1 Mart 2020 Pazar

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ-233

Güneşin ışığına kapılma
Asıl ışık beyinin karanlığında olmalı
Felsefe, bilim ve ahlakla
Gecenin karanlığına aldanma
Beyininin içindeki felsefe, bilim, ahlak ileli ışık
Kapatılamaz, yenilemez hiçbir karanlıkla,
Şaşıyorum halinize
İçi lav, kor, ateş dünya üzerinde
İçi bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç, mide bulandırıcı bedenlerinizle keyifinize
Şaşıyorum
Felsefeden, bilimden, ahlaktan, vicdandan, mantıktan yoksun halinize,
Gülü mü örnek aldınız yoksa kendinize, dikenli
Yoksa gübre böceğini mi, mutluluk içinde
Yoksa demiri çürüten pası, duvarı yıkan nemi mi
Yoksa topraktan ya da maymundan gelmiş olmak mı insanın tek önemi
Ne ilahlar geldi geçti dünyadan, demek ki mutlu değilmiş hiçbiri,
Yoksa vatanınız mı mutlu ediyor sizi, altı lav, kor, ateş olan
Ya da aşk mı, içi sizin gibi bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç
Mide bulandırıcı şeyler dolu olan
Yoksa eğitim mi nefsinizi bile yok edemeyen
Yoksa seçim sandıkları mı, kuluçka makinaları gibi önünüze koyulan,
Bakıyorum halinize
Belki hiçbirşey değil umurunuzda
Kendinizi aldatmaya aldanmanızdan başka
Savunduğunuz şeyler felsefe, bilim ahlak olsa
Çok sorun olmayacak yine de tuhaf keyifiniz
Ancak açık ki bu çağda bile insanca değil insanı yaratan dünya
Şaşıyorum aşılması gereken halinize
Şaşıyorum aşılması gereken keyifinize,
İnsana acı veren dört şey vardır: Hastalık, başarısızlık, parasızlık ve kimsesizlik
İnsanlar ve insan acısı bu dört şeyden en az birine kesinlikle girerler,
Yanlış ya da kötü şeyler yanlış ya da kötü şeyleri doğru olarak gösterebilirler
Örnek ki kötü şeyler olan hastalıklara karşı ilaç kullanımı doğrudur
Ancak sürekli ilaç kullanımı sağlığa zarar verebilir, kötülük edebilir
Örnek ki toplumda kötülerin ya da suçların çoğalması
Bireysel silahlanmayı doğru duruma getirebilir
Ancak silahlanma yanlış birşeydir
Çünkü silah bağımlılığı yaratabilir, kazalara neden olabilir, aile içi cinayetlere neden olabilir
Öfkeli, saldırgan, barbar, pısikopat bir kişilik gelişmesine, oluşmasına neden olabilir
Ve bundan toplum da zarar görür
Şişmanlık sıporu doğru duruma getirebilir
Ancak sıpor bedene yarar verse de beyine, ruha ve kişiliğe zarar verir
Bundan toplum da zarar görür
Kötülerin ya da saldırıların artması ya da varlığı savunma sıporularını doğru gösterebilir
Ancak sıpor hayatı kurtarsa da beyine, bedene ve kişiliğe zarar verir
Bundan toplum da zarar görür
Yanlışların ya da kötülüklerin neden olduğu doğrulara karşı dikkatli olmak gerekir
Yanlışların ya da kötülüklerin neden olduğu doğrulara kapılmamak, köle olmamak gerekir,
Sorun maymun ya da hayvan olmakta değil insan olmakta
Çünkü insan olunca insan katlanılmaz oluyor bu akıldışı ve ahlakdışı iğrenç dünya
Ve içi tiksinç bir bedenle tiksinç hayat,
Ahlaksız insanlar zenginlik, rahatlık, bolluk içinde, elüstünde(el üstünde) yaşıyorlarsa
Bilim ve ahlak olarak insanca bir ülke için çırpınanlar yokluk, yoksulluk içindelerse
Ya o ülkede devlet yoktur ya da o ülkedeki devlet yanlıştır,
Sevda her kezinde(keresinde) aptallıktır çünkü içi bağırsak, bok, pis şeyler birinedir
Mutluluk her kezinde aptallıktır .çünkü içi lav, kor, ateş dünya üstündedir
Sevdalanmadan ve mutlu olmadan
Ve üstelik insanca bir dünya için yaşayabilmek
Üstelik yapayalnız, kimsesiz, gerçekten büyük direniş, büyük hüner, büyük başarı,
Akılın varlığı inziva iledir, akılın durumu inziva ile ölçülür
