü demeyiniz

Gerçek ki bilimsellik ve ahlak olmazsa Atatürkçülük de, demokrasi de, laiklik de

Din de, özgürlük de, insanca dünya da olmaz

Atatürkçülük ahlakdışılık, akıldışılık, bilimdışılık, insanlıkdışılık, utanmazlık

Genelev, zina, fuhuş, eşcinsellik, porno, çıplaklık

Ortalıkta sütyen-külot dolaşmak

Sağlığa aykırı şeyleri savunmak

Bilimi ve ahlakı hiçesaymak(hiçe saymak)

Bilim ve ahlak haklarıdır

Atatürk akıl-ruh hastalığı, delilik serbestliği hakları değil alim, alime yetiştirmek haklarıdır

Gerçek ki Atatürk'e, Atatürk'çülüğe karşı savaş ya deliliğin, delilerin savaşıdır

Ya da Türkiye'ye ve insanlığa karşı ajanlığın ve ajanların savaşıdır

Ve savım ki akıl-ruh sağlıksızlığının dünya çapındaki temel özelliği

'Bilim ve ahlak'a aykırılıktır, birinci özelliği ise ahlaka aykırılıktır

Türkiye'deki temel özelliği ise 'Önce bilim ve ahlak' demiş olan Atatürk'e düşmanlıktır

Bu durumda açık ki 'Din bilim, mantık, ahlak, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık

Güvenilirlik, sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırılık da

Düşmanlık da akıl-ruh sağlıksızlığıdır

Önemli olan şey delilerin deli olması değildir, akıllıların da delirmesidir,

Açık ki 21. yüzyıl insanlığa karşı savaş, düşmanlık yani ajanlık çağıdır

Çünkü görünmekte ki akıldışı, ahlakdışı, barbar, insanlıkdışı bir güç

Dünyaya egemen olmaya çalışmakta, bunun için de bilime ve ahlaka aykırı şeyleri kullanmakta

Durum ki Türkiye'de Türkiye'ye karşı iki tür ajanlık durumu bulunmakta:

1- Bilime ve ahlaka aykırılık. Örnek olarak; akıldışı-ahlakdışı moda türü

Akıldışı-ahlakdışı ünlü türü, akıldışı-ahlakdışı pılaj(plaj) türü gibi akıldışı-ahlakdışı yerler

Ve astroloji, medyumluk, falcılık

2- Atatürk düşmanlığı, Osmanlıcılık, Arabçılık, Batıcılık gibi şeyler

Yani 21. yüzyılda durum ki bilime ve ahlaka aykırı herşey farkında olunmasa da ajanlıktır,

İçi lav, kor, ateş dolu dünya üzerinde

İçi bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç, mide bulandırıcılık, insanlıkdışılık şeylerle dolu

İnsana aşk da ya yalanla, aldatmayla, kandırmayla, kanmayla, aldanmayla sarılmaya

Ya da acı ile son bulmaya tutsaktır,

Hayat açısından eski ile yeni arasındaki farklardan biri de şu görünmekte:

Eskiden, yetişkin insan dişisi fuhuşa 'itilir' idi

Şimdi ise görünmekte ki kendisi koşmak durumu göstermek içinde görünmekte ki

Ahlakdışı yetişkin insan dişisi modasının egemenliği

Keyif içindeki fahişeler

Ve ahlaka aykırı serbestlikler bu düşünce açısına mantık yaratmakta,

İnsan, isterse unutur, istemezse unutmaz

Bu nedenle ki ortalık 'Seni unuttum' diye basbas bağıran müziklerle dolmakta

Nasıl bir unutmak ise

Oysa önemsemeyi bırakmak da unutmaktır,

İti olan bit nasipsiz kalmaz

Yanlışlık içindeki sistem de itsiz de, bitsiz de kalmaz,

Doğa kemikleri etle, ve deri ile süsleyip

'Bu falan', 'Bu filan' yani 'Bu annen, bu baban, bu kardeşlerin, bu ailen

Bunlar akrabaların, bunlar arkadaşların, bu sensin' diye insanlara sunuyor

'Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum?' sorularının yanıtı da

Hayatın organik yüzünün durumu da, bu,

'Ben kimim?' sorusunun yanıtını öğrenmek istiyorsan

Hiç tanımadığın, 100 insandan oluşan bir fotoğrafa bak

Orada sen yoksun ancak orada 'kendisi olan' herkes var, onlar da seni tanımıyorlar

