Mantıksız dil doğru dil de değildir, bilimsel dil de olamaz, evrensel dil de olamaz
Bu nedenle ki yükselmek, ilerlemek isteyen bir ülke için
Mantık ve dil de en önemli şeylerdendir
Türkiye'deki Türkçeyi kolay(basit), anlamsız, gereksiz sananlar da
Türkiye'deki Türkçe ile felsefe, bilim yapılamayacağını sananlar da
Türkiye'deki Türkçenin gerçekte dünyanın en zor, en mantıklı
En evrensel dil olduğunu bilmeyenler de
Evrensel dil'in temelinin Türkiye'deki Türkçe olduğunu bilmeyenler de
Türkiye'deki Türkçesiz Evrensel dil olmayacağını bilmeyenler de olabilir
Öyle ki 'özgürlük' sözcüğünün anlamına, içeriğine yönelik tek doğru sözcük
Türkiye'deki Türkçedeki 'özgürlük' sözcüğüdür çünkü bu sözcük 'öz'ün gür
Yani doğru ve iyi varlığı ve gelişimini içerir ve insanın özü de beyinidir, ruhudur
Oysa örnek ki serbestlik, hürriyet
Bağımsızlık, freedom gibi sözcükler bedenle ilgili, mekanik sözcüklerdir
Örnek ki kuşun kafesten kaçması, bir kölenin zincirlerinin çözülmesi
Bir mahkumun hapishaneden çıkması 'serbestlik, hürriyet, freedom' içindedir
Ancak örnek ki bir muhabbet kuşu kafesinden kutupta bırakılırsa serbest kalır
Hür olur ancak özgür olmaz çünkü kısa sürede ölür
Gerçek ki yanlışa ya da kötüye ya da bilimdışılığa
Ya da ahlakdışılığa götüren şey serbestliktir ancak özgürlük değildir
Çünkü özgürlük yanlışa ve kötüye değil doğruya ve iyiye götürür
Ancak bu durumlar onları bilimsel ve ahlaklı yapmaz oysa hem doğrunun yolu
Hem de doğru beyinin, ruhun, kişiliğin, hayatın yolu bilimsellikten
Ve ahlaktan başlar, bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi
Çünkü bilim beyinin, doğanın, dünyanın, insanlığın, evrenin, maddenin nicel zirvesidir
Ahlak da nitel zirvesidir
Çünkü savım ki ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, özgürlüğün
Akıl-ruh sağlığının, insan olmanın, insanlığın soyut nitel zirvesidir
Yani durum ki Mustafa Kemal olmasa idi Türkiye olmayacaktı
Türkiye olmasaydı insanlık, beyin, ruh, dil, düşünce
Bilim, felsefe, mantık, demokrasi 'özgürlük'süz kalacaktı
Gerçek ki Atatürk düşmanlığı Türkiye'ye, demokrasiye, akıl-ruh sağlığına
Beyine, ruha, insanlığa, ahlaka, dine ve özgürlüğe de düşmanlıktır
Çünkü Atatürk de Muhammed gibi 'Önce bilim ve ahlak' dedi
Öyle ki Atatürk 'Benim sözüm bilime ve ahlaka aykırı ise sözümü değil
Bilimi ve ahlakı dinleyin' dedi
Ancak onlara da hak vermek gerekir
Çünkü Atatürk Türkçenin özgürleşmesi için çalıştı ancak
Atatürk'ü anlamayan Atatürkçüler yüzünden de
Atatürk düşmanıları(düşmanları) yüzünden de Türkçe geriledi,
İcatları var eden de, karmaşıklaştıran da insandır
Ve bir icat ne denli karmaşıksa o denli ileridir
Genel de dil de, özelde Türkçe de icattır
Savım ki Türkçede pekçok yanlış var
Yine savım ki dünyada da, Türkiye'de de henüz Türkçe diye bir dil yok
Türkçe sanılan, varsayılan bir dil var çünkü hem 'Türkçe' denilen dil İngilizce
Fıransızca, İtalyanca, Arabça, Farsça dililerine(dillerine) ait
Örnek ki üstelik de Türkçe karşılıkları var olmasına karşın
'Kıyafet, müsait, bahsetmek, ziyafet, zerafet, bariz, kadim, hijyen, etik, misyon
Vizyon, performans, lansman, aktivite, mükemmel, lazım, enteresan, mecbur, teyit
Kabiliyet, fikir, mütemadiyen, tecrübe, lisan, münasip, sosyal, liyakat, mülakat, imtihan'
Gibi pekçok yabancı sözcükle dolu
Hem de mantıklılıktan uzaklık durumu da göstermekte
Savım ki bu yanlışlardan bazıları şunlar:
1- Örnek ki 'Çocuğu' değil 'Çocuku' olmalı çünkü bir sözcük nasılsa hep öyle kalmalı.