İnziva insanı hayvandan ayıran en temel özelliktir ancak bilimle ve ahlakla inziva
Cehaletten inziva, ahlaksızlıktan inziva, barbarlıktan inziva, nefsten inziva
Yandaşlıktan inziva, vicdansızlıktan inziva, merhametsizlikten inziva, kötülükten inziva
Kalleşlikten inziva, fırıldaklıktan inziva, onursuzluktan inziva, utanmazlıktan inziva
Şımarıklıktan inziva, dünyadan inziva, bedenden inziva gibi,
Adaletin kestiği parmak acımaz, ancak parmakla sınırlı kalırsa
Ancak adaletin kestiği insanlık çok acır
Demokrasiyi koruyan şey halk ya da seçim sandıkları ya da siyaset değil
Bilim ve ahlaktır
Bilim ve ahlak olmayan ülkede demokrasi de yok demektir
Hukuku koruyan şey demokrasi ya da siyaset ya da hukukçular değil
Bilim ve ahlak üzerine kurulu mantık ve tutarlılıktır
Hiçbirşey bilim, ahlak, mantık ve tutarlılık karşısında üstün olamaz,
Bedensel ya da kassal ya da gündelik ya da işsel hayata uygun duruma gelmek
Ruhsal olarak normal, sağlıklı, doğru olmak demek değildir
Beyinin, ruhun felsefel, bilimsel, ahlaki, soyut halini yok eden
İnsanın beyinsel, ruhsal halini yok eden, insanı bedensel yapan herşey yanlış durumdur
Yani beden ya da kas işleri yapıp mutlu olmak sanıdır, aldanıştır, yanılsamadır gerilemedir,
Dünya ya da bir ülke ya da bir toplum çöktüğünde
Ya barbarlık ve savaş isteyenler ya serserilik ve ahlaksızlık isteyenler çoğalır,
Bir evlilik bozulmuşsa
Bir taraf haklı ise ya da iki taraf da haksız ise bozulması gerektiği için bozulmuştur
Yani daha en baştan yanlış evlilik demektir,
Beyin ve beden bir uçu beyin, bir uçu beden olan bir tahteravalli gibidir
Tahterevalli de insandır
Beden ve beyin hernekadar birlikte ve uyum içinde olsalar da
Aralarında zıtlık, çatışma, düşmanlık da vardır
İnsana, insan hayatına, topluma, insanlığa, dünyaya
Tarihe, ekonomiye, ülkeye, vatana, devlete beyin de egemen olmak ister beden de
Beyin egemen olursa bedeni de korur ancak beden egemen olursa beyini
Ya yok etmeye ya da beyini kölesi yapmaya çalışır
Beyin bedene egemen olursa düşünürler, alimler, alimeler, bilgeler, bilimciler
Yazarlar, şairler, kültür insanları, beyin insanları, ruh insanları
Ve buna uygun toplumlar, ülkeler, insanlık ve dünya oluşur
Beden egemen olursa bedenden haz alan, her sorunu bedenle çözmeye çalışan
Yalnızca beden ile mutlu olmaya çalışan, ve beyini ezmeye çalışan durumlar
Ve insanlar oluşur
Felsefe, bilim, ahlak, vicdan, dürüstlük, medenilik, nefssizlik, inziva, kitap okumak
Uyumak beyin-beden tahterevallisinde beyini yükseltirken
Sıpor, bedensel işler, bedensel hazlar, bedensel mutluluk
Yemekle, içmekle mutlu olmak; sıporla mutlu olmak
Bedensel işlerle mutlu olmak, gezmekle mutlu olmak
Alışverişle mutlu olmak da bedeni yükseltir,
Mutlu sanma mutluyu, ölümle hayat arasında o da
Mutlu sanma şımarığı, delilikle manyaklık arasında o da
Deriden dışarıda beden var, deriden içeride beyin
Beyinden üstün ruh var
Onda da felsefe, bilim, ahlak, vicdan, dürüstlük, medenilik, nefssizlik
İnziva varsa doğruluk var
Deliliğe giden yol çok
Akıla giden yol tek
Felsefe, bilim ve ahlaktan geçen yol o da,
Üzerinin yemyeşil kırlarla kaplı olması da değiştirmiyor, masmavi denizler de
Dünyanın, içinin lav, kor, ateş dolu olduğu gerçeğini
İki ayağı üzerinde yürümesi de değiştirmiyor, konuşması da, aşık olması da
İnsanin içinin bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç
Mide bulandırıcı şeyler dolu olduğu gerçeğini
Öyle ise neye bu demokrasi, laiklik, seçim sandıkları, oylar, vatanlar, milletler