Sen onlara 'Sen kimsin?' diyorsun onlar da sana 'Sen kimsin?' diyor

Oysa herkes kendini biliyor, tanıyor

Senin tanıdığın insanlardan ve senin olduğun bir fotoğrafa baktığında ise kendini de

Öteki kişileri de hemen tanıyorsun

Sana seni tanıtan da, başkalarını tanıtan da üzerindeki, doğanın verdiği deri

Bu nedenle ki mezarlardaki insan iskeletleri ne kendilerini tanırlar

Ne de öteki insan iskeletlerini

Yani 'Ben' dediğin kişi, tanıdığın bir fotoğraftaki sen

O fotoğrafta, başkalarına göre ise sen 'Bu kim?'sin,

Tarih ergeç, sonunda mutlaka dürüst, tarafsız, adil, mantıklı, vicdanlı, merhametli

Onurlu, gururlu bir üçüncü taraf, ve sonuç ister

Tarih, zaman, dünya, bilim, akıl, insanlık böyle ilerler, gelişir, yükselir,

Durum ki dünya genelinde moda da, turizım da, ekonomi de, ünlülük de, siyaset de, sıpor da

Sanat da, hukuk da, devlet kurumu da, sinema sanatı da, müzik sanatı da

Bataklığa dönüşmekte çünkü dünyaya egemen olmak isteyen akıldışı-ahlakdışı bir güç

Böyle istemekte

Gerçek ki korsan gemisinde alimler, alimeler, alimlik, alimelik olmaz

Yani açık ki insanlık bilimin ve ahlakın doğru ve iyi gemisine değil

Bilime ve ahlaka aykırılığın korsan gemisine binmekte,

Durum ki genelde sanat, özelde ise müzik

Akıldışı, ahlakdışı, yoz insanların geçim kaynağı, geçim kapısı olmak yanında

Bir de toplumlarına, ve insanlığa kötülük etmek, zarar vermek durumu dünyası olmaya

İnsanlara, toplumlara, ve insanlığa yanlış, kötü

Ve zararlı şeyler öğretmek olmaya doğru gitmekte

Müzik ruhun gıdasıdır ancak ruhun doğru temeli de bilim ve ahlaktır

Ve ancak bilime ve ahlaka uygun müzik ruhun gıdasıdır

Çünkü sağlığa aykırı yiyecekler bile gıda sayılmazlar,

Atatürk düşmanlığı da, Muhammed düşmanlığı da

Demokrasi düşmanlığı da, laiklik düşmanlığı da, özgürlük düşmanlığı da

Din düşmanlığı da deliliktir çünkü tümü de 'Önce bilim ve ahlak' diyor

Bilime ve ahlaka düşmanlık gerçek ki deliliktir, akıl-ruh sağlıksızlığıdır

Bu nedenle de seçmen de olamaz, yönetici de olamaz, egemen de olamaz

İnsan hakları da olamaz

İnsanların yanlışlarına karşı çıkmak farklı birşeydir, doğrulara karşı çıkmak farklı birşeydir

Durum ki hastahanelerin de, doktorların da yanlışları olmakta

Ancak onlara karşı olmak gerçek ki akıl-ruh sağlıksızlığıdır

Atatürk bu ülkeye bilimsellik, vicdan, merhamet, adillik, ve ahlakçılık getirmiş insandır

O sigara ve içki içti ise sen de içmeyiver

Eskiden insanlar da kıçlarını taşla siliyorlardı diye öyle yapılmaz

Atatürk tıpkı Muhammed gibi 'Önce bilim ve ahlak' dedi

Öyle ki 'Benim sözümle bilimin ya da ahlakın sözü çelişirse benim sözümü değil

Bilimin ve ahlakın sözünü dinleyin' dedi ki bunu tarihte hiçbir önder dememiştir

Yani bilim yani beden sağlığı 'Sigara ve içki içme' diyorsa içme

Ahlak 'Ortalıkta ahlaka aykırı giysilerle bulunma' diyorsa bulunma

Atatürk buna karşı çıkmaz, destekler

Vatan üzerinde genelevler, ahlaka aykırı pılajlar, ahlaka aykırı ünlüler

Si'ler(Helalar), barlar, pavyonlar, sıtriptiz(striptiz) kulübüleri, sexshoplar

Bay-bayan karışık masaj salonuları, zina serbesrtliği, eşcinsellik serbestliği var diye