2- Örnek ki 'İstanbullu' değil 'İstanbul'lu' olmalı çünkü bir sözcük özel ise hep özel kalmalı.
3- Örnek ki 'Alili' ve 'Alisiz' değil 'Ali'li' ve 'Ali'siz' olmalı
Çünkü bir sözcük özel ise hep belirtilmeli.
4- Örnek ki 'Pastane' değil 'Pastahane' olmalı çünkü sözcüklerde harf eksiltimi
Asla olmamalı çünkü yoksa sözcükler zamanla anlaşılmazlaşabilirler, anlamsızlaşabilirler
5- Örnek ki 'Çağırmak' değil 'Çaırmak' olmalı çünkü başa gelemeyen bir harf harf sayılmaz
'Ğ/ğ' başa gelemeyendir
Ve 'çağırmak' sözcüğünün kökeni Türkçede 'ses' anlamına gelen 'ır' sözcüğüdür
6- Örnek ki 'Atatürkçü' değil 'Atatürk'çü' olmalıdır çünkü özel hep özel kalmalıdır.
7- Örnek ki 'kent' değil 'il' olmalıdır çünkü 'kent' sözcüğü Türkçe değildir.
8- Türkçede 'am', 'yarak', 'sik', 'göt' ile yani ayıp şeyler ile başlayan sözcük de, biten
Ve ayıp olmayan, sayılmayan sözcük de olmaz
Çünkü dil demek yalnızca mantık değil ahlak da olmalıdır
Bu nedenle ki 'Yaşam, eksik, amele, okuyarak, götürmek' gibi sözcükler Türkçeye aykırıdır
9- Örnek ki sözcük 'Avuç' ise 'Avucuna, avucunda' değil 'Avuçuna, avuçunda' olmalıdır
Çünkü sözcükte harfin durumu nasılsa hep öyle olmalıdır
10- Örnek ki 'Geleceğiz' değil 'Gelcekiz'; 'Gelecek' değil 'Gelcek' olmalıdır
Çünkü gelecek zaman eki '-cek, -cak'tır, ve hep öyle kalmalıdır
11- Örnek ki 'Götürmek' değil 'Ötemek' olmalıdır
Çünkü hem 'göt' sözcüğü ile başlayan sözcük ayıp olur
Hem de Türkçede 'uzak' durumu bir de 'Öte' sözcüğü ile anlatılır
Yani Türkçede 'ötür' diye bir sözcük yok ki 'götür' diye bir sözcük olsun.