Felsefe, bilim ve ahlak için değilse,
Hiçbir devlet, ülke, vatan tek bir soydan oluşmaz, oluşamaz da
Devletler yalnızca kendileri değil insanlığın, dünyanın da bir parçası olduklarını unutmamak
Ve buna uygun bir yapı geliştirmek zorundalar
Bu yapının tek doğrusu da bilim ve ahlak üzerine kurulu olmaktır
Gerçek ki dünya gibi her ülke de birçok halktan, milletten, soydan olmaya açık olmalıdır,
Sağlığınla övünme, altında sağlıksızlık yatar
Gençliğinle sevinme; içinde bağırsak, bok, iğrenç bir beden yatar,
Doğru ülkenin de, doğru hukukun da, doğru demokrasinin de, doğru eğitimin de
Doğru ekonominin de temeli bilim ve ahlaktır yani bilim ve insanilik
Ekonomi ya bilim ve insanilik üzerine kurulur ya da zevk ve insanlıkdışılık üzerine
Bilim ve insanlık üzerine kurulu ekonomide adaletsizlik, vicdansızlık, merhametsizlik
Onursuzluk, barbarlık, ahlaksızlık, insanlıkdışılık gibi şeyler olmaz
Zevk ve insanlıkdışılık üzerine kurulu ekonomide ise ahlaksızlık dahil herşey olağanlaşır
Ekonomi hücrelerden oluşan insan bedeni gibidir
Bilim ve insanilik üzerine kurulu ekonomide hücreler bilim ve insanilik ile dolar
Kapitalist ekonomide ise bilimdışılık, ahlaksızlık, vicdansızlık, barbarlık gibi şeylerle dolar
Bir milletin yani bir ekonominin gereksinimleri başka milletlerin
Yani başka ekonomilerin gereksinimleri üzerine kurulamaz
Ekonomi bilim, insanilik ve kendi toplumunun
Ve kendi vatanının gereksinimleri üzerine kurulu olmalıdır
Yani dışsatım(ihracat) yapmak üzerine ekonomi de, ülke de kurulması doğru değildir
Ülkeler kendi gereksinimlerini karşılamak için kurulmalıdırlar
Sahip olamadıkları ya da olamayacakları şeyler için de
Kendilerinde çok olan şeylerden verebilirler
Dışsatım üzerine ekonomi kurmak dilencilikten
Sömürüden, saçmalıktan ve sonunda sona erecek birşeyden başka şey değildir
Çünkü ülkeler kendi üretebilecekleri şeyler ergeç kendileri üretmeye başlayabilirler
Ekonominin temeli zevk, insanlıkdışılık, dışsatım gibi şeyler değil
Bilim ve insanilik olmalıdır ki insanilike(insaniliğe) ahlak, vicdan, merhamet, dürüstlük
Adillik, medenilik, nefssizlik gibi erdemler de dahildir
Demokrasinin bilim ve ahlak olmak yerine siyasileştirilmesi
Dinin bilim ve ahlak olmak yerine siyasileştirilmesi
Ne kadar çok yanlış, kötü ve zararlı ise ekonominin de siyasileştirilmesi öyledir
Siyaset de, kapitalistler de hep almak isterler oysa bilim ve ahlak hep vermek ister
Bu nedenle ki siyaset ve özel sektör zaten daha en baştan insanlığa
Ve akıla aykırıdır, ve sonsuza kadar değil yok olmak
Tarihin çöplüğüne gitmek üzere sonludur,
Ve eğer evrende(kainatta) ilah var olsaydı
İnsanları depremlerle cezalandırmak yerine
İçleri bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç şeylerle dolu insanlarla uğraşmak
Didişmek yerine insanları terk edip gitmesi, insanlara en büyük ceza olurdu
Ve gerçek ki bilim ve teknoloji ilerledikçe depremlerin binalara
Ve insanlara zararları azalmakta
Ve fay hattı üzerine öyle bir mabed ve öyle bir meyhane yapılabilir ki
Depremde mabed yıkılır, meyhane yıkılmaz
Ve fay hattı üzerine öyle bir mabed ve öyle bir meyhane yapılabilir ki
Depremde mabed yıkılmaz, meyhane yıkılır
Öyle ise ilahın iradesi ya da varlığı nerede
Gerçek ki insanlığın ilaha değil bilime, teknolojiye, ahlaka ve vicdana gereksinimi var
Bunlara da ilahsız olarak, istenilirse herkes ulaşabilir.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 5.2.20/09.38

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.