Vatana düşman mısın, vatanı terk ediyor musun

Gerçek ki Atatürk'çülüğü 'Bilimsellik ve ahlakçılık' zıttı birşey olarak düşünen

Ya da isteyen ya da yaşayan Atatürk'çülük de

'Önce bilim ve ahlak' demiş Atatürk'e düşmanlık da

Farkında olunmasa da ya akıl-ruh sağlıksızlığı durumudur

Ya da Türkiye'ye karşı ajanlık durumudur

Ve bilime, ahlaka, dine, özgürlüğe, barışa, huzura, güvene, insanlığa

Akıl-ruh sağlığına düşmanlık durumudur,

Akıldışı moda ya da ahlakdışı moda ile toplum içine girmek akıl-ruh sağlıksızlığı durumudur

Çünkü ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, akıl-ruh sağlığının

İnsan olmanın zirvesidir

Ahlakı dışlamak bunu dışlamaktır,

Yalnızlık nesnel bir durumdur çünkü yalnızlık asla yok olmaz

Ve yalnızlık insanca bir özelliktir

İnsanlardan, toplumdan, hayattan uzaklık yanlış da, kötü değildir, olması gerekendir

Çünkü dünyanın içi lav, kor, ateştir

İnsanın içi de bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç şeylerdir

Yani bedensel, nicel, kütlesel olarak birarada(bir arada) olmak ancak ruhsal bağımlılık

Ya da ruhsal zayıflıktır

Uzaklık genelde 'Bilim' ve 'Ahlak'a, özelde ise dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı

Dine olmamalıdır

Gerçek yalnızlık dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinden yoksunluktur,

Felsefeyi felsefe tarihi olarak düşünmek de, sanmak da, öğretmek de, öğrenmek de yanlış

Çünkü felsefe bilimdir

Öyle ki her konuda, geçmişe yönelik olarak da, şimdiye yönelik olarak da

Geleceğe yönelik olarak da, sorun olarak da, çözüm olarak da, açıklama olarak da

Tüm olasılıkları dürüstçe, tarafsızca, iyiniyetle ortaya koymak bilimidir

Bu nedenle felsefenin bir yanı bilime, bir yanı da ahlaka dayanır

Ancak felsefenin temeli mantıktır yani mantığı dışlamış felsefe yanlıştır,

Felsefe de, edebiyat da insana, toplumlara, insanlığa, bilime, teknolojiye

Sanata, demokrasiye, eğitime, hukuka, devletlere önderlik yapmalıdır

Onların her sorunları ile de, doğru tanımları ile de ilgilenmelidir

Bilimsel ve ahlaklı, insanca birülke(bir ülke) ve dünya kurulması

Bilimsel ve ahlaklı yani insanca birinsanlık(bir insanlık) oluşması için çalışmalıdır

Yoksa felsefe osuruktanteyyare, edebiyat da Ağustos böceği'nin zurnası olur,

'Ev' demek 'Evcilleşmek, evcilleştirmek, evcilleşme' demektir

Bu nedenle ki medeni insanlık tarihi yerleşiklik ile başlar

Evlenmek de evcilleşmek, evcilleştirmek, evcilleşme demektir

Bu nedenle ki evlilik sözü 'Medenileşmeye söz vermek' olmalıdır

Evcilleşmek soyut beyindeki yani ruhtaki evrimdir

Ev hayatını, evde yaşamayı sevmemek evcilliği, evcilleşmeyi sevmemek

Evcilleşmemişlik, barbarlığı, vahşiliği, ilkelliği, mantıksızlığı sevmek demektir

Ev evcilleştirir, ev dışı dünya ise barbarlaştırır

Bu nedenle ki gerçek tarih sokaklarda, meydanlarda, ev dışında değil evlerde yapılır