12- Örnek ki deyimler ve mecazlar bitişik yazılmalıdır ki
Hem deyim ya da mecaz oldukları anlaşılsın yani gerçek olmadıkları anlaşılsın
Hem de Türkçe öğrenmek isteyen yabancılar şaşırmasın
Örnek ki 'Sakla samanı gelir zamanı' değil 'Saklasamanıgelirzamanı'
'Küçük düşmek' değil 'Küçükdüşmek' yazılmalıdır
13- Örnek ki 'Bilgisayar' sözcüğü hem 'computer' sözcüğünün karşılığı olarak yanlıştır
Hem de gerçeklik olarak yanlıştır
Çünkü 'bilgisayar' denilen şey bilgi saymaz yani bu durumda bu sözcük ancak deyim
Ya da benzetme(mecaz) olabilir
14- Örnek ki 'Oturgaçlı götürgeç' sözcüğünde 'gaç' denilmesi yanlıştır, mantıksızlıktır
Çünkü Türkçede '-gaç' eki hareketli şeyler için kullanılır
Örnek ki solungaç, patlangaç, duyargaç gibi
Örnek ki 'süzgeç' sözcüğü '-geç' ekinin sabitlikte kullanıldığını göstermekte
Bu durumda 'Oturgaçlı götürgeç' değil 'Oturgeçli götürgaç' olmalı
Ancak 'götürgeç' de, 'götürgaç' da 'göt' ile başladığı için ayıp olur
15- Örnek ki parantez içindeki sözcük küçük harfle de başlayabilir ki
Bu durum o sözcüğe dikkat çekmek içindir, sözcüğü tanımlamak için değil
Örnek ki 'Özgürlük' de olur, 'özgürlük' de
16- Örnek ki 'it' ile başlayan ancak olağan sayılan sözcük de, biten sözcük de olmaz
Çünkü Türkçede 'İt/İd' sözcüğü 'köpek' yani aşağılamak demektir
Bu nedenle örnek ki 'itiraz' sözcüğü de, 'git' sözcüğü de Türkçeye aykırıdır
17- Örnek ki 'TBMM' değil 'Tbmm' olmalıdır çünkü olağanda küçük harfle başlayan sözcükler
Hep küçük harfle başlamalıdır
Bu nedenle örnek ki 'Türkiye Büyük Millet Meclisi' değil
'Türkiye büyük millet meclisi' yazılmalıdır
18- Örnek ki 'Elma pastaları' değil 'Elma pastasıları' yazılmalıdır
Çünkü 'Elma pastası' ise 'Elma pastasıları' olur
Yani 'elma pastası'nın çok, çoğul olduğu belirtilir
Yine örnek ki 'Atatürk düşmanları' değil 'Atatürk düşmanıları' olmalıdır
19- Örnek ki 'trafik' değil 'tırafik' yazılmalıdır çünkü dilde her ses gösterilmelidir
20- Örnek ki 'bir arada' değil 'birarada' yazılmalıdır çünkü deyimdir
21- Örnek ki 'Bir evdeki eşyalar' değil 'Birevdeki eşyalar' yazılmalıdır çünkü buradaki 'Bir' sayı değildir, deyimdir
22- Örnek ki 'Bir şey' değil 'Birşey' yazılmalıdır çünkü burada söz konusu olan şey '1' sayısın değildir; 'herhangi bir şey' değil 'herhangibirşey' yazılmalıdır çünkü deyimdir
23- Örnek ki 'Pek çok şey' değil 'Pekçokşey' yazılmalıdır çünkü deyimdir
24- Örnek ki 'Bir gün gelecek' değil 'Birgün gelecek' yazılmalıdır çünkü sayı değil deyimdir
Ancak 'Bir gün daha katlanamam' yazılır çünkü vurgulanan şey sayıdır, '1'dir
Dilde önce mantık gerekir, sonra da ahlak
Ancak önce mantık
Demek ki doğru Türkiye'yi yaratmak bilimden, ahlaktan
Ve Türkçeyi mantık ile yaratmak'tan geçer,
İyilik; yapan insanı da, yapılan insanı da doğru insan da, iyi insan da yapmaz
Çünkü kötü insanlar da iyilik yapılabilirler, kötü insanlara da iyilik yapılabilir
Yani iyi insan olmak için önce 'doğru insan' olmak gerekir
Bu da ancak dini tanımlayan, 'Din bilim, mantık, ahlak, vicdan, merhamet
Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, gösterişsizlik
İsrafsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı
Dine uymak ile olur
Açık ki Hitler'in beslediği köpek de Hitler için 'Hitler çok iyi biri' diye düşünmüştür,
Düşman kazanmak istemenin yollarından biri de insanlara iyilik yapmaktır
Çünkü iyilik almak küçükdüşmek(küçük düşmek), zayıflık, başarısızlık
Utandırıcı bir durum demektir de,
Akıldışı-ahlakdışı moda türü de, akıldışı-ahlakdışı ünlü türü de
Akıldışı-ahlakdışı özel sektör türü de, akıldışı-ahlakdışı sanat türü de
Akıldışı-ahlakdışı medya türü de, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm) türü de
Akıldışı-ahlakdışı ekonomi türü de, akıldışı-ahlakdışı ticaret türü de
Akıldışı-ahlakdışı hukuk türü de, akıldışı-ahlakdışı eğitim türü de
Akıldışı-ahlakdışı siyaset türü de, akıldışı-ahlakdışı serbestlik türü de
Akıldışı-ahlakdışı toplum türü de, akıldışı-ahlakdışı devlet türü de
İnsanlara, toplumlara, insanlığa utanmazlık öğretiyor, utanmazlık aşılıyor
Oysa utanmak insani, doğru, ve insanca olmak için zorunlu bir özelliktir
Çünkü utanmak demek düşünmek, kıyaslamak, karşılaştırmak, sorumluluk, onur, gurur
İlerigörüşlülük(İleri görüşlülük), duygu, demokrasi, laiklik, özgürlük, doğruculuk, saygınlık
Duyarlılık, dikkat, zeka, akıl, mantık, beyin, ruh, soyutluk, nitelik, evrim demektir
Bu nedenle ki hayvanlarda utanmak yok
Yani yalnızca bilim değil ahlak olmazsa da insanca olunmaz
Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi,
Atatürkçüler
Atatürk düşmanılarından değil kendilerinden korkmalılar
Çünkü 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'e düşmanlık hem zaten hem insanlığa
Hem akıl-ruh sağlığına aykırılıktır
Hem de Atatürk düşmanlığı bu nedenle önüne önder olarak
Zaten hep delileri, dünya olarak da deliliği
Yani akıl-ruh sağlıksızlığını önder bulmak zorundadır ki bu duruma akıl
Sonsuza kadar katlanamaz
Ki tarih böyle bir duruma asla sonsuzluk vermez çünkü doğru insan da
Doğru insanlık da akıl-ruh sağlıklı yani 'Önce bilim ve ahlak' diyen insan ve insanlıktır
Atatürkçüler kendilerinden korkmalıdır çünkü Atatürkçülük
'Önce bilim ve ahlak' demiş olan Atatürk'e aykırı
Astrolojiye inanan; toplum içine bikini diye sütyen-külotla, mini şort diye külotla
Tayt pantolon diye dar ve uzun külotla çıkan
Sigara, içki gibi sağlığa aykırı şeyler bağımlısı
Zina, eşcinsellik serbestliği gibi ahlaka aykırı şeyleri savunan
Akıldışı-ahlakdışı Batı peşinde koşan
Bilime ve ahlaka aykırı bir dünya ve amaç içine girmekte görünmekte
'Bilim ve ahlak'a aykırı Atatürk'çülük durumu hem Atatürk'e, hem Atatürk'çülüğe
Hem Türkiye'ye, hem dünyaya, hem insanlığa, hem geleceğe
Hem akıl-ruh sağlığına kötülük, zarar, yanlışlık içindedir
En büyük kötülüğü yapmaktadır
Atatürkçülük, Atatürkçüler bilime ve ahlaka aykırılığa, doğruya ve iyiye aykırılığa değil
Bilimselliğe ve ahlaka önderlik, öncülük, simgelilik etmelidirler
Yoksa koyunpostundakikurt(koyun postundaki kurt) durumu oluşur
Bilime ve ahlaka aykırı insanlara Atatürkçü demeyiniz
Gerçek ki bilimsellik ve ahlak olmazsa Atatürkçülük de, demokrasi de, laiklik de
Din de, özgürlük de, insanca dünya da olmaz