Evlerde demokrasi yoksa sokaklarda da yoktur

Doğru insanın evi gazinoya değil alim evine, alime evine, bilimhaneye

Evrenhaneye benzer

Demokrasi ve özgürlük sokaklarda yaşamayı sevenlerce değil evde yaşamayı sevenlerce

Kurulur ve korunur

Korona salgını evde kalmayı sevmeyenleri açığa çıkarmakla evcilleşmemişleri

Evcilleşmemişliği, evcilleşmeyi sevmeyenleri

21. yüzyılın bunca okula ve üniversiteye, olanağa

Ve teknolojiye karşın yine de barbarlık çağı olduğunu gösterdi ki

Bunun birinci sorumlusu toplumlarını Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi

'Bilim ve ahlak' ile eğitmeyen

Bilime ve ahlaka aykırı herşeye serbestlik veren

Toplumları siyasi parti siyasi parti bölen ve insanları birbirlerine düşman eden

Akıldışı-ahlakdışı-barbar birdünya olan siyasettir,

İnsanların üremek için hayvanlar gibi birbirlerini becermek zorunda olmaları

Boka ve sidiğe dönüşecek şeyleri yemek, içmek zorunda olmaları

Ağızlarının makata bağlı olması

Bedenlerinin, ölünce, hayvan leşi gibi çürümesi ve kokması

İçi lav, kor, ateş dolu bir dünya üzerinde yaşamak zorunda olmaları

Yaşamak için içi bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç

Mide bulandırıcı, insanlıkdışı bir bedene tutsaklıkları

İnsani, insanca olmayan şeylerdir

İnsani, insanca olmayan şeylerle mutlu olmamak da insanca birşeydir

Ve akıl-ruh sağlığına uygun birşeydir

Bu durumda durum ki mutlu olmak hem insanca olmayan birşeydir

Hem de akıl-ruh sağlığına aykırı birşeydir,

Görünmekte ki çiçek sevgisi hayvan sevgisine göre daha insani, daha medeni

Daha ileri, daha üstün bir durum

Bu nedenle olmalı ki barbarlığın, vahşiliğin, savaşçılığın, ilkelliğin simgesi hayvan

Sevginin, aşkın simgesi ise gül olmakta

Belli ki hayvan sevgisi barbarlığı sevmek, çiçek sevgisi de medeniliği sevmek durumunda

Hayvan vicdansızlık, merhametsizlik demek de çünkü etçil hayvanlar

Otçul hayvanları yakalayıp diri diri bile yemekteler oysa çiçek masumluk durumunda

Bu nedenle ki at üzerindeki bir savaşçının, elinde atmaca, kartal, şahin yerine

Bir saksı çiçekle gezmesi de, silah ya da vahşi hayvanları sevmek yerine

Çiçekleri sevmesi gülünç olmuştur,

Müziklerin en üstünü Türk sanat müziğidir çünkü hiçdeğilse medenice yapılır

Ve medenilik öğretir,

Kimi demokrasi diye, kimi inanç diye

Heryeri bilim, ahlak, ve vatan yapmaya değil

Heryeri akıldışılık, bilimdışılık, utanmazlık, barbarlık, vahşilik

Akıldışı-ahlakdışı moda, ve ahlakdışı pılaj yapmaya geliyor

Durum ki Batıcının da, Doğucunun da hayali Barbar Conan, ve Barbar Zeyna olmak

Oysa Atatürk de, Muhammed de 'Bilim, ahlak, alim, alime ol' dedi

Gerçek ki alimlik, alimelik siyasetten değil ancak bilimden ve üniversitelerden çıkar

Ancak en önemlisi, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinden

Ya bir de şu halinize bakın:

Kimi 'Atatürkçüyüm' diye ortalıkta sütyen-külot geziyor

Kimi de 'Müslümanım' diyor ancak öz bebek kardeşlerini, ve öz çocuk kardeşlerini bile

Öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı sultanılarını baştaçı ediyor

Oysa Atatürk 'Önce bilim ve ahlak' dedi

Muhammed de hem 'Önce bilim ve ahlak' dedi

Hem de 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' dedi

Hiçbirinizden değilim kusura bakmayın

Çünkü Muhammed'ten, ve Atatürk'ten yani öncelikle 'Bilim ve ahlak'tan yanayım.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 12.6.21/10.30

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.