Atatürkçülük ahlakdışılık, akıldışılık, bilimdışılık, insanlıkdışılık, utanmazlık
Genelev, zina, fuhuş, eşcinsellik, porno, çıplaklık
Ortalıkta sütyen-külot dolaşmak
Sağlığa aykırı şeyleri savunmak
Bilimi ve ahlakı hiçesaymak(hiçe saymak)
Bilim ve ahlak haklarıdır
Atatürk akıl-ruh hastalığı, delilik serbestliği hakları değil alim, alime yetiştirmek haklarıdır
Gerçek ki Atatürk'e, Atatürk'çülüğe karşı savaş ya deliliğin, delilerin savaşıdır
Ya da Türkiye'ye ve insanlığa karşı ajanlığın ve ajanların savaşıdır
Ve savım ki akıl-ruh sağlıksızlığının dünya çapındaki temel özelliği
'Bilim ve ahlak'a aykırılıktır, birinci özelliği ise ahlaka aykırılıktır
Türkiye'deki temel özelliği ise 'Önce bilim ve ahlak' demiş olan Atatürk'e düşmanlıktır
Bu durumda açık ki 'Din bilim, mantık, ahlak, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık
Güvenilirlik, sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırılık da
Düşmanlık da akıl-ruh sağlıksızlığıdır
Önemli olan şey delilerin deli olması değildir, akıllıların da delirmesidir,
Açık ki 21. yüzyıl insanlığa karşı savaş, düşmanlık yani ajanlık çağıdır
Çünkü görünmekte ki akıldışı, ahlakdışı, barbar, insanlıkdışı bir güç
Dünyaya egemen olmaya çalışmakta, bunun için de bilime ve ahlaka aykırı şeyleri kullanmakta
Durum ki Türkiye'de Türkiye'ye karşı iki tür ajanlık durumu bulunmakta:
1- Bilime ve ahlaka aykırılık. Örnek olarak; akıldışı-ahlakdışı moda türü
Akıldışı-ahlakdışı ünlü türü, akıldışı-ahlakdışı pılaj(plaj) türü gibi akıldışı-ahlakdışı yerler
Ve astroloji, medyumluk, falcılık
2- Atatürk düşmanlığı, Osmanlıcılık, Arabçılık, Batıcılık gibi şeyler
Yani 21. yüzyılda durum ki bilime ve ahlaka aykırı herşey farkında olunmasa da ajanlıktır,
İçi lav, kor, ateş dolu dünya üzerinde
İçi bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç, mide bulandırıcılık, insanlıkdışılık şeylerle dolu
İnsana aşk da ya yalanla, aldatmayla, kandırmayla, kanmayla, aldanmayla sarılmaya
Ya da acı ile son bulmaya tutsaktır,
Hayat açısından eski ile yeni arasındaki farklardan biri de şu görünmekte:
Eskiden, yetişkin insan dişisi fuhuşa 'itilir' idi
Şimdi ise görünmekte ki kendisi koşmak durumu göstermek içinde görünmekte ki
Ahlakdışı yetişkin insan dişisi modasının egemenliği
Keyif içindeki fahişeler
Ve ahlaka aykırı serbestlikler bu düşünce açısına mantık yaratmakta,
İnsan, isterse unutur, istemezse unutmaz
Bu nedenle ki ortalık 'Seni unuttum' diye basbas bağıran müziklerle dolmakta
Nasıl bir unutmak ise
Oysa önemsemeyi bırakmak da unutmaktır,
İti olan bit nasipsiz kalmaz
Yanlışlık içindeki sistem de itsiz de, bitsiz de kalmaz,
Doğa kemikleri etle, ve deri ile süsleyip
'Bu falan', 'Bu filan' yani 'Bu annen, bu baban, bu kardeşlerin, bu ailen
Bunlar akrabaların, bunlar arkadaşların, bu sensin' diye insanlara sunuyor
'Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum?' sorularının yanıtı da
Hayatın organik yüzünün durumu da, bu,
'Ben kimim?' sorusunun yanıtını öğrenmek istiyorsan
Hiç tanımadığın, 100 insandan oluşan bir fotoğrafa bak
Orada sen yoksun ancak orada 'kendisi olan' herkes var, onlar da seni tanımıyorlar
Sen onlara 'Sen kimsin?' diyorsun onlar da sana 'Sen kimsin?' diyor
Oysa herkes kendini biliyor, tanıyor
Senin tanıdığın insanlardan ve senin olduğun bir fotoğrafa baktığında ise kendini de
Öteki kişileri de hemen tanıyorsun
Sana seni tanıtan da, başkalarını tanıtan da üzerindeki, doğanın verdiği deri
Bu nedenle ki mezarlardaki insan iskeletleri ne kendilerini tanırlar
Ne de öteki insan iskeletlerini
Yani 'Ben' dediğin kişi, tanıdığın bir fotoğraftaki sen
O fotoğrafta, başkalarına göre ise sen 'Bu kim?'sin,
Tarih ergeç, sonunda mutlaka dürüst, tarafsız, adil, mantıklı, vicdanlı, merhametli
Onurlu, gururlu bir üçüncü taraf, ve sonuç ister
Tarih, zaman, dünya, bilim, akıl, insanlık böyle ilerler, gelişir, yükselir,
Durum ki dünya genelinde moda da, turizım da, ekonomi de, ünlülük de, siyaset de, sıpor da
Sanat da, hukuk da, devlet kurumu da, sinema sanatı da, müzik sanatı da
Bataklığa dönüşmekte çünkü dünyaya egemen olmak isteyen akıldışı-ahlakdışı bir güç
Böyle istemekte
Gerçek ki korsan gemisinde alimler, alimeler, alimlik, alimelik olmaz
Yani açık ki insanlık bilimin ve ahlakın doğru ve iyi gemisine değil
Bilime ve ahlaka aykırılığın korsan gemisine binmekte,
Durum ki genelde sanat, özelde ise müzik
Akıldışı, ahlakdışı, yoz insanların geçim kaynağı, geçim kapısı olmak yanında
Bir de toplumlarına, ve insanlığa kötülük etmek, zarar vermek durumu dünyası olmaya
İnsanlara, toplumlara, ve insanlığa yanlış, kötü
Ve zararlı şeyler öğretmek olmaya doğru gitmekte
Müzik ruhun gıdasıdır ancak ruhun doğru temeli de bilim ve ahlaktır
Ve ancak bilime ve ahlaka uygun müzik ruhun gıdasıdır
Çünkü sağlığa aykırı yiyecekler bile gıda sayılmazlar,
Atatürk düşmanlığı da, Muhammed düşmanlığı da
Demokrasi düşmanlığı da, laiklik düşmanlığı da, özgürlük düşmanlığı da
Din düşmanlığı da deliliktir çünkü tümü de 'Önce bilim ve ahlak' diyor
Bilime ve ahlaka düşmanlık gerçek ki deliliktir, akıl-ruh sağlıksızlığıdır
Bu nedenle de seçmen de olamaz, yönetici de olamaz, egemen de olamaz
İnsan hakları da olamaz
İnsanların yanlışlarına karşı çıkmak farklı birşeydir, doğrulara karşı çıkmak farklı birşeydir
Durum ki hastahanelerin de, doktorların da yanlışları olmakta
Ancak onlara karşı olmak gerçek ki akıl-ruh sağlıksızlığıdır
Atatürk bu ülkeye bilimsellik, vicdan, merhamet, adillik, ve ahlakçılık getirmiş insandır
O sigara ve içki içti ise sen de içmeyiver
Eskiden insanlar da kıçlarını taşla siliyorlardı diye öyle yapılmaz
Atatürk tıpkı Muhammed gibi 'Önce bilim ve ahlak' dedi
Öyle ki 'Benim sözümle bilimin ya da ahlakın sözü çelişirse benim sözümü değil
Bilimin ve ahlakın sözünü dinleyin' dedi ki bunu tarihte hiçbir önder dememiştir
Yani bilim yani beden sağlığı 'Sigara ve içki içme' diyorsa içme
Ahlak 'Ortalıkta ahlaka aykırı giysilerle bulunma' diyorsa bulunma
Atatürk buna karşı çıkmaz, destekler
Vatan üzerinde genelevler, ahlaka aykırı pılajlar, ahlaka aykırı ünlüler
Si'ler(Helalar), barlar, pavyonlar, sıtriptiz(striptiz) kulübüleri, sexshoplar
Bay-bayan karışık masaj salonuları, zina serbesrtliği, eşcinsellik serbestliği var diye
Vatana düşman mısın, vatanı terk ediyor musun
Gerçek ki Atatürk'çülüğü 'Bilimsellik ve ahlakçılık' zıttı birşey olarak düşünen
Ya da isteyen ya da yaşayan Atatürk'çülük de
'Önce bilim ve ahlak' demiş Atatürk'e düşmanlık da
Farkında olunmasa da ya akıl-ruh sağlıksızlığı durumudur
Ya da Türkiye'ye karşı ajanlık durumudur
Ve bilime, ahlaka, dine, özgürlüğe, barışa, huzura, güvene, insanlığa
Akıl-ruh sağlığına düşmanlık durumudur,
Akıldışı moda ya da ahlakdışı moda ile toplum içine girmek akıl-ruh sağlıksızlığı durumudur
Çünkü ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, akıl-ruh sağlığının
İnsan olmanın zirvesidir
Ahlakı dışlamak bunu dışlamaktır,
Yalnızlık nesnel bir durumdur çünkü yalnızlık asla yok olmaz
Ve yalnızlık insanca bir özelliktir
İnsanlardan, toplumdan, hayattan uzaklık yanlış da, kötü değildir, olması gerekendir
Çünkü dünyanın içi lav, kor, ateştir
İnsanın içi de bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç şeylerdir
Yani bedensel, nicel, kütlesel olarak birarada(bir arada) olmak ancak ruhsal bağımlılık
Ya da ruhsal zayıflıktır
Uzaklık genelde 'Bilim' ve 'Ahlak'a, özelde ise dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı
Dine olmamalıdır
Gerçek yalnızlık dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinden yoksunluktur,
Felsefeyi felsefe tarihi olarak düşünmek de, sanmak da, öğretmek de, öğrenmek de yanlış
Çünkü felsefe bilimdir
Öyle ki her konuda, geçmişe yönelik olarak da, şimdiye yönelik olarak da
Geleceğe yönelik olarak da, sorun olarak da, çözüm olarak da, açıklama olarak da
Tüm olasılıkları dürüstçe, tarafsızca, iyiniyetle ortaya koymak bilimidir
Bu nedenle felsefenin bir yanı bilime, bir yanı da ahlaka dayanır
Ancak felsefenin temeli mantıktır yani mantığı dışlamış felsefe yanlıştır,
Felsefe de, edebiyat da insana, toplumlara, insanlığa, bilime, teknolojiye
Sanata, demokrasiye, eğitime, hukuka, devletlere önderlik yapmalıdır
Onların her sorunları ile de, doğru tanımları ile de ilgilenmelidir
Bilimsel ve ahlaklı, insanca birülke(bir ülke) ve dünya kurulması
Bilimsel ve ahlaklı yani insanca birinsanlık(bir insanlık) oluşması için çalışmalıdır
Yoksa felsefe osuruktanteyyare, edebiyat da Ağustos böceği'nin zurnası olur,
'Ev' demek 'Evcilleşmek, evcilleştirmek, evcilleşme' demektir
Bu nedenle ki medeni insanlık tarihi yerleşiklik ile başlar
Evlenmek de evcilleşmek, evcilleştirmek, evcilleşme demektir
Bu nedenle ki evlilik sözü 'Medenileşmeye söz vermek' olmalıdır
Evcilleşmek soyut beyindeki yani ruhtaki evrimdir
Ev hayatını, evde yaşamayı sevmemek evcilliği, evcilleşmeyi sevmemek
Evcilleşmemişlik, barbarlığı, vahşiliği, ilkelliği, mantıksızlığı sevmek demektir
Ev evcilleştirir, ev dışı dünya ise barbarlaştırır
Bu nedenle ki gerçek tarih sokaklarda, meydanlarda, ev dışında değil evlerde yapılır
Evlerde demokrasi yoksa sokaklarda da yoktur
Doğru insanın evi gazinoya değil alim evine, alime evine, bilimhaneye
Evrenhaneye benzer
Demokrasi ve özgürlük sokaklarda yaşamayı sevenlerce değil evde yaşamayı sevenlerce
Kurulur ve korunur
Korona salgını evde kalmayı sevmeyenleri açığa çıkarmakla evcilleşmemişleri
Evcilleşmemişliği, evcilleşmeyi sevmeyenleri
21. yüzyılın bunca okula ve üniversiteye, olanağa
Ve teknolojiye karşın yine de barbarlık çağı olduğunu gösterdi ki
Bunun birinci sorumlusu toplumlarını Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi
'Bilim ve ahlak' ile eğitmeyen
Bilime ve ahlaka aykırı herşeye serbestlik veren
Toplumları siyasi parti siyasi parti bölen ve insanları birbirlerine düşman eden
Akıldışı-ahlakdışı-barbar birdünya olan siyasettir,
İnsanların üremek için hayvanlar gibi birbirlerini becermek zorunda olmaları
Boka ve sidiğe dönüşecek şeyleri yemek, içmek zorunda olmaları
Ağızlarının makata bağlı olması
Bedenlerinin, ölünce, hayvan leşi gibi çürümesi ve kokması
İçi lav, kor, ateş dolu bir dünya üzerinde yaşamak zorunda olmaları
Yaşamak için içi bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç
Mide bulandırıcı, insanlıkdışı bir bedene tutsaklıkları
İnsani, insanca olmayan şeylerdir
İnsani, insanca olmayan şeylerle mutlu olmamak da insanca birşeydir
Ve akıl-ruh sağlığına uygun birşeydir
Bu durumda durum ki mutlu olmak hem insanca olmayan birşeydir
Hem de akıl-ruh sağlığına aykırı birşeydir,
Görünmekte ki çiçek sevgisi hayvan sevgisine göre daha insani, daha medeni
Daha ileri, daha üstün bir durum
Bu nedenle olmalı ki barbarlığın, vahşiliğin, savaşçılığın, ilkelliğin simgesi hayvan
Sevginin, aşkın simgesi ise gül olmakta
Belli ki hayvan sevgisi barbarlığı sevmek, çiçek sevgisi de medeniliği sevmek durumunda
Hayvan vicdansızlık, merhametsizlik demek de çünkü etçil hayvanlar
Otçul hayvanları yakalayıp diri diri bile yemekteler oysa çiçek masumluk durumunda
Bu nedenle ki at üzerindeki bir savaşçının, elinde atmaca, kartal, şahin yerine
Bir saksı çiçekle gezmesi de, silah ya da vahşi hayvanları sevmek yerine
Çiçekleri sevmesi gülünç olmuştur,
Müziklerin en üstünü Türk sanat müziğidir çünkü hiçdeğilse medenice yapılır
Ve medenilik öğretir,
Kimi demokrasi diye, kimi inanç diye
Heryeri bilim, ahlak, ve vatan yapmaya değil
Heryeri akıldışılık, bilimdışılık, utanmazlık, barbarlık, vahşilik
Akıldışı-ahlakdışı moda, ve ahlakdışı pılaj yapmaya geliyor
Durum ki Batıcının da, Doğucunun da hayali Barbar Conan, ve Barbar Zeyna olmak
Oysa Atatürk de, Muhammed de 'Bilim, ahlak, alim, alime ol' dedi
Gerçek ki alimlik, alimelik siyasetten değil ancak bilimden ve üniversitelerden çıkar
Ancak en önemlisi, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinden
Ya bir de şu halinize bakın:
Kimi 'Atatürkçüyüm' diye ortalıkta sütyen-külot geziyor
Kimi de 'Müslümanım' diyor ancak öz bebek kardeşlerini, ve öz çocuk kardeşlerini bile
Öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı sultanılarını baştaçı ediyor
Oysa Atatürk 'Önce bilim ve ahlak' dedi
Muhammed de hem 'Önce bilim ve ahlak' dedi
Hem de 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' dedi
Hiçbirinizden değilim kusura bakmayın
Çünkü Muhammed'ten, ve Atatürk'ten yani öncelikle 'Bilim ve ahlak'tan yanayım.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 12.6.21/10.30
